Türkçe isimler

Türkçe isimler, anlamlar ve tarihi bağları.

  1. KAAN : (Kağan) ...Kağan sözcüğünün Moğol ağzındaki söylenişi
  2. KABA : Büyük, iri, şişkin
  3. KABAK : 1- Kapalı, kabuklu 2- Kabarık, kabadayı ─ Çengiz Kumanları bey ve komutanlarından
  4. KABAL : Kapalı, zindan, mahpus ─ Çengiz Kaan’ın dip dedelerinden
  5. KABAMIŞ : Kapalı, güçlü, mahfuz
  6. KABAN : 1- Kapan, kapıcı 2- Kabarık, asi, isyankar 3- Dik yokuş ─ Göktürkler dönemi beylerinden Kürşad’ın kırklarından
  7. KABANBAY : birl. Kaban/Bay ─ Yakut destanlarında adı geçen bir bey
  8. KABAR : 1- Kabarık, asi, kabadayı 2- Kapan ─ Hazar İmparatorluğu dönemi bey ve komutanlarından
  9. KABARTU : Şişik, kabarık, kabarcık
  10. KABAY : birl. Kap/Ay ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  11. KABIŞ : Kavuş, kavuşma, birleşme, toplanma
  12. KABLAY KAAN : (Kubilay Kaan)
  13. KACIR : Kaçır, kaçırıcı, korkutucu, ürkütücü ─ Selçuklular dönemi bey ve komutanlarından
  14. KAÇ : (Kaçı, kaş) Kaçan, koşan ─ Altay Türkleri oymaklarından
  15. KAÇAĞLI : Kaçaklı, kaçıcı, koşucu ─ Türkmenlerin, Sarık oymağı dip dedelerinden
  16. KAÇAN : 1- koşan, kaçan 2- Vakit, saat, vade ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu oymağı dip dedelerinden
  17. KAÇAR HAN : birl. Kaçar/Han
  18. KAÇAY : birl. Kaç/Ay ─ Özbeklerin, Konrat ve Koyunlu oymakları dip dedelerinden
  19. KAÇGAR : (Koçgar,kaşgar) 1- Koç gibi, koçyiğit 2- koç başi ─ 1- Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın oymağı dip dedelerinden 2- İran Türkmenleri bölüğü oymaklarından
  20. KAÇIR : Kaçıran, kaçırtıcı ─ Türkmenlerin, Ersarı ve Ok oymakları, dip dedelerinden
  21. KAÇIRA : (Kaçır) 1- Kaçıran, ürküten 2- Çalışkan, aktif
  22. KAÇMAS : 1- Kaçmaz, ürkmez, korkmaz 2- Evcil, munis ─ Mısır-Türk kölemenleri devleti, vali ve komutanlarından
  23. KAÇMAZBAY : birl. Kaçmaz/Bay
  24. KAÇUT : 1- Savaş, döğüş 2- Kısa mızrak, karg ─ Karahanlılar dönemi bey ve komutanlarından
  25. KADAGAN : Buyruk, ser, emir, komut
  26. KADAK : (Katak,Katık) 1- Katı, sert 2- Mıh, çivi 3- Armağan, hediye ─ 1- Geyük Han’ın komutanlarından 2- Şeyban Han’ın oğullarından
  27. KADAN : Katan, Kadagan ─ Mangu Kaan’ın kayın amcası
  28. KADAŞ : Arkadaş, yaren, yakın
  29. KADIR : (Katır) mec. Güçlü, dayanıklı, metin, inatçı ─ Gazneli Mahmud dönemi Hotin valisi
  30. KADIR BİLGE : birl. Katır/Bilge ─ ..Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  31. KADIR BUGA : birl. Katır/Boğa ─ Göktürkler dönemi, Dokuz Oğuz bey ve komutanlarından
  32. KADIRCA : Katır gibi ─ 1- Kırgızların, İçgilik oymağı, dip dedelerinden 2- Kırgızların, Kizek oymağı dip dedelerinden
  33. KADIRKAN : birl. Katır/Kan ─ Selçuklular dönemi, bey ve komutanlarından
  34. KAGI : (KAKI) Öfke, şiddet ─ Türkmenlerin, Yavmut ve Küçük Tatar oymakları dip dedelerinden
  35. KAĞAN : İmparator, hanların hanı
  36. KAĞANLI(G) : İmparatorluk, imparatorluğa mensup olma
  37. KAĞBA : Koruyucu, muhafız
  38. KAĞNILI : birl. Kağnı/Lı...Kağnı oymağına bağlı ─ Bir Oğuz oymağı ve bu oymağın ilk beyi
  39. KAKI : (Kagı)
  40. KAKIĞAN : Öfkeli, gözü kara
  41. KAKINÇ : 1- Kılıç ve kargı hamlesi 2- İhtar, ikaz 3- Hiddet, öfke
  42. KAKINÇBEK : birl. Kakınç/Beğ
  43. KAKIZ : Gözüpek, hiddetli
  44. KAKŞA : Seri, aceleci, hızlı
  45. KAKUMAKLU : Gazablı,şiddetli
  46. KAL : Ulu, saygıdeğer, hatırı sayılır ─ Kıpçak hanlarından (Kal Han) ( Amanok Han’ın oğlu)
  47. KALABA : 1- Ulu, saygıdeğer 2- Sayıca çok, kalabalık, bolluk
  48. KALAKLI : Ulu, yüksekte
  49. KALALDURUK : birl. Kal/Al/Duruk ─ Göktürkler dönemi beylerinden, Kürşad’ın kırklarından
  50. KALANÇA : Bakiye, arta kalan, artık
  51. KALAPA : birl. Kal/Apa
  52. KALAVUN : birl. Kal/Avun (Ağun) ─ İlhanlılar dönemi, bey ve komutanlarından
  53. KALÇAV : Şakacı, nüktedan
  54. KALDAĞ : birl. Kal/Dağ
  55. KALDUN : Kalan, artan, bakiye
  56. KALGAN : (Kalkan) Ok, kargı, kılıç gibi savaş aletlerine karşı koruma sağlayan siperlik ─ Çengiz Kaan’ın torunlarından
  57. KALGAY : Veliaht, şehzade
  58. KALIN : 1- Sert, dayanıklı 2- Mal, servet, varlık 3- Çehiz 4- Yararlılık, fayda
  59. KALINGU : (Kalın) Kalıng, güçlü, dayanıklı
  60. KALINKARA : birl. Kalın/Kara ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  61. KALISIZ : Şüphesiz, kararlı
  62. KALKAMAN : birl. Kal/Kaman ─ 1- Manas destanında adı geçen bir bey 2- Kazakların, Ortayüz, Argın, Kuvandık ve Kiçiyüz-
  63. Bayoğlu oymakları dip dedelerinden
  64. KALKAN : (Kalgan)
  65. KALMUK : Güç gösterisi, güçlülük, kabadayılık ─ 1- Altay Türkleri, Kızıl oymağı, dip dedelerinden 2- Moğol oymak beylerinden
  66. KAM : Şamanist gelenekte, ulu kişi (Hekimlik, filozofluk, büyücülük, duacılık dahil olmak üzere, oba ya da oymakların, her türlü sorunuyla ilgilenen kişi)
  67. KAMALAG : Sedir ağacı
  68. KAMAN : 1- Kuman, kumanlı 2- Gözü kara, cesur, aman vermeyen
  69. KAMAR : (Homar)
  70. KAMAR TEKİN : birl : Kamar/Tekin ─ karahanlılar dönemi beylerinden Kaşgarlı Mahmud beyin dedesi
  71. KAMAŞIG : Melez, karışmış
  72. KAMAY : birl. Kam/Ay
  73. KAMAZ : Sarsıcı, sallayıcı,ürkütücü
  74. KAMBAŞI : birl. Kam/Başı ─ Altay Türkleri oymak beylerinden
  75. KAMBÖRÜ : birl. Kam/Böri ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  76. KAMBÜRE : (Kamböri) Kam/Böri ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  77. KAMÇI : Kırbaç
  78. KAMÇIBEK : birl. Kamçı/Beğ ─ Selçuklular (Sançar Han) dönemi atabeylerinden
  79. KAMÇIHAN : birl. Kamçı/Han ─ Havarezm devleti hanlarından
  80. KAMÇITİMUR : birl. Kamçı/Timur ─ Altınordu devleti, bey ve komutanlarından
  81. KAMDU : Para yerine geçen eşya, emanet
  82. KAMGAN : birl. Kam/Gan ─ dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey (Bayındır Han’ın babası)
  83. KAMŞAT : Sarsıtıcı, ürkütücü
  84. KAMTUR : birl. Kam/Dur ─ Altay Türkleri, Kızıl oymağı dip dedelerinden
  85. KAMU(Ğ) : 1- Bütün, tam, hep 2- Halk, ahali 3- Destek, dayanışma
  86. KAMUALP : birl. Kamu/Alp
  87. KAMUBAY : birl. Kamu/Bay
  88. KAMUBEK : birl. Kamu/Bek
  89. KAMUER : birl. Kamu/Er
  90. KAMUHAN : birl. Kamu/Han
  91. KAMUKAN : birl. Kamu/Kan
  92. KAMUTAN : birl. Kamu/Tan
  93. KAMUTAY : birl. Kamu/Tay (...Cumhuriyetin ilk yıllarında, Türk dil kurumunun da teklifiyle, millet meclisi yerine bu sözcük kullanılmış ancak, sonraları yine kullanımdan düşmüştür.)
  94. KAN : 1- Soy, sop, kaynak, canü canlılık, soyluluk 2- Damarlardaki sıvı 3- Kağan, han ─ Altay Türkleri, Kişiler oymağı, dip dedelerinden
  95. KANAK : birl. Kan/Ak ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  96. KANAR : birl. Kan/Ar ─ Koço uygurları dönemi hanımlarından
  97. KANAT : 1- Tüy, telek 2- Taraf, yön, cenah
  98. KANATA : birl. Kan/Ata
  99. KANAY : birl. Kan/Ay ─ Kırgızların, Togay ve Soltu oymağı dip dedeledrinden
  100. KANBAY : birl. Kan/Bay ─ Mısır-Türk kölemenleri devleti bey ve komutanlarından
  101. KANCI : 1- Kan güden soylu 2- Kanıcı, kanmış, inanıcı ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  102. KANÇURA : birl. Kan/Çura ─ Manas destanında adı geçen bir bey
  103. KANDEMİR : birl. Kan/Demir ─ Harzemşahlar dönemi bey ve komutanlarından
  104. KANDI : İnançlı, kanık ─ Kırgızların, İçglig oymağı dip dedelerinden
  105. KANDIBAY : birl. Kandı/Bay
  106. KANDUK : (Kanduk) Kandı, kanık ─ Avarlar dönemi beylerinden ve Bizans elçiliğide yapmış bir komutan
  107. KANDUKYURT : birl. Kanduk/Yurt Gurbet
  108. KANDURMUŞ : birl. Kan/Durmuş ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  109. KANG : (Kang, kan) Kan, soy, ata ─ Altay Türkleri, Koybal oymağı dip dedelerinden
  110. KANGSIK : 1- Kardeş gibi..kardeş yakınlığında 2- Üvey kardeş
  111. KAYNAK : (Kanak) mec. Soylu ─ Babür Han dönemi beylerinden
  112. KANIBAY : birl. Kanı/Bay
  113. KANIĞ : 1- Kanmış, kanık 2- Sevinç, neşe
  114. KANIK : 1- Kanma, inanma, kabul, ermek 2- Sevinç, neşe
  115. KANIKAN : birl. Kanı/Kan
  116. KANISOY : birl. Kanı/Soy
  117. KANIŞ : Kandırış, cilve, işve ─ Oğuz beylerinden, Gazi Sultan’ın kızı
  118. KANITGAN : Şevk veren, kan kaynatan
  119. KANİLÇİ : birl. Kan/İlçi ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  120. KANK : 1- Kan, soy 2- Ata, baba ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu ve Baybaktı oymakları, dip dedelerinden
  121. KANKLI : Soylu, soyu sopu belli, kanlı ─ Kazakların, Uluyüz bölüğü oymak beylerinden
  122. KANKLIBAY : birl. Kanklı/Bay
  123. KANKLIKOCA : birl. Kanklı/Koca ─ Timur Kürkan Han dönemi bey ve komutanlarından
  124. KANKUL : birl. Kan/Kul
  125. KANKULU : birl. Kan/Kulu
  126. KANLAN : Soylan
  127. KANLI : Soylı ─ 1- Kırgızların,İçgilik ve Katırca oymakları dip dedelerinden 2- Kırgızların, Kizek, oymağı dip dedelerinden 3- Özbeklerin, eski oymak beylerinden
  128. KANLIBAŞ : birl. Kanlı/Baş ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey(Kanturalı’nın babası)
  129. KANOĞUL : birl. Kan/Oğul
  130. KANSU : birl. Kan/Su
  131. KANTIK : 1- Kandırıcı, işveli 2- Uzakta, gurbette olan
  132. KANTİMUR : birl. Kan/Timur
  133. KANTÖRE : (Kantüre) birl. Kan/Töre
  134. KANTURALI : birl. Kan/Turalı ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  135. KANTURSUN : birl. Kan/Dursun ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  136. KANTUYUN : birl. Kan/Tuyun ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  137. KANYUMAZ : birl. Kan/Yumaz (Yumak, yıkamak...dan) ─ Türkmenlerin Yaymut oymağı dip dedelerinden
  138. KAPAGAN : (Kapgan)
  139. KAPALAN : (Kaplan)
  140. KAPAR : 1- Akıl, can, ruh 2- Kalkan, zırh 3- Kapan, tuzak
  141. KAPGAN : 1- Kanlı, soylu 2- Kalkan, zırh 3- Algan, fatih 4- Kaplan 5- Kapan, tuzak
  142. KAPGAN DOĞAN : birl. Kapgan/Doğan ─ Oyratlar devleti hanlarında Kara Han’ın oğlu
  143. KAPGAN KAĞAN : birl. Kapgan/Kağan ─ Göktürk kağanlarından
  144. KAPGANBAY : birl. Kapgan/Bay
  145. KAPGIŞAY : Saf, sade, halis
  146. KAPKAN : (Kapgan)
  147. KAPKIR : Hassas, imtizaçlı
  148. KAPLAN : Kapan, kedigillerden bir yırtıcı hayvan
  149. KAPLAN GİRAY HAN : birl. Kaplan/Giray/Han ─ Kırım hanlarından
  150. KAPURTU : Kabartı, kabarık, kabadayı
  151. KAR : Kar tanesi ─ Türkmenlerin, Teke, Toktamış, Ersarı ve Bükevul oymakları dip dedelerinden
  152. KARBUĞA : birl. Kar/Boğa
  153. KARA : Siyah renk, ak’ın karşıtı Ancak...Bu sözcükte de Türkçe ad ve sıfatlar arasında özel bir yere sahiptir. Çünkü birçok mecaz anlamı içinde barındırması ilgi çekicidir. Birçok birleşik adın, başında ya da sonunda kullanılabildiğinden, çeşitli anlam değişiklikleri de ortaya çıkabilmektedir. Bu yüzden, içerdiği tüm anlamları açıklamakta yarar vardır. Bu durum,ayrıca Türklerin, sosyal yaşamlarında, renklere ne derece önem verip, ne derece zengin anlamlarla bezediğinin de önemli ipuçlarını verecektir. Örneğin : Ak :
  154. Temizlik, güzellik, soyluluk, merkez. Gök(mavi) : Kutsallık, özgürlük, Kızıl(kırmızı) : Dikkat, özen, tedbir, değişiklik, devrim, şiddet. Yeşil : Doğum, tazelik, huzur, sükun anlamlarını içinde barındırmaktadır. Renklerle yön’ler de anlatılabilir. Ak : güney, Kızıl : Doğu, Sarı : Batı, Kara : Kuzey
  155. Yönlerini anlatır. Kara’nın öteki anlamlarına gelince : 1- Güç, şiddet 2- Olağanüstülük, harikuladelik 3- Ululuk, büyüklük, ulaşılmazlık 4- Cesaret, atılganlık, yiğitlik 5- Yas, keder, üzüntü, ölüm 6- Fakirlik, sıradanlık, (soylu olmamak) 7- Kötülük, bela, uğursuzluk 8- Esmer ten, yanık ten 9- Aşırı soğuk, kış ─ 1- Alper Tunga’nın oğullarından 2- Türkmenlerin, Teke, Ersarı ve Toktamış oymakları dip dedelerinden
  156. KARAAÇKI : birl. Kara/Açkı
  157. KARA KULAGU : birl. Kara/Kulagu ─ (Kara Kulagu Han) Çağatay hanlarından. Çağatay Han’ın oğlu
  158. KARAACUN : birl. Kara/Acun
  159. KARAAĞAÇ : birl. Kara/Ağaç
  160. KARAAĞAÇBUYRUK : birl. Kara/Ağaç/Buyruk ─ Uygurlar dönemi vezirlerinden
  161. KARAAK : birl. Kara/Ak Karşıtların birlikteliği ─ Harzem hanlarından Celaleddin’in komutanlarından
  162. KARAALMAZ : birl. Kara/Almaz..Namuslu
  163. KARAALP : birl. Kara/Alp
  164. KARAARSLAN : birl. Kara/Arslan ─ Gazneliler devleti hanlarından
  165. KARAATAĞ : birl. Kara/Atağ
  166. KARAAY : birl. Kara/Ay
  167. KARABA : birl. Kar/Aba ─ Altay Türkleri, oymaklarından ve bu oymağın ilk beyi
  168. KARABALA : birl. Kara/Bala ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Semiz ve Baganalı oymakları dip dedelerinden
  169. KARABALKAN : birl. Kara/Balkan ─ Türkmenlerin, Göklen oymağı dip dedelerinden
  170. KARABARGI : birl. Kara/Bargı ─ Kırgızların, Edigene oymağı dip dedelerinden
  171. KARABARK : birl. Kara/Barg
  172. KARABARKIN : birl. Kara/Barkın
  173. KARABARS : birl. Kara/Bars
  174. KARABAŞ : birl. Kara/Baş 1- Evlatlık 2- Kul, köle ─ Karahanlılar dönemi bey ve komutanlarından
  175. KARABATAK : birl. Kara/Batak...Bir deniz kuşu
  176. KARABATU : birl. Kara/Batu
  177. KARABATUR : birl. Kara/Batur
  178. KARABAY : birl. Kara/Bay
  179. KARABAYAT : birl. Kara/Bayat
  180. KARABAYIR : birl. Kara/Bayır
  181. KARABEGÜM : birl. Kara/Begüm
  182. KARABEK : (Karabey) Kara/Beğ ─ Hint, Türk kölemenleri devleti, Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  183. KARABERK : birl. Kara/Berk
  184. KARABEY : birl. Kara/Bey
  185. KARABIYIK : birl. Kara/Bıyık ─ Kazakların Kiçiyüz bölüğü, oymak beylerinden
  186. KARABİKE : birl. Kara/Bike
  187. KARABOĞA : birl. Kara/Boğa ─ Kulagu Han dönemi, İlhanlı komutanlarından ve Bağdat valisi
  188. KARABOZ : birl. Kara/Boz ─ Özbeklerin, Konrat ve Kançagalı oymaklarının dip dedelerinden
  189. KARABÖGÜ : birl. Kara/Bögü ─ Safeviler dönemi Azeri kökenli ozanlarından
  190. KARABÖRİ : birl. Kara/Böri ─ Kırgızların, Togay, Bugu ve Böri oymaklarının dip dedelerinden
  191. KARABÖRK : birl. Kara/Börk ─ Manas destanında adı geçen bir bey
  192. KARABUDAK : birl. Kara/Budak ─ Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  193. KARABUĞAÇ : birl. Kara/Boğaç ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  194. KARABUĞRA : birl. Kara/Buğra
  195. KARABUĞU : birl. Kara/Buğu
  196. KARABUKA : birl. Kara/Buka
  197. KARABUKAY : birl. Kara/Bugay
  198. KARABULUK : birl. Kara/Buluk ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  199. KARABULUT : birl. Kara/Bulut
  200. KARABURÇ : birl. Kara/Burç
  201. KARABÜK : birl. Kara/Bük
  202. KARACA : 1- Karaya çalan, esmer 2- Gözü kara, cesur, şiddetli 3- Bir ceylan türü 4- Halktan soylu olmayan ─ Türkmenlerin Türk oymağı dip dedelerinden
  203. KARACA ALP : birl. Karaca/Alp ─ Selçuklular dönemi atabeylerinden ve Dolukatır oğulları beyliğinin kurucusu olan bey
  204. KARACA NOYAN : birl. Karaca/Noyan ─ Çengiz Kağan’ın damadı ve Çağatay Han’ın atabeyi
  205. KARACABEY : birl. Karaca/Bey ─ 1- Otmanlıların ilk dönem bey ve komutanlarından 2- Macar kumanları beylerinden
  206. KARACAESİ : birl. Karaca/Esi
  207. KARACAOĞLAN : birl. Karaca/Oğlan ─ 18.Yüzyıl, Otmanlılar dönemi halk ozanlarından
  208. KARACEBE : birl. Kara/Cebe
  209. KARACIK : 1- Esmer, kar tenli 2- Gözbebeği ─ Selçuklular dönemi beylerinden
  210. KARACA : (karaçak, karaca) ─ Babür Han dönemi beylerinden
  211. KARAÇAĞ : birl. Kara/Çağ ─ Öketay Kaan’ın oğullarından
  212. KARAÇAKI : birl. Kara/Çakı
  213. KARAÇAKIN : birl. Kara/Çakın
  214. KARAÇAR : birl. Kara/Çar,çur ─ Timur Kürkan Han’ın dip dedeleirnden
  215. KARAÇAVDUR : birl. Kara/Çavdur ─ Türkmenlerin, Çavdur oymağı dip dedelerinden
  216. KARAÇAVLI : birl. Kara/Çavlı
  217. KARAÇAY : birl. Kara/Çay ─ Kafkasya’daki, Kabardın ve Bolkar oymaklarının ilk beylerinden
  218. KARAÇIL : Kumral, karaya çalan ─ Anadolu Selçukluları (Kılıçarslan) dönemi komutanlarından
  219. KARAÇİGİR : birl. Karacı/Yir,yer ─ Oğuz Kağan’ın torunlarından
  220. KARAÇOR : birl. Kara/Çur ─ 1- Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey 2- İran Türkmenleri oymak beylerinden
  221. KARAÇUK : (Karacık) ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  222. KARAÇUK ÇOBAN : birl. Karaçuk/Çoban ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  223. KARADAĞ : birl. Kara/Dağ ─ İran Türkmenleri oymak beylerinden
  224. KARADEMİR : birl. Kara/Demir
  225. KARADENİZ : birl. Kara/Deniz
  226. KARADOĞAN : birl. Kara/Doğan ─ Sasaniler devleti, komutanlarından
  227. KARADOĞU : birl. Kara/Doğu
  228. KARAELÇİ : birl. Kara/Elçi
  229. KARAELÇİN : birl. Kara/Elçin
  230. KARAER : birl. Kara/Er
  231. KARAERGİN : birl. Kara/Ergin
  232. KARAERKİN : birl. Kara/Erkin
  233. KARAERSİN : birl. Kara/Ersin
  234. KARAEŞ : birl. Kara/Eş
  235. KARAEVLİ : birl. Kara/Evli ─ Oğuz Kağan’ın torunlarından ve 24 Oğuz boyundan biri
  236. KARAGA : Karga, kuzgun ─ Altay Türkleri oymak beylerinden
  237. KARAGİRAY : birl. Kara/Giray ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Girey oymağı dip dedelerinden
  238. KARAGÖK : birl. Kara/Gök
  239. KARAGÖKÇE : birl. Kara/Gökçe ─ Türkmenlerin, Teke oymağı dip dedelerinden
  240. KARAGÖNE : birl. Kara/Göne ─ Göktürk Kağanlarından (Kara Kağan’ın öteki adı)
  241. KARAGÖZ : birl. Kara/Göz ─ kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu oymağı dip dedelerinden
  242. KARAGÖZBEGÜM : birl. Karagöz/Begüm ─ Babür Han’ın kızkardeşlerinden
  243. KARAGÜN : birl. Kara/Gün
  244. KARAGÜNE : (Karagün) ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey (Kazan beyin kardeşi)
  245. KARAĞLI : 1- Yaslı, matemli 2- Bakışları etkileyici ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  246. KARAHAN : birl. Kara/Han ─ 1- Türk mitolojisinde “Tanrılar Tanrısı” (Greklerin, Zeus’u gibi) 2- Oğuzname’de, Moğol Han’ın dört oğlundan biri ve Oğuz Kağan’ın babası 3- Karahanlılar devletinin kurucusu olan Satuk Buğra
  247. Han’ın dedesi 4- Oyratlar hanlarından 5- Göktürklerden sonraki kurulan Türk 6- Devletlerinde, soylu olmayıp, kara budundan (halktan) biri olarak devlet kuran kişilerin takındığı ünvanlardan
  248. KARAİLÇİ : birl. Kara/İlçi
  249. KARAİLİG : birl. Kara/İlig
  250. KARAİMER : birl. Kara/İmer
  251. KARAİNAL : birl. Kara/İnal
  252. KARAK : 1- Kara/Ak 2- Gözbebeği 3- Bakış, nazar
  253. KARAKAÇIR : birl. Kara/Kaçır
  254. KARAKAĞAN : birl. Kara/kağan ─ 1- Göktürk devletinin son Kağanı.Kürşad’ın amcası
  255. KARAKAN : birl. Kara/Kan (mec. Halktan)
  256. KARAKAŞ : birl. Kara/kaş ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Uvak Girey oymağının dip dedelerinden
  257. KARAKAYA : birl. Kara/kaya
  258. KARAKAYI : birl. Kara/Kayı
  259. KARAKÇI : 1- Gözlemci, bakıcı 2- Kaeakeçi ─ Kırgızların, Togay ve Tolkan oymaklarının dip dedelerinden
  260. KARAKEÇİ : birl. Kara/Keçi
  261. KARAKEÇİLİ : birl. Kara/Keçili ─ Otmanlıların akrabası olan bir Oğuz oymağı
  262. KARAKILIÇ : birl. Kara/Kılıç
  263. KARAKILIG : birl. Kara/Kılık (huy, yaradılış)
  264. KARAKIRK : birl. Kara/Kırk (..Kırk sayısı da, üç ve dokuz gibi, Türklerin uğurlu sayılarındandır.) ─ Oğuz beylerden Kara Çiyer’in oğlu
  265. KARAKIŞ : birl. Kara/Kış
  266. KARAKITAY : birl. Kara/Kıtay (..Çinliye benzeyen, Çinlilerle kanı karışıp, melez olmuş..) ─ Kara/Kıtaylar devletinin kurucusu ve ilk hanı
  267. KARAKİSEK : birl. Kara/Kesik ─ 1- Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Karasakal oymağının dip dedelerinden 2- Kazakların Ortayüz bölüğü, Argın oymağı dip dedelerinden
  268. KARAKOCA : birl. Kara/Koca ─ 1- dede Korkut’un babası 2- Türkmenlerin, Yaymut ve Bayramşahlı oymağının dip dedelerinden
  269. KARAKOÇ : birl. Kara/Koç
  270. KARAKOL : birl. 1- Kara el 2- Gözetleme yeri, gözetim alanı ─ Kırgızların, Togay ve Girik oymakları dip dedelerinden
  271. KARAKONGAR : birl. Kara/Kongar ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları dip dedelerinden
  272. KARAKONUK : birl. Kara/Konuk ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  273. KARAKOPUZ : birl. Kara/Kopuz
  274. KARAKOY : birl. Kara/Koy (Koyun) ─ Özbeklerin Karakalpak oymağı dip dedelerinden
  275. KARAKOYTUN : birl. Kara/Koytun ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları dip dedelerinden
  276. KARAKÖS : (Karaköz, karagöz)
  277. KARAKUL : birl. Kara/Kul
  278. KARAKULA : birl. Kara/Kula
  279. KARAKULAGU : birl. Kara/Kulagu ─ Çağatay Hanlarından
  280. KARAKULAN : birl. Kara/Kulan
  281. KARAKULİ : birl. Kara/Kulu
  282. KARAKURGAN : birl. Kara/Kurgan
  283. KARAKURT : birl. Kara/Kurt
  284. KARAKURUM : birl. Kara/Kurum (Ötüken)
  285. KARAKUŞ : birl. Kara/Kuş (Mizan Yıldızı) ─ Selahaddin Eyyubi’nin komutanlarından
  286. KARAKUZU : birl. Kara/Kuzu ─ 1- Anadolu Selçukluları dönemi beylerinden 2- Babür Han’ın bey ve komutanlarından
  287. KARAKÜNE : (Karagün)
  288. KARAL : Vade, müddet
  289. KARAMIŞ : Bakmış, görmüş, açık göz
  290. KARAMAN : 1- Kara tenli 2- Yiğit, gözü kara ─ 1- Selçuklular dönemi beylerinden ve Karamanoğulları kurucusu 2- Türkmenlerin, Salur oymağı dip dedelerinden
  291. KARAMANGU : birl. Kara/Mangu
  292. KARAMANGUT : birl. Kara/Mangut ─ Özbeklerin, Mangut oymağı dip dedelerinden
  293. KARAMIŞ HAN : birl. Karamış/Han ─ Bulgar Hanlarından
  294. KARAMUN : birl. Kara/Mun (bun)
  295. KARAMUT : birl. Kara/Mut
  296. KARANÇI : Bakıcı, gözlemci ─ Timur Kürkan Han dönemi bey ve komutanlarından
  297. KARAOBA : birl. Kara/Oba
  298. KARAOĞLAN : birl. Kara/Oğlan
  299. KARAOĞUL : birl. Kara/Oğul
  300. KARAOĞUR : birl. Kara/Uğur
  301. KARAOK : birl. Kara/Ok
  302. KARAOKAN : birl. Kara/Okan
  303. KARAOKAY : birl. Kara/Okay
  304. KARAORAK : birl. Kara/Orak
  305. KARAORKUN : birl. Kara/Orkun
  306. KARAOTAĞ : birl. Kara/Otağ ─ Eski dönem, toy ve şölenlerde, çocuğu olmayan beylerin oturduğu kısım, tribün (...oğlu olanlar, Ak otağa, kızı olanlar kızıl otağa, konuk edilirlerdi.)
  307. KARAOZAN : birl. Kara/ozan (halk ozanı) ─ Göktürkler dönemi beylerinden Kürşad’ın kırklarından
  308. KARASADAK : birl. Kara/sadak
  309. KARASAGU : ağıt, mersiye
  310. KARASAKAL : birl. Kara/Sakal ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Alioğlu oymağının dip dedelerinden
  311. KARASAVÇI : birl. Kara/Savcı
  312. KARASAYIN : birl. Kara/Sayın
  313. KARASOY : birl. Kara/Soy
  314. KARASÖLEK : birl. Kara/Sülek ─ Oğuz Kağan’ın vezir ve komutanlarından
  315. KARASUNGUR : birl. Kara/Sungur ─ Baybars han dönemi, Halep valisi ve komutanlarından
  316. KARASÜYÜK : birl. Kara/Süyük (kemik) (avam, halktan)
  317. KARAŞAMAN : birl. Kara/Şaman ─ Şamanist gelenekte, kötü ruhlarla uğraşan şamanlar
  318. KARAŞIN : Esmer, karaya çalan
  319. KARATAK : birl. Kara/Dağ ─ Kırgız oymağı eski dönem beylerinden
  320. KARATAN : birl. Kara/tan
  321. KARATAPIN : birl. Kara/Tapın
  322. KARATAŞ : Birl. Kara/Taş ─ 1- Mısır-Türk kölemenleri devleti bey ve komutanlarından 2- Türkmenlerin, Teke ve Taşayak oymakları dip dedelerinden
  323. KARATATAR : birl. Kara/Tatar
  324. KARATAV : birl. Kara/Dağ
  325. KARATAY : birl. Kara/Tay ─ Konya Selçukluları dönemi, İzeddin Keykavu’un, atabeylik ve başbakanlığını yapmış bilgin bir kişi
  326. KARATEKE : birl. Kara/Teke ─ Otmanlıların ilk dönem beylerinden
  327. KARATEKİN : birl. Kara/Tekin ─ Danişmendoğulları beyliği dönemi beylerinden
  328. KARATEMİR : birl. Kara/Demir (Balta)
  329. KARATENGİZ : birl. Kara/Deniz
  330. KARATİGİN : birl. Kara/Tigin ─ Gazneli Mahmud Han’ın komutanlarından
  331. KARATİKEN : birl. Kara/Diken
  332. KARATİMUR : birl. Kara/Timur
  333. KARATİMURTAŞ : birl. Kara/Timurtaş
  334. KARATOGAN : birl. Kara/Togan
  335. KARATOĞMA : birl. Kara/Toğma
  336. KARATON : birl. Kara/Ton (Zırh, zırhlı giysi) ─ batı Hunları Hanlarından. Balamir Han’ın torunu
  337. KARATOY : birl. Kara/Toy
  338. KARATOYUN : birl. Kara/Toyun ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  339. KARATUĞ. birl. Kara/Tuğ
  340. KARATUĞRUL : birl. Kara/Tuğrul
  341. KARATULGA : birl. Kara/Tulga
  342. KARATUMAN : birl. Kara/Duman
  343. KARATUNGA : birl. Kara/Tunga
  344. KARATÜBE : birl. KaraTepe ─ ..Türkmenlerin, Ersarı ve Alaç oymakları dip dedelerinden
  345. KARATÜN : birl. Kara/Tün (gece) ─ Batı Hunları komutanlarından
  346. KARATÜRGEŞ : birl. Kara/Türgeş ─ Türgiş’ler boyunun bir kolu
  347. KARAUÇ : birl. Kara/Uç
  348. KARAUL : Bakış, gözlem yeri (Karakol sözcüğü buradan gelir) ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın oymağı dip dedeleirnden
  349. KARAURAN : birl. Kara/Uran
  350. KARAUYTUN : birl. Kara/Uytun ─ Otmanlıların dip dedelerinden
  351. KARAUZ : birl. Kara/Uz
  352. KARAÜREK : birl. Kara/Yürek Cesur, korkusuz
  353. KARAV : Bakış, nazar, bakan
  354. KARAVUL : (Karaul) 1- Gözcü, keşif kolu 2- Muhafız, badıgart ─ Babür Han’ın bey ve komutanlarından
  355. KARAY : yardımcı, yararlı, yardımsever
  356. KARAYABIR : birl. Kara/yabır
  357. KARAYAĞAN : birl. Kara/Yağan
  358. KARAYAĞIZ : birl. Kara/Yağız
  359. KARAYAKŞI : birl. Kara/Yakşı
  360. KARAYALÇIN : birl. Kara/Yalçın
  361. KARAYAMAÇ : birl. Kara/Yamaç
  362. KARAYAN : Bakan, gözleyen
  363. KARAYARGI : birl. Kara/Yargı
  364. KARAYARLIG : birl. Kara/Yarlık
  365. KARAYASA : birl. Kara/Yasa
  366. KARAYAZGAN : birl. Kara/Yazgan
  367. KARAYAZGI : birl. Kara/yazgı
  368. KARAYEL : birl. Kara/Yel
  369. KARAYELE : birl. Kara/Yele
  370. KARAYENGİ : birl. Kara/Yengi
  371. KARAYIĞAÇ : birl. Kara/Yığaç ─ karahanlılar dönemi bey ve komutanlarından
  372. KARAYIŞ : bakış, bakan
  373. KARAYİR : birl. Kara/Yer (kara toprak) ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları dip dedelerinden
  374. KARAYOLUG : birl. Kara/Yoluk
  375. KARAYUMRU : birl. Kara/Yumru
  376. KARAYURT : birl. Kara/Yurt (kara çadır)
  377. KARAYÜLEK : birl. Kara/Yülek ─ Akkoyunlu hanlarından, Uzun Hasan’ın dedesi
  378. KARAYÜLÜG : birl. Kara/Yülüg
  379. KARBEK : birl. Kar/Bek ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın ve Taşayak oymaklarının dip dedelerinden
  380. KARÇAK : 1- Pençe 2- Büst, yarım heykel
  381. KARÇAR : birl. Kar/Çar ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  382. KARÇIGA : Bir şahin türü ─ Kırgız destanlarında adı geçen bir bey
  383. KARÇIĞAY : birl. Kar/Çığay
  384. KARÇUR : birl. Kar/Çur ─ Dokuz Oğuzlar dönemi bey ve komutanlarından
  385. KARDAŞ : Kardeş, kardeş yakınlığı ─ Mısır- Türk kölemenleri devleti denizcilerinden
  386. KARESİ : birl. Kar/Esi ─ Anadolu Selçukluları dönemi beylerinden ve Karesi beyliğinin kurucusu
  387. KARGI : Mızrak
  388. KARGIBAY : birl. Kargı/Bay
  389. KARGIN : Meşbu
  390. KARGUY : 1- Bir atmaca türü 2- Gözetleme kulesi, dağ başlarına yapılan yüksek yapı ─ İran Türkmenleri oymak beylerinden
  391. KARHAN : birl. Kar/Han ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  392. KARIK : Karışık, melez ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  393. KARIKSIZ : Saf, temiz, karışık olmayan
  394. KARIMIŞ : karışık, karışmış ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  395. KARINÇIK : Bakış, nazar, göz kaçamağı ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları dip dedelerinden
  396. KARINDAŞ : 1- Kardeş, kardeşlik 2- Kız kardeş, bacı (Kazak ve Kırgızlarda)
  397. KARKIN : (Kargın) ─ Oğuz Kağan’ın torunlarından
  398. KARKINBAY : birl. Karkın/Bay
  399. KARKIŞ : birl. Kar/Kış
  400. KARLIGAN : karlar eriyince açan bir dsağ çiçeği
  401. KARLIK : Karlı arazi, karlı dağ ─ Özbeklerin, Karakalpak oymağı dip dedelerinden
  402. KARLU : Karlı, kar almış
  403. KARLUBEK : birl. Karlı/Bek
  404. KARLUGAÇ : Kar çiçeği ─ Manas destanında adı geçen bir kız
  405. KARLUK : (Karlı, karlık)
  406. KARMAS : Karıştırmaz (Soyunu, neslini) ─ Artukoğulları beyliğinden İlgazi beyin oğlu
  407. KARŞI : Karşıt, zıt ─ Başkurt oymak beylerinden
  408. KARŞIT : Karşı ─ Türk mitolojisinde, Ülke’nin yedi oğlundan biri ve Temizlik Tanrısı
  409. KARTAL : İri kanatlı avcı kuş (Karatal)
  410. KARTAN : birl. Kar/Tan
  411. KARTANBAY : birl. Kartan/Bay ─ Kırgız oymak beylerinden
  412. KARTARKAN : birl. Kar/Tarkan
  413. KARTAY : birl. Kar/Tay
  414. KARUÇ : 1- Karış, karışık 2- Kara uç ─ Timur Kürkan Han dönemi bey ve komutanlarından
  415. KARYAĞDI : birl. Kar/Yağdı (...Doğumu, kar yağdığı sırada olan)
  416. KARYAĞDI HATUN : birl. Karyağdı/Hatun ─ Halen Ankara’da türbesi bulunan, Otmanlılar döneminde yaşamış ve ermiş olduğu söylenen bir hanım
  417. KASAR : 1- Keser 2- kasıntı, afili 3- Fırtına ─ Çengiz Kaan’ın kardeşlerinden
  418. KASMIŞ : Afili, fiyakalı, kasıntı ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  419. KAŞ : Kaş, korkusuzluk, cesaret ─ Altay Türkleri, Taraga oymağı beylerinden
  420. KAŞGA : (Kaşka)
  421. KAŞGAR : Cesur, üstün vasıflı
  422. KAŞKA : 1- Yiğitlik, mertlik 2- Üstün vasıflılık 3- Dayanıklılık, metanet ─ Babür Han’ın bey ve komutanlarından
  423. KAŞKA TAMAN : birl. Kaşka/Taman ─ Kırgızların, Mündi oymağı beylerinden
  424. KAŞKABARS : birl. Kaşka/Bars
  425. KAŞKABAY : birl. Kaşka/Bay
  426. KAŞKATİMUR : birl. Kaşak/Timur
  427. KAŞKAY : birl. Kaşka/Ay ─ İran Türkmenleri oymak beylerinden
  428. KAŞKULİ : birl. Kaş/Kulu ─ İran Türkmenleri Karguy oymağı beylerinden
  429. KAŞUK : Dayanıklı, metin ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  430. KATAK : Katı, sert
  431. KATAK BAĞATUR : birl. Katak/Bahadır ─ Çengiz Kaan dönemi, Kerayet asıllı bey ve komutanlardan
  432. KATAN : 1- Sert, katı 2- Saplayan, (Kargı, ok) 3- Ekleyen, artıran
  433. KATAR : (Katan) ─ Kazak hanlığı dönemi beylerinden
  434. KATAR HAN : birl. Katar/Han ─ Kıtay hanlarından
  435. KATAR TİGİN : birl. Katar/Tigin
  436. KATAY : birl. Katı/Ay ─ Başkurt oymak beylerinden
  437. KATGI (katkı) : 1- Katı, sert, haşin 2- Yarar, yararlılık 3- Neşe, şenlik
  438. KATGIÇ : Katı, sert, dayanıklı, haşin
  439. KATI : sert, dayanıklı, haşin, güvenli, admakıllı, etraf ─ Karahanlılar dönemi beylerinden etraflıca
  440. KATLICAK : Katıca,sertçe,şiddetli
  441. KATIALP : birl. Katı/Alp
  442. KATIGEZ : birl. Katı/Gez
  443. KATIGU : Çalışkan, gayretli, azimli
  444. KATIGÜN : birl. Katı/Gün
  445. KATIĞDI : Çok katı, şiddetli, kuvvetli
  446. KATIK : 1- Katı, sert, güçlük, şiddet 2- Katılan, katılım 3- Ekmek, yemek
  447. KATIKAN : birl. Katı/Kan ─ Avarlar devleti, bey ve komutanlarından
  448. KATILGAN : Dayanıklı, metin, sert
  449. KATILIK : Güçlük, sertlik, dayanıklılık, haşinlik
  450. KATILIKALP : birl. Katılık/Alp
  451. KATIRHAN : birl. Katır/Han ─ Karahanlı hanlarından
  452. KATIRAK : Katıca, haşince
  453. KATIYEL : birl. Katı/Yel (Kuru rüzgar)
  454. KATIZ : 1- Ağaç kabuğu 2- Tarçın
  455. KATLAV : Zırh, siper
  456. KATLIG : Katılık, sertlik
  457. KATMIŞ : 1- Saplamış 2- Katılaşmış 3- Eklemiş ─ 1- Karahanlılar dönemi komutanlarından 2- Sogay destanların da adı geçen bir bey
  458. KATRAG HAN : (Katırak han) ─ Bulgar Hanlarından
  459. KATUK : (Katık) ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  460. KATUN : (Hatun) İmparatoriçe, Kağan eşlerine verilen bir unvan. (Kadınsözcüğü buradan gelir)
  461. KAVAN : Kovucu, defedici ─ Öketay kaan dönemi komutanlarından
  462. KAVÇIN : Konuk, kısa süreli misafir
  463. KAVŞIT : 1- Kavuşma, vuslat, kavuşulan yer ─ Divaı Lügat’de adı geçen bir bey
  464. KAVURT : 1- Kurt 2- Kaşmet, ihtişam 3- Dayanıklılık, kalıcılık ─ Alparslan Han’ın kardeşi. Çağrı Beğin oğullarından
  465. KAVUŞ : 1- Menzil, kavuşulacak yer 2- Buluşma, buluşma yeri
  466. KAY : 1- Tipi, kar fırtınası 2- Masal, hikaye
  467. KAYA : Taş bloğu mec. 1- Sertlik, sağlamlık, yıkılmazlık, dayanıklılık 2- İhsan, inayet
  468. KAYA ALP : birl. Kaya/Alp ─ Ertuğrul Beyin dedesi
  469. KAYABAŞ : birl. Kaya/Baş
  470. KAYABAY : birl. Kaya/Bay
  471. KAYABEK : birl. Kaya/Bek
  472. KAYADUR : birl. Kaya/Dur
  473. KAYAER : birl. Kaya/Er
  474. KAYAGÜN : birl. Kaya/Gün
  475. KAYAHAN : birl. Kaya/Han
  476. KAYAK : Kayık, sandal
  477. KAYALAK : 1- Kayık, sandal 2- kaya, kayalık ─ Sogay destanlarında adı geçen bir bey
  478. KAYAN : 1- Çığ, çığ kümedsi 2- Sel, sel suyu ─ Ergenekon destanında adı geçen bir bey
  479. KAYANHAN : birl. Kayan/Han ─ 1- Avarlar devleti hanlarından 2- Çengiz Kaan dönemi, Nayman hanlarından
  480. KAYANSALAR : birl. Kayan/Salar ─ Harzemşahlar devleti, bey ve komutanlarından
  481. KAYANSALÇUK : birl. Kayan/Salçuk ─ Timur Kürkan Han dönemi beylerinden
  482. KAYAR : 1- Sel, sel suyu 2- Gurur, onur
  483. KAYAŞ : Hısım, akraba, kavim kardaş
  484. KAYATEKİN : birl. Kaya/Tekin
  485. KAYATİMUR : birl. Kaya/Timur
  486. KAYÇI : Masalcı, destancı
  487. KAYDU : 1- Katı, sert, şiddetli 2- Kaygı, hüzün 3- Sel, sel suyu
  488. KAYDUHAN : birl. Kaydu/Han ─ 1-Çengiz Kaan’ın dip dedelerinden 2- Çağatay hanlarından 3- Öketay Kaan’ın torunlarından 4- Geyük Han’ın yeğenlerinden
  489. KAYGAÇ : Kayık, sandal
  490. KAYGAŞ : Mucize, olağanüstülük
  491. KAYGIN : 1- Üzgün, kaygılı 2- İsyankar, isyan halinde
  492. KAYGU : Kaygı, endişe, titizlik
  493. KAYGULU : Kaygılı, mahzun ─ Özbeklerin, Konrat ve Oktamgalı oymakları, dip dedelerinden
  494. KAYGUN : Mahzun, üzgün, müteessir
  495. KAYGUSUZ : Vurdumduymaz, gailesiz, umursamaz ─ Otmanlılar döneminde yaşamış, halk ozanlarından (Kaygusuz Abıdal)
  496. KAYHAN : birl. Kay/Han
  497. KAYI : 1- Sel 2- Kar fırtınası 3- Muhkem, iyi korunan ─ Otmanlıların bağlı bulunduğu Oğuz boyu 2- Türkmenlerin, Göklen oymağı dip dedelerinden
  498. KAYİNAL HAN : birl. Kayı/İnal/Han ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  499. KAYI YABGU : birl. Kayı/Yabgu ─ Oğuz destanında adı geçen bir bey. Tuman Han’ın oğullarından
  500. KAYIACAR : birl. Kayı/Acar
  501. KAYIALP : birl. Kayı/Alp
  502. KAYIER : birl. Kayı/Er
  503. KAYIGATU : birl. Kayı/Katı
  504. KAYIHAN : birl. Kayı/Han ─ Oğuz Kağan’ın torunu, Gül Han’ın oğlu
  505. KAYIKTEGEN : birl. Kayık/Tegen ─ Türkmenlewrin, Göklen oymağı dip dedelerinden
  506. KAYIR : 1- Kayırma, hamilik, destek 2- Heybet, gösteriş 3- Azim, kararlılık
  507. KAYIRGAŞ : 1- Deste, demet 2- Kayırıcı, koruyucu
  508. KAYIRMIŞ : Kayıran, kayırıcı, destekçi
  509. KAYIRŞI : 1- İçli, merhametli 2- Karşı, muhalif, hizip
  510. KAYITGAN : Dik başlı, boyun eğmeyen
  511. KAYITMAS : Adil, adaletli ─ Cezire beylerinden, İzeddin beyin komutanlarından
  512. KAYKAN : birl. Kay/Kan
  513. KAYMAS : Adaletli, düzenli ─ Selçuklular dönemi Musul atabeylerinden
  514. KAYNAK : Pınar, göze
  515. KAYNAR : 1- Pınar, göze 2- Ateşli, kızgın
  516. KAYNARCA : 1- Kaynak, pınar, menba 2- Ilıca, banyo
  517. KAYRA : Yardım, inayet
  518. KAYRAL : Yardım, destek
  519. KAYRALDIĞ : 1- Destekli, torpilli 2- Eli açık, cömert
  520. KAYRIM : Arka, destek, inayet
  521. KAYRU : Geri, arka, destek
  522. KAYTAG : Aldatıcı, adaletsiz, hilebaz
  523. KAYTBAY : Adil, adaletli, hakkaniyetli
  524. KAYTMAZ : Adil
  525. KAYTUN : Yardımsever ─ Oğuz Kağan’ın torunlarından
  526. KAYURTAR : Kurtarıcı, yardımsever ─ Kulagu Han’ın komutanlarından
  527. KAZAK : 1- Kaçak, kıpçak, merkezden uzak kalan 2- Otoriteye bağlı olmayan, başına buyruk 3- Gezgin, derbeder
  528. KAZAK HAN : birl. Kazak/Han
  529. KAZAKBAY : birl. Kazak/Bay
  530. KAZAKBEG : birl. Kazak/Bey
  531. KAZAKER : birl. Kazak/Er
  532. KAZAN : 1- Kazanç, kazanım, birikim, artı değer, bolluk 2- Kızan, kızgın
  533. KAZAN HAN : birl. Kazan/Han ─ 1- Çağatay hanlarından 2- Altınordu hanlarından 3- Kazan hanlığının kurucusu ve ilk hanı
  534. KAZANBAY : birl. Kazan/Bay
  535. KAZANBEG : birl. Kazan/Bey
  536. KAZANCI : (Kazanç, Kazançı) ─ Türkmenlerin, Sarık oymağı dip dedelerinden
  537. KAZANCUK : 1- Kazanç, kar, getiri 2- Yemek kazanı, tencer ─ Özbeklerin, Konrat ve Oktamgalı oymakları dip dedelerinden
  538. KAZANÇ : Gelir, kar, artı değer, getiri
  539. KAZANER : birl. Kazan/Er
  540. KAZGAN : Kazan, kazanç ─ Buhara hanlığı hanlarından
  541. KAZGURT : (Kazırgan)
  542. KAZILIK : 1- Kazık 2- Kazma aleti 3- Kızgın, celalli
  543. KAZILIK KOCA : birl. Kazlılık/Koca ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  544. KAZIRGAN : Şamanist gelenekte, kötü ruhların, doğruluğa gelmesi için,geçici bir süre için kaldığı ateş çukuru. Bir nevi cehennem
  545. KAZU : Nimet, kazanç
  546. KAZUK : (Kozu, Kazık) 1- Kazma 2- Kazık, sırık
  547. KEBEK : Kabuk, ağaç kabuğu ─ Çağatay hanlarından
  548. KEBENÇ : İtimat, güven, hoşnutluk
  549. KEBENÇÜ : Hoşnut, bahtiyar
  550. KEÇİG : 1- Geçit, köprü 2- Mutlu, sevinçli
  551. KEÇİKLİĞ : Mutlu, sevinçli
  552. KEÇİR : Bağışlayıcı, affedici
  553. KEÇKATULMUŞ : birl. Geç/Katılmış ─ Türk mitolojisinde adı geçen, Oğuz beylerinden
  554. KEÇÜRGEN : Bağışlayıcı, affedici
  555. KEDİMLİG : 1- Zırh, demirağ 2- Giyimlik, giysi
  556. KEKMEN : Olgun, ergin, ermiş
  557. KELDİBAY : birl. Geldi/Bay
  558. KELDİBEK : birl. Geldi/Beğ
  559. KELESİN : Gelesin, gelik, halife ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları dip dedelerinden
  560. KELEŞ : Alımlı, yakışıklı, cıvan
  561. KELEZTİ : Hayal, serap
  562. KELGİN : Gelgin, suyu kabaran ırmak
  563. KELİŞTÜ : Olgunluk, gelişim, suhulet
  564. KELTEÇİ : Gelici, gelecek olan, halef
  565. KEMEÇ : Asker, askeri görevli
  566. KENÇEK : (Gençık, Genç)
  567. KENÇLİYÜ : Oğuz beylerinin, özellikle güz kurultayların dan sonraki toy ve şölenlerde, kendi mallarını yağmalatıp, halka dağıtılması için kurdukları büyük sofra. Yağma sofrası
  568. KENDÜZ : Nefs, can, ruh
  569. KENESARU : birl. Kene/Saru ─ Kazak hanlarından. Abılay Han’ın torunu (Bazı kaynaklarda “Kuni saru” olarak da geçer)
  570. KENEŞ : İstişare, müşavere
  571. LENGEŞ : Keneş
  572. KENGEŞLÜ : Danışık, anlaşık, dayanışmalı ─ İran Türkmenleri, oymak beylerinden
  573. KENDİL : Gönül, gönüllü, temiz yürekli
  574. KENİ : (Kuni) Adaletli, adil, dengeli
  575. KEPKE : Örnek, numune
  576. KEPTİK : 1- Latif, şakacı 2- Eşit, müsavi
  577. KERAMUN : Karaman, esmer tenli ─ Kutluğ Timur Han;ın kızlarından
  578. KARAY : birl. Ker/Ay
  579. KERAYET : Sahil, kıyı, plaj
  580. KEREGÜ : Ev, çadır, barınak
  581. KEREKLİ : Gerekli, elzem, ihtiyaç
  582. KEREKTÜ : İhtiyaç, lüzum, zaruret
  583. KEREKÜLÜG : Çadırlı, göçebe
  584. KERELTİ : Tanıklık, şehadet
  585. KEREN : Ulu, kebir, kadir
  586. KEREŞ : Kiriş, yay kirişi ─ Altay Türkleri, Çor oymağıo dip dedelerinden
  587. KERİ : 1- Eski, kadim, geride kalan 2- Germekten, gerilmiş, gergin
  588. KERİK : (Keri)
  589. KERİNÇSİZ : Eşsiz, binasir, emsalsiz
  590. KERKİ : Balta, nacak
  591. KERKİT : Nacak ─ Altay Türkleri, Kişiler oymağı dip dedelerinden
  592. KERTÜK : (Kertik) 1- Ağaca bıçakla çizilen çizgi 2- yapay, suni
  593. KESEN : 1- keskin, kesici 2- Bölüm, ara
  594. KESİ : Keskin, kesen, kesici, sert
  595. KESİK : Kesi, keskin
  596. KESİKOCA : birl. Kesi/Koca ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  597. KESKİN : 1- Sert mizaçlı, asabi 2- Uç, ekstrem 3- Kesici
  598. KESKİNALP : birl. Keskin/Alp
  599. KESKİNAY : birl. Keskin/Ay
  600. KESKİNBAY : birl. Keskin/Bay
  601. KESKİNBEG : birl. Keskin/Beğ
  602. KESKİNER : birl. Keskin/Er
  603. KEŞİKÇE : 1- Muhafız, koruyucu 2- Defa, sıra, adet
  604. KEŞİKÇİ : 1- Israrlı 2- Nöbetçi
  605. KET : 1- Darbe 2- Yılmaz, azimli, kararlı
  606. KETBUĞA : birl. Ket/Boğa ─ 1- Kulagu Han’ın akraba ve komutanlarından 2- Mısır- Türk kölemenleri devleti, vali ve komutanlarından
  607. KETÇİK : Darbecik ─ Altay Türkleri, Çorum oymağı dip dedelerinden
  608. KETE : Ulu, büyük
  609. KETEBEG : birl. Kete/Bey ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  610. KETKARA : birl. Ket/Kara
  611. KETKARA TUDUN : birl. Ketkara/Tudun ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  612. KEYİK : Baht, mutluluk
  613. KEYKATU : (Keykatu Han) birl. Keyik/Katu ─ İlhanlı hanlarından Argun Han’ın oğlu
  614. KEZEGEN : Gezgin, çapkın
  615. KEZGEN : Gezgin, çapkın
  616. KEZGİÇ : Gezgin
  617. KEZİK : Cesaret, atılganlık, cüret
  618. KEZİR : (Kizir, keser) Cesur, cüretkar
  619. KIBI : Keşif, buluş
  620. KICIR : Öç duygusu, intikam
  621. KICURGAN : Gösterişli, mağrur
  622. KIDIK : Gedik, güdük ─ ..Kırgızların, Togay ve Bugu oymakları dip dedelerinden
  623. KIĞILCIM : Kıvılcım, şerare
  624. KIĞITDUK : Davet, ikram
  625. KILAĞI : Kılıç ve bıçakların bilendikten sonra ağız kısmında meydana gelen çizgi
  626. KILAĞUZ : Kılavuz, rehber
  627. KILAVUN : Düğün hediyesi
  628. KILDI : 1- Yaratıcı, yapıcı 2- Etken, amil
  629. KILDIHAN : birl. Kıldı/Han ─ Kıpçak hanlarından Canı Han’ın oğlu
  630. KILGI : 1- İstem, irade 2- Yaratılmış, kılınmış
  631. KILICI : Yaratıcı, yapıcı, halik, kadim
  632. KILIÇ : (Kıl-Uç) Silah ─ Otmanlılar dönemi denizcilerinden
  633. KILIÇ BUĞRA HAN : birl. Kılıç/Buğra/Han ─ Karayanlı hanlarından Satuk Buğra Han’ın torunu
  634. KILIÇ TAMGAÇ HAN : birl. Kılıç/Tamgaç/Han ─ Selçuklular (Sançar Han) dönemi, komutan ve Semerkant valilerinden
  635. KILIÇ ALP : birl. Kılıç/Alp ─ Suriye Selçuklularından, Nureddin beyin komutanı
  636. KILIÇARSLAN : birl. Kılıç/Arslan ─ Anadolu Selçukluları Hanlarından, Kutalmış beğ’in torunu. (Aynı sülaleden, bu ad ile üç han gelmiştir. Bunların içinde en ünlüleri, birincisi olup, haçlı seferlerine karşı koyuşu ve dünya savaş literatürüne geçen “gerilla savaşlarının” ilk örneklerini vermesi bakımından oldukça ilginç ve renkli bir kişiliktir.)
  637. KILIÇAY : birl. Kılıç/Ay
  638. KILIÇBARS : birl. Kılıç/Bars
  639. KILIÇBAY : birl. Kılıç/Bay
  640. KILIÇBOĞA : birl. Kılıç/Boğa
  641. KILIÇER : birl. Kılıç/Er
  642. KILIÇHAN : birl. Kılıç/Han
  643. KILIÇKAN : birl. Kılıç/Kan ─ Karahanlılar dönemi, bey ve komutanlarından
  644. KILIÇTİMUR : birl. Kılıç/Timur
  645. KILIG : 1- yaradılış, huy, karakte 2- Beceri, iş, yapıcılık
  646. KILIGLI : 1- İyi huylu, ahlaklı, görgülü 2- Becerikli, çalışkan, işgüzar
  647. KILIK : Kılıg
  648. KILIN : 1- Huy, yaradıliş 2- Naz, işve
  649. KILINÇ : Kılınış, huy, karakter
  650. KILIVAN : Hediye, bahşiş, ödül
  651. KILUÇ : Kılıç
  652. KIMAÇA : Engel, mania
  653. KIMAR : Komar, homar, yakışıklı, cezbedici ─ Oğuznamede, Yafesin oğlu, Türk’ün kardeşi
  654. KIMIRTU : Kıpırdanış, devinim, jest
  655. KIMIZ : Ekşi, mayhoş anlamına gelen ve kısrak sütünden yapılan bir içki ─ Sibir hanlarından, Göçüm Han’ın kızı
  656. KIMNA : Sürekli, daima, her zaman
  657. KIN : 1- Silah muhafazası 2- Gayret, çalışma 3- Suç, cürüm, ayıp
  658. KINAGU : 1- Ceza, cezalandırma 2- Çalışma, aktivite
  659. KINALP : birl. Kın/Alp
  660. KINAY : Aktif, çalışkan
  661. KINCAL : İnce, narin, zayıf
  662. KINÇAK : Bıçak kılıfı
  663. KINGAL : İnce, narin
  664. KINGIR : Metin, dayanıklı, sebatkar
  665. KINIK : 1- Gayret, gayretli, çalışkan 2- Muhterem, şerefli, hakim ─ Oğuz Kağan’ın torunu Deniz Han’ın oğlu
  666. KIP : Baht, talih
  667. KIPÇAK : 1- Merkezde kaçmış, uzaklaşmış ve bir otoriteye bağlı bulunmayan 2- Çayırlık, geniş toprak, sahipsiz boş ve geniş arazi 3- Ağaç kovuğu 4- Bahtı açık, talihli ─ 1- Türkmenlerin, Teke, Toktamış ve Salur oymaklarının dip dedelerinden 2- Kazakların, Ortayüz bölüğü oymak beylerinden 3- Kırgızların, İçgilik oymağı dip dedelerinden 4- Altayların, Teleut oymağı dip dedelerinden
  668. KIR : 1- Kırmak...dan Kırış, kesiş, kırma, yarma eylemleri 2- Ak’a yakın kirli beyaz renk 3- mec.
  669. Olgunluk, tecrübe ─ 1- Türkmenlerin, Teke, Ötemiş, ve Ersarı oymaklarının dip dedelerinden 2- Özbeklerin, Konrat oymağı dip dedelerinden
  670. KIRAÇ : 1- Kırlaşmış, kıra çalan, kır gibi 2- Kırıcı, kırık, yarık 3- Verimsiz toprak, yaşlı toprak
  671. KIRAÇATA : birl. Kıraç/Ata ─ Göktürkler dönemi kam’larından
  672. KIRAÇKOCA : birl. Kıraç/Koca
  673. KIRAL : birl. Kır/Al ─ Kırgızların, Karatol ve Kutay oymakları dip dedelerinden
  674. KIRALP : birl. Kır/Alp
  675. KIRAN : 1- Bozgun yapan, düşmanı yok eden 2- Dağ yamacı 3- Yön, kenar, kıyı
  676. KIRANALP : birl. Kıran/Alp ─ Selçuklular dönemi, bey ve komutanlarından
  677. KIRANAY : Birl. Kıran/Ay
  678. KIRANBAY : birl. Kıran/Bay
  679. KIRANBEGÜM : birl. Kıran/Begüm
  680. KIRANER : birl. Kıran/Er
  681. KIRANHAN : birl. Kıran/Han
  682. KIRARSLAN : birl. Kır/Arslan
  683. KIRAT : birl. Kır/At
  684. KIRAY : 1- Genç, delikanlı 2- Kıran, kan dökücü, vurguncu
  685. KIRBAY : birl. Kır/Bay
  686. KIRBOĞA : birl. Kır/Boğa
  687. KIRCA : Kıra çalan, ,kırlaşmış mec. Olgun, bilge
  688. KIRCI : 1- Kırıcı, sert mizaçlı 2- Kenar, uç, sahil
  689. KIRÇİÇEK : birl. Kır/Çiçek
  690. KIRER : birl. Kır/er
  691. KIRGI : 1- Kırım 2- Bir atmaca türü
  692. KIRGIL : Kırık, üzgün, kırgın ─ Manas destanında adı geçen bir bey
  693. KIRGIN : 1- Gönül kırgınlığı 2- Bozgun
  694. KIRGIZ : 1- Kırgıncı, bozguncu, geçimsiz 2- Kırk/Uz 3- Numune, örnek 4- Kırk/Kız ─ Şecerei Türk’e göre, Oğuz Kağan’ın yeğeni
  695. KIRGIZBAY : birl. Kırgız/Bay
  696. KIRGIZER : birl. Kırgız/Er
  697. KIRHAN : birl. Kır/Han ─ Bir ara Sivas valiliği de yapmış olan Havarezmler devleti bey ve komutanlarından
  698. KIRICI : 1- Kıran, bölen, yaran mec. Sert mizaçlı, gönül kırıcı 2- Kenar, sahil
  699. KIRIK : Kırılmış, bölünmüş ─ Türkmenlerin, Göklen oymağı dip dedelerinden
  700. KIRIM : 1- Kırış, bozgun, katliam 2- Kırgınlık, küskünlük 3- Uç nokta, kenar
  701. KIRIY : Sahil, kenar
  702. KIRKARIK : birl. Kırk/Arık ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  703. KIRKAY : birl. Kırk/Ay
  704. KIRKER : birl. Kırk/Er
  705. KIRKIN : Bahşiş, hediye
  706. KIRKİL : birl. Kırk/İl
  707. KIRKLI : Eski, şamanist gelenekten, bazı değişiklikler yada dinsel motiflerin de eklenmesiyle, bugünlere kadar gelen bir inanca göre; gerçek anlamı “kırk ünlü ata ruhunun koruması altındaki kişi”
  708. KIRKUZ : birl. Kırk/Uz
  709. KIRMAN : Kırma yeri, Kırman, harman
  710. KIRTAY : birl. Kır/Tay ─ Mısır- Türk kölemenleri devleti, Halep valilerinden
  711. KIRYAĞIZ : birl. Kır/Yağız ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  712. KISIG : 1- Hapis, dar yer 2- Kısıtlı, bağımlı
  713. KISIGLU : Hapis, mahpus, kıstırılmış
  714. KISRIK : Utangaç, mahçup
  715. KISTAVUL : Acele, aceleci, telaşlı
  716. KIŞIL : Kışlık, kış için ayrılmış
  717. KIŞLAK : Kışın kalınan yer, ez, kışlık ev
  718. KITAY : 1- Çinliye benzeyen , Çinliye karışmış 2- Kutay ─ 1- Kırgızların, Togay, Soldu oymakları, dip dedelerinden 2- Özbek oymak beylerinden
  719. KITAY BAGATUR : birl. Kıtay/Bagatur ─ Timur Kürkan Han’ın komutanlarından
  720. KITAYHAN : birl. Kıtay/Han ─ Harzem hanlarından Atsız Han’ın oğlu. İlarslan’ın kardeşi
  721. KIVANÇ : Gurur, kıvanma, sevinme, öğünme, mutlu olma, kendine güvenerek ve öğünerek sevinme hali
  722. KIVAM : Olgunluk,yeterlilik
  723. KIVAMBEK : birl. Kıvam/Beğ ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  724. KIVANDUK : Kıvançlı, mutlu
  725. KIVIK : Ara, fasıla
  726. KIVILCIM : Ateş parçası, şerare
  727. KIVLIK : Kıvanç ve mutluluk nedeni
  728. KIVRAK : 1- Kıvançlı 2- Hareketli, dayanıklı
  729. KIVRIM : Hare, iltiva
  730. KIYAGAN : (Kıyan) ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  731. KIYAK : 1- gaddar, acımasız 2- Kayak, kaydıraç 3- Çekicilik, cazibe
  732. KIYAL : İmge
  733. KIYAN : 1- Dağdan hızla akan sel suyu 2- Gaddar, acımasız, kıyıcı
  734. KIYANALP : birl. Kıyan/Alp
  735. KIYANAY : birl. Kıyan/Ay
  736. KIYANBASAT : birl. Kıyan/Basat ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  737. KIYANBAY : birl. Kıyan/Bay
  738. KIYANER : birl. Kıyan/Er
  739. KIYANHAN : birl. Kıyan/Han ─ 1- Kıyatlar devleti hanlarından 2- Oğuzname’ye göre Ergenekon’da yaşamış hanlardan
  740. KIYANKARA : birl. Kıyan/Kara
  741. KIYANGÜÇ : birl. Kıyan/Güç
  742. KIYANSELÇUK : birl. Kıyan/Selçuk ─ ..Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  743. KIYANSU : birl. Kıyan/Su
  744. KIYANTAŞ : birl. Kıyan/Taş
  745. KIYAT : Çekici, cazibeli ─ Çengiz Kaan’ın bağlı olduğu oymağın adı
  746. KIYATÇIĞ : birl. Kıyat/Çığ ─ Çağatay Han dönemi komutanlarından
  747. KIYGA : Zeki, çok akıllı
  748. KIYGI : Zeka, deha
  749. KIYIK : 1- Zeka, dahi 2- Çekici 3- Kaçak, kapçak
  750. KIYIKSIZ : Kaçmaz, sözünden dönmez, düz
  751. KIYIN : 1- Akid, sözleşme, anlaşna 2- Güç, kudret, otorite
  752. KIYIŞKAN : 1- Sözünün eri, sözünde duran 2- Cesur, gözüpek
  753. KIYMAÇ : Gamze
  754. KIYNAK : 1- Ünlü, meşhur 2- pençe, kartal pençesi
  755. KIYUK : 1- Mutluluk 2- Geyik
  756. KIZARIK : 1- Kızıl, kızıllaşmış 2- kızgın, kızağan
  757. KIZGAN : Kızgın, kızışmış
  758. KIZGIN : Kızıllaşmış, asabi, kızağan ─ Gazan Han’ın bakanlarından
  759. KIZI : Şiddet, asabiyet, kızama, kızgınlık
  760. KIZIK : 1- Kızgın, asabi 2- Kısık, hapis ─ Oğuz Kağan’ın torunlarından
  761. KIZIL : 1- Kırmızı, al 2- Altın 3- Kızmış, kızarmış, kızgın ─ 1- Altay Türkleri eski oymak beylerinden 2- Türkmenlerin, Yaymut ve Küçüktatar oymakları, dip dedelerinden
  762. KIZILALMA : birl. Kızıl/Elma ─ Olgun, kızarık elma anlamı, bir sembol ve imgedir. Ülkü’yü motivasyonu içerir. Bazen, fethedilmesi gereken illeri ifade eder, çoğu kez ise bütün Türklerin, tek bayrak altında toplandığı devletin, “Birleşik Türk devletleri”nin imgesi
  763. KIZILALP : birl. Kızıl/Alp ─ Selçuklular dönemi uç beylerinden
  764. KIZILARSLAN : birl.Kızıl/Arslan ─ Alparslan Han’ın torunlarından
  765. KIZILATA : birl. Kızıl/Ata
  766. KIZILAY : birl. Kızıl/Ay
  767. KIZILAYAĞ : birl. Kızıl/Ayak ─ Türkmenlerin, Ersarı ve Ok oymakları,dip dedelerinden
  768. KIZILBARS : birl. Kızıl/Bars
  769. KIZILBAŞ : birl. Kızıl/baş ─ 1- Kırgızları, İçgilik ve Tayıt oymağı, dip dedelerinden. 2- Salçuklu ve Otmanlı dönemlerinde, yöneticiler tarafından, Alevi-Bektaşi Türkmenler için kullanılan genel bir sıfat
  770. KIZILBAY : birl. Kızıl/Bay
  771. KIZILBEK : birl. Kızıl/Bek
  772. KIZILBÖRİ : birl. Kızıl/Böri
  773. KIZILBUĞA : birl. Kızıl/Boğa ─ Salçuklular dönemi, Azerbaycan atabeylerinden.
  774. KIZILBUKA : birl. Kızıl/Boğa ─ Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından.
  775. KIZILER : birl. Kızıl/Er
  776. KIZILGU : Kızarmış, kızgın ─ Kırgızların, Mürdi oymağı, dip dedelerinden.
  777. KIZILHAN : birl. Kızıl/Han ─ .. 1- Şamamist gelenekte Tanrı sıfatlarından 2- Oğuz Kağan dönemi bey ve komutanlarından.
  778. KIZILKURT : birl. Kızıl/Kurt ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu oymağı, dip dedelerinden.
  779. KIZILKÖZ : birl. Kızıl/Göz ─ Türkmenlerin, Teke ve Ötemiş oymakları dip dedelerinden
  780. KIZILOK : Birl. Kızıl/Ok
  781. KIZILOTAĞ : birl. Kızıl/Otağ ─ Kağan ya da Han’ların verdikleri, toy ve şölenlerde, kız çocuk sahiplerinin oturduğu, şeref tribünü
  782. KIZILTAN : birl. Kızıl/Tan
  783. KIZLITAŞ : birl. Kızıl/Taş ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Semiz ve Baganalı oymakları dip dedelerinden
  784. KIZILTAY : birl. Kızıl/Tay
  785. KIZILTUĞ : birl. Kızıl/Tuğ
  786. KIZIMTAY : birl. Kızım/Tay (Kızmaktan kızgınlık) Tay
  787. KIZIRAK : (kızarık, kızrak) Nadir, ender rastlanan ─ Türkmenlerin, Tekeli ve Sıçmaz oymakları dip dedelerinden
  788. KİÇİ : 1- Kişi, adam, insan 2- Küçük, minyon 3- Geçmiş, geçik, eski 4- Keçi
  789. KİÇİCİK : 1- Kişicik, insancık 2- Küçük, minyon
  790. KİÇİGÖZ : birl. Kiçi/Göz ─ Türkmenlerin, Çavdur oymağı dip dedelerinden
  791. KİÇİK : 1- Küçük, minyon, Geçik, geçmiş
  792. KİÇİK BEGÜM : birl. Kiçik/Begüm ─ Babür Han’ın akrabalarından bir hanım
  793. KİÇİKHAN : birl. Kiçik/Han ─ Hun devleti dönemi komutanlarından
  794. KİÇİK KOCA : birl. Kiçik/Koca ─ babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  795. KİÇİN : Zincir ─ Tuna Bulgarları Hanlarından
  796. KİÇİÖREN : birl. Kiçi/Ören
  797. KİÇİYÜZ : birl. Kiçi/Yüz ─ Kazakların, üç büyük bölüğünden biri
  798. KİÇKİ : 1- Eski, kadi 2- Kişi, insan
  799. KİÇKİNE : (Giçgine) Geçkin, geçmiş kadim ─ Babür Han dönemi beylerinden
  800. KİDGÜ : Giyim, giysi, elbise
  801. KİLÜGEN BAGATUR : birl. Kilügen/Bagatur ─ Çengiz Kaan dönemi, bey ve komutanlarından
  802. KİLÜKEN : Gülen, güleç, güleryüzlü, mütebessim
  803. KİNDİK : Orta, odak, merkez
  804. KİNEŞ : Şura, meşveret, kongre
  805. KİREY : (Girey, geray, keray) ─ 1- Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, YediUruk oymağı dip dedelerinden 2- Türkmenlerin, Yaymut oymağı, dip dedelerinden 3- Başkurtların eski dönem oymak beylerinden
  806. KİRİŞ : Sinirden ve bağırsaktan yapılan sicim. Ok yayı olarak da kullanılır.
  807. KİRTİ : Doğruluk, gerçekçilik
  808. KİSEK : (Kizek, kesik) ─ Kırgızların, İçgilik oymağı dip dedelerinden
  809. KİŞİLİK : Karakter, şahsiyet, insan olma özelliği ─ Çengiz Kaan’ın Karabudundan, gelip yükselerek komutan olan beylerinden
  810. KİŞKEN : (Kiçgen) 1- Küçük, minyon 2- Geçen, geçmiş
  811. KİÇKENTAY : birl. Kiçken/Tay ...minyon, minik
  812. KİŞNİŞ : Baklagillerden bir bitki
  813. KİYE : Kut, talih, ululuk
  814. KİYELİ : Mübarek, saygıdeğer, ulu
  815. KİYELİ KAĞAN : birl. Kiyeli/Kağan ─ Göktürk kağanlarından Kürşad’ın amcası
  816. KİYİK : Kiyuk, Geyuk
  817. KİZEK : 1- Kesik 2- Nöbet 3- Seyran, gezinti
  818. KİZİK : (Kizek)
  819. KİZİR : 1- Keser, kesici 2- Gever, gezgin 3- Atılgan, cesur
  820. KİZİROĞLU : birl. Kizir/Oğul ─ Köroğlu destanında adı geçen bir Türkmen beyi
  821. KOBRAT : (Kubrat) Derlemek, toparlamak, örgütlemek ─ Bulgar hanlarından
  822. KOBU : (Kovu) Buket, demet ─ Altay Türkleri, Çor oymağı, dip dedelerinden
  823. KOBURCUK : Kabarcık, kabarık, kabadayı ─ 1- Orus Han’ın oğullarından 2- Timur Kürkan Han’ın, Kıpçak valisi ve komutanlarından
  824. KOBUZ : (Kopuz)
  825. KOCA : 1- Ulu, saygıdeğer, hürmete layık 2- Bilgili, tecrübeli, görüp geçirmiş 3- Gösterişli, azametli 4- Mert, düz, koç gibi ─ Babür Han dönemi beylerinden
  826. KOCAALP : birl. Koca/Alp
  827. KOCABAŞ : birl. Koca/Baş ...Koruyucu, muhafız
  828. KOCABAY : birl. Koca/Bay
  829. KOCABEK : birl. Koca/Bek
  830. KOCABUĞA : birl. Koca/Boğa
  831. KOCAER : birl. Koca/Er
  832. KOCA KULAN : birl. Koca/Kulan ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  833. KOCAKURT : birl. Koca/Kurt
  834. KOCAMAN : 1- Akıllı, bilge 2- İriyarı, cüsseli, heybetli
  835. KOÇ : Erkek koyun mec. Düz, mert, yüz yüze döğüşen, hilesiz, yiğit, dayanıklı, yılmaz
  836. KOÇA : 1- Koç gibi..2- Kibar, centilmen
  837. KOÇAK : Koç gibi, cesur yürkli ─ Er Targın destanında adı geçen bir bey
  838. KOÇAN : 1- Centilmen, kibar 2- Koşan, koşucu
  839. KOÇANBÖRÜ : birl. Koçan/Böri ─ Ergenekon destanına göre, Böritaçina’nın oğullarından
  840. KOÇAŞ : Rehber, yol gösteren, önde giden
  841. KOÇAY : birl. Koç/Ay
  842. KOÇBAY : birl. Koç/Bay
  843. KOÇBEY : birl. Koç/Bey ─ Babür Han’ın komutanlarından ( Arayış Han’ın babası)
  844. KOÇER : birl. Koç/Er
  845. KOÇER NOYAN : birl. Koçer/Noyan ─ İlhanlılar dönemi komutanlarından
  846. KOÇGAR : (Kaçgar,kaşgar) 1- Koç başı 2- Koç gibi, koçyiğit ─ Harzemşahlar devleti vali ve komutanlarından
  847. KOÇGUR : (Koçgar)
  848. KOÇİ : Koç gibi, koç yürekli
  849. KOÇİBEY : birl. Koçi/Bey ─ 17. Yüzyıl bilginlerinden
  850. KOÇHAN : birl. Koç/Han ─ Avar hanlarından
  851. KOÇKAN : birl. Koç/Kan
  852. KOÇLUĞ : ( Koçluk) Koç olacak kuzu ─ Karakıtay devleti hanlarından
  853. KOÇO : Kibar, mert ─ Öketay Kaan’ın oğullarından Çengiz Kaan’ın torunu
  854. KOÇOTUTUK : birl. Koço/Tutuk ─ Göktürkler (Kapgan Kağan) dönemi, Uygur asıllı bey ve komutanlardan
  855. KOÇU : 1- Koç gibi 2- Kibar, centilmen ─ Otmanlılar (Yavuz Selim Han) dönemi, Bursa valilerinden
  856. KOÇUM : 1- Yiğit, mert 2- Koşum, koşma ─ Ünlü astronom ve bilgin “Uluğ bey” ‘in yeğeni
  857. KOÇUN : Düz, hilesiz, temiz yürekli ─ Çengiz Kaan’ın kardeşlerinden
  858. KOÇUN BİGE : birl. Koçun/Bike ─ Çengiz Kaan’ın kızlarından
  859. KOÇUGAR : Mert, yiğit, özü sözü bir
  860. KOÇYİĞİT : birl. Koç/Yiğit
  861. KODAN : (Kutan) ─ Salçuklular dönemi komutanlarından
  862. KODAR : Mağrur
  863. KODAZ : Mağrur
  864. KOKLUĞ : Koku, parfüm
  865. KOKULUG : Koku, Parfüm
  866. KOKUM : Parfüm
  867. KOKUŞ : Dalları, ok yapımına elverişli bir ağaç türü
  868. KOLAN : 1- Hediye, bahşiş 2- Kollayan, koruyan 3- At, eşek,katır gibi hayvanların, eyerini bağlamaya yarayan kemer
  869. KOLANÇI : Kolancı
  870. KOLBAG : Kadınların, aksesuar olarak bileklerine taktıkları, boncuklu halka
  871. KOLBAS : (Kolbaş, kolbaşı) ─ Kuman hanlarından
  872. KOLBAŞ : Askeri birlik başı, komutan, askeri koruyup kollayan kişi
  873. KOLBAŞI : (Kolbaş)
  874. KOLBAY : Askeri danışman
  875. KOLCUK : Kolcu, muhafız, koruyucu
  876. KOLÇAK : Kolcu, koruyucu, kollayıcı ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu oymağı dip dedelerinden
  877. KOLÇU : Muhafız, bekçi
  878. KOLDAGÜÇ : Hami, koruyucu, şefkatli, merhametli, yardımsever
  879. KOLDAŞ : 1- Silah arkadaşı 2- Arkadaş, birbirini kollayan
  880. KOLGAK : İstek, heves, taleb ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu oymağı dip dedelerinden
  881. KOLGAY : Veliaht, şehzade (Kırım ve Kazan hanlıkları döneminde kullanılan bir aksesuar
  882. KOLKA : 1- Kolgu, kol takısı 2- Refika, hanım, eş
  883. KOLTAG : Arka, himaye, destek
  884. KOLUÇ : Kolcu, kolbaşı, komutan
  885. KOLUNÇUĞ : Yakarış, niyaz
  886. KOMAN : (Kaman,kuman) 1- Yurduna yabancı sokmayan 2- Aman vermeyen 3- Kumral
  887. KOMANBAY : birl. Koman/Bay
  888. KOMAS : Komayan, bırakmayan, aman vermeyen ─ Otmanoğullarının dip dedelerinden
  889. KOMUK : 1- Kabuk, ağaç kabuğu 2- Hazine, define ─ Karahanlılar dönemi beylerinden
  890. KOMUR : Cesur, gözüpek
  891. KON : 1- Yurt, vatan 2- Konak, yerleşim, mekan
  892. KONAÇ : Aşiyan
  893. KONAG : 1- Konuk, misafir 2- Konuk ağırlanan ev ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu ve Aday oymakları dip dedelerinden
  894. KONALGA : 1- Konuk yeri, baş köşe 2- Menzil, konulacak, varılacak yer
  895. KONAT : 1- Cana yakın, munis, sokulgan 2- konuk ağırlayıcı, konuksever 3- Birlikte göç eden oba birliği
  896. KONCA : 1- Armağan, bahşiş 2, Gül
  897. KONÇUK : 1-Aşina, tanıdık 2- Konuk
  898. KONÇUY : Kağan kızı, prenses, soylu kız
  899. KONÇUY TENGRİM : Konçuy/Tengrim ─ Koço Uygurları prenseslerinden
  900. KONDU : Yerleşik, yerli ─ Kırgız beylerinden
  901. KONDUBAY : birl. Kondu/Bay ─ Sogay destanlarında adı geçen bir bey
  902. KONDUR : Konuksever, cömert
  903. KONGAR : 1- Koyu kırmızı renkteki at 2- Kızıla yakın renk tonu ─ Macar kumanları beylerinden
  904. KONGARALP : birl. Kongar/Alp
  905. KONGARATAY : birl. Kongar/Atay ─ Bulgar Hanlarından
  906. KONGARBUĞA : birl. Kongar/Boğa
  907. KONGRAT : (Kongarat) birl. Kongar/At ─ İlhanlı hanlarından, Ebu Saidin kızı
  908. KONGUR : (Kongar) ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları dip dedelerinden
  909. KONGURTAY : birl. Kongur/Tay Kızıltay.. ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  910. KONIK : Can, ruh, yaşam
  911. KONRAT : (Konurat) birl. Konur/At ─ 1- Kazakların, Ortayüz bölüğü, oymak beylerinden 2- Özbek, oymak beylerinden
  912. KONŞUK : 1- Konşu, komşu 2- Yerleşim yeri 3- konuşma, laf
  913. KONUK : 1- Misafir 2- Can, ruh 3- Varılacak yer, menzil
  914. KONUKALP : birl. Konuk/Alp
  915. KONUKAY : birl. Konuk/Ay
  916. KONUKBEK : birl. Konuk/Bek
  917. KONUL : 1-Kerevetlerin altındaki, yük konan boşluk, yüklük
  918. KONULGA : 1- Konuk yeri, baş köşe 2- Konuğa verilen yemek, değerli yemek
  919. KONUR : 1- Yakışıklı, civan 2- Gururlu, onurlu, mağrur 3- Kara ve kızıl karışımı renk, at rengi, doru at
  920. KONUR APA : birl. Konur/Apa
  921. KONURBÖRİ : birl. Konur/Böri
  922. KONUR KOCA : birl. Konur/Koca
  923. KONURAKA : birl. Konur/Aka
  924. KONURAL : birl. Konur/Al
  925. KONURALP : birl. Konur/Alp ─ Otmanlıların ilk dönem komutanlarından ve Otman beğin yakın yoldaşlarından
  926. KONURATA : birl. Konur/Ata
  927. KONURAY : birl. Konur/Ay
  928. KONURBAY : birl. Konur/Bay ─ Kırgız beylerinden
  929. KONURHAN : birl. Konur/Han ─ Kulagu Han’ın oğlu
  930. KONUŞ : 1- Yerleşim, karargah 2- Menzil, varılacak yer
  931. KOPAKHAN : birl. Köpek/Han ─ Naymanlar devleti hanlarından (Tarihçilerin çoğu bu adın köpek olduğu görüşünde birleşiyor olsalar da, ikinci bir şık olarak “Kop/Ak” , çok/ak ..olabileceği de gözardı edilmemelidir.)
  932. KOPAKKULA : birl. Köpek/Kula ─ Babür Han’ın komutanlarından
  933. KOPAN : 1- Galip, utkan 2- Ulu, yüksek
  934. KOPTURU : Saygı duruşu, tören duruşu
  935. KOPU : Kop, çok, çokluk
  936. KOPUN : Çoklu, bereket, bütünlük
  937. KOPUZ : Saz, bağlama (Kop_Uz)
  938. KOPUZALP : birl. Kopuz/Alp
  939. KOPUZAY : birl. Kopuz/Ay
  940. KOPUZBAY : birl. Kopuz/Bay
  941. KOPUZBEK : birl. Kopuz/Bek
  942. KOPUZER : birl. Kopuz/Er
  943. KOR : 1- Öz, maya, asıl 2- Ateş parçası, ateş
  944. KORAPA : birl. Kor/Apa
  945. KORİLÇİ : birl. Kor/İlçi ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  946. KOR KAĞAN : birl. Kor/Kağan
  947. KOR TULU : birl. Kor/Tulu
  948. KORAL : birl. Kor/Al
  949. KORALP : birl. Kor/Alp
  950. KORALTAN : birl. Kor/Altan
  951. KORALTAY : birl. Kor/Altay
  952. KORATA : birl. Kor/Ata
  953. KORAY : birl. Kor/Ay
  954. KORBA : Filiz
  955. KORBAŞ : birl. Kor/Baş
  956. KORBAY : birl. Kor/Bay
  957. KORCU : Korucu ─ Türkmenlerin, Teke, Ötemiş ve Taşayak oymakları, dip dedelerinden
  958. KORDEMİR : birl. Kor/Demir
  959. KORDUMAN : birl. Kor/Duman
  960. KOREL : birl. Kor/El
  961. KORER : birl. Kor/Er
  962. KORGAN : Korunan yer, kale, kurgan
  963. KORGAVUŞ : Savunucu, müdafi
  964. KORHAN : birl. Kor/Han ─ Otmanoğullarının dip dedelerinden
  965. KORIÇI : Korucu, koruyucu, bekçi, yasak bölgeleri bekleyen ve koruyan kişi
  966. KORIG : 1- Koru, ağaçlık, yeşil bölge 2- korunan, yasak bölge
  967. KORKMAZ : Korkusuz, cesur ─ Mısır- Türk kölemenleri devleti döneminde Malatya valiliği yapan bir bey
  968. KORKUD : (Korkut) ─ Salçuklular (Sançar Han) dönemi, beylerinden
  969. KORKUNÇ : Korkutucu, ürkütücü
  970. KORKUT : 1- Heybetli, korkutucu, korku salan ─ Otmanlı şehzadelerinden Yavuz Selim Han’ın kardeşi
  971. KORKUTALP : birl. Korkut/Alp ─ Otman beğ dönemi komutanlarından
  972. KORKUTATA : birl. Korkut/Ata ...Dede Korkut ─ Oğuzların, Bayat boyundan, Kara Koca’nın oğlu olan bu ulu kişi, yalnızca bir masal ve efsane anlatıcısı değil, aynı zamanda Türklerin sosyal ve kültürel yapısını, en güzel ve net bir biçimde dile getiren, konularında bunu işleyen bunları derleyip toparlayan, o günlerin önemli olaylarının notlarını tutan bir tarihçidir de. Bizler, bu ulu ve bilge kişi sayesinde, Türklerin, sosyal yaşamı, aile yaşamı, yönetim ve siyaset anlayışlarını,kültür anlayışlarını, ad verme biçimlerini, adların önemini, öğrendik.
  973. Bu yüzden bu ulus, Korkut Ata’ya çok şey borçludur.
  974. KORMARAL : birl. Kor/Maral
  975. KORSU : birl. Kor/Su
  976. KORŞAD : birl. Kor/Şad
  977. KORTAG : birl. Kor/Dağ
  978. KORTAN : birl. Kor/Tan
  979. KORTAY : birl. Kor/Tay
  980. KORTİMUR : birl. Kor/Timur
  981. KORUĞ : Yalnızca bir masal ve efsane anlatıcısı değil, aynı zamanda Türklerin sosyal ve kültürel yapısını, en güzel ve net bir biçimde dile getiren, konularında bunu işleyen bunları derleyip toparlayan, o günlerin önemli olaylarının notlarını tutan bir tarihçidir de. Bizler, bu ulu ve bilge kişi sayesinde, Türklerin, sosyal yaşamı, aile yaşamı, yönetim ve siyaset anlayışlarını,kültür anlayışlarını, ad verme biçimlerini, adların önemini, öğrendik. Bu yüzden bu ulus, Korkut Ata’ya çok şey borçludur.
  982. KORMARAL : birl. Kor/Maral
  983. KORSU : birl. Kor/Su
  984. KORŞAD : birl. Kor/Şad
  985. KORTAG : birl. Kor/Dağ
  986. KORTAN : birl. Kor/Tan
  987. KORTAY : birl. Kor/Tay
  988. KORTİMUR : birl. Kor/Timur
  989. KORUĞ : 1- koru, koruluk, ağaçlıklı bölge 2- Koruma bölgesi, sit alanı 3- Yasak bölge, askeri bölge
  990. KORUK : (Koru)
  991. KORUKÇU : Koruyucu, korucu, muhafız
  992. KORÜREK : birl. Kor/Ürek
  993. KOŞ : 1- Koç 2- Dizi, sıra, dize
  994. KOŞAK : 1- Koşulan, koşturan 2- Neşide, destansı şiir
  995. KOŞAR : 1- Emredici, buyurucu 2- Koşucu, çalışkan, hareketli 3- Dizen, düzenleyen
  996. KOŞAY : birl. Koş/Ay ─ 1- Manas destanında adı geçen bir kız 2- Kazakların, Kiçiyüz bölüğü Bayoğlu ve Aday oymakları dip dedelerinden
  997. KOŞMA : Ölçülü, uyaklı söz
  998. KOŞTAMGA : birl. Koş/Tamga ─ Özbeklerin, Konrat ve Naymanlar oymakları dip dedelerinden
  999. KOŞUK : 1- Yanyana, birlikte, yaren, dost 2- Koşma, şiir
  1000. KOŞUL : Hüküm, şart
  1001. KOŞULGAN : Koşul koyan, buyurucu
  1002. KOŞUM : 1- Koçum 2- Bağlı, yanyana 3- Atın, eyer, kulan, üzengi vb. malzemelerinin tümü
  1003. KOŞUN : 1- Asker, savaş birliği 2- Halk, ahali 3- Dizi, dize
  1004. KOTAN : (Kutan) ─ Salçuklular (Berk Yaruk Han) dönemi bey ve komutanlarından
  1005. KOTAN TUĞRUL : birl. Kutan/Tuğrul ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1006. KOTKU : Alçak gönüllü, mütevazı
  1007. KOY : 1- Koyun 2- Merhamet, acıma duygusu
  1008. KOYLU : 1- Merhametli 2- İstikamet, yön, yönünü bilen 3- Koyunlu
  1009. KOYMARAL : birl. Koy/Maral
  1010. KOYU : Merhamet ─ Altay Türkleri Şor oymağı, dip dedelerinden
  1011. KOYULDAR : 1- Merhametli 2- Hürmetli ─ Sogay destanında adı geçen bir bey
  1012. KOYULMUŞ : 1- Merhametli 2- Çalışkan
  1013. KOYUNLU : 1- Hun, Hun’lu 2- Merhametli ─ Türkmenlerin, Ersarı ve Ok oymakları dip dedelerinden
  1014. KOYURGA : 1- Hürmet, lütuf 2- Acıma duygusu, merhamet
  1015. KOYURTANG : Özgürlük, Hürriyet
  1016. KOZAN : Kozalak
  1017. KOZALAK : Çam, selvi gibi ağaçların sert çiçeği
  1018. KOZAN : Kazan
  1019. KOZGAV : Kıyam, isyan, başkaldırma
  1020. KÖPÜRGE : 1- Köprü, geçit 2- Savaş davulu
  1021. KÖÇAY : birl. Göç/Ay
  1022. KÖÇER : birl. Göç/Er
  1023. KÖÇERİ : birl. Göç/Eri
  1024. KÖÇET : Filiz, sürgün
  1025. KÖÇMEN : Göçmen, göçücü ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu ve Baybaktı oymakları dip dedelerinden
  1026. KÖDÜRGÜ : Kurban, adak
  1027. KÖGMEN : (Gökmen) 1- Tanrısal, ilahi 2- Sayın, saygıdeğer 3- Gücünü Tanrıdan alan
  1028. KÖĞÜZ : 1- Göksel, Tanrısal 2- Göğüs, sine
  1029. KÖK : 1- Gök 2- Aile, soy
  1030. KÖKBİLGE HAN : birl. Kök/Bilge/Han ─ Uygur hanlarının ünvanlarından
  1031. KÖKBUDAK : birl. Kök/Budak
  1032. KÖKCAR : Gök/Yar ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Nayman oymağı dip dedelerinden
  1033. KÖKCATIK : birl. Gök/Yatık ─ Kırgızların, Manguş oymağı dip dedelerinden
  1034. KÖKÇAR : birl. Gök/Çur
  1035. KÖKÇEK : Gökçek
  1036. KÖKÇEOĞUL : birl. Gökçe/Oğul ─ Kırgızların, Edigene oymağı dip dedelerinden
  1037. KÖKDAŞ : Emsal, örnek
  1038. KÖKELTAŞ : (Gökiltaş) birl. Gök/İltaş ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  1039. KÖKEN : Göğen, gelen, 2- Köken, soy, aile
  1040. KÖKETAY : birl. Kök/Tay
  1041. KÖKİM : 1- Göğüm 2- Soyum, ailem ─ Türkmenlerin, Ersarı ve Ok oymakları dip dedelerinden
  1042. KÖKLÜ : 1- Tanrıdan gelen 2- Soylu
  1043. KÖKMEN : (Gökmen)
  1044. KÖKMÜREN : birl. Gök/Müren ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Kıpçak oymağı dip dedelerinden
  1045. KÖKÖÇÜ : (Kökçü) Gökçü, gökten güç alan, Tanrıdan gelen ─ Çengiz Kaan’ın başşamanı
  1046. KÖKSAGUN : birl. Gök/Sagun ─ Salçuklular (Sançar Han) dönemi, Semerkant beylerinden
  1047. KÖKSAL : birl. Kök/Sal
  1048. KÖKSAY : birl. Kök/Say
  1049. KÖKSENGÜN : birl. Gök/Sengün ─ Bilge Kağan dönemi komutanlarından
  1050. KÖKTAN : birl. Kök/Tan
  1051. KÖKTAŞ : birl. Kök/Taş
  1052. KÖKTAY : birl. Kök/Tay ─ Manas destanında adı geçen bir bey
  1053. KÖKTAYBİGE : birl. Kök/Tay/Bike ─ Çengiz Kaan’ın gelini, Tulay Han’ın evdeşi
  1054. KÖKTEM : 1- Bahar 2- Gençlik 3- Deha, akıl
  1055. KÖKTİN : birl. Gök/Tin
  1056. KÖKTÜRK : (Göktürk)
  1057. KÖL : Göl mec. Ululuk, sonsuzluk, derinlik, bilgelik ─ Altay Türkleri, Koybal oymağı dip dedelerinden
  1058. KÖL BİLGE HAN : birl. Köl/Bilge/Han ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1059. KÖLERKİ HAN : birl. Köl/Erki/Han ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1060. KÖLERKİN : birl. Köl/Erkin ─ Karlukluların ünvanlarından
  1061. KÖLTİGİN : (Kül/Tigin)
  1062. KÖLAPAK : birl. Köl/Apak
  1063. KÖLHAN : birl. Köl/Han
  1064. KÖLMÜK : Halk, ahali
  1065. KÖLÜK : Yük hayvanı
  1066. KÖMEK : 1- Yardım, arka, destek, inayet 2- Ahali, halk
  1067. KÖMEN : 1- Hayal, düş 2- Irk, soy 3- Cevher, damar
  1068. KÖMENBAY : birl. Kömen/Bay
  1069. KÖMEY : Gerdan, döş
  1070. KÖMÜÇ : Hazine, define
  1071. KÖNG : (Könk) Cariye, odalık
  1072. KÖNGÜL : Gönül, can
  1073. KÖNİLİK : Adalet, doğruluk
  1074. KÖNKAŞ : Künkaş, kenkeş, meşveret
  1075. KÖNÜ : Adalet, doğruluk
  1076. KÖNÜDİRİ : birl. Kömü/Diri ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  1077. KÖNÜL : Gönül , can
  1078. KÖP : Çok, gür, çokluk, bolluk
  1079. KÖPEKBEG : birl. Köpek/Beğ ─ Yakutların eski oymak beylerinden.
  1080. KÖPTÜK : 1- Bereket, bolluk 2- Kalabalık
  1081. KÖPÜK : Kabarcık, köpürcük, çoklu, artış
  1082. KÖREGEN : Gören, görücü
  1083. KÖREM : 1- Körpe, taze 2- Görgülü, terbiyeli
  1084. KÖRGEN : Gören, görücü
  1085. KÖRGÜZ : Görgülü, centilmen, beyefendi ─ Çengiz Kaan’ın eğitmen ve atabeylerinden.
  1086. KÖRKE : Ağaçtan yapılmış tabak
  1087. KÖRKEM : 1- Görkem, ihtişam 2- Hoş, güzel, latif
  1088. KÖRKLÜBİGE : birl. Görklü/Bige
  1089. KÖRKLÜĞ : Güzel, alımlı, cemile
  1090. KÖROĞLU : birl. Kör’ün/oğlu...adına destan yazılmış olan bir Türkmen beyi
  1091. KÖRPE : Taze, cıvan
  1092. KÖRÜ : (körüg) Gözcü, haberci, casus, gözlemci
  1093. KÖRÜG : (körü)
  1094. KÖRÜM : 1-Bakış, nazar, gözlem 2- Düş, rüya 3- Zeka, fehm
  1095. KÖRÜMÇİ : Astronom, rasat, gözlemci, yıldızları inceleyen kişi.
  1096. KÖRÜMDÜK : Bakıcı, nezaretçi
  1097. KÖRÜNÇ : 1- Görgü, muaşeret 2- Bakan, nazır
  1098. KÖSEMEN : Tas artan koç.
  1099. KÖŞÜK : Dilek, temenni
  1100. KÖTÜZ : Kıymetli
  1101. KÖVENÇ : 1- Güvenç, güvence, teminat 2- Azamet, gurur
  1102. KÖVEZ : Afi, çalım, fiyakalı.
  1103. KÖYMEN : 1- Yanıcı, yanık 2- Hayal
  1104. KÖYMEZ : Yanmaz, ateş almaz.
  1105. KÖZLÜK : At kuyruğundan yapılan, göz kamaşması ve göz ağrılarının tedavisinde kullanılan bir dokuma.
  1106. KUANÇ : Kıvanç, sevinçli gurur
  1107. KUANÇI : Kıvanç
  1108. KUBAL : Gürz, demir topuz. ─ Göktürkler dönemi, bey ve komutanlarından.
  1109. KUBAN : Kapan ─ Altay Türkleri, Kumandı oymağı, dip dedelerinden.
  1110. KUBAN ARIĞ : birl. Kuban/Arığ ─ Altay destanlarında adı geçen bir kız.
  1111. KUBAN HAN : birl. Kuban/Han ─ Kıpçak hanlarından
  1112. KUBAT : Kapalı, gizli
  1113. KUBAY : birl. Kubi/Ay ─ Yakutların eski dönem “Temizlik Tanrıçası”
  1114. KUBİ : (Kubil) Gökyüzü, feza, sema.
  1115. Mec. Başsızlık ve sonsuzluk.
  1116. KUBİAŞAR : birl. Kubi/Asar ─ 13. Yz. Kıpçak beylerinden.
  1117. KUBİLAY : birl. Kubil/Ay
  1118. KUBİLAY KAAN : birl. Kubilay/Kaan ─ Çengiz Kaan’ın torunu, Tulay Han’ın oğulu. Çin’in fethi tamamlandıktan sonraki dönemde, Çengiz
  1119. Kaan’ın da ölmesiyle birlikte, toprak ve ülkeler, dörde bölünmüş, Tulay Han’ın payına da Çin düşmüştü. Ancak onun ölümünden sonra oğlu Kubilay tahta geçip buraya bütünüyle yerleşti Fakat kaçınılmaz bir sonuç olarak, sonradan gelen kuşaklar, yerleşik düzenin ve Çin kültürünün altında ezilerek zamanla Çinlileştiler.
  1120. KUBİGÜN : birl. Kubi/Gün ─ Çengiz Kaan döneminde Şehzadelere verilen ünvanlardan
  1121. KUBİLAYHAN : birl. Kubilay/Han ─ Çengiz Kaan’ın dip dedelerinden
  1122. KUCAN : Göçen, göçer
  1123. KUCANAY : birl. Kucan/Ay
  1124. KUCAR : Göçer, göçücü
  1125. KUCARHAN : birl. Kucar/Han ─ Bulgar hanlarından
  1126. KUÇAM : Deste, demet, bağ
  1127. KUÇAR : Göçer, göçmen ─ Çengiz Kaan’ın yeğeni
  1128. KUDA : Sihir, büyü
  1129. KUDAGAÇI : Büyücü, doktor ─ Kırgızların, Manguç oymağı dip dedelerinden
  1130. KUDAK : Kadak, katı, sert
  1131. KUDEKAN : Buyruk, sert, emir, azar ─ Çengiz Kaan’ın gençlik arkadaşlarından
  1132. KUKUN : kıvılcım, ateş parçası
  1133. KUKUŞ : 1- Gonca, gül 2- Şaka, latife
  1134. KUL : Bağımlı, bağlı, köle mec. Bağlılık, sadakat
  1135. KULA : 1- Kızıl ve karışımı renk, doru, bordo 2- Yelesi, ve kuyruğu kara, gövdesi kızıla çalan at 3-
  1136. Yabani at 4- Gözükara,atılgan
  1137. KULAALP : birl. Kula/Alp
  1138. KULABAY : birl. Kula/Bay
  1139. KULABEK : birl. Kula/Bek
  1140. KULABUĞA : birl. Kula/Boğa ─ Kıpçak hanlarından Turan Han’ın oğlu
  1141. KULAÇ : 1- Açıklık, mesafe 2- İki kol arasındaki ara
  1142. KULAGU : 1- Yaratıcı, kılıcı, hükmedici 2- Kula gibi 3- Korkusuz, gözükara 4- Kul/Akı
  1143. KULAGU HAN : birl. Kulagu/Han ─ Çengiz Kaan’ın torunu. Tulay Han’ın oğlu. Kubilay Kaan’ın kardeşi. İlhanlılar devletinin kurucusu ve ilk han’ı. Abbasiler devletini ve halifeliği yıkarak tarih sahnesinden silen, ünlü kişi
  1144. KULAĞA : birl. Kul/Ağa
  1145. KULAHAN : birl. Kula/Han
  1146. KULAKARA : birl. Kula/Kara
  1147. KULAN : 1- Galip, utkan 2- Vahşi at 3- Yaban eşeği
  1148. KULAN ARSLAN : birl. Kulan/Arslan ─ Salçuklular dönemi beylerinden. Kutalmış beğ’in oğlu
  1149. KULAN HATUN : birl. Kulan/Hatun ─ Çengiz Kaan’ın Merkitlerden olan son evdeşi
  1150. KULANBAY : birl. Kulan/Bay
  1151. KULANŞI : 1- At terbiyecisi 2- Musikişinaz, müzisyen
  1152. KULAPA : birl. Kul/Apa
  1153. KULAPA URUNGU : Kulapa/Urungu ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1154. KULATA : birl. Kul/Ata ─ Salçuklular dönemi, ozanlarından
  1155. KULAY : birl. Kul/Ay
  1156. KULBAK : Merhametli, yardımsever ─ Divanı Lügat’te adı geçen bir bey
  1157. KULBAŞ : birl. Kul/Baş ─ Otmanlıların, ilk dönem beylerinden.Ertuğrul beyin yakın yoldaşlarından
  1158. KULBAY : birl. Kul/Bay
  1159. KULDAM : Sadık kul
  1160. KULDURAK : birl. Kul/Durak ─ Altay destanlarında adı geçen bir bey
  1161. KULER : birl. Kul/Er
  1162. KULGA : Güvercin
  1163. KULGU : 1- Müfettiş, murakıp 2- Güvercin
  1164. KULİ : (kulıg) Cesur, gözükara
  1165. KULIG : (kulı,kulık) ─ Göktürkler dönemi beylerinden
  1166. KULKARA : birl. Kul/Kara ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  1167. KULKIZ : birl. Kul/Kız
  1168. KULPU : 1- Kilit 2- kulluk, kulluk eden ─ Altınordu Hanlarından
  1169. KULUBEG : birl. Kulı/Bek
  1170. KULUGA : Güvercin
  1171. KULUN : Tay, süt emen çağdaki at yavrusu
  1172. KULUNKARA : birl. Kulun/Kara
  1173. KUMAÇ : Solgun, soluk
  1174. KUMAK : 1- Yardım, kömek 2- Sevda, aşk
  1175. KUMAN : 1- Kul’lu, Hun’lu, Hun 2- Solgun 3- Kumral, sarı ile kahverengi arası renk 4- Aman vermeyen, dirayetli ─ Hun’ların bir kolu ve devamı olup, Güney Rusya’da yaşayıp devlet kurmuş ve Anadoluya, Salçuklulardan çok önceleri gelip yerleşen bir Türk boyu
  1176. KUMANALP : birl. Kuman/Alp
  1177. KUMANBARS : birl. Kuman/Pars
  1178. KUMANBAY : birl. Kuman/Bay
  1179. KUMANBEK : birl. Kuman/Bek
  1180. KUMANDI : Mutlu, sevinçli
  1181. KUMANDI KİŞİ : kumandı/Kişi ─ Altay Türkleri eski oymak beylerinden
  1182. KUMARAL : Kumral, buğday tenli
  1183. KUMARGA : Kuşatma, muhasara
  1184. KUMRAL : Buğday tenli
  1185. KUL : 1- Koyun 2- Can, ruh 3- Uçurum 4- Adalet
  1186. KUNAN : 1- İki yaşına gelmiş kısrak 2- Adaletli, adil ─ Kırgızların, İçgilik ve Nayman oymakları, dip dedelerinden
  1187. KUNANBAY : birl. Kunan/Bay ─ Kazak hanlığı dönemi beylerinden..Ünlü şair Abay’ın babası
  1188. KUNAR : Bereket, bolluk
  1189. KUNARLI : Bereketli, münbit
  1190. KUNÇAY : birl. Kul/Çay ─ Kırgızların, Togay ve Karakol oymakları, dip dedelerinden
  1191. KUNÇUK : Koyuncuk ─ Çağatay hanlarından
  1192. KUNDUZ : Dere kenarlarında yaşayan, kürkünden börk yapılan bir hayvan
  1193. KUNDUZBEK : birl. Kunduz/Bek
  1194. KUNGURTAY : birl. Kongar/Tay ─ Altay Türkleri oymak beylerinden
  1195. KUNİ : Adalet, hakkaniyet, adaletlilik
  1196. KUNİ SENGÜN : birl. Kuni/Sengün ─ Bilge Kağan döneminde yaşamış, Dokuz Oğuz kökenli komutanlardan
  1197. KUNT : 1- Dayanıklı, metin 2- Sade, gösterişsiz
  1198. KUNTALP : birl. Kunt/Alp
  1199. KUNTAY : birl. Kun/Tay
  1200. KUNTBAY : birl. Kunt/Bay
  1201. KUNTER : birl. Kul/Ter
  1202. KUNTUR : birl. Kul/Tur (sur) ─ Volga kıyılarında yaşayan bir Türk oymağı
  1203. KUNUK : 1- Mahzun, elemli 2- Konuk
  1204. KUPÇI : İnce, zarif
  1205. KUPTAN : Niyaz, dua, yakarış
  1206. KUR : Düzen, sıra, hiyerarşi, düzenleme
  1207. KURAL : Düzen, düzenlilik, kaide
  1208. KURALAY : Ceylan, ahu
  1209. KURAR : Organizatör, düzenleyici
  1210. KURAT : birl. Kur/At
  1211. KURAY : Bir çeşit bozkır bitkisi ot
  1212. KURÇ : (kuruç) Kılıç yapımında kullanılan, iyi bir çelik türü
  1213. KURÇAK : 1- Kurç 2- Heykel, yontmataş, taş bebek
  1214. KURÇI : 1- Kürçü 2- Kurucu ─ Babür Han dönemi beylerinden
  1215. KURÇIK : Kurum, kuruluş, yapılanma ─ Altay Türkleri, Kızıl oymağı dip dedelerinden
  1216. KURDAY : birl. Kur/Tay 2- Kurt/Ay
  1217. KURGA : 1- Tecrübeli, bilge 2- İnce, narin
  1218. KURGAN : 1- İstihkam, kale 2- Anıt, anıt mezar
  1219. KURHAN : birl. Kur/Han ─ Oğuzname’de, Oğuz Kağan’ın amcası, Karahan’ın kardeşi
  1220. KURIDIN : Batılı, batı bölgesinden
  1221. KURUM : Figür, dans
  1222. KURIMLAK : Cilveli, hareketli, kıvrak
  1223. KURIKAN : 1- Kürkan, damat 2- Hisar, kale 3- Ağaçlık bölge
  1224. KURKULUK : birl. Kırk/Uruk ─ Kırgız oymak beylerinden
  1225. KURLAS : Düzen, işleyiş, ahenk
  1226. KURMAN : Düzgün, düzenli, düzenleyici
  1227. KURMARAL : birl. Kur/Maral
  1228. KURMUŞ : Planlı, düzenli, örgütlü
  1229. KURSIK : birl. Kur/Sık
  1230. KURT : Bağımsızlığına olan düşkünlüğü, evcilleşmeyen tek hayvan oluşu, mücadeleciliği, hareketliliği, gururlu ve zeki oluşu, özellikle de sosyal ve örgütçü oluşu ve daha bir çok özellikleriyle, Türklere benzeyen ve Türklerin de çok eskiden beri kutsayarak, sembolleştirdiği hayvan
  1231. KURTAK : Kurulu, ayarlı
  1232. KURTALAN : birl. Kurt/Alan
  1233. KURTAR : Kurtarıcı
  1234. KURTARAN : Kurtarıcı
  1235. KURTAY : Kurt/Ay ─ Eski dönem, Kırgız oymak beylerinden
  1236. KURTBAY : birl. Kurt/Bay
  1237. KURTBEK : birl. Kurt/Bek
  1238. KURTBOY : birl. Kurt/Boy
  1239. KURTCEBE : birl. Kurt/Cebe
  1240. KURTÇAY : birl. Kurt/Çay ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Girey oymağı dip dedelerinden
  1241. KURTÇU : (kurtçuk) genç kurt ─ Salçuk beyin torunlarından. Çağrı beyin amcazadelerinden
  1242. KURTER : birl. Kurt/Er
  1243. KURTGA : Tecrübeli, güngörmüş
  1244. KURTHAN : birl. Kurt/Han ─ Bulgar hanlarından. Asbarak Han’ın oğlu Bulgar Türklerini, Rusya’dan Balkanlara getiren kişi
  1245. KURTİL : birl. Kurt/İl Kurt yurdu
  1246. KURTKAYA : birl. Kurt/Kaya ─ Göktürkler dönemi bey ve komutanlarından
  1247. KURTOGAN : birl. Kurt/Ogan ─ Şeyban Han’ın oğullarından
  1248. KURTOL : birl. Kurt/Ol
  1249. KURTUL : Haraç, vergi, cizye
  1250. KURTULGU : 1- Vergi, haraç 2- Kurtuluş, istiklal
  1251. KURTULMUŞ : Özgür, bağımsız, azade ─ Otmanoğullarının dip dedelerinden
  1252. KURTULUN : birl. Kurt/Ulun
  1253. KURTULUŞ : İstiklal “Kurtuluş savaşımızın anısına verilmiş adlarımızdan”
  1254. KURTUN : Batılı, batıdan
  1255. KURUCAŞ : birl. Kuru/Yaş ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın oymağı dip dedelerinden
  1256. KURUĞÇIN : Kurşun
  1257. KURUK : Koru, park, koruluk ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  1258. KURULTAG : birl. Kurul/Dağ
  1259. KURULTAY : birl. Kurul/Tay Kongre, divan, oturum ─ Gerek seçim, gerekse devlet için önemli kararların alındığı seçkinler meclisi
  1260. KURUM : 1- Kuruluş, düzen, düzenleme 2- Çalım, jest, afi 3- Kaya parçası
  1261. KURUMHAN : birl. Kurum/Han ─ Tuna Bulgarları hanlarından
  1262. KURUT : 1- Kurt 2- Kale burcu 3- Kurutulup, suyu alınmış peynir topağı
  1263. KUSKUN : Atın kuyruğundan geçirilip, eyere bağlanan kayış
  1264. KUŞ : Kuş
  1265. KUŞBALA : birl. Kuş/Bala
  1266. KUŞBEG : birl. Kuş/Bey ─ Hiyve hanlığı dönemi komutanlarından
  1267. KUŞBİGİ : birl. Kuş/Bige
  1268. KUŞBULAK : birl. Kuş/Bulak ─ Buhara hanlığı dönemi bey ve komutanlarından
  1269. KUŞÇAK : Kuşçu, kuş eğiticisi
  1270. KUŞÇAKOĞUL : birl. Kuşçak/Oğul ─ Salçuklular dönemi bey ve komutanlarından
  1271. KUŞÇU : Kuş eğiticisi ─ 1- Kırgızların, Karatal oymağı dip dedeledrinden 2- Türkmenlerin Göklen oymağı, dip dedelerinden
  1272. KUŞER : birl. Kuş/Er
  1273. KUŞHAN : birl. Kuş/Han ─ Hiyve hanlarından
  1274. KUŞLUKHAN : birl. Kuşluk/Han ─ Semerkant emirlerinden
  1275. KUŞTAMGA : birl. Kuş/Tamga ─ Özbeklerin, Karakalpak oymağı, dip dedelerinden
  1276. KUŞTEMİR : birl. Kuş/Demir ─ Mısır-Türk kölemenleri devleti bey ve komutanlarından
  1277. KUŞTİMUR : birl. Kuş/Timur
  1278. KUŞTOGAN : birl. Kuş/Togan ─ Salçuklular dönemi bey ve komutanlarından
  1279. KUT : 1- Uğur, talih, baht 2- Tanrısal, mübarek 3- Can, ruh, dirilik, yaşam kaynağı, yaşam gücü 4- kader, yazgı 5- Erk, iktidar 6- Bereket, nasip
  1280. KUTAGA : Kut/Aka, Kut/Ağa ─ Çengiz Kaan dönemi Oyrat asıllı beylerden. O dönemin yargıçlarından
  1281. KUTACUN : birl. Kut/Acun ─ Uygur kağanlığı dönemi bey ve komutanlarından.
  1282. KUTADGU : Kutsanmış, kutlu, değerli, yararlı, mutlandıran.
  1283. KUTADGU BİLİG : birl. Kutadgu/Bilig ( Kutsal, değerli bilgiler) ─ .. Yusuf Has Hacip’in Karahanlılar döneminde Bakan ( vezir) iken yazdığı ünlü eserin adı. Bu eserde, hem Türklerin sosyal yaşamı ile ilgili bilgilerrrr, hem de devlet yönetimi ve devletin gelecek kuşaklara taşınabilmesi için gerekli bilgiler, çeşitli örneklemelerle birlikte şiirsel bir dille anlatılır.
  1284. KUTAL : birl. Kut/Al ─ Salçuklular döneminde yaşamış bir bey. Bazı kaynaklar, Alparslan Han’ı bıçaklayarak öldüren kişinin bu olduğunu yazar
  1285. KUTALHAN : birl. Kutal/Han ─ Çengiz Kaan dönemi, Celayır hanlarından.
  1286. KUTALAN : birl. Kut/Alan mübarek
  1287. KUTALDI : birl. Kut/Aldı kutlu, mübarek
  1288. KUTALMIŞ : birl. Kut/Almış kutlu, mübarek, kutsanmış ─ 1- Alparslan Han’ın amca çocuğu.. Arslan Yabgu’nun oğlu. Anadolu salçuklularının kurucularından. 2- İlhanlılar dönemi bey ve komutanlarından 3- Bilge Kaan’ın ünvanlarından.
  1289. KUTALSIN : birl. Kut/Alsın
  1290. KUTAMIŞ : Kutsamış, değer vermiş, mübarek eylemiş.
  1291. KUTAN : 1- Dua, yakarış, niyaz 2- Bir avcı kuş 3- Saban, pulluk ─ Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından.
  1292. KUTANBAY : birl. Kutan/Bay
  1293. KUTAR : Kutsar, kutsayan, kut veren ─ Kulagu Han dönemi bey ve komutanlarından
  1294. KUTAŞ : Kutlu, mübarek
  1295. KUTAY : birl. Kut/Ay ( ...Bu ad Türkçe’den Farsça’ya geçmiş ve “Hüda” biçimine gelmiştir.) ─ 1- Ateş parçası,ateş 2- Şamanist gelenekte,” Ateş Tanrısı” 3- İpek, ipekli kumaş 4- Tanrıça 5-
  1296. Paha biçilmez, değerli ─ İlhanlı hanlarından, Argun Han’ın evdeşi ve Keykatu Han’ın anası.
  1297. KUTBAY : birl. Kut/Bay
  1298. KUTBEGÜM : birl. Kut/Begüm
  1299. KUTBEY : birl. Kut/Bey
  1300. KUTBİKE : birl. Kut/Bige
  1301. KUTBULAN : birl. Kut/Bulan
  1302. KUTBULDU : birl. Kut/Buldu
  1303. KUTBULMUŞ : birl. Kut/Bulmuş ─ Uygur kağanlarının ünvanlarından
  1304. KUTDAĞ : birl. Kut/Dağ
  1305. KUTER : birl. Kