Ay-Toldı Hükümdara Devlet Sıfatını Söyler

Eski Türkçe aslı Günümüz Türkçesine aktarımı
XVI Aytoldı İligke Devlet Sıfatın Ayur Ay-Toldı Hükümdara Devlet Sıfatını Söyler
657 Küle aydı ay toldı uktı özüm,
ayıttıŋ munı sen eşitgil sözüm
Ay-Toldı gülerek, dedi : — Evet, neyi sorduğunu anladım, izah edeyim.
658 Ukup kıldım emdi bu işlerni men,
kerek erdi sen me munı uksa sen
Bütün bu işleri ben şimdi bilerek yaptım; çünkü senin de bu hareketlerimi anlaman lâzımdı.
659 Munu men me emdi saŋa keldüküm,
meniŋ kılkım erdi bu körkittüküm
İşte, benim de şimii sana gelişim ve bu yaptığım hareketler benim yaradılışım icâbıdır.
660 Orun berdiŋ aşnu men oldurmadım,
orun yok maŋa sen munı uk tedim
Sen önce bana yer gösterdin, ben oraya oturmadım. — Benim için yer yoktur, sen bunu anla ! — demek istedim.
661 Topık yerde urdum bu söz berkitü,
özüm yaŋzağını saŋa körkitü
Söylediğimi teyit etmek ve neye benzediğimi sana göstermek için, yere bir top koydum.
662 Neteg kim orunsuz topık yuvlunur,
anı teg me devlet özüm tegzinür
Düm-düz yerde top nasıl kendi kendisine yuvarlanırsa, saadet de öyledir; ben sıyrılıp, giderim.
663 Seve baktıŋ erse közüm yümdüküm,
saŋa körkitür-men negü erdüküm
Sen sevgi ile bakınca, ben gözümü yummak suretiyle, sana nasıl olduğumu göstermek istedim.
664 Bu kün men me devlet karağu sanı,
maŋa kim ilinse tutar-men anı
Bugün ben bir devletim, ben bir topa benzerim; kim bana yaklaşırsa, ben onu yakalarım.
665 Yana sözlediŋ sen yeme sözledim,
seve baktıŋ erse yüzüm kizledim
Sen tekrar konuştun, ben de cevap verdim; sevgi ile bakınca, yüzümü sakladım.
666 Özüm körkitür öz kılınçın saŋa,
ayur kılkım irsel ınanma maŋa
Bununla sana kendi tabiatimi göstermek ve : — Tabiatım kararsızdır, bana inanma : — demek istedim.
667 Negü ter eşit emdi türkçe mesel,
başında keçürmiş bu kökçin sakal
Şimdi dinle, türkçe bir ata-sözü, başından çok şeyler geçmiş olan bu ak sakallı ne der.
668 Küvenme kıvı kutka kutluğ kişi,
ınanma özüŋ kutka atlığ kişi
Ey devletli, sen bu boş devlete güvenme; ey namlı, sen bu devlete inanma.
669 Akar suv yorık til bu kut turmadı,
ajun tezginürler yorıp tınmadı
Akar su, güzel söz ve devlet, bunlar durmadan, yorulup-dinlenmeden, dünyayı dolaşırlar.
670 İnançsız-turur kut vefâsız yayığ,
yorırda uçar terk adakı tayığ
Saadete inanılmaz, o vefasız ve dönektir; yürürken, hemen uçar, ayağı kaygandır.
İlig suali Aytoldıka HÜKÜMDARIN AY-TOLDI'YA SUÂLİ
671 İlig aydı uktum açıldı sözüg,
yazuk udri kolduŋ kutuldı özüŋ
Hükümdar şöyle dedi:—Anladım, sözün açıklandı: günâhının affını istedin ve kurtuldun.
672 Maŋa ayğıl emdi ne ol erdemiŋ,
bedük sözledi söz bu öktem tiliŋ
Şimdi bana söyle, senin meziyetin nedir; bu pervasız dilin büyük sözler söyledi.
Aytoldı cevabı İligke AY-TOLDI'NIN HÜKÜMDARA CEVABI
673 Bu ay toldı aydı kör erdem üküş,
meniŋdin tegir tegse erke ülüş
Ay-Toldı cevap verdi : — Meziyetim çoktur; insanlara kısmet gelirse, benden gelir.
674 Kılınçım oŋay körse yaşım kiçig,
kamuğ beg bedükke meniŋdin keçig
Tabiatım yumuşak, dikkat edersen, yaşım da küçüktür; fakat bütün bey ve büyüklere giden yollar benden geçer.
675 Yüzüm körki körklüg ne kılkım silig,
tilemiş tilekke yetürdüm elig
Yüzüm güzel, huyum mülayimdir; arzu edilen her şey benim elimin altındadır.
676 Özüm kayda bolsa kamuğ ârzûlar,
meniŋ birle yügrür maŋa öz ular
Nerede olursam-olayım, bütün arzular benimle beraber yürür ve bana bağlanır.
677 Erej minde emgek meniŋdin tezer,
sevinç minde sakınç maŋa yol azar
Huzur bendedir; mihnet benden kaçar; sevinç bendedir, üzüntü bana yol bulmaz.
678 Maŋa öznese kim üzelip ölür,
maŋa kim boyun egse ârzû bulur
Kim bana kafa tutarsa, ıstırap içinde mahvolur; kim bana boyun eğerse, arzusuna kavuşur.
679 Urayın tegüçi özi ursukar,
basayın tegüçi özi bassıkar
Beni vurmak isteyenin kendisi vurulur; beni ezmek isteyenin kendisi ezilir.
680 Muŋar meŋzetü keldi emdi bu söz,
munı eştip uksu biliglig ked öz
Şu söz şimdi buna uygun düştü; bilgili ve iyi insan bunu dinlesin ve anlasın.
681 Bu kut kayda bolsa boyun bir yaraş,
kalı öznese kutka kadğun küreş
Saadet nerede ise, ona boyun eğ ve kendini beğendir; devlete kafa tutarsan, üzüntü ile boğuşursun.
682 Bu kut kelse yalŋuk kutadur köni,
tümen ârzû birle talulap yer aş
Saadet gelirse, insan hakikaten mesut olur; bütün arzularına kavuşur huzur içinde yaşar.
İlig suali Aytoldıka HÜKÜMDARIN AY-TOLDI'YA SUÂLİ
683 İlig aydı uktum bu erdemleriŋ,
münüŋ barmu ayğıl bileyin seniŋ
Hükümdar şöyle dedi:—Bu meziyetlerini anladım; senin kusurun var mı; söyle, onu da bileyim.
Aytoldı cevabı İligke AY-TOLDI'NIN HÜKÜMDARA CEVABI
684 Bu ay toldı aydı maŋa yas kılur,
münüm yok velikin kişiler ayur
Ay-Toldı şöyle cevap verdi : — Bana iftira ederler; kusurum yokken, kusurumun olduğunu söylerler.
685 Münüm bu meni yalŋuk irsel teyü,
ayığlap yorırlar kişike ayu
Kusurum varsa, şudur: insanlar, kendi aralarında, beni dönek diye kötüler, dururlar.
686 Mün ermez maŋa kör bu irsellikim,
yaŋı neŋ talular ma özke begim
Halbuki dönekliğim benim için bir kusur değildir; ben kendime dâima yeni ve taze şeyler seçerim.
687 Kamuğ eski neŋler irinçig bolur,
irinçig yüki kör yirinçig bolur
Bütün eskimiş şeyler yıpranmış olur; yıpranmış şeylere tahammül etmek insana sıkıntı ve tiksinti verir.
688 Yaŋı neŋ bolurda bu eski nerek,
talu neŋ bolurda yavuz ne kerek
Yeni şey varken, eskiye ne lüzum var; güzel şey varken, kötüye ne lüzum var.
689 Yaŋıda bolur körse barça tatığ,
tatığnı tilep er kör emger katığ
Dikkat edersen, bütün zevkler yenide bulunur, zevk için de insan her zahmete katlanır.
690 Yayığ tep sökerler bu kılkım üçün,
maŋa mün ururlar bu atım üçün
îşte bu tabiatım, için, dönek diye, bana söğerler ve bundan dolayı bana kusur isnat ederler.
691 Muŋar meŋzetü aydı alp er açuk,
anıŋ manisi kör bu sözke tanuk
Bir kahramanın buna benzer ap-açık bir sözü vardır, onun mânası bu söylediklerime şahittir.
692 Törümiş neŋ erse yokalğu-turur,
törütügli hâlik ne kolsa kılur
Yoktan var olan her şey tekrar yok olacaktır; yaratan Tanrı ne isterse, onu yapar.
693 Tiriglik tedüküŋ bu yel teg keçer,
kaçar tutsa bolmaz anı kim bulur
Bu hayat dediğin yel gibi geçer; tutmak olmaz, kaçar; onu kim bulabilir.
694 Küvenme bu kutka kelir hem barır,
ınanma bu devlet berür hem alır
Bu saadete güvenme, geldiği gibi gider; bu devlete inanma, verdiği gibi alır.
695 Yayığ ermez erse bu devlet özi,
ne edgü neŋ erdi bu kut ay kozı
Ey kuzum, bu ikbâl ne güzel şey olurdu, eğer devlet dönek olmasa idi.
696 Kelip barmaz erse bu devlet yana,
tünermegey erdi yarumış küne
Devlet gelip, tekrar gitmese idi, bu aydınlanmış olan gün tekrar kararmazdı.
İlig suali Aytoldıka HÜKÜMDARIN AY-TOLDI'YA SUÂLİ
697 İlig aydı uktum bu irsellikiŋ,
erip kitgü yerde bolurmu bekiŋ
Hükümdar sordu : — Sebatsızlığının sebebini anladım; artık bırakıp gittiğin zaman seni alıkoymanın bir çâresi var mı?
Aytoldı cevabı İligke AY-TOLDI'NIN HÜKÜMDARA CEVABI
698 Bu ay toldı aydı meniŋ bu özüm,
keyik teg-turur kılkı kestim sözüm
Ay-Toldı şöyle cevap verdi : — Kısaca benim kendim ve tabiatim bir geyiğe benzer.
699 Meni terk bulumaz tilegli seve,
kalı bulsa tutmaz kılur terk yava
Seven ve isteyen beni kolay bulamaz; bulsa bile, tutamaz ve çabuk kaybeder.
700 Meni buldaçı er tutup beklese,
kaçumaz-men andın söz aydım kese
Eğer beni bulan kimse tutup, bağlamağı bilirse, ben ondan kaçamam, bu muhakkatır.
İlig suali Aytoldıka HÜKÜMDARIN AY-TOLDI'YA SUÂLİ
701 Elig aydı ayğıl bu berkiŋ kayu,
negü teg kişen ol seni berklegü
Hükümdar şöyle dedi: — Bağın nedir, söyle; seni nasıl bir köstek ile bağlamalıdır ?
Aytoldı cevabı İligke AY-TOLDI'NİN HÜKÜMDARA CEVABI
702 Bu ay toldı aydı maŋa berk kişen,
bu bir kaç neŋ ol kör bereyin nişân
Ay-Toldı dedi : — Benim için bağ ve köstek olacak bir kaç şey vardır; bak, onları belirteyim.
703 Meni bulğuçı kılkı alçak kerek,
köŋül kodkı til sözde yumşak kerek
Beni bulan kimse mütevâzi tabiatli, alçak gönüllü ve tatlı dilli olmalıdır.
704 Özini küdezse ayı ertmese,
yavuz yunçığ işke yakın turmasa
Kendisini gözetmeli ve hiç bir zaman ifrata gitmemeli, kötü ve çirkin işlere yaklaşmamalıdır.
705 Teŋi birle tutsa tirilmiş neŋin,
yorık tüzse kılkı kılınçı yaŋın
Toplamış olan malı yerine sarfetmeli; hayatını, işini, tavır ve hareketini düzenlemelidir.
706 Özinde uluğka tapuğ kılsa öz,
özinde kiçigke süçig tutsa söz
Kendinden büyüğe saygı göstermeli; kendinden küçüğe ise, rifk ve şefkatle muamele etmelidir.
707 Kişig satğamasa küvezlik bile,
basıtmasa özde kiçigke küle
Kibir ve gurur ile başkalarını incitmemeli, kendisini küçüklerin eğlence ve tahakkümüne bırakmamalıdır.
708 Yavalık bile borka baş sokmasa,
yavalıkka boşlağ neŋin saçmasa
Boşu-boşuna kendisini içkiye vermemeli, boş yere malını saçıp, heba etmemelidir.
709 Oyunka katılmasa elgin tilin,
könilik öze tutsa kılkı yaŋın
Eli ve dili ile oyuna karışmamalı, tavır ve hareketlerinde dürüst olmalıdır.
710 Yayığ kut kişeni bu neŋler-turur,
bu yaŋlığ basa kutnı kaçmaz kalur
Dönek saadetin kösteği bunlardır; saadet bu şekilde bağlanırsa, kaçamaz, kalır.
711 Bu sözke tanukı bu şâir sözi,
bu şâir sözi sözke kattı tuzı
Şâirin şu sözü buna şahittir; şâir sözü söze tuz katmıştır.
712 Keyik sanı devlet kişike tezig,
kalı kelse bekle tuşa hem tizig
Saadeti insan için, ürkek bir geyik farzet; eğer gelirse, sıkı tut, ayağına köstek vur.
713 Tuta bilse devlet tezümez-turur,
kalı tezse tegmez yana terk kezig
İnsan tutabilirse, saadet kaçamaz, kalır; eğer kaçarsa, sana sıra tekrar çabuk gelmez.
İlig cevabı Aytoldıka HÜKÜMDARIN AY-TOLDI'YA CEVABI
714 İlig aydı uktum ayâ kut seni,
katığ sevdim erdi irer sen meni
Hükümdar:—Ey saadet, seni anladım; seni çok sevmiştim, fakat sen benden ayrılmak istiyorsun — dedi —
715 Yayığlık yok erse bu irsellikiŋ,
ne edgü iş erdi seniŋ kelmekiŋ
Bu karasızlığın ve bu hercâyiliğin olmasa idi, senin gelmen ne iyi bir iş olurdu.
716 Velikin yayığ sen özüŋ bi-vefâ,
vefâ körkitür sen kılur sen cefâ
Fakat sen kararsız ve vefasızsın; kendini vefalı gösterir, fakat cefâ edersin.
717 Anada atada bağırsak bolup,
ayada tutar sen küler yüz urup
Gün olur, anneden-babadan daha merhametli olursun; güler yüz göstererek, insanı el üstünde taşırsın.
718 Ara körmedük teg yüz evrer özüŋ,
adınsığ bolur barça kılkıŋ sözüg
Gün olur, görmezlikten gelirsin, yüzünü çevirirsin; bütün tavrın ve sözün bir anda değişiverir.
719 Tirer sen yumıtsa saçar sen kamuğ,
okır sen yüz ursa yapar sen kapuğ
Yığarsın; toplanınca, tekrar hepsini dağıtırsın; önce çağırırsın; fakat gelince, kapını kaparsın.
Aytoldı cevabı İligke AY-TOLDI'NIN HÜKÜMDARA CEVABI
720 Bu ay toldı aydı ay ilig kutı,
münüm erdemim barça aydım atı
Ay-Toldı : — Ey devletli hükümdar — dedi — kusur ve meziyetlerimin ne olduğunu hep söyledim.
721 Meni kim bulup berk tutayın tese,
ayu berdim ol neŋni tutsun usa
Beni kim bulup, elinde sıkı tutmak isterse, gereken şeylerin hepsini saydım; elinden gelirse, tutsun.
722 Maŋa urmasa örk meni tuttaçı,
keyik teg kaçar-men kim ol yetteçi
Beni tutan bana yular vurmazsa, ben geyik gibi kaçarım; bana kim yetişebilir.
723 Negü ter eşitgil sınamış karı,
sınamış karılar sözi söz korı
Dinle, tecrübeli ihtiyar ne der; tecrübeli ihtiyarların sözü sözlerin mayasıdır.
724 Kelir kut tuta bilmese sen barır,
berür neŋ yeyü bilmese sen alır
Saadet gelir; tutmasını bilmezsen, gider; mal verir; yemesini bilmezsen, alır.
725 Yayığ kutnı bulsa idi bekrü tut,
kalı beklemese yana bardı büt
Kararsız saadeti bulursan, çok sıkı tut; eğer muhafaza altına almazsan, tekrar gideceğinden şüphe etme.
726 Kutadmış kişi kör sakınmış kerek,
kamuğ teŋsiz iştin yıramış kerek
Saadete ermiş olan insanın ihtiyatlı olması ve bütün yakışıksız işlerden uzak durması gerektir.
727 Arığ bolsa özi yorısa köni,
munıŋ bağı mundağ biliŋü munı
Kendisi temiz olmalı ve doğru yolda yürümeli; bunun bağı böyledir, bunu bilmelidir.
İlig suali Aytoldıka HÜKÜMDARIN AY-TOLDI'YA SUÂLİ
728 İlig aydı uktum münüŋ erdemiŋ,
bu ay toldı atıŋ ne ol bu seniŋ
Hükümdar : — Senin kusurunu ve meziyetini anladım, — dedi — senin bu Ay-Toldı adın ne demektir?
729 Negü ol munıŋ manisi ay maŋa,
bileyin ukayın büteyin saŋa
Bunun mânası nedir, bana söyle; ben de bileyim, anlayayım ve sana güveneyim.
Aytoldı cevabı İligke AY-TOLDI'NIN HÜKÜMDARA CEVABI
730 Bu ay toldı aydı meniŋ atımı,
bügü meŋzetür ayka bu kılkımı
Ay-Toldı: — Benim adımı ve bu tabiatimi hakimler bir aya benzetirler — dedi —
731 Bu ay tuğsa aşnu idi az tuğar,
küniŋe bedüyür yokaru ağar
Ay doğarken, önce çok küçük doğar; sonra gün geçtikçe büyür ve yükselir.
732 Tolun bolsa tolsa ajunka yarur,
ajun halkı andın yarukluk bulur
Büyüyüp, dolun ay hâline gelince, dünyaya ışık saçar ve dünya halkı onun aydınlığından faydalanır.
733 Tükel bolsa kör ay bu ağsa ediz,
yana irlü törçir kiter körk meŋiz
Ay büyüyüp, tamamlanarak, en yüksek noktaya çıkınca, tekrar eksilmeğe başlar ve güzelliği gider.
734 Yaruklukı eksür yana yok bolur,
tuğar keçe azın yana ok tolur
Onun parlaklığı azalır ve sonunda kaybolur; sonra tekrar, küçük olarak, doğar ve yine büyür.
735 Meniŋ bu özüm me bu yaŋlığ-turur,
ara bar bolur ma ara yok bolur
Benim de tabiatım bunun gibidir; bâzan var, bâzan da yok olurum.
736 Neçe yunçığ özke yüz ursa özüm,
baru körki artar keser-men sözüm
Ne kadar düşkün olursa-olsun, ben bir kimseye teveccüh edersem, onun ahvâli, muhakkak, gittikçe düzelir ve güzelleşir.
737 Bayusa bedüse yadılsa çavı,
kiter-men anıŋdın kiter yüz suvı
Zenginleşip, büyüyerek, şöhreti yayılınca, ben ondan uzaklaşırım; onun da itibarı gider.
738 Yana saçlur andın tirilmiş neŋi,
söki teg bolur yandru kılkı yaŋı
Topladığı malı tekrar dağılır; onun ahvâli yine eskisi gibi olur.
739 Muŋar meŋzetü keldi şâir sözi,
bu şâir sözi ol biligsiz közi
Buna benzer bir şâir sözü vardır; bu şâir sözü bilgisiz için bir gözdür.
740 Kelir kut kişike atı çavlanur,
yaŋı ay teg artar yarukı tolur
İnsana saadet gelir, meşhur olur; yeni ay gibi, büyür ve parlaklığı artar.
741 Yayığ telve devlet köŋül bamağıl,
tolun teg bu devlet yana irilür
Dönek ve deli saadete gönül bağlama; saadet dolun ay gibidir, tekrar küçülür.
742 Takı bir bu mani ayayın saŋa,
eşitgil anı sen munu büt maŋa
Adımın başka bir mânasını daha söyleyeyim; şimdi bunu da dinle ve bana inan.
743 Bu ay ornı boldı evi münkalib,
orunsuz bolur münkalib neŋ kılıp
Bu ay hep yerini, evini değiştirir; dâima yer değiştiren, ne yapsan, bir yere ısınmaz.
744 Bu ay burcı sertân bu ev evrilür,
evi evrilür hem özi çevrilür
Ayın burcu Seretân'dır, bu ev döner; evi dönünce, kendisi de döner.
745 Kayu evke kirse bu ay terk çıkar,
çıkarı üçün terk yatarın yıkar
Bu ay hangi eve girerse, oradan çabucak çıkar; çabuk çıkabilmek için de, yattığı yeri yıkar.
746 Meniŋ me özüm kör aŋar okşadı,
ara kılkım ildi ara yokladı
Ben kendim de işte ona benzerim; gidişim kâh aşağıya, kâh yukarıya doğrudur.
747 Kelir-men barır-men yorır-men burun,
ajunuğ kezer-men maŋa yok orun
Gelirim, giderim; ileriye doğru yürürüm; dünyayı dolaşırım, benim için yer-yurt yoktur.
748 Bu mani üçün atım ay toldı tep,
atadı biliglig sözin yinçge yıp
Bundan dolayı âlim, ince bir nükte ile, bana Ay-Toldı adını vermiştir.
749 Munu men me devlet münüm erdemim,
ayu berdim emdi igim hem emim
işte ben de saadetim ve şimdi bütün kusur ve meziyetlerimi, hastalığı ve ilâcını izah ettim.
750 Aça sözledim söz maŋa emdi büt,
ıdayın tese ıd kalı tutsa tut
Sözümü açıkça söyledim, imdi bana inan; beni elden kaçırmak istersen, bırak; eğer tutmak istersen, tut.
İlig cevabı Aytoldıka HÜKÜMDARIN AY-TOLDI'YA CEVABI
751 İlig aydı barça eşittim sözüg,
yaruttı sözüg hem yaradı özüŋ
Hükümdar : — Bütün sözlerini dinledim — dedi— sözün beni aydınlattığı kadar, seni de beğendim.
752 Tiler erdim emdi seni teg kişi,
bayat berdi ârzû ay erde başı
Ben de şimdi senin gibi bir insan arıyordum; ey insanların ileri geleni, Tanrı dilediğimi verdi.
753 Bayat kimke berse tilek ârzûsı,
anıŋ şükri boldı yanut kılğusı
Tanrı birini dilek ve arzusuna kavuşturunca, karşılığında -onun da Tanrıya şükür etmesi gerekir.
754 Bu künde naru bu özüm tınmadın,
munıŋ şükri kılğu kerek ermedin
Bugünden itibaren ben de durmadan, usanmadan, bunun şükrünü yerine getireyim.
755 Negü ter eşit emdi bilge tetig,
özi bardı kodtı biziŋe bitig
Şimdi dinle, kendisi gitmiş, fakat bize eserini bırakmış olan zeki ve âlim insan ne der.
756 Şükür kıl ay nimet idisi unur,
şükür kılsa nimet bayat arturur
Ey nimet sahibi olan muktedir kimse, şükür et; şükür edersen, Tanrı nimetini arttırır.
757 Bu nimet idisi unıtur özin,
munıŋ şükri bilse evürmez yüzin
Bu nimet sahibi çok defa kendisini unutur; fakat şükür ederse, nimet ondan yüz çevirmez.
758 Az edgüke artuk üküş şükri kıl,
üküş bolsa nimet anıŋ kadri bil
Az bir iyiliğe karşı çok şükür et; nimet çok olursa, onun kıymetini bil.
759 Şükür kılsa nimet biri on bolur,
biri on bolup kör evi neŋ tolur
însan şükür ederse, nimetin biri on olur; biri on olur ve evi mal ile dolar.
760 İlig berdi alkış kör ay toldıka,
ayur tünle kündüz maŋa tur baka
Hükümdar Ay-Toldı'yi öğdü ve : — Sen gece-gündüz benim hizmetimde bulun — dedi.
761 Telim neŋ tavar berdi ögdi üküş,
ağırladı berdi kör altun kümüş
Çok mal, mülk verdi; onu çok öğdü; ona ihsanda bulundu, altın ve gümüş verdi.
762 Aŋar sözledi sözni barça ilig,
anıŋdın tiledi kamuğ ög bilig
Hükümdar her işini ona danıştı, her işte onun fikrine ve bilgisine baş vurdu.
763 Kör ay toldı ma bu ağırlık bulup,
tapındı bütün çın bağırsak bolup
Ay-Toldı da, bu itibâra lâyık olmak için, ona doğruluk ve dürüstlük ile candan hizmet etti.
764 Bir ança yorıdı sınadı ilig,
kamuğdın tükel buldı bulmış erig
Hükümdar onu daha bir müddet tecrübe etti ve bulduğu insanın her keşten daha mükemmel olduğunu gördü.