Divan-ı Hikmet - Ahmet Yesevi


Eski Türkçe Aslı (Latinize) Günümüze Aktarımı
HİKMET-81
Didâr üçün cânnı kurbân kılmagunçaCemal için canı kurban eylemedikçe
İsmâil dek didâr ârzu kılmang dostlarİsmâil gibi cemâl arzu eylemeyin dostlar.
Cândın keçip tarikatga kirmegünçeCandan geçip tarikata girmedikçe
Aşıkmen dep yalğan davâ kılmang dostlarAşıkım deyip yalan dava eylemeyin dostlar.
 
Aşıklık uluğ dava kılsang munıAşıklığı ulu dava, eylesen bunu;
Mihnet birle sınar ermiş Mevlâm seniMihnet ile sınar imiş Mevlâ'm seni;
Renc ü mihnet birle bolsang tüni küniCefa ve sıkıntı ile olsan gece gündüz
Maşukangdın köngül özge kılmang dostlarSevgiliden gönül özge eylemeyin dostlar.
 
Menlik birle tarikatga kirmedilerBenlik ile tarikate girmediler
Cândın keçmey yolğa kadem koymadılarCandan geçmeyip yola adım koymadılar
Nefs öltürmey teslim fenâ bolmadılarNefsi öldürmeyip teslim-fâni olmadılar
Ham tamalığ birle yolğa kirmeng dostlarHam tamahkârlık ile yola girmeyin dostlar.
 
Uşbu ışknı yolı tilim bolmaktururİşbu aşkın yolu dilim olmaktır
Munda yığlab âhiretde külmektürürBurada ağlayıp âhirette gülmektir.
Gül rengleri zeferân dek solmaktururGül renkleri zeferan gibi solmaktır.
Mundağ bolmay âşıkmen dep aytmang dostlarBöyle olmadan, âşıkım, deyip söylemeyin dostlar.
 
Mürşidlerni hizmetini kıl ihtiyârMürşidlerin hizmetini eyle alışkanlık
Özlügümdin yolğa kirdim deme zinhârKendiliğimden yola girdim, deme sakın
Yahşı bilseng tarikatnı hatarı barİyi bilsen, tarikatın tehlikeleri var
Kılavuzsız uşbu yolğa kirmeng dostlarKılavuzsuz işbu yola girmeyin dostlar.
 
Mürşidlerge hizmet kılsang nefsge âfetMürşidlere hizmet eylesen, nefse âfet;
Tegme nâdân bu yollarda kılmas tâkatDeğme cahil bu yollarda eyleyemez takat
Sâdık kullar bu yollarnı bilür râhatSadık kullar bu yolları bilir rahat;
Tirig ölmey didâr ârzu kılmang dostlarDiri ölmeden cemâl arzu eylemeyin dostlar
 
"Elkezzâbu lâ ümmeti" dedi sizge"El-kezzabu lâ ümmeti" dedi size;
Ol Muhammed Hak Resulı erdi bizgeO Muhammed Hakk Resûlü idi bize;
Yalğançığa cennet yoktur vallâh angaYalancıya cennet yoktur, vallahi ona
Yalğan sözlep imânsızın ketmeng dostlarYatan konuşup imansız olarak gitmeyin dostlar.
 
Hânumânın terk etmezdin körmes didârEv-barkını terk etmedikçe görmez cemâl
Didâr körey degen âşık bolur bidârCemâl göreyim diyen âşık olur uykusuz
Andağ âşık âhir körgey anda didârÖyle âşık sonunda görecek orada cemâl
Didâr körmey sırdın haber tuymang dostlarCemâl görmeden sırdan haber duymayın dostlar
 
Sırdın manâ tuymağanlar bigânedürSırdan anlam duymayanlar yabancıdır
Ol âşıknı mekânları veyranedürO âşıkın mekânları viranedir
Işk yolıda cân bergenler cânânedürAşk yolunda can verenler sevgilidir
Cândın keçmey cândın haber bilmeng dostlarCandan geçmeden candan haber bilmeyin dostlar.
 
Kul Hâce Ahmed özdin keçmey da'vâ kılmaKul Hoca Ahmed, kendinden geçmeden iddia eyleme
Halk içinde âşıkmen dep tilge almaHalk içinde âşıkım deyip, dile alma;
Aşıklık uluğ işdür gâfil bolmaAşıklık ulu iştir, gâfil olma;
Gâfıl bolup Hak didârın körmeng dostlarGâfil olup Hakk cemâlini görmeyin dostlar.
 
HİKMET-82
Hakk'a yanıp mü'min bolsang tâat kılğılHakk'a yanıp mü’min olsan, ibadet eyle
Tâat kılğan Hak didârın körer dostlarİbadet eyleyen Hakk cemalini görür dostlar.
Yüz ming belâ başka tüşse ingremegilYüz bin belâ başa düşse, inleme
Andın songra ışk sırrını bilür dostlarOndan sonra aşk sırrını bilir dostlar.
 
Aşıkları zâr ingreben yolğa kirdiAşıkları ağlayıp inleyerek yola girdi;
Her ne cefâ tegse anı Hakdın bildiHerne cefa dokunsa, onu Hakktan bildi;
Râzı bolup yer astığa hâzır boldıRâzı olup yer altına hazır oldu;
Zâr yığlaban seherlerde kobar dostlar.Ağlayarak seherlerde kalkar dostlar.
 
Eyâ dostlar hiç bilmedim men yolumnıEy dostlar, hiç bilmedim ben yolumu;
Saâdetge bağlamadım men belimniSaadete bağlamadım ben belimi;
Gıybet sözdin hiç yığmadım men tilimniGıybet sözden hiç sakınmadım ben dilimi;
Nâdârılıgım meni resvâ kılur dostlarCahilliğim beni rezil eyler dostlar.
 
Keçe kündüz bi-gam yürdüm zikrin aytmayGece gündüz gamsız yürüdüm, zikrini demeyip
Cehd eyleben tüni küni fikrin etmeyGayret eyleyerek gece gündüz fikrini etmeyip
Muhabbetni bâzârıda özni satmayMuhabbetin pazarında özü satmayıp
Nefsim meni yüz ming taâm tiler dostlarNefsim benim yüz bin lokmaya böler dostlar.
 
Nefsingni sen öz re'yige koyma zinhârNefsini sen kendi arzusuna bırakma sakın
Yemey içmey tâat birle bolğıl bidârYemeyip içmeyip ibadet ile ol uykusuz
Ahir bir kün körsetgüsi senge didârSonunda bir gün gösterecek sana cemâl
Bidâr bolğan anda didâr körer dostlarUykusuz olan orada cemâl görür dostlar.
 
Eyâ gafil Hak zikrini tildin koymaEy gâfıl, Hakk zikrini dilden bırakma
Dünyâlıkdın bir zerreni kolğa almaDünyalıktan bir zerreyi ele alma;
Erenlerni arkasıdın hergiz kalmaErenlerin arkasından asla kalma;
Yolğa kirgen âhir murâd tapar dostlarYola giren sonunda murad bulur dostlar.
 
Vâ deriğâ ermân birle ömrüm keçtiVah ne yazık, derd ile ömrüm geçti;
Nefsim meni tuğyan kıldı haddın aştıNefsim benim coşup taştı, haddini aştı
Cânım kuşı pervâz kılsa rûhum kaçtıCanım kuşu havalansa, ruhum kaçtı;
Gafil yürgen ömrin yelge satar dostlarGafil yürüyen ömrünü yele satar dostlar.
 
Didâr körey degen kullar bidâr bolurCemâl göreyim diyen kullar uykusuz olur;
Yürse-tursa, yatsa-kobsa zikrin ayturYürüse-dursa, yatsa-kalksa, zikrini söyler
İçi taşı andağ kulnı nurğa tolurİçi-dışı öyle kulun nura dolar;
Allah nurın andağ kulğa saçar dostlarAllah nurunu öyle kula saçar dostlar.
 
Arif aşık öz canını otka yakmasArif aşık öz canını ateşe yakmaz
Biderdlerge çakmakın yakıp çakmasDertsizlere çakmağını yakıp çakmaz
Dünya kelip cilve kılsa kıya bakmasDünya gelip cilve eylese dönüp bakmaz
Işksız kişi behayındın beter dostlarAşksız kişi hayvandan beter dostlar
 
Kul Hâce Ahmed bende bolsang yığlab yürgilKul Hoca Ahmed, kul olsan, ağlayıp yürü
Muhabbetni meclisige özüng urgılMuhabbetin meclisine kendini vur
Kıyâmetni şiddetidin mâtem kurgılKıyametin şiddetinden mâtem kur
Mâtem kurğan sırdın haber alar dostlarMâtem kuran sırdan haber alır dostlar.
 
HİKMET-83
"Fel ya'lemunel alimüna"nı okur alim"Fel ya'lemun-el alimün"i okur alim
Ma'nasını okmay anı bolur zalimAnlamını bilmeden onun olur zalim
Ma'nasını okganlamıng tonı gelimAnlamını anlayanların giysisi aba
Andağ alim alim bolur dostlarım aÖyle alim, gerçek alim olur dostlarıma
 
Alim uldur hişt yastanıb tahsil kılsaAlim odur hişt yastanıp tahsil eylese
Keçe kündüz Tengri'sige zâri kılsaGece gündüz Rabbine ağlasa
"Fel yedhakü" ayetini tefsir kılsa"Fe’l yedhakü" ayetini tefsir eylese
Andağ alim, alim bolur dostlarım aÖyle alim, gerçek alim olur dostlarıma
 
"Ve'l yebkü kesiran" deb Tengri aydı "Ve’l-yebkü kesiran" diye Allah söyledi
Ma'na okgan alim tınmay yığlab erdiAnlamını anlayan alim dinmeden ağladı
Yığlay yığlay közleri a'ma bolduAğlaya ağlaya gözleri kör oldu
Andağ alim, alim bolur dostlarım aÖyle alim, gerçek alim olur dostlarıma
 
Alim uldur şeri'atda cevlan kılsaAlim odur şeriatta sefer eylese
Tarikatnıng bazarığa omın salsaTarikatın pazarına yerini koysa
Muhabbetning deryasıdın gevher alsaMuhabbetin deryasıdan inci alsa
Andağ alim, alim bolur dostlarım aÖyle alim, gerçek alim olur dostlarıma
 
Alimmen dep kitab okur ma'na okmazAlimim diye kitap okur anlamını bilmez
Köb ayetning ma'nasını hergiz bilmesÇoğu ayetin anlamını asla bilmez
Tekebbür men-menlikni dini tutmasBüyüklenme, ben-benliği dini tutmaz
Alim ermes, cahil turur dostlarım aAlim değil cahildir dostlarıma
 
Tekebbür azazilğa neler kıldıBüyüklenme şeytana neler eyledi
Tekebbürdin tavkı la'net anga saldıBüyüklendiğinden lanet tavkı ona saldı
Ferişteler körüb anda secde kıldıMelekler görüp orada secde eyledi
Secde kılıb eman boldu dostlarım aSecde eyleyip amin oldu dostlarıma
 
İlim ikki dür ten û canğa rehber tururİlim iki inci beden ve cana rehberdir
Can alimi Hazretige yakın tururCan alimi Hazretine yakındır
Muhabbetning şarabıdın içib tururMuhabbetin şarabından içer
Andağ alim, alim bolur dostlarım aÖyle alim, gerçek alim olur dostlarıma
 
Ten alimi zalimlerge ohşar ermişBeden alimi zalimlere benzermiş
Beraetni ayetide çün buyurmuşBeraetin ayetinde çünkü buyurmuş
Duzah içre tınmay daim küyer ermişCehennem içinde dinmeden devamlı yanarmış
Zehri zakkum içib daim dostlarım aZakkum zehri içip devamlı dostlarıma
 
Kul Hace Ahmed alimlerni hizmet kılğılKul Hoca Ahmed alimlerin hizmetini eyle
Alimler sözin eşitib amel kılğılAlimler sözünü işitip amel eyle
Amel kılıb Hak yolıda canıng bergilAmel eyleyip Hakk yolunda canını ver
Amelsizler didâr körmes dostlarım aAmelsizler cemâl görmez dostlarıma
 
HİKMET-84
Muhabbetni şarabıdın içürmeseMuhabbetin şarabından içirmese
Can u dilim hasret birle keter dostlarCan ve gönlüm hasret ile gider dostlar
Allah yâdın vird eylemey ölüb ketsemAllah zikrini vird eylemeden ölüp gitsem
Essiz ömrüm erman birle öter dostlarEssiz ömrüm zahmet ile geçer dostlar
 
Allah degen çın aşıklar Burak mindiAllah diyen gerçek aşıklar Burak'a bindi
Ma'şukıdın mihnet yetse boyun sundıSevgilisinden mihnet yetse boyun sundu
Tarikatnı bazarında cevlân kıldıTarikatın pazarında sefer eyledi
Hakikatnı deryasıdın öter dostlarHakikatın deryasından geçer dostlar
 
Hakikatnı deryasıdın algan kişiHakikatın deryasından alan kişi
Özi mungluğ köngli sınuğ közde yaşıÖzü mahzun gönlü kırık gözde yaşı
Hârlık-zârlık meşakkatdur daim işiHor görülmek-ağlamak meşakkattir daima işi
Didârını taleb kılıb tapar dostlarCemalini taleb eyleyip bulur dostlar
 
Hakikatlığ aşıklarnı nefsi ölükHakikatlı aşıkların nefsi ölü
Üçyüzaltmışdört yüzkırktört hemme sülûkÜçyüz altmışdört, yüzkırkdört bütün sülük
Sözi şirin hulk u huşı yüz ming türlük,Sözü tatlı, huyu ve şuuru yüz bin türlü
Bu dünyanı puçek pulğa satar dostlarBu dünyayı değersiz paraya satar dostlar
 
Arif aşık bolay deseng elem tartğılArif aşık olayım desen elem çek
Hak vaslığa yetey deseng tünler katğılHakk vuslatına yeteyim desem geceleri don
Bu dünyanı işretini taşlab atğılBu dünyanın eğlencesini boşlayıp
Taşlab atsang mau menlik keter dostlarBoşlayıp atsa ben-benlik gider dostlar
 
Kıyametni şiddetini bilmegenlerKıyametin şiddetini bilmeyenler
Kattığ azab tar laheddin korkmağanlarŞiddedi azablı dar kabirden kormayanlar
Hak kahrıdın korkıb yaşın tökmegenlerHakk kahrından korkup yaşını dökmeyenler
Duzah içre yüzming azab tartar dostlarCehennem içinde yüzbin azap çeker dostlar
 
Va deriğa ötti ömrüm bilelmedimVah ne yazık geçti ömrüm bilemedim
Candın keçib hazret sarı baralmadımCandan geçip Hazret'e doğru varamadım
Nefsdin keçib Hak emrini kılalmadımNefsden geçip Hakk emrini yapamadım
Ölüb barsam hasret menge yeter dostlarÖlüp varsam hasret bana yeter dostlar
 
Ötti ömrüm şeriatga yetelmedimGeçti ömrüm şeriata yetemedim
Şeriatsız tarikatga ötelmedimŞeriatsız tarikata geçemedim
Hakikatsız ma'rifetge batalmadımHakikatsız marifete batamadım
Kattığ yoldur pirsiz neçük öter dostlarSarp yoldur pirsiz nasıl geçer dostlar
 
Kul Hoca Ahmed nefsim saldı uşbu yolgaKul Hoca Ahmed nefsim saklı bu yola
Anıng üçün kaçtım dostlar çöldin çölgeOnun için kaçtım dostlar çölden çöle
Allah dep heç bakmadım ong u solğaAllah deyip hiç bakmazdım sağ ve sola
Allah degen şevk şarabın içer dostlarAllah diyen şevk şarabını içer dostlar
 
HİKMET-85
Ruh kuşını titrer bolsa bal u periRuh kuşunu titrer olsa kol ve kanadı
Pervaz kılıb arşdın arşga konar dostlarHavalanarak arştan arşa konar dostlar
 
Kulmen degen tınmay zikrin aytarKulum diyen daima dinmeden zikrini söyler
Işk otığa bağrı küyüb feryad eterAşk ateşine bağrı yanıp feryad eder
Bîhaberler ömrün bilmey yelge satarHabersizler bağrı ömrünü bilmeden yele satar
Gaflet birle cehennemge keter dostlarGaflet ile cehenneme gider dostlar
 
Ahir zaman şeyhi tüzer suretlerinAhir zaman şeyhi düzeltir dış görünüşünü
Zahid takva kılmay buzar siretlerinZühd ve takva kılmayıp bozar iç alemini
Kergmet der hab-ı gaflet ru'yetlerinKeramet der gaflet uykusunda gördüklerini
Riya birle halkka özin satar dostlarRiya ile halka kendini satar dostlar
 
Eya gafil ömrüng seni öter yeldekEy gafil ömrün senin geçer yel gibi
Köz yaşıngnı akuz daim ab-ı seldekGöz yaşını akıt daima sel suyu gibi
Seni süyer dergahide misli kuldekSeni sever dergahında kul misali gibi
Hace süyse seni azad eter dostlarHoca sevse seni azad eder dostlar
 
Gaflet birle ömrüng seni öter bilgilGaflet ile ömrün senin geçer bil
Canıng birle pir hizmetin turub kılgılCanın ile pir hizmetini kalkıp eyle
Andın songra dergâhige lâyık bolgılOndan sonra dergâhına layık ol
Hizmet kılgan muradığa yeter dostlarHizmet eyleyen muradına yeter dostlar
 
Kul Hace Ahmed hikmet aytıb yığla seherKul Hoca Ahmed hikmet söyleyip ağla seher
Erenlerni elfazıdın alıp haberErenlerin sözlerinden alıp haber
Söz aslını bilgenlerge aslı gevherSözün aslını bilenler için incinin aslı
Zâhirige bakgan kuruğ kalarZâhirine bakan mahrum kalır dostlar
 
HİKMET-86
Işk sırrını beyân kılsam âşıklarğaAşk sırrını beyan eylesem âşıklara,
Tâkat kılmay başın alıp keter dostlarTâkat eylemeyip, başını alıp gider dostlar.
Tağ u taşga başın urup bi-hud bolupDağa, taşa başını vurup, şuursuz olup
Ehl ü ayâl hânumândın öter dostlarÇoluk-çocuk, ev-barktan geçer dostlar.
 
Işk şiddeti başga tüşse âşık neylerAşk şiddeti başa düşse, âşık neyler;
Bigâneler taşlar atıp anga külerYabancılar taşlar atıp ona güler
Divâne dep başın yarıp kanğa bularDivane deyip başını yarıp kana bular
Şâkir bolup hamd u senâ aytar dostlarŞükreder olup hamd ve senâ söyler dostlar.
 
Işksızlarnı hem cânı yok hem imânıAşksızların hem canı yok, hem imanı;
Resûlullâh sözin aydım manâ kanıRasulullah sözünü dedim, mânâ hani
Neçe aytsam eşitküvçi bilgen kanıNice desem, işitici, bilen hani?
Bi-haberge aytsam könglü katar dostlarHabersize desem, gönlü katılaşır dostlar.
 
Işk gevheri tübsiz deryâ içre pinhânAşk cevheri dipsiz deniz içinde gizli
Cândın keçip gevher alğan boldı cânânCandan geçip cevher alan oldu sevgili
Bul-hevesler âşıkmen dep yolda kalğanHeveskarlar âşıkım deyip, yolda kalan;
Dinlerini pûçek pulğa satar dostlarDinlerini değersiz pula satar dostlar.
 
Otka köydüm cândın toydum hayrân boldumAteşe yandım, candan doydum, hayran oldum,
Bu neçük ot küymey yanmay biryân oldumBu nasıl ateş, tutuşup yanmadan biryan oldum;
Muhabbetni atın işitip giryân boldumMuhabbetin adını duyup gözü yaşlı oldum;
Közi giryân murâdığa yeter dostlarGözü yaşlı olan muradına yeter dostlar.
 
Zâr yığlaban zâr ingregil rahmı kelsünÇok ağlayıp, çok inle ki rahmeti gelsin;
Yol adaşsang rahmı kelip yolğa salsunYol şaşırsan, rahmeti gelip yola koysun
Amin dengler pir-i muğan kolung alsunAmin deyiniz pir-i kamil elini alsın
Hizmet kılğan murâdığa yeter dostlarHizmet eyleyen muradına yeter dostlar.
 
Zamâne hem âhir boldı hoyung kettiHem zaman âhir oldu, hoyun gitti;
Resûlu'llâh vadeleri yavuk yettiRasulullah'ın vadeleri yakın yetti
Hâs kulları yahşı sözge kulak tuttıSeçkin kulları iyi söze kulak tuttu;
Yaman kullar kündin künge better dostlarKötü kullar günden güne beter dostlar.
 
"Küllü yevmin beterün" dedi Hak Mustafa"Küllü yevmin beterün" dedi Hakk Mustafa;
Ümmet bolsang kulak salğıl ehl-i vefâÜmmet olsan, kulak verin, vefalılar
Yahşılarnı ecrin berür, bedge cezâİyilerin ecrini verir, kötüye ceza
Kıyâmet kün cezâların tartar dostlarKıyamet günü cezalarını çeker dostlar.
 
Fâsık, fâcir hevâ kılıp yerni basmas Fâsık, fâcir günaha girip yeri basmaz
Rûze namâz kazâ kılıp misvâk asmasOruç-namaz kazâ eyleyip misvâk asmaz;
Resûlullâh sünnetlerin közge ilmesResulullah sünnetlerini göze iliştirmez
Günâhları kündin künge artar dostlarGünahları günden güne artar dostlar.
 
Dünyâdarlar mâlın körüp hevâ kılurDünyacılar malını görüp heves eyler
Menmenlikdin ol davâ-yı Hudâ kılurBen-benlikden o Tanrılık iddiası eyler
Öler vaktda imânıdın cûdâ kılurÖlür vakitte imanından ayrı eyler
Cân bererde hasret birle keter dostlarCan verirken hasret ile gider dostlar.
 
Kamuğ dünya yıkkanlarnı vallâh kördümBütün dünyayı yığanları vallahi gördüm;
Öler vaktda kalaysen dep hâlin sordumÖleceği vakitte, "Nasılsın" deyip halini sordum;
Şeytân aytdı imânığa çengel urdumŞeytan dedi: "İmanına çengel vurdum. "
Cân çıkarda yığlay yığlay keter dostlarCan çıkarken ağlaya ağlaya gider dostlar.
 
Kul Hâce Ahmed âşık bolsang cânıng küysünKul Hoca Ahmed, âşık olsan, canın yansın;
Sıdkıng birle Allah degil Tengri bilsünSıdkın ile Allah de ki Tanrı bilsin;
Duâ kılğıl mü'min kullar dünyâ koysunDua eyle mü'min kullar dünyayı bıraksın;
Dünyâ koyğân âhiretka yeter dostlarDünyayı bırakan âhirete yeter dostlar.
 
HİKMET-87
Kayu mahlûk Halık'ıga mûti' bolsaHangi mahlûk Yaradan'ına itaatkâr olsa
Alem halkı oşal kulnı süyer dostlarAlem halkı o kulu sever dostlar
Yâdın aytıb bağrı pişib içi küyseZikrini deyip bağrı pişip içi yansa
Dem urganda sansız uçkun uçar dostlarDem vurduğunda sayısız uçkun uçar dostlar
 
Tili köngli sarı birle zâkir bolubDili, gönlü sırrı ile zikreder olup
Üçyüz altmış tamırları kanğa tolubÜç yüz altmış damarları kana dolup
Yazu kışın bülbüldeyin vâle bolubYaz kış bülbül gibi feryad ederek
Sayra kılıb şahdın şahga konar dostlarÖterek daldan dala konar dostlar
 
Bu köngülni bostanıdur aceb bostanBu gönülün bahçesidir garip bahçe
İçinde sayraşurlar hezar destanİçinde ötüşürler binlerce destan
Körinür her şahı üzre türlük elvanGörünür her dal üzerinde türlü renkler
Ni'metlerni bişgenini körer dostlarNimetlerin olgunlaştığını görür dostlar
 
Zâhir ni'met şükrini gafil bilmezAçıktaki nimetlerin şükrünü gafil bilmez
Bâtındagın kıyas birle körse bolmazGizlenmiş olanları kıyas ile görse olmaz
Zâhir közi gaflet birle bakıb körmezZâhir gözü gaflet ile bakıp görmez
Bâtın közi açılsa ul körer dostlarBâtın gözü açılsa o görür dostlar
 
Bâtın közi açılsa cümle perdeBâtın gözü açılsa bütün perdeler
Açılur keter kalmas hicab sırdaAçılır gider, kalmaz örtü sırda
Cannıng közi hayran bolur oşal yerdeCanın gözü hayran olur işte o yerde
Bakıb iman nuru birle körer dostlarBakarak iman nuru ile görür dostlar
 
Kul Hace Ahmed Yesevi'ning uşbu söziKul Hoca Ahmed Yesevi’nin iş bu sözü
Aceb ermes bakıb körse sırdın köziAcaib değildir bakıp görse sırdan gözü
Fenâlık makamında özning özi"Yokluk" makamında özün özü
Fenâlık içre bakıb körer dostlar"Yokluk" içeri bakıp görür dostlar
 
HİKMET-88
Muhabbetni câmın içib raks eylegenMuhabbetin kadehini içip rakseyleyen
Divâneliğ makâmığa kirdi dostlarDivanelik makamına girdi dostlar.
Aç u tokluk sûd u ziyân hiç bilmegenAç ve tokluk, kâr ve zarar hiç bilmeyen
Sermest bolup raks u semâ urdı dostlarSarhoş olup raks ve sema yaptı dostlar.
 
Raks u semâ urganlarga dünyâ harâmRaks ve sema yapanlara dünya haram
Ehl ü ayâl hânumândın keçti tamâmÇoluk-çocuk, ev-barktan geçti tamam
Seher vaktda Hakk'a sığnıp yığlar müdâmSeher vakti Hakk'a sığınıp ağlar daima
Andın songra raks u semâ urdı dostlarOndan sonra raks ve sema yaptı dostlar.
 
Raks u semâ urgan aşık özin bilmesRaks ve sema yapan aşık kendini bilmez
Bîhuş yürer dünya malın kolğa almasŞuursuz yürür dünya malını ele almaz
Yüzming âdem taksir dese mağrur bolmasYüzbin adam "affet" dese mağrur olmaz
Dünya tefip raks u semâ urdı dostlarDünyayı tepip raks ve sema yaptı dostlar
 
Dünyâ tefmey raks u semâ urgan câhilDünya tepmeden ıaks ve sema yapan cahil
Hak yâdını bir dem aytmay yürür ğafilHakk yâdını bir an demeyip, yürür gafil
Dervişmen der dünyâ sarı köngli mâyilDervişim der, dünyaya doğru gönlü eğilimli;
Dünya üçün raks u semâ urdı dostlarDünya için raks ve sema yaptı dostlar
 
Özdin ketmey raks u semâ urmak hataKendinden geçmeyip raks ve sema yapmak hata;
Sübhân İgem anga kılmas imân atâSübhan Melik'im ona kılmaz iman armağan
Tâat kılsa dillerini kılmas safaİbadet eylese, günüllerini eylemez safâ;
Riyâ kılıp raks u semâ urdı dostlarRiyâ eyleyip raks ve sema yaptı dostlar.
 
Vay uşandağ nâdânlardın ümit kılmangVay şöyle cahillerden ümid eylemeyin
Feyz fütûh alurmen dep yügrüp almangFeyz ve fetih alırım deyip yürüyüp almayın
Nefsi uluğ şer'i buzuğ veli bilmengNefsi büyük, şeriatı bozuk veli bilmeyin
Şeytan lain nohta urmay mindi dostlarLanetli şeytan gem vurmadan bindi dostlar
 
Özdin ketmey raks eylese Allah bizârKendinden geçmeden raks eylese, Allah şikayetçi
Semâıdın yer tebrenip tartkay âzârSemasından yer hareketlenip çekince sıkıntı
Duâ kılay körsetmesün anga didârDua kılayım; göstermesin ona cemal
Dindin keçip raks u semâ urdı dostlarDinden geçip raks ve sema yaptı dostlar.
 
Divaneliğ galib kelmey sema urarDivânelik galip gelmeden sema yapar
Hak Mustafa çehar-yârdın bizâr yörerHakk Mustafa ve çehar-yârdan şikayetçi yürür
Baştın ayağ günahları hazır turarBaştan ayağa günahları hazır durur
Günah tilep raks u semâ urdı dostlarGünah dileyip raks ve sema yaptı dostlar.
 
Şibli âşık semâ urdı pertev körüpŞibli âşık sema eyledi nurgörüp
Mustafa’nı hâzır körüp seval sorupMustafa’yı hazır görüp, soru sorup
Dünyâ ukbın arka taşlap közin yumupDünya derdini arkada bırakıp gözünü yumup
Andağ kullar raks u semâ urdı dostlarÖyle kullar raks ve sema yaptı dostlar.
 
Şibli âşık yığlab aydı "Eyâ ResulŞibli âşık ağlayıp dedi: 'Ey Rasül
Bi-tâkatmen semâ ursam hem men melul"Tâkatsizim, sema yapsam, ben de melul..."
Resül aydı "İnşâallâh kılğay kabul"Resul dedi: "İnşaallah, eyleye kabul...'
Ruhsat tilep raks u semâ urdı dostlarRuhsat dileyip raks ve sema yaptı dostlar.
 
Kul Hace Ahmed raks u semâ her kimge yokKul Hoca Ahmed, raks ve sema herkese yok
Taklid birle ursa semâ kirgey tamuğTaklit ile yapsa sema, gire cehenneme
Bu rivâyet pinhan erdi aytsam kamuğBu rivayet gizli idi, söylesem hepsini
Haknı tapıp raks u semâ urdı dostlarHakkı bulup raks ve sema yaptı dostlar.
 
HİKMET-89
Evliyâlar aytgan vade keldi bolgayEvliyaların dediği vade gelmiş oldu
Kıyametni küni yavuk boldı dostlarKıyametin günü yakın oldu dostlar
Akil kullar bolganını bikdi bolgayAkıllı kullar olduğunu bilmiş oldu
Halk u eldin mehr şefkat ketti dostlarHalk ve elden sevgi ve şevkat gitti dostlar
 
Uluğ kiçik yârânlardın edeb kettiUlu küçük yaranlardan edeb gitti
Kız u za'if civanlardın haya kettiKız ve zayıf gençlerden haya gitti
"El haya u minel-iman' dep Resul aytdı"Haya imandandır" deyip Rasûl dedi
Hayasız kavm acayibler boldı dostlarHayâsız kavim acaipler oldu dostlar
 
Müsülman müsülmannı kıldı katilMüslüman müslümanı eyledi katil
Nâhak tutub hak işlerin kıldı batılHaksızı tutub haklı işleri kıldı batıl
Mürid pirge kılmaydılar yüz ü hatırMürid pirine kılmadı yüz ve hatır
Aceb şumluğ zamaneler boldı dostlarNasıl kötü zamanlar oldu dostlar
 
Ehl-i dünya halkımızda sehâvet yokDünya ehli halkımızda cömertlik yok
Padşahlarda vezirlerde adâlet yokPadişahlarda vezirlerde adalet yok
Dervişlerning duasıda icâbet yokDervişlerin duasında kabul edilme yok
Türlük bela halk üstige yağdı dostlarTürlü bela halk üstüne yağdı dostlar
 
Ahir zaman âlimleri zalim boldıAhirzaman bilginleri zâlim boldu
Huş amedini aytguvçılar âlim boldıHoşgeldin deyiciler bilgin oldu
Haknı aytkan dervişlerge ganim boldıHakk'ı söyleyen dervişlere düşman oldu
Aceb şumluğ zamaneler boldı dostlarNasıl kötü zamanlar oldu dostlar
 
Kıyamet kün yavuk yetti kalganı yokKıyamet günü yaklaştı kaldığı yok
Kul Ahmed'ni aytkan sözün yalganı yokKul Ahmed’in dediği sözün yalanı yok
Öz özige bir nasihat kılganı yokKendi kendine bir nasihat eylediği yok
Nasihatnı halkka aytıb ketti dostlarNasihatı halka söyleyip gitti dostlar
 
HİKMET-90
Bizdin selâm dostlarğa taleb yolın koymasunBizden selâm dostlara, talep yolunu bırakmasın;
Didâr taleb kılsalar hergiz gâfil bolmasunCemâl talep eyleseler, asla gâfil olmasın.
 
Gâfil tapmas Hak yolın anda tapmaslar orunGâfil bulmaz Hakk yolunu, orada bulmazlar makam,
İçi taşı küyüben seherlerde yatmasunİçi dışı yanarak seherlerde yatmasın.
 
Yâdı birle bolsalar didâr ârzû kılsalarYâdı ile olsalar, cemâl arzu eyleseler,
Her çend hârlık körseler köngül özge bolmasunHer ne kadar hor görülseler, gönül başka olmasın.
 
Aşıklarğa dünyâda hârlık-zârlık melâmetAşıklara dünyada hor görülme, ağlama,melâmet;
Melâmetsiz mihnetsiz âşıkmen dep aytmasunMelâmetsiz, mihnetsiz âşıkım deyip söylemesin.
 
Şeriatda tecriddür dünyâsını terk etmekŞeriatte tecridtir dünyasını terk etmek;
Terk etmeyin dünyanı Hakk'nı süydüm demesünTerk etmeden dünyayı Hakk'ı sevdim demesin
 
Tarikatda ten-cânın terk etmek müşküldürTarikatte beden ve canını terk etmek müşküldür
Terk etmeyin ten-cânın tecrid boldum demesünTerk etmeden beden ve canını seninimdir demesin.
 
Hakikatda harâmdur bir Hüdâdın özgesiHakikatte haramdır bir Allah'dan başkası;
Andağ bolmay âşıklar didâr ârzu kılmasunÖyle olmadan âşıklar cemal arzu eylemesin.
 
Andağ Resûl Mustafa dünyâ mâlın süymediÖyle Rasûl Mustafa dünya malını sevmedi;
Ümmet bolsang Resûl'ğa dünyâ mâlın süymesünÜmmet olsan Rasûl'e, dünya malını sevmesin.
 
Miskin Ahmed Yesevi selâm aytdı dostlarğaMiskin Ahmed Yesevi selâm dedi dostlara;
Uşbu sözning ma'nâsın tâlib bolsa anglasunİşbu sözün mânasını tâlip olsa anlasın.
 
HİKMET-91
Didârını taleb kılsang ey zâkirlerCemalini talep eyleseniz ey zakirler,
Cândın keçip halka içre körüng didârCandan geçip halka içinde görün cemâl
Şevking birle Allah aytıp râstğa kaytıpŞevkin ile Allah deyip, doğruya dönüp
Tün uykusun harâm eylep bolğıl bidârGece uykusunu haram eyleyip olun uykusuz
 
Bidârlarğa Hak rahmeti bolur yavukUykusuzlara Hakk rahmeti olur yakın
Bidârlarnı köngli sınuk közi yaşlıkUykusuzların gönlü kırık, gözü yaşlı
Men menlikni cezâsını bergey tamuğBen-benliğin cezasını verecek cehennem
Tekebbürni duzah içre hâli düşvârKibirlinin cehennem içinde hali perişan
 
Sendin burun yârânlarıng kayan kettiSenden önce dostların nereye gitti;
Bu dünyağa meyl kılmay yığlab öttiBu dünyaya meyletmeyip ağlayıp geçti
Ömring âhir boldı nevbet senge yettiÖmrün son buldu, sıra sana yetti;
Günâhırga tevbe kılğıl ey bed-kirdârGünahına tevbe eyle, ey kötülükler işleyen
 
Nefsing seni bakıp tursang neler demesNefsin senin, bakıp dursan, neler demez;
Zâri kılsang Allah sarı boyun sunmasAğlasan Allah'a doğru boyun bükmez
Kolğa alsang yaban kuş dek kolğa konmasEle alsan, yaban kuşu gibi ele konmaz;
Kolğa alıp tün uykusın kılğıl bidârEle alıp gece uykusunu, eyle uykusuz
 
Nefs yolığa kirgen kişi resvâ bolurNefs yoluna giren kişi rezil olur
Yoldın azıp tayıp tozup gümrâh bolurYoldan çıkıp, kayıp, tozup günahkâr olur
Yatsa kopsa şeytân birle hemrâh bolurYatsa, kalksa şeytan ile yoldaş olur
Nefsni tepkil nefsni tepkil ey bed-kirdârNefsi tep, nefsi tep, ey kötülükler işleyen
 
Nefsing seni âhir demde gedâ kılgayNefsin seni son anda köle eyler
Din üyini ğaret kılıp eda kılğayDin evini yağma eyleyip tamam eyler
Öler vaktda imânıngdın cüdâ kılğayÖldüğünde imanından ayrı eyler
Akil erseng nefs-i beddin bolğıl bizârAkıllı isen, kötü nefsten ol şikayetçi
 
Firavn-Kârun şeytân sözin mehkem tuttıFir'avn, Kârun şeytan sözünü sıkı tuttu;
Bul sebebdin yer yarıldı anı yuttıBu sebepten yer yarıldı onu yuttu;
Mûsâ kelim nâsih bolup sözler ayttıMûsa Kelim öğüt verici olup sözler söyledi
Kulak tutmay ol ikkisi öldü murdârKulak tutmadan o ikisi öldü murdar.
 
Günâhıngga tevbe kılıp yığlap yürgilGünahına tevbe eyleyip ağlayıp yürü
Ketermen dep yol başığa barıp turğılGiderim deyip yol başına varıp dur
Ketkenlerni körüp sen hem ibret alğılGidenleri görüp sen de ibret al
İbret alsang yatmış yering bolur gülzârİbret alsan, yattığın yerin olur gül bahçesi
 
Mü'min kullar derd ü hâlet peydâ kıldıMü'min kullar dert ve hâlet peydâ eyledi
Hak yolıda cân u dilni şeydâ kıldıHakk yolunda can ve gönlü şeydâ eyledi
Dünyâ taşlab âhiretni sevdâ kıldıDünyayı bırakıp âhireti sevda eyledi
Sevdâ kılsang hûr u ğılmân barı tayyârSevda eylesen, hûri-gılman hepsi hazır.
 
Kul Hâce Ahmed nefs elkidin kılurmen dâdKul Hoca Ahmed, nefs elinden eylerim feryad
Pir-i muğân bolğay mukin anga cellâdPir-i kamil olur mu ki ona cellad;
Bi-haberler eşitmesler dâd u feryâdHabersizler işitmezler figan ve feryad
Kan yığlağıl eşitsin ol PerverdigârKan ağla, işitsin o ulu Allah.
 
HİKMET-92
Erenler cemâl körer dervişler sohbetideErenler cemal görür dervişler sohbetinde;
Erenler mecliside nür yağar sohbetideErenler meclisinde, nur yağar sohbetinde.
 
Ne tilese ol bolur dervişler sohbetideNe dilese o olur dervişler sohbetinde;
Her sırlar zâhir bolur dervişler sohbetideHer sırlar açık olur dervişler sohbetinde.
 
Her kim sohbetge keldi erendin uluş aldıHer kim sohbete geldi, erenden pay aldı,
Yâd keldi biliş boldı dervişler sohbetideYabancı geldi, biliş oldu dervişler sohbetinde.
 
Her kim sohbetge keldi könglige manâ yettiHer kim sohbete geldi, gönlüne sır ulaştı,
Ashâblar murâd taptı dervişler sohbetideDostlar murad buldu dervişler sohbetinde.
 
Âmıkelse hâs bolur yulduz kelse ay bolurSıradan kişi gelse, seçkin olur; yıldız gelse, ay olur;
Mis kelse altun bolur dervişler sohbetideBakır gelse altın olur dervişler sohbetinde.
 
Kibr ü hasedler öler içige manâ tolarKibir ve hasedler ölür, içine sır dolar,
Köz açıp Hak'nı körer dervişler sohbetideGöz açıp Hakk'ı görür dervişler sohbetinde.
 
Resûlğa vahiy keldi başdın tâcını aldıRasûl’e vahiy geldi, başından tâcını aldı,
Koptı hâdimlik kıldı dervişler sohbetideKalktı hizmetçilik yaptı dervişler sohbetinde.
 
Kul Hâce Ahmed sohbetde dem urar münâcâtdaKul Hoca Ahmed sohbette, dem vurur münâcâtta,
Zihi hoş saâdetde dervişler sohbetideZihi hoş saadette dervişler sohbetinde.
 
HİKMET-93
Ne huş tatlık Hak yâdı seher vakti bolğandaNe hoş tatlık Hakk yâdı seher vakti olanda;
Baldın suçuk Hû atı seher vakti bolğandaBaldan tatlı Hû adı seher vakti olanda.
 
Seher vakti turğanlar cânnı fedâ kılğanlarSeher vakti kalkanlar, canı feda eyleyenler,
Işk otıda küygenler seher vakti bolğandaAşk ateşinde yananlar seher vakti olanda.
 
Seher vakti huş sâat turganğa bolğay râhatSeher vakti hoş saat, kalkana olur rahat,
Açılur devlet saâdet seher vakti bolğandaAçılır devlet, saadet seher vakti olanda.
 
Her kün küyer bu cânım kulluksız yok dermânımHer gün yanar bu canım, kulluksuz yok dermanım,
Sen keçürgil günâhım seher vakit bolğandaSen bağışla günahım seher vakti olanda.
 
İman şemin yandursang ruh kuşını küydürsengİman mumunu yandırsan, ruh kuşunu tutuştursan,
Hudâyınga sığınsang seher vakti bolğandaAllah'ına sığınsan seher vakti olanda.
 
Kul Hâce Ahmed sâati bir zerre yok tâatıKul Hoca Ahmed saati, bir zerre yok ibadeti,
Zikri cânnı râhatı seher vakti bolğandaZikri canın rahatı seher vakti olanda
 
HİKMET-94
Hû halkası kuruldı ey dervişler kelinglerHû halkası kuruldu, ey dervişler, geliniz
Hak sofrası yayıldı andın uluş alınglarHakk sofrası yayıldı, ondan pay alınız.
 
Kâl ilmini okuban hâl ilmiğe yetibenZahir ilmini okuyarak, hâl ilmine ulaşarak,
Yoklık içre batıban barlıklardan alınglarYokluk içine batarak varlıklardan alınız.
 
Yırtıp şefkat perdesin tilep didâr vadesinYırtıp şefkat perdesini, dileyip cemal vadesini
Açıp köngül didesin müşâhede kılınglarAçıp gönülün merkezini müşahede eyleyiniz
 
Hû erresin alıban nefs başığa salıbanHû bıçkısını alarak, nefs başına salarak,
Tüni küni tâlibler cânnı kurbân kılınglarGece gündüz tâlipler, canı kurban eyleyiniz.
 
Halka içre Hû dengiz ışk otığa yanıngızHalka içinde " Hû " deyiniz, aşk oduna yanınız,
Ten-cân birle tâlipler tekbir başlap aytınglarBeden-can ile tâlipler, tekbir başlayıp deyiniz.
 
Hû - Hû teyu zâr ingrep Hû demekde manâ bar"Hû-Hû"diye inleyip, " Hû "demekte mâna var,
Didârıdın ümidvâr rahmetidin alınglarCemalinden ümitli, rahmetinden alınız.
 
Kul Hâce Ahmed kul bolğan yol üstide kül bolğanKul Hoca Ahmed kul olan, yol üstünde kül olan,
Tâliblerğe mül bolğan andın ibret alınglarTâliplere mül olan, ondan ibret alınız.
 
HİKMET-95
Evvel Hu ahir Hu deb bihud bolgılEvvel Hû, Ahir Hû deyip perişan ol
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermezse ben ne olayım
Zahir Hu batın Hu deb yolğa kirgilZâhir Hû , Bâtın Hû deyip yola gir
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemali göstermese perişan olunur
 
"Lailahe illallah" dep zâri kılgıl"La ilahe illallah" deyip ağla
Hakk zikrini her kim aytsa yarı bargılHakk zikrini her kim dese oraya git
Pir-i muğan hizmetine yügrüp yürgilMürşid-i kamil hizmetine gidip yürü
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Tilge algıl "Lailahe illallah"Dile al "La İlahe İllallah"ı
İçge salğıl her nefeste bolgıl agâhAkla koy her nefesde ol uyanık
Pir-i muğan nazar kılgay senge nagâhPir-i kamil nazar eyleyince sana ansızın
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur ·
 
Edhem sıfat suva bolub dünya tepgilEdhem gibi uzak olup dünyayı tep
Kimni körseng Hızr bilib kolun öpgilKimi görsen Hızır bilip elini öp
Cemâlini körey deseng seher kobğılCemalini göreyin desen seherde kalk
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Allah degen bendelerni kulı bolgılAllah diyen kulların kulu ol
Tufrak sıfat yol üstide yolı bolgılToprak gibi yol üstünde yolu ol
Aşıklarnı küyüb oçgan küli bolgılAşıkların yanıp uçan külü ol
Hakk cemâlin körsetmese damen kolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Zâkir bolub şâkir bolub Hakk'nı süygilZâkir olup şükreder olup Hakk’ı se v
Seher vaktde kopub nefsing közüng oygılSeher vaktinde kalkıp nefsinin gözünü oy
Bayezid dek aşık bolub dünya koygılBayezid gibi aşık olup dünyayı bırak
Hakk cemâlin körsetmese demen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Yürseng-tursang, yatsarıg-kopsang Hakk'nı aytsangYürüsen, dursan; yatsan, kalksan Hakk'ı söylesen
Zâkir bolub şâkir bolub candın ötsengZâkir olup, şükreder olup candan geçsen
Vallâh-Billâh dünya haram taşlab atsangVallahi-Billahi dünya haram bırakıp atsan
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Hak vaslığa yetey deseng seher yığlaHakk vaslına ereyim desen seherde ağla
Allah teyu yürek bağrıng otka dağlaAllah diye yürek-bağrın ateşe dağla
Himmet kurın can belige mehkem bağlaHimmet kemerini can beline sıkı bağla
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemâlini göstermese perişan olunur
 
Edhem sıfat bu dünyadın köngil üzgilEdhem gibi bu dünyadan gönül kopar
Hırs u heva tekebbürni üyin buzgılHırs ve heva, tekebbürün evini boz
Muhabbetni deryasığa çomub yüzgilMuhabbetin deryasına batıp yüz
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Keçe kündüz ahiretni gamın yegilGece-gündüz ahiretin gamını çek
Tün uykunı haram kılıb taat kılgılGece uykusunu haram eyleyip ibadet eyle
Muhabbetni şevki birle köksüng yargılMuhabbetin şevki ile göğsünü yar
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Ehl-i heva menmenlikdin kaçıb yürgilHaram ehli, ben-benlikten kaçıp yürü
Ehlin tabsang közde yaşıng saçıb yürgilEhlini bulursan gözde yaşını saçıp yürü
Muhabbetni şarabıdın içib yürgilMuhabbetin şarabından içip yürü
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Eyâ dostlar bu dünyadın yığlab ötüngEy dostlar bu dünyadan ağlayıp geçin
Fâni turur bu dünyadın keçib ketingFanidir bu dünyadan geçip gidin
Muhabbetning câmın alıb mey nûş etingMuhabbetin kadehini alıp mey için
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Keçe Allah kündüz Allah tınmay aytgılGece Allah, gündüz Allah dinmeden söyle
Keçeleri bidâr bolub kanlar yutgılGeceleri uykusuz olup kanlar yut
Bu dünyanı izzetlerin taşlab ötgilBu dünyanın izzetlerini bırakıp geç
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Pir-i muğan etegini muhkem tutgılPir-i kamil eteğini sıkı tut
Marifetni bazarıda özüng satgılMarifetin pazarında özünü sat
Mey nuş etip sema kılıb zikrin aytgılMey içerek sema eyleyip zikrini söyle
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
"Yâ Rabbenâ zalemnâ" dep nâle kılğıl"Ya Rabbenâ zalemna" deyip feryad eyle
Köz yaşıngnı her tarafga jale kılğılGöz yaşını her tarafa şebnem eyle
Hakk yâdını aytıb özüng vâle kılğılHakk zikrini deyip özünü yok eyle
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Derd-i halet peydâ kılıb yolğa kirgilDert hali ortaya çıkarıp yola gir
Pervane dek şem'ni körüb özüng urgılPervâne gibi mumu görüp özünü vur
Kayda barsang zikrin aytıb dükan kurgılNereye gitsen zikrini deyip pazar kur
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Muhabbetni meydanıda baş ornatsangMuhabbetin meydanında baş oynatsan
Hû-Hû teyü zikrin aytıb can kıynasang"Hû-Hû " diye zikrini deyip canı incitsen
Didar tileb kan yaş töküb zâr ingresengCemal dileyip kan-yaş döküp ağlayıp inlesen
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Erenlerni astanesin saklap yatkılErenlerin dergahını bekleyip yat
Seherlerde çarzarb urub erte kobgılSeherlerde dört dövünerek erken kalk
Zâri kılıb fena bolub candın ötgilAğlayıp yok olarak candan geç
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Tufrak sıfat harlık tartkıl nefsing ölsünToprak gibi hor görül ol nefsin ölsün
Halk içinde rüsva bolgıl alem külsünHalk içinde rezil ol alem gülsün
Çın köngülde yığlab körgil Hüda bilsınGerçek gönülde ağlayıp gör Allah bilsin
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Köz yaşıngnı derya kılğıl rahmı kelsinGözyaşını derya eyle rahmeti gelsin
Garib bolub yolda yatgıl kolung alsınGarip olup yolda yat elini tutsun
Pinhan yürüb tâat kılğıl Tengri bilsinGizlice yürüyüp ibadet eyle Allah bilsin
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Hicran tüni ahıng birlen otlar yakkılHicran gecesi âhın ile ateşler yak
Köz yaşıngnı berki birle çakmak akkılGözyaşının şavkı ile çakmak çak
Erenlerni sohbetide erib akkılErenlerin sohbetinde eriyip ak
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Ey nâinsaf dünya fâni Hakk'a yanğılEy insafsız dünya fani Hakk'a yan
Bende bolsang Hakk zikrini tınmay aytğılKul olsan Hakk zikrini dinmeden söyle
Pir-i muğan hizmetide cefa tartgılPir-i kamil hizmetinde cefa çek
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Allah teyu fena bolgıl bağrıng küysünAllah diye yok ol bağrın yansın
Tünler kobub taat kılgıl Tengri süysünGeceleri kalkıp ibadet eyle Allah sevsin
Andın songra has buzruklar nazar kılsunOndan sonra has büyükler nazar eylesin
Hakk cemalin körsetmese darnen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Tün-keçeler bidâr bolub seher turgılGeceleri uykusuz olup seherde kalk
Aşık bolsang İsmail dek candın ötgilAşık olsan İsmail gibi candan geç
Kol-ayağıng mehkem boğub emrin tutgılKol ve ayağını sağlam boğup emrini tut
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Riyâzetni kattığ tartıb canlar kıynaRiyazeti sıkı çekip canlar incit
Meydan içre başıng berib başıng oynaMeydan içinde başını verip başını oyna
Ayşdın keçib mal omıga zakkum çeyneYemeden geçip mal yerine zakkum çiğne
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Ferhad sıfat mihnet tartıb tağlar kesgilFerhad gibi sıkıntı çekip dağları kes
Bayezid dek tünler kobub özüng asgılBayezid gibi geceleri kalkıp özünü as
Cüneyd dek çöller kezib harlar basgılCüneyd gibi çöller gezip derdler bas
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemaliri göstermese perişan olunur
 
Hakk rahmeti uluğ derya bir katre besHakk rahmeti ulu derya bir damla yeter
Katresidin behre alğan kılmas hevesKatresinden nasip alan eylemez heves
Mavu menlik sendin keter misli megesBen ve bencillik senden gider sinek gibi
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Hakk rahmeti uluğ derya kabil bolğılHakk rahmeti ulu derya kabul eyle
Talib erseng Hakk sarığa mâyil bolğılTalip isen Hakk'a doğru meyilli ol
Zühd ü takva dâim kılıb nâil bolğılZühd-takva daima eyleyip nail ol
Hakk cemalin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
"Lâ-Lâ" aytıb "illallah"ğa şeydâ bolğıl"Lâ-Lâ"deyip "İllallah"a tutkun ol
Mansur sıfat "Ene’l-Hakk' deb gavğa kılğılMansur gibi "Enel-Hak" deyip kavga eyle
Giryan bolub köz yaşıngnı derya kılğılGiryan olup gözyaşını derya eyle
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Ey bîhaber gaflet birle uykudasanEy habersiz gaflet ile uykudasın
Dünya tileb keçe kündüz kayğudasanDünyayı dileyip gece-gündüz kaygıdasın
Tâ'at kılmay sözler sözleb bihûdesenİbadet eylemeyip sözler söyleyip boşunasın
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Taşdın töşek-yastuk kılıb ta'at kılsangTaştan döşek-yatak eyleyip ibadet eylesen
Hakk emriğe râzı bolub boyun sunsangHakk emrine razı olup boyun sunsan
Öler vaktde iman arığ kolğa alsangÖlür vakitte temiz imanı ele alsan
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
Kul Hâce Ahmed nasihatnı özüge kılKul Hoca Ahmed nasihatı özüne eyle
Ey bîhaber halknı koyub özüngni bilEy habersiz halkı bırakıp özünü bil
Tağdın ağır günahıng bâr özüngge kelDağdan ağır günahın var özüne gel
Hakk cemâlin körsetmese damen bolayHakk cemalini göstermese perişan olunur
 
HİKMET-96
Tınmay âşık Hû derler Hudâyığa yalbarıbDinmeden âşıklar Hu derler Allah'ına yalvarıp;
Yürür anı ışkıda keçe kündüz sarğarıbYürür O'nun aşkında, gece gündüz sararıp.
Zâr yığlatıp âşıknı ışk elkide HudâyımÇok ağlatıp âşıkı aşk elinde Allah'ım
Işk yolıda melâmet anga körür münâsibAşk yolunda melâmeti ona görür münasip.
 
Mansur bir kün yığladı erenler rahm eylediMansur bir gün ağladı, erenler rahm eyledi,
Çilten şerbet içürdi Mansur'ğa mehrin salıbKırklar şerbet içirdi Mansur'a değerini koyup
 
Mansur aytur "Ene'l-Hak" erenler işi berhakMansur der " Ene'l-Hak' ; erenler işi doğru;
Mollâlar aytur nâhak könglige yaman alıbMollalar der: "Doğru değil" gönlüne kötü gelip
 
Aytmağıl "Ene'l-Hak" dep "kâfir boldıng Mansûr" depSöyleme "Ene'l-Hak", "kâfir oldun Mansur"deyip
Kur'an içre buldur dep öltürdiler taş atıb“Kur’an içinde budur" deyip, öldürdüler taş atıp.
 
Bilmediler mollalar "Ene'l-Hak"nı manâsınBilmediler mollalar "Enel-Hakk'ın mânasını
Kâl ehliğe hâl ilmin Hak körmedi münâsibZahir ehline hâl ilmini Hakk görmedi münasip.
 
Rivâyetler bitildi hâlin anı bilmediRivayetler yazıldı, halini onun bilmedi,
Mansûr dek evliyânı koydılar dârğa asıpMansur gibi veliyi koydular dârağacına asıp.
 
Bigâne dep mollâlar Şeyh Mansur'nı öltürdi"Sapık"deyip mollalar Şeyh Mansur'u öldürdü;
Kâfir dep öltürdiler üç yüz molla talaşıp"Kâfir" deyip öldürdüler üç yüz molla savaşıp.
 
Külin kökke savurdı atıp deryâğa saldıKülünü göğe savurdu, atıp denize saldı,
Zevk deryası mevc urdı aktı deryâ kaynaşıbZevk denizi dalgalandı, aktı deniz kaynaşıp.
 
Oşal küni ul deryâ kıldı efğan vâveylâİşte o gün o derya eyledi feryad-figan
Aşıklarga Hudâyâ kılğıl didârıng nasibAşıklara Allah'ım eyle cemalini nasip.
 
Efsânedür şeriat ferzânedür hakikatRivayettir şeriat, hikmettir hakikat,
Dürdânedür tarikat aşıklarğa münâsibMücevherdir tarikat, âşıklara münasip.
 
Halk-ı âlem yığıldı Mansûr dep feryâd kıldıAlem halkı yığıldı, Mansur deyip feryad eyledi
Mansûr'nı yârânları kaldı anda yığlaşıbMansur'un dostları kaldı orada ağlaşıp
 
Tevbe kılğıl Hâce Ahmed bolğay Hakdın inâyetTevbe eyle Hoca Ahmed, ola Hakk'tan inayet,
Yüz ming veliler ötti sırrı sırga ulaşıbYüz bin veliler geçti sırrı sırra ekleyip.
 
HİKMET-97
On sekkiz ming âlemde hayrân bolğan âşıklarOn sekiz bin âlemde hayran olan âşıklar,
Tapmay ma'şuk çerâğın sersân bolğan âşıklarBulmayıp sevgilinin ışığını sersem olan aşıklar.
 
Her dem başı örgülüb közi halkka telmürübHer an başı dönerek, gözü halka çevrilip,
"Hu-Hu" teyü çürgülüp giryân bolğan âşıklar"Hû-Hû" diye kavrulup giryan olan âşıklar.
 
Küyüp yanıp kül bolğan ışkıda bülbül bolğanTutuşup yanıp kül olan, aşkında bülbül olan,
Kimni körse kul bolğan merdân bolğan âşıklarKimi görse kul olan, merd olan âşıklar
 
Yol üstide hâk bolğan sîneleri çâk bolğanYol üstünde toprak olan, göğüsleri parçalanan,
Zıkrin aytıp pâk bolğan nâlân bolğan âşıklarZikrini söyleyip temiz olan ağlar olan âşıklar.
 
Himmet kurın bağlagan yürek bağrın dağlaganHimmet kuşağını bağlayan, yürek-bağrını dağlayan,
Feryâd urup yığlagan giryân bolğan âşıklarFeryad edip ağlayan, giryân olan âşıklar.
 
Gâhi yüzi sarğarıp gahi yolıda ğaribBâzen yüzü sararıp, bâzen yolunda garip,
Tesbihleri yâ Habib cevlân bolğan âşıklarTesbihleri yâ Habib ; dolaşan âşıklar.
 
Ahmed sen hem âşık bol sıdkıng birle sâdık bolAhmed sen hem âşık ol, sıdkın ile sâdık ol,
Dergâhıge lâyık bol cânân bolğan âşıklarDergâhına lâyık ol, canan olan âşıklar.
 
HİKMET-98
Yol üstide olturup yolnı sorgan dervişlerYol üstünde oturup yolu soran dervişler;
Ukbâdın haber eştip yolğa kirgen dervişlerAhiretten haber duyup yola giren dervişler
 
Asâları elkinde himmet kurı belindeAsâları elinde, himmet kuşağı belinde,
İzim yâdı tilinde Allâh degen dervişlerRabb’im yadı dilinde, Allah diyen dervişler.
 
Hırkaları kir çefan könglide yüz ming ayânHırkaları solgun cüppe, gönlünde yüz bin gerçek
Bilingiz ikki cehan közge ilmes dervişlerBiliniz, iki cihanı göze iliştirmez dervişler.
 
Derviş Haknıng manzurı zikri turur gülzârıDerviş Hakk’ın nazar eylediği, zikridir gül bahçesi,
Haknı yâdı esrârı hub edebliğ dervişlerHakk'ın yâdı sırları, tam edepli dervişler.
 
Yazukum köp yolatmas ashâb dârûsın tapmasGünahım çok yol vermez, dostlar dermanını bulmaz,
Közde yaşın kurutmas yaşı akğan dervişlerGözde yaşını kurutmaz yaşı akan dervişler.
 
Sırrı birle sözlerler tilge hikmet tüzerlerSırrı ile söylerler, dile hikmet dizerler,
Işk birle cân kezerler rengi sarığ dervişlerAşk ile can gezerler rengi sarı dervişler.
 
İt nefsini öldürür kızıl yüzin soldururİt nefsini öldürür, kızıl yüzünü soldurur,
Hâce Ahmed kul turur satıp yesün dervişlerHoca Ahmed kuldur, satıp yesin dervişler.
 
HİKMET-99
Hakk kulları dervişler hakikatnı bilmişlerHakk kulları dervişler hakikati bilmişler
Hakk'a âşık bolğanlar Hakk yolığa kirmişlerHakk'a âşık olanlar Hakk yoluna girmişler.
 
Hak yolığa kirgenler Allâh teyu yürgenlerHakk yoluna girenler, Allah diye yürüyenler
Erenler izin izlep memleketdin keçmişlerErenler izini izleyip memleketten geçmişler.
 
Alem fahrı Mustafa andağ aydı merhabâEvrenin övüncü Mustafa, öyle dedi merhaba,
Mi'râc tüni aytıp fakr yolını almışlarMirâc gecesi deyip fakr yolunu almışlar.
 
Köngül bermey dünyâğa şurû' kılmay harâmğaGönül vermeyip dünyaya, el uzatmayıp harama,
Haknı süygen âşıklar halayıkdın keçmişlerHakk’ı seven âşıklar ahaliden geçmişler
 
Dünyâ mening degenler cehân mâlın alğanlarDünya benim diyenler, cihan malını alanlar,
Kerkes kuş dek boluban ol haramğa batmışlarKerkenez kuşu gibi olup o harama batmışlar.
 
Molla müfti bolğanlar yalğan fetva bergenlerMolla, müftü olanlar, yanlış fetva verenler
Aknı kara kılğanlar ol tamuğga kirmişlerAkı kara eyleyenler o cehenneme girmişler.
 
Kâzı imâm bolğanlar nahak da'va kılganlarKadı, imam olanlar, haksız dâva eyleyenler
Ol himâr dek boluban yük astıda kalmışlarO eşek gibi olarak yük altında kalmışlar.
 
Haram yegen hâkimler rüşvet alıp yegenlerHaram yiyen hakimler, rüşvet alıp yiyenler
Öz barmakın tişleben korkup turup kalmışlarKendi parmağını dişleyip korkup durup kalmışlar.
 
Tatlığ tatlığ yegenler türlüg türlüg kiygenlerTatlı tatlı yiyenler, türlü türlü giyenler,
Altun taht olturganlar tufrak astıda kalmışlarAltın tahta oturanlar toprak altında kalmışlar.
 
Mü'min kullar sâdıklar sıdkı birle turğanlarMümin kullar, sâdıklar, sıdkı ile duranlar
Dünyâlığın sarf etip uçmağ hûrın kuçmışlarDünyalığını sarf edip cennet hûrisini kucaklamışlar
 
Kul Hâce Ahmed bilmişsen Hak yolığa kirmişsenKul Hoca Ahmed bilmişsin, Hakk yoluna girmişsin,
Hak yolığa kirgenler Hak didârın körmişlerHakk yoluna girenler Hakk cemalini görmüşler.
 
HİKMET-100
Huş gaibdin yetüşti bir cemaa dervişlerHoş gaibden yetişti bir cemaat dervişler
Batınıda Hû derler sırr-ı pinhan dervişlerBatınında Hu derler sırr-ı pinhan dervişler
 
Tınmay revan yürerler tınsa tekbir ayturlarDurmadan revan yürürler dursa tekbir söylerler
Tabsa sohbet kurarlar huş sohbetliğ dervişlerBulsa sohbet kurarlar hoş sohbetli dervişler
 
Cendeleri pür selah tesbihleri "illallah"Heybeleri dolu barış tesbihleri "La ilahe illallah"
Hizmet kılur her sabah belahordur dervişlerHizmet eder her sabah bela çekicidir dervişler
 
Cendeleri kir çepan könglide yüzming ermanHeybeleri solgun cüppe gönlünde yüzbin derd
Uşbu dünya bipâyanközge ilmes dervişlerİşte bu dayanıksız dünya göze iliştirmez dervişler
 
Cendeleri egnide asaları elkideHeybeleri omuzunda asaları elinde
İzin yadı könglide Allah teyu dervişlerRabbim yâdı gönlünde Allah diye dervişler
 
Aslı fakir bolsalar vücud şehrin kezselerAslen fakir olsalar varlık alemini gezseler
Zahir-batın tüzseler seadetliğ dervişlerZâhir-bâtın düzseler saadetli dervişler
 
Meşayihler sır asrar hizmetide bol zinhârŞeyhler sır saklar hizmetide ol zinhar
Peygamberdin yâdgâr kalgan turur dervişlerPeygamberden yadigar kalmışlardır dervişler
 
Kul Hace Ahmed miskin bol miskinlerdin mana sorKul Hoca Ahmed miskin ol miskinlerden mana sor
Dervişlikni bil huzur Hu kuşıdur dervişlerDervişliği bil huzur Hû kuşudur dervişler...
 
HİKMET-101
Garibliğde garib bolgan gariblerGariplikte garip olan garipler
Garibler halini bilgen gariblerGariplik halini bilen garipler
 
Sebeb birle yırak yerge barıbanSebep ile uzak yere gidince
Karındaş kadrini bilgen gariblerKardeş kadrini bilen garipler
 
Suvsaganda suvga muhtaç bolganSusayınca suya muhtaç olan
Tirikide zâr bolub ölgen gariblerDiriyken ağlayıp ölen garipler
 
Kişi bilmes garibler hali nedürKimse bilmez gariblerin hali nicedir
Meğer bilgey garib bolgan gariblerMeğer bilse garip olan garibler
 
Garibliğ kattığ işdür ey azizimGariplik zor iştir ey azizim
Kim ul bikadr olar miskin gariblerKim o kıymetsiz olur miskin garipler
 
Kel imdi Ahmeda özingge bakgilGel şimdi Ahmed kendine bak
Garibsen sen garib miskin gariblerGaripsin sen garip miskin garipler
 
HİKMET-102
Sübhân İzim fermân kılsa kudret birleSübhan Rabb'im ferman eylese kudret ile;
Aşıkları gavğa kılıp yürür bolğayAşıkları kavga eyleyip yürür olur.
Mahşergâhda efğân kılıp yaşın töküpMahşer yerinde figan eyleyip, yaşını döküp
Elge özin gümrâh kılıp yürür bolğayEle kendini günahkar gösterip yürür olur.
 
Halk içinde resvâ yürür özin bilmezHalk içinde rezil yürür, kendini bilmez;
Nâdânlarnı sohbetidin kaçıp bilmezCahillerin sohbetinden kaçmayı bilmez;
Ol sebebdin erenlerni bûyı kelmezO sebepten erenlerin kokusu gelmez;
Közde yaşın nevâ kılıp yürür bolgayGözde yaşını dökerek yürür olur
 
Aşıklarnı Hak kaşıda yüz nâzı barAşıkların Hakk karşısında yüz nâzı var
Na'ra tartsa zerre hergiz kalmaz yanarNâra çekse, zerre aslâ kalmaz, yanar
Ruze namâz tesbihleri PerverdigârOruç, namaz, tesbihleri “Allah “;
Bâtınların göyâ kılıp yürür bolğayBatınlarını söyler kılıp yürür olur.
 
Vahşi yanglığ çöller ara kılğay vatanVahşi gibi çöller içinde eyler vatan;
Sahrâlarda hemrâhları zâğ u zâğânSahralarda yoldaşları karga ve çaylak;
Hâcet ermes âşıklarğa bağ u çemenHacet değil âşıklara bağ ve çemen;
Hızru İlyas hemrâh kılıp yürür bolğayHızır İlyas yoldaş kılıp yürür olur.
 
Aşıklarnı köz yaşıdur bağ u bostânAşıkların göz yaşıdır bağ ve bostan;
Bunda sayrar aled-devam hezar destanBülbülleri söyler devamlı binlerce destan;
Zâhirlerin buzup yürür hâne veyranDışlarını bozup yürür, hane viran;
Hak kudretin inşâ kılıp yürür bolğayHakk kudretini söyleyerek yürür olur.
 
Bi-hud bolup küyüp yürer mest ü hayrânŞuursuz olup, yanıp yürür mest ve hayran;
Allah teyu közde yaşı bağrı biryân"Âllah" diye gözde yaşı, bağrı biryan;
Na'ra urup feryâd etip kılur efğânNâra vurup feryad edip eyler figan
Allah yâdın senâ kılıp yürür bolğayAllah zikrini niyaz eyleyip yürür olur.
 
Kâdir İgem kudret birle sulh eyleseKadir Melik’im kudret ile sulh eylese,
Cennet içre kirer âşık emr eyleseCennet içine girer âşık emr eylese,
Na'ra tartıp feryâd etip vird eyleseNara çekip, feryad edip vird eylese,
Mey nûş etip semâ kılıp yürür bolğayMey içerek, sema eyleyip yürür olur.
 
Keçe kündüz yığla dâim bir dem tınmayGece gündüz ağla daima bir an dinmeden,
Tildin Allah yâdın aytıp harıp kalmayDilden Allah yâdını söyleyip yorulup kalmadan
Közde yaşı akmas hergiz bağrı küymeyGözde yaşı akmaz aslâ bağrı yanmadan;
Yaşın alıp güvâh kılıp yürür bolğayYaşını alıp tanık eyleyip yürür olur.
 
Muhabbetni Burâk'ını minip yürgenMuhabbetin Burak’ın binip yürüyen,
Andağ âşık tarikatda cevlân kılganÖyle âşık tarikatte dolaşan
Sır şarâbın içip ezel rûhı kanganSır şarabını içip ezelde ruhu kanan,
Işk bâbıda nida kılıp yürür bolğayAşk kapısında seslenip yürür olur.
 
Duzah içre kirse âşık pervâ kılmazCehenneme girse âşık, perva eylemez
Körüp bilip mâl mülkini kolğa almazGörüp, bilip mal ve mülkünü ele almaz;
Hûr u kusûr ğılmânlarnı közge ilmezHuri, köşkler, gılmanları göze iliştirmez
Feryâd etip gavğâ kılıp yürür bolğayFeryad edip kavga kılıp yürür olur.
 
Kahhâr İgem kudret birle nidâ kılsaKahhar Melik'im kudret ile nidâ eylese
Didâr üçün küygenlerim kel, kel deseCemal için yananlarım, "gel gel" dese,
Köz yaşını akkuzuban feryâd kılsaGöz yaşını akıtarak feryad eylese
Akl u huşum dânâ kılıp yürür bolğayAkıl ve şuurunu bilge eyleyip yürür olur.
 
Rahman İgem rahmi birle nida kılgayRahman Melik'im rahmeti ile nidâ eyler;
Asi câfi ümmetlerni halın sorgayAsi, câfi ümmetlerin halini sorar;
Rûz-ı mahşer didârını atâ kılgayMahşer günü cemalini armağan eyler
Cân u dilni fedâ kılıp yürür bolğayCan ve gönlünü feda eyleyip yürür olur.
 
Rahmân İgem rahmı birle nidâ kılgayRahman Melik'im rahmeti ile nida eyler
Hazin nidâ eştip aşık cânı kirgeyHazin nida işitip âşık canı yanar;
Saffan saffan bolup âşık baş kötergeySaf saf olup âşıkları baş kaldırır
Işk özin yektâ kılıp yürür bolğayAşk kendini tek eyleyip yürür olur.
 
Hakknı tapgan divâneler bihûş sözlerHakk'ı bulan divaneler şuursuzca konuşur
Derd-i hâlet peydâ kılıb yürür bolgayDerd halini ortaya çıkarıp yürür olmalı
Makamları bülend makam Arşnı közlerMakamları yüce makam Arş'ı gözler
Halka özin resvâ kılıb yürür bolgayHalka kendini rüsva eyleyip yürür olmalı
 
Eldin kaçıb tağ çölini kılğay vatanYurttan kaçıp dağ çölünü eyleyince vatan
Çöller ara hemrâhları zağ u zağanÇöller içinde yoldaşları karga ve çaylak
Keter bolsa çörek dikeni angâ kefenGider olsa çörek dikeni ona kefen
Türlük vahşi hemrâh kılıb yürür bolgayTürlü vahşi hayvanı yoldaş kılıp yürür olmalı
 
Mundağ bolmay can maşukın tabıb bolmazBöyle olmayınca can dostunu bulmak olmaz
Bu yollarnı ukbası köp şib bolmazBu yolların kaygısı çok acele olmaz
Candın keçmey vahdet meydin içib bolmazCandan geçmeyince vahdet meyini içmek olmaz
Mey nûş etib sema kılıb yüriır bolgayMey içerek sema eyleyerek yürür olmalı
 
Cânânnı tapgan kişi özin bilmezCanânı bulan kişi özünü bilmez
Alem halkı tâlib bolsa kaçıb kelmezAlem halkı talip olsa kaçıp gelmez
Yüzming nâsih bolsa anıng pendin almazYüzbin nasihatçı olsa onun öğüdünü almaz
Elge özin rüsva kılıb yürür bolgayYurda özünü rüsva eyleyip yürür olmalı
 
Yüz ming âşık yansa küyse bolur hürremYüz bin aşık yansa yakılsa olur mutlu
Hakk yâdını her kim aytsa bolur hemdemHakk zikrini her kim dese olur dostu
Rûz-ı mahşer didârığa bolur mahremMahşer günü cemaline olur sırdaş
Cân u iman fedâ kılıb yürür bolgayCan ve imanını feda eyleyip yürür olmalı
 
Allah üçün canın bergen zâyi kalmazAllah için canını veren boşa vermez
İki âlem anga bostan hergiz ölmezİki cihan ona bostan asla ölmez
Çın âşıknı sırrı pinhân halk bilelmezGerçek aşığın sırrı gizlidir halk bilemez
Közyaşını güvah kılıb yürür bolgayGözyaşını tanık eyleyip yürür olmalı
 
Aşık ölmes kurâ bolmas ışkı civanAşık ölmez kör olmaz aşkı taze
Halk içinde ağzı handan küyer pinhanHalk içinde ağzı güler yanar gizli
Çöller kezib yollar yürüb "Hakk Lâ mekan'Çöller gezip yollar yürüyüp "Hakk la-mekan"
Hakk ışkını senâ kılıb yürür bolgayHakk aşkını yakararak yürür olmalı
 
Işk bağını kezgen âşık özin bilmez Aşk bağını gezen aşık özünü bilmez
Keçe kündüz mest ü hayran özge kelmezGece-gündüz mest ve hayran kendine gelmez
Köz ister halâyıka ülfet bolmazGöz ister kullara yakınlık duymaz
Hakk vaslını renah kılıb yürür bolgayHakk vaslını maksat eyleyip yürür olmalı
 
Çın derdlikler biderdlikni közge ilmezGerçek dertliler dertsizliği göze almaz
Zâhid âbid meslekleri tilge almazZâhid-âbid mesleklerini dile almaz
Fayda körse ışksızlarnı nazar kılmazFayda görse aşksızlara bakış iliştirmez
Çın derdlikge devâ kılıb yürür bolgayGerçek dertliye deva eyleyip yürür olmalı
 
Aşıklarnı bilgenlerin halk bilelmezAşıkların bildiklerini halk bilemez
Hur ğılman cümle melek hayl kilelmezHuri, gılman bütün melekler yanına gelemez
"Sekahüm Rabbihüm"ni arzu kılmaz"Sekahüm rabbihüm"i arzu eylemez
Didârığa vefa kılıb yürür bolgayCemaline vefa eyleyip yürür olmalı
 
Hûr ğılman "entahur"dın alıb kelgeyHuri, gılman "entahur"dan alıp gelince
Rıdvan melek kadeh sunub tazim kılgayRıdvan melek kadeh sunup hürmet eyleyince
Aşıkları közin yumub bihuş bolgayAşıkları gözünü yumup şuursuz olunca
Va üstüka deb içinde yürür bolgay"Va üstüga" deyip içinde yürür olmalı
 
Hakk temaşa kılıb anga rahmet kılğayHakk temaşa eyleyip ona rahmet eyleyince
Gor içinde pertev salıp şefkat kılğayKabir içinde nur yollayıp şefkat eyleyince
Yetmiş ferig melaikni ülfet kılğayYetmiş bölük melekleri yakınlaşınca
Lutfu kerem âtâ kılıb yürür bolgayLütuf ve kerem armağan eyleyip yürür olmalı
 
Aşık küyer candın küyer Hakk'nı süyerAşık yanar candan yanar Hakk’ı sever
Allah üçün dünya ukbın talak koyarAllah için dünya kaygısını boşlar
Bağrın teşib başdın ayağ kanğa boyarBağrını deşip baştan ayağa kana boyar
Aşık uruban yekta kılıb yürür bolgayAşık olup tek eyleyip yürür olmalı
 
Eya dostlar ışk ehlini samanı yokEy dostlar aşk ehlinin serveti yok
Deva sormang ışk derdini devası yokDeva sormayın aşk derdinin devası yok
Bu yollarda aşık olsa tavanı yokBu yollarda aşık olsa dönüşü yok
Cannı tendin cüda kılıb yürür bolgayCanı bedenden ayrı eyleyip yürür olmalı
 
Teni cüda otda koygan canı özgeBedeni büyük ateşte bırakan canı başka
Hikmet okur talib bolub yetse sözgeHikmet okur talip olur yetse söze
Kimni körse izin alıb sürer közgeKimi görse izini alıp sürer göze
Akl u huşın dânâ kılıb yürür bolgayAkıl ve şuurunu bilge eyleyip yürür olmalı
 
Bul hevesni teni küyse canı küymezHeveskarı bedeni yansa canı yanmaz
Ol sebebdin ışk kadriğe yetib bolmazO sebepten aşkın değerine yetip olmaz
Erenler sohbetiğe kaçıb kelmezErenler sohbetine kaçıp gelmez
Zikr dua riya kılıb yürür bolgayZikir, dua riya eyleyip yürür olmalı
 
Bu alemdin süva kılğan Allah öziBu alemden ayrı eyleyen Allah özünü
Ey ümmetler Hak Mustafa aytgan söziEy ümmetler Hakk Mustafa'nın dediği sözü
Ruz-ı mahşer ruşen bolgay Hakka yüziMahşer günü aydın ola Hakk'a yüzü
Din dillay ruşen kılıb yürür bolgayDin yolunda aydın eyleyip yürür olmalı
 
Aşıklarnı tirik ölgen canı cüdaAşıkların diri ölen canı ayrı
Pervaz kılıb uçay dese saklar HüdaKanat çırpıp uçayım dese esirger Allah
Din dillazı ruşen tutub bolsa binaDin gönlünü aydınlatıp tutup olsa tamam
Aşıkları hayran bolub yürür bolgayAşıkları şaşkın olup yürür olmalı
 
Aşık bolup hikmet aytdı Kul Hâce AhmedAşık olup hikmet söyledi Kul Hoca Ahmed;
Sıdkı birle işitkenge yüz ming rahmetSıdkı ile işitene yüz bin rahmet;
İmân atâ kılğay Tengrim tâc u devletİman armağan eyler Allah'ım, tâc ve devlet;
Aşık dilin safâ kılıp yürür bolğayAşık gönlünü safâ eyleyip yürür olur.
 
HİKMET-103
Muhabbetni şevki birle yâr istegilMuhabbetin şevki ile yâr iste
Roze, namâz Oğanımnı farzı bolğayOruç, namaz Rabb’imin farzı olur.
Mahşergâhda adli birle sorar bolsaMahşer yerinde adaleti ile sorar olsa.
Aşıklarnı bir Hudâyğa arzı bolğayAşıkların bir Allah’a arzı olur.
 
Arzı şuldur Hudâyığa ming dâd eterArzı şudur: Allah’a bin imdad eder
Hâlim kör dep yaşın saçıp feryâd eter"Halimi gör" deyip, yaşını saçıp feryad eder;
Nara tartıp mahşergâhnı âbâd eterNâra çekip mahşer yerini bayındır eder;
Aşıklarnı âh-ı dili karzı bolğayAşıkların gönlünün âhı borcu olur.
 
Çın âşıklar dâim ürik ölgen emesGerçek âşıklar daima diri, ölmüş değil;
Ervâhları yer astığa kirgen emesRuhları yer altına girmiş değil;
Zâhid âbid bu manânı bilgen emesZâhid âbid bu mânayı bilmiş değil;,
Çın âşıklar halâyıknı Hızrı bolğayGerçek âşıklar ahalinin Hızır’ı olur
 
Yazuklardın korkup özin yığlap turarGünahlardan korkup kendisi ağlayıp durur;
Rûz-ı mahşer netermen dep kanlar yutarMahşer günü ne yaparım deyip kanlar yutar
Sırat atlığ güzergâhda başı katarSırat adlı güzergâhta başı uyuşur
Hâcesiğe şikesteliğ arzı bolğayRabb'ine acizlik arzı olur
 
Zerre ışkı kimge tüşse nâlân kılurZerre aşkı kime düşse, ağlar eyler
Köz yaşını akkuzuban ummân kılurGöz yaşını akıtarak umman eyler
Her ne tapsa Hak yolığa ihsân kılurHer ne bulsa, Hakk yoluna ihsan eyler
Bahillerni adâveti buğzı bolğayCimrilerin düşmanlığı-buğzu olur.
 
Aşıklarnı yaş ornığa kanı akkayAşıkların yaş yerine kanı akar
Melâyikler her tarafdın nûrlar yakkayMelekler her taraftan nurlar yakar
Gâfil bolsa hâzır bol dep özi bakkayGâfil olsa, "Hazır ol" deyip kendi bakar;
Çın âşıklar bu dünyânı çuğzı bolğayGerçek âşıklar bu dünyanın süsü olur.
 
Ehl-i dünyâ ahiretdin pervâsı yokDünya ehlinin âhiretten korkusu yok;
Rûhı tenhâ iman islâm hemrâsı yokRuhu yalnız, iman-İslâm yoldaşı yok;
Tarikât yol adaşkan hiç pervâsı yokTarikat yolunu şaşıran hiç korkusu yok;
Bendemen der tili birle ağzı bolğayKulum der, dili ile ağzı olur.
 
Keçe Allah, kündüz Allah tınmay yürerGece Allah, gündüz Allah dinmeden yürür;
Allah şemi pervâne dek özin urarAllah mumu, pervane gibi kendini vurur;
Leyli Mecnun Ferhâd Şirin devrin sürerLeylâ-Mecnun, Ferhad-Şîrîn devrini sürer;
Hak Te'âlâ âşıklarnı suzı bolğayHakk Teâlâ âşıkların sevgilisi olur.
 
Aşık küyse hâs ma'şukı birle küygeyAşık yansa, hâs sevgilisi ile yanar;
Mecâziler küymey turur cândın toygaySahteler yanmadan durur, candan doyar;
Çın âşıklar küygen sarı pür-nûr bolgayGerçek âşıklar yandıkça pür-nur olur
Ol sebebdin maşukığa nâzı bolğayO sebepten mâşukuna nâzı olur.
 
Otka salsa otdın yanmaz âşık kişiAteşe koysa, ateşten yanmaz âşık kişi;
Yer ü kökni bostân kılğay akkan yaşıYer ve göğü bostan kılar akan yaşı;
Allah dese bişek yarur içi taşıAllah dese, şüphesiz parlar içi-dışı;
Küymek yanmak âşıklarğa bâzı bolğayYakılmak-yanmak âşıklara adet olur.
 
Cümle aşık yığılıp bargay dergâhığaBütün aşıklar yığılıp varır dergahına
Yaşın saçıp efgân kılıp bargâhığaYaşını saçıp efgan eyleyip bargahına
Yetti duzah takat kılmaz bir ahığaYedi cehennem dayanamaz bir ahına
Rahman İgem aşıklarga kadı bolgayRahman Melik'im aşıklara hakim olur
 
Sulh eylese, âşıkları kabul kılmas;Sulh eylese âşıkları kabul eylemez
Hur u ğılmân cennet berse közge ilmesHuri-gılman, cennet verse, göze iliştirmez
Didâr tilep başlarını yerdin almasCemal dileyip başlarını yerden almaz;
Aşıkları didâr körüp râzı bolğayAşıkları cemal görüp râzı olur.
 
Aşıkların yetti kökke yeter âhıAşıkların yedi göğe ulaşır âhı;
Allah dese yeksân bolur her günâhıAllah dese, yerle bir olur her günahı;
Aşıklarnı Rahmân İgem tekyegâhıAşıkların Rahman Melik'im sığınağı
Aziz başı halâyıknı nezri bolğayAziz başı ahalinin nezri olur.
 
Aşıklarnı köp küydirgen Hak didârıAşıkları çok yandıran Hakk cemali
Anıng üçün tınmay yığlab kılur zârıOnun için dinmeden ağlayıp döker gözyaşı feryad
Va'de kılğan âşıkları körer ânıVaad ettiği âşıkları görür O'nu
Hak cemâlı köz yaşını müzdi bolğayHak cemali göz yaşının bedeli olur.
 
Aşıkları Hakka bakıp na'ra tartarAşıkları Hakkâ bakıp nâra çeker
Melâyikler tuhfe kılıp Hakka aytarMelekler hediye eyleyip Hakkâ söyler;
Şevk şarâbın içgen âşık şevki artarŞevk şarabını içen âşıkın şevki artar
Şor u efgân halâyıknı tuzı bolğayKarışıklık-feryad ahalinin tuzu olur.
 
Mey-i cânbahşı içken âşık anda sultânCan verici meyden içen âşık orada sultan;
Anıng üçün Hak yolıda cânı kurbânOnun için Hakk yolunda canı kurban;
Tangla barsa didârığa kılur mihmânSabaha varsa, cemaline eyler konuk
Zemistânda mey içürse yazı bolğayKış mevsiminde mey içirse, yazı olur.
 
Pinhân yürür kimni körse âşık kılurGizli yürür kimi görse, âşık eyler
Lutf eylese kezzâblarnı sâdık kılurLutfeylese, yalancıları sâdık eyler
Hakdın korkkan dergâhığa lâyık kılurHakk'tan korkanı dergâhına lâyık eyler
Zâhir amâ bâtın içre közi bolğayZahiren görmez, bâtın içinde gözü olur.
 
Aşık yanar halkdın tanar Allah râzıAşık yanar, halktan kopar, Allah râzı;
Aşıklıknı ârzu kılğan şehid gâziAşıklığı arzu kılan şehid, gâzi
Hâcet ermes âşıklarğa köb ü azıGerekli değil âşıklara çoğu-azı
Katre yaşı Hak mevlâmnı nezri bolğayDamla yaşı Hakk Mevlâ’mın nezri olur.
 
Cünun içre başın yarğan kanı câriDelilik içinde başını yaranın kanı gider
Zikrin aytsa Allah özi Bir ü BarıZikrini söylese, Allah kendisi Bir ve Var'ı
Seherlerde kan yığlamak kâr u bârıSeherlerde kan ağlamak kâr ve varı;
Aşıkları her kün yüz ming gâzi bolğayAşıkları her gün yüz bin gâzi olur.
 
Kul Hâce Ahmed mâlı yoktur nezri başıKul Hoca Ahmed, malı yoktur, adağı başı
Tangla barsa Hâcesiğe tuhfe yaşıSabaha ulaşsa, Rabb’ine armağan yaşı;
Acz ü niyâz şikesteliğ kılğan işiAcz ve niyaz, kırılmışlık eylediği işi;
Eşk-i surh ruy-ı zerdi özri bolğayKanlı yaşı, sarı yüzü özrü olur.
 
HİKMET-104
Şeriatda mürşid bolğan garib kullarŞeriatta mürşid olan garip kullar
Şeriatdın alar menzil alur bolğayŞeriattan onlar menzil alır olmalı
Namâzığa şuru kılgan mü'min kullarNamazına titiz olan mümin kullar
Uçmağ üyin ümid tutub turur bolğayCennet evini ümid edip durur olmalı
 
Melekü'l-mevt fermân birle cânım alsaÖlüm meleği emir ile canım alsa
Ağa-ini barça yığlıb küyüb yansaAğabey-kardeş herkes toplanıp tutuşup yansa
Yetti kadem baskandın song kalur bolsaYedi adım attıktan sonra kalır olsa
Münker Nekir kirib seval sorar bolğayMünker-Nekir girip soru sorur olmalı
 
Münker Nekir kirib sevâl sorar bolsaMünker-Nekir girip soru sorar olsa
Ul amud-ı otluğ birle urar bolsaO ateşli mızrak ile vurur olsa
Başım küyüb canım tenim otka yansaBaşım yanıp canım tenim ateşe yansa
Kıynab canım tar lahedde küyer bolğayİncitip canım dar kabirde yanar olmalı
 
Tört yüz kırk tört peygamberi, mürsel, nebiDört yüz kırk dört peygamber, mürsel, nebi
Kalmadı bu cehandın ötti barıKalmadı bu cihanda geçti hepsi
"Küllü nefsin zâikatü'l-mevt" ayeti"Külli nefsin zaikatül mevt" ayeti
Kur'an içre andın haber berür bolğayKur’an içinde ondan haber verir olmalı
 
Şeriatdın tarikatdın beyân boldıŞeriattan tarikattan beyan oldu
Hakikatdın Kur'an sözi kelâm boldıHakikattan Kur’an sözü kelam oldu
Bu cehanga Muhammedni nurı toldıBu cihana Muhammed'in nuru doldu
Ul nur birle ikki cehan yarur bolğayO nur ile iki cihan aydınlanır olmalı
 
Muhabbetning bazarıda cevlân kılurMuhabbetin pazarında dolanır
Aşıklar sevdâ kılıb yürür bolğayAşıklar sevdalanıp yürür olmalı
Mahşergâhni bozmasun dep tuğyan kılıbMahşer yerini bozmasın diye karıştırıp
Hudâyiğa gavğa kılıb yürür bolğayAllah'ına karşı çıkıp yürür olmalı
 
Allah aytur eğer ki bendem kılsa kılsunAllah der eğer ki kulum neylerse eylesin
Her ne kılsun melâikler ikrâm kılsunHer ne eylese melekler ikram eylesin
Işksız âdem ışk makâmın körüb yürsünAşksız adam aşk makamını görüp yürüsün
Hakk kudretin ifşa kılıb yürür bolğayHakk kudretini ifşa eyleyip yürür olmalı
 
Çın âşıklar kıyamet kün sorgay devletGerçek aşıklar kıyamet günü sorar devleti
Hakk kaşıda aziz olan körgey izzetHakk önünde aziz olan görür izzet
Hur ğılmân kol kavşurup kılğay hürmetHuri-gılman el bağlayıp eder hürmet
Can u dilin şeyda kılıb yürür bolğayCan ve gönlünü sevindirip yürür olmalı
 
Hoş devletdür vilayetde padşah bolsaHoş devlettir velilikte önder olsa
Adil bolub bir mü'minni kadı kılsaAdil olup bir mümini kadı eylese
Oşal kadı barça halknı râzı kılsaO kadı bütün halkı razı eylese
Râzılıkdın uçmah üyin alur bolğayRazılıktan cennet evini alır olmalı
 
Mü'min kullar namaz okub bolsa fariğMümin kullar namaz kılıp olsa uzak
Oşal kulnı rengi bolğay mundağ sârığO kulun rengi olur böyle sarı
Ul hizmeti Hakk karşıda bolsa lâyığO hizmeti Hakk önünde olsa layık
Hur kızları karşu kelib kuçar bolğayHuri kızları karşılayıp kucaklar olmalı
 
Cahil kişi namaz kadrin kaçan bilürCahil kimse namazın kadrini nereden bilir
Her namazda imân başdın tâze bolurHer namazda iman baştan tazelenir
Salât dese gafıl başın burkâb uyur"Es-salat" dese gafil başını çevirip uyur
Gafillikdin ömrin yelge satar bolğayGafillikden ömrünü yele satar olmalı
 
Kul Hâce Ahmed kulmen deseng tâat kılğılKul Hoca Ahmed kulum desen ibadet eyle
Kıyametni kelmeğini yakın bilgilKıyametin geleceğini yakın bil
Hakk'a yavuk bolay deseng tâat kılğılHakkâ yakın olayım desen ibadet eyle
Ta'at kılğan Hakk'a yavuk bolur bolğayİbadet eyleyen Hakk'a yakın olur olmalı
 
HİKMET-105
Azrail bir kün kelür şiddet birleAzrail birgün gelir şiddet ile
Issığ tendin aziz cannı bermek kerekSıcak bedenden aziz canı vermek gerek
Beş künlük nakd ömrini koldın beribBeş günlük geçici ömrü elden çıkarıp
Çare tapmay ahir bir kün ölmek kerekÇare bulmadan ahir bir gün ölmek gerek
 
Oğul-kızıng yığlab kalsa feryâd urubOğul-kızın ağlayıp kalsa feryad edip
Malu mülking munda kalsa hayran bolubMal ve mülkün burada kalsa şaşkın olup
Düşmenlering kuvanuşur seni körübDüşmanların sevinçlenir seni görüp
Boyun sunub uzalıban yatmak kerekBoynunu sunup uzanarak yatmak gerek
 
Miras deban baş ayağıng bağlagaylarMiras diyerek baş-ayağını bağlayalar
Issığ suvnı başdın kuyub çaykağaylarSıcak suyu başdan döküp yıkayalar
Tört tarafdın astâ-astâ uşlagaylarDört taraftan yavaş yavaş tutalar
Altı karış bozdın kefen kılmak kerekAltı karış bezden kefen eylemek gerek
 
Cenazengni uluğ-kiçik köterselerCenazeni büyük-küçük kaldırsalar
Gorıstanğa karab seni yürütselerKabristana bakıp seni yürütseler
Yetmiş yerde seval sorsa feriştelerYetmiş yerde soru sorsa melekler
Bir-bir anı cevabını bermek kerekBir bir onun cevabını vermek gerek
 
Halâyıknı mezarıda imâretniAhalinin mezarında imareti
Körüng anda türlük-türlük alâmetniGörün orada türlü türlü alameti
Lahed atlığ dervaza-ı kıyâmetniKabir adlı kıyamet penceresini
Siyasetliğ üyge barıb kirmek kerekSiyasetli eve varıp girmek gerek
 
Kirib körseng karanğuluk yokdur çırağGirip görsen karanlık yoktur ışık
İçi tola hasret erür otlığ firakİçi dolusu hasretdir ateşli ayrılık
Ol kün senge kim kılgusı anda yerakO gün sana kim eyleye sana yardım
Ta kıyamet tang atkunça yatmak kerekTa kıyamet tan atana kadar yatmak gerek
 
Ümring ahir bolğusıdur bir kün tamamÖmrün sonunda olacaktır bir gün tamam
Bu iş birle barsang eger darü'sselâmBu iş ile gitsen eğer selam "yurdu"
Helal koyub yegen bolsang dâim haramHelali bırakıp yemiş olsan daima haram
Azabını barıb anda tartmak kerekAzabını gidip orada çekmek gerek
 
Kul Hace Ahmed tevbe kılgıl ölmesburunKul Hoca Ahmed tevbe eyle ölmeden önce
Kızıl yüzüng gorda yatıb solmasburunAl yanağın kabirde yatıp solmadan önce
Yılan çiyan gorıng içre tolmasburunYılan-çıyan kabrin içine dolmadan önce
Kaza kılsa rızâ bolub turmak kerekKaza kılsa razı olup durmak gerek
 
HİKMET-106
Kara kündür oşal sâat ki dünyâdın sefer kılsangKara gündür o saat ki dünyadan sefer eylesen
Zen ü ferzend mâl u mülking barısındın güzar kılsangKadın-evlâd, mal ve mülkün hepsinden geçer olsan
 
Seni koymas ecel hergiz neçe hükming revân bolsaSeni koymaz ecel aslâ, ne kadar hükmün geçerli olsa;
Hükümet birle âlemni eger zer ü zeber kılsangİdare ile alemi eğer altın ve yakut eylesen
 
Muhassıldur halâyıkka ecel misl-i sipâhlar dekMuhassıldır ahaliye ecel tıpkı askerler gibi;
Gazab birle alur cânıng neçe ma zârılar kılsangGazap ile alır canını, ne kadar inlesen
 
Bolupdur barçağa fermân ölümni şerbetin içmekOlmuştur herkese ferman ölümün şerbetini içmek;
Kaçıp andın kutulmassan neçe andın hazer kılsangKaçıp ondan kurtulmazsın, ne kadar ondan çekinsen
 
Halâyıknıng mezârığa barıp bir bir temâşâ kılAhalinin mezarına varıp bir bir temaşa eyle
Ölüglerdin alıp ibret kerek bağrıng kebâb kılsangÖlülerden ibret almak gerek bağrını kebap eylesen
 
Hemişe yahşılık kılğıl ketersen uşbu dünyâdınHer zaman iyilik eyle, gidersin işbu dünyadan;
Kıyâmet âb-rûyığa kerek hûn-ı ciger kılsangKıyamet yüz suyuna gerek ciğerini kan eylesen
 
Hudâ fermânını tutğan bolur ol evliyâlardınAllah emrini tutan olur o evliyâlardan;
Bolursan evliyâlardın riyâzet köprak kılsangOlursun evliyâlardan, riyâzeti çokça eylesen
 
Kuvanma mâl ü mülkingge kurıtur bu ecel âhirSevinme mal ve mülküne, kurutur bu ecel sonunda
Kara yerge kirürsen ahir neçe ma kâr u ferr kılsangKara yere girersin sonunda, ne kadar kâr ve kazanç eylesen
 
Hâce Ahmed masiyet birle hayâtıng kılmağıl zâyiHoca Ahmed kötülük ile hayatını eyleme zâyi;
Bolursan lâyık-ı Hazret eger tâat seher kılsangOlursun Hazret’e lâyık, eğer seherde ibadet eylesen
 
HİKMET-107
Keling dostlar barça turub aytaylıkGelin dostlar hep birtikte durup söyleyelim
Yadı bizni yaruğlukka tartar ermişZikir bizi aydınlığa çeker imiş
Yadı birle şuru' kılğan aşıklarnıZikri ile devam eden aşıkların
Niyazları kündin künge artar ermişNiyazları günden güne artar imiş
 
Kimki aytsa Hakk yadını bağrı küyübKim ki söylese Hakk zikrini bağrı yanıp
Köz yaşını bârân kılıb rengi solubGöz yaşını yağmur eyleyip rengi solup
Öz yakasın yangıldım dep özi tutubÖz yakasını yanıldım diye özü tutup
Andağ aşık sır şarabın tatar ermişÖyle aşık sır şarabını tadar imiş
 
Uşbu yolnı mezesini bilmegenlerBu yolun lezzetini bilmeyenler
Öz yakasın tutub tövbe kılmaganlarÖz yakasını tutup tevbe etmeyenler
Dünyasığa mağrur bolub yürügenlerDünyalığına mağrur olup yürüyenler
Hayvan erür belki andın better ermişHayvandır, belki ondan beter imiş
 
Işk sevdası kimge düşse hane veyrânAşk sevdası kime düşse evi viran
Keçe kündüz didâr tileb yürür hayranGece-gündüz cemal isteyip yürür hayran
Işk yolıda közi yaşlığ bağrı biryânAşk yolunda gözü yaşlı bağrı yanık
Şeydâ bolub özin izleb yürer ermişTutkun olup özünü arayıp yürür imiş
 
Eyâ dostlar kabsab keldi karanğulukEy dostlar kabsab geldi karanlık
Ümidim bar ol İzimdin hem yaruğlukÜmidim var o Rabb’imden hem aydınlık
Tarikatnı bazarıdur hem kuruğlukTârikatın pazarıdır hem kuruluk
Niyazlık kul kirib sevda eter ermişNiyazlı kul girip sevda eder imiş
 
Kul Hace Ahmed ibret alğıl sed hezardınKul Hoca Ahmed ibret al sed hezardan
Niyazsızlar behre almas ul bazardınNiyazsızlar nasip almaz o pazardan
Fazıllıkda kuruğ kalur ul nazardınFazıllıkda uzak kalır o nazardan
Nâdân ömrin puçek pulga satar ermişCahil ömrünü değersiz pula satar imiş
 
HİKMET-108
Keling yığlıng zâkir kullar zikr aytaylıkGelin toplanın zâkir kullar, zikr söyleyelim;
Zâkirlerni Hudâ bişek süyer ermişZâkirleri Allah şüphesiz sever imiş.
Işksızlarnı imânı yok ey yârânlarAşksızların imanı yok ey arkadaşlar;
Duzah içre tınmay dâim küyer ermişCehennem içinde dinmeden devamlı yanar imiş.
 
Muhabbetliğ âşıklarnı Hudâ süydiMuhabbetli âşıkları Allah sevdi;
Anıng üçün dünyâ ukbin talak koydıOnun için dünya derdini boşadı
Cândın keçip yaşın saçıp âşık boldıCandan geçip, yaşını saçıp âşık oldu;
Rûz-ı mahşer didârını körer ermişMahşer günü cemalini görür imiş.
 
Aşıklarnı çın dostığa cânı kurbânAşıkların gerçek dostuna canı kurban;
Şevki birle anı izlep kılur efğânŞevki ile onu arayıp eyler feryad
Işk sevdâsı başka tüşse hâne veyranAşk sevdası başa düşse evi viran
Şeydâ bolup anı izlep yürer imişTutkun olup, onu arayıp yürür imiş.
 
Aşık bolsang keçe kündüz tınmay yığlaAşık olsan, gece gündüz dinmeden ağla;
Pir-i muğan hizmetiğe beling bağlaPir-i kamil hizmetine belini bağla;
Küyüp bişib derdi bile köksing dağlaYanıp pişip derdi ile göğsünü dağla;
Dağda ketken visâlini körer ermişDağda giden visalini görür imiş.
 
Haknı söygen âşıkları taptı murâdHakk’ı seven âşıkları buldu murat;
Yalğan âşık bolup yürme tangla uyatSahte âşık olup yürüme, sabaha ayıp
Kılıçdın tiz, kıl köfrügni atı sırâtKılıçtan keskin kıl köprünün adı Sırat;
Yalğan davâ kılğan ötmey kalar ermişYalan dâva eyleyen geçemeyip kalır imiş.
 
Aşık bolsang yalğan da'vâ kılma zinhârAşık olsan, yalan dâva eyleme sakın
Yalğan da'vâ kılğanlardın Hudâ bizârYalan dâva eyleyenlerden Allah bizâr
Kahhâr İgem kahr eylese atı KahhârKahhar Melik'im kahr eylese, adı Kahhar;
Kıyâmet kün yüzi kara kobar ermiş.Kıyamet günü yüzü kara kalkar imiş.
 
Aşıkları keçe yığlab seher kobarAşıkları gece ağlayıp seherde kalkar
Sır şarâbın içken âşık sırnı yaparSır şarabını içen âşık sırrı örter;
Her kim sögse belki tepse kolın öperHer kim söğse, belki tepse, elini öper
Andağ erenler feyz ü fütuh alar ermişÖyle erenler feyiz-fetih alır imiş.
 
Muhabbetdin haber algan cânnı bilmesMuhabbetten haber alan canı bilmez;
Başı ketse tâ yârı yok cânnı bilmesBaşı gitse, yâri olmadıkça canı bilmez;
Işk kelâmı zevk taâmı nânnı bilmesAşk kelâmı, zevk yemeği, ekmeği bilmez;
"Hu-Hu" teyü zikrin aytıp yürer ermiş"Hu"-"Hu" diye zikrini söyleyip yürür imiş.
 
Aşıklarnı közi giryân bağrı biryânAşıkların gözü yaşlı, bağrı yanık;
Pervâsı yok nâmusı yok yürer üryânÇekinmesi yok, utanması yok, yürür çıplak
El közige tufrakdın kem sırrı pinhânHalk gözünde topraktan değersiz, sırrı gizli
Cânı birle yâdın aytıp yürer ermişCanı ile zikrini söyleyip yürür imiş.
 
Toğrı yürgen âşıklardın Hudâ râzıDoğru yürüyen âşıklardan Allah râzı;
Aşık işi âsân emes kılma bâzîAşık işi kolay değil; eyleme heves
Yalğançılar âşıkmen der Allah kazıYalancılar âşıkım der, Allah hakim
İmânını püçek pulğa satar ermişİmanını değersiz pula satar imiş.
 
Aşıklıknı âsân işi baş bermeklikAşıklığın kolay işi, baş verme
Mansur-sıfat özdin keçip cân bermeklikMansur gibi kendinden geçip can verme
"Mûtû kable en temûtû" hâk bolmaklık"Mutu kabte en temutu" toprak olma
Aşıkları ölmes burun öler ermişAşıkları ölmeden önce ölür imiş.
 
Sevda kılsan ahiretni sevdasınıSevda eylesen ahiretin sevdasını
Başka alma dünyanı gavgasınıBaşa alma dünyanın kavgasını
Amel kılgıl cennet algıl masivasınıAmel eyle cennet al masivasını
Cennet algan didarını körer ermişCennet alan cemalini görür imiş.
 
Allah nûrı kabring için rûşen kılğayAllah nuru kabrinin içini aydın eyleyince
Firdevs cennet güli açılıb gülşen kılğayFirdevs cenneti gülü açılıp gülşen eyleyince
Melaikler tigresidin özün koyğayMelekler karşısından kendini bırakınca
Bu âlemning rûşeninden keçer ermişBu alemin aydınlığından geçer imiş
 
Barça ervâh yığlıb kelgay mübârekgaBütün ruhlar toplanıp gelince mübareğe
Meşgul bolğay tebârekgâMeşgul olunca kutluluğa
Duâ kılıb kayıtğandın song kalğay yegâDua eyleyip döndükten sonra kalınca tek
Cümle ervâh sonub bir bir kaçar ermişBütün ruhlar dönüp bir bir kaçar imiş
 
Yetti kadem koyğandın song Münker NekirYedi adım geldikten sonra Münker-Nekir
Heybet birle kirib kelgey kılıb kahrHeybet ile girip gelince eyleyip kahır
İki közi otdek yanıb tarfa yanırİki gözü ateş gibi yanıp acaip yanar
Nûrın körüb ta'zim kılıb kaçar ermişNurunu görüp saygı eyleyip kaçar imiş
 
Kul Hâce Ahmed âşık bolsang cândın keçgilKul Hoca Ahmed âşık olsan, candan geç
Andın songra şevk şarâbın toya içgilOndan sonra şevk şarabını doyasıya iç
Günâhıngnı sebük kılıp munda uçgilGünahını hafif eyleyip burada uç
Aşıkları uçmah içre uçar ermişAşıkları cennet içinde uçar imiş.
 
HİKMET-109
Tarikatga şeriatsız kirgenlerniTarikate şeriatsiz girenlerin
Şeytân kelip imanını alur ermişŞeytan gelip imanını alır imiş.
Uşbu yolnı pirsiz davâ kılğanlarnıİşbu yolu pirsiz iddia eyleyenleri
Sersân bolup ara yolda kalur ermişŞaşkın olup ara yolda kalır imiş.
 
Tarikatga siyasetliğ mürşid kerekTarikate siyasetli mürşid gerek;
Ol mürşidge itikâdlığ mürid kerekO mürşide itikatli mürid gerek;
Hizmet kılıp pir rızâsın tapmak kerekHizmet kılıp Pir rızasını bulmak gerek;
Mundağ âşık Hakdın uluş alar ermişBöyle âşık Hakk'tan pay alır imiş.
 
Pir rızası Hak rızâsı bolur dostlarPir rızası Hakk rızası olur dostlar;
Hak Teâlâ rahmetidin alar dostlarHakk Taâlâ rahmetinden alır dostlar;
Riyâzetde sır sözidin bilür dostlarRiyâzette sır sözünden bilir dostlar;
Andağ kullar Hakka yavuk bolur ermişÖyle kullar Hakk’â yakın olur imiş.
 
Uşbu yolğa ey birâder pirsiz kirmeİşbu yola ey kardeş pirsiz girme;
Hak yâdıdın lahza gafil bolup yürmeHak yâdından bir an gâfil olup yürüme;
Mâsivâğa âkil erseng köngül bermeMâsivaya -akıllı isen-, gönül verme;
Şeytân-lain öz yolığa salar ermişLânetli şeytan kendi yoluna salar imiş.
 
Eyâ dostlar hiç bilmedim men yolumnıEy dostlar, hiç bilmedim ben yolumu;
Saâdetka bağlamadım men belimniSaadete bağlamadım ben belimi;
Mâsivâdın hiç yığmadım men tilimniMâsivadan hiç çekmedim ben dilimi;
Nâdânlıgım meni resvâ kılur ermişCahilliğim beni rezil eyler imiş.
 
Şeriatnı tarikatnı biley desengŞeriati, tarikati bileyim desen,
Tarikatnı hakikatge ulay desengTarikati hakikate ulayım desen,
Bu dünyadın dürr ü gevher alay desengBu dünyadan inci ve cevher alayım desen,
Cândın keçken hâsları alar ermişCandan geçen seçkinleri alır imiş.
 
Aşık kullar keçe kündüz hergiz tınmazAşık kullar gece gündüz aslâ dinmez;
Bir sâati Hak yâdıdın gafil bolmazBir saati Hak yâdından gâfil olmaz;
Andağ kulnı Sübhân İgem zâyi koymazÖyle kulu Sübhan Melik'im ziyanda bırakmaz
Duâ kılsa icâbetliğ bolur ermişDua eylese, icabetli olur imiş.
 
Vâ deriğâ keçti ömrüm gaflet birleVah ne yazık, geçti ömrüm gaflet ile;
Sen keçürgil günâhlarım rahmet birleSen bağışla günahlarımı rahmet ile;
Kul Hâce Ahmed senge yandı hasret birleKul Hoca Ahmed sana yandı hasret ile;
Öz özige özi yanıp küyer ermişKendi kendisine kendisi yanıp yakılır imiş.
 
HİKMET-110
Kudret birle fermân kıldı Mevlâm bizgeKudret ile ferman eyledi Mevlâ'm bize,
Yerde kökde cânlık mahlûk kalmas ermişYerde gökte canlı mahluk kalmaz imiş.
Kâbız kıldı Azrailni âlem üzreCan alıcı eyledi Azrail’i âlem üzerinde,
Aziz cânnı almağunça koymas ermişAziz canı almadıkça koymaz imiş.
 
Yaşım meni yaş bolur dep aytur erdimYaşım benim küçük olur deyip söyler idim;
Her ne hâsıl bolsa az dep aytur erdimHer ne hasıl olsa, az deyip söyler idim;
Türlük türlük da'vâ işler kılur erdimTürlü türlü dava işleri eyler idim;
Emdi bildim men aytgan dek bolmas ermişŞimdi bildim, benim dediğim gibi olmaz imiş.
 
Dünyâ meni mülküm degen sultânlarğaDünya benim mülküm diyen sultanlara,
Alem mâlın sansız yığıp alğanlarğaAlem malını sayısız yığıp alanlara,
Ayş u işret birle meşğul bolğanlarğaYeme ve içme ile meşgul olanlara,
Ölüm kelse biri vefâ kılmas ermişÖlüm gelse, biri vefa eylemez imiş.
 
Mağrur bolmang ey dostlarım işret etipMağrur olmayın, ey dostlarım, eğlenip
Keçe kündüz yalğan aytıp bi-hûd yatıpGece gündüz yalan söyleyip, boşuna yatıp;
Cân alğuvçı kelür ermiş bir kün yetipCan alıcı gelir imiş bir gün yetip;
Mundağ yerde gafil yürse bolmas ermişBöyle yerde gâfil yürüse olmaz imiş.
 
Kul Hâce Ahmed öleringni bilekörgilKul Hoca Ahmed, öleceğini bile gör
Ahiretni yerağını kıla körgilAhiretin hazırlığını kıla gör
Barurmen dep yol başımda yürekörgilVarırım deyip yol başında yürüye gör
Melekü'l-mevt kelse fursat koymas ermiş"Ölüm meleği" gelse, fırsat bırakmaz imiş.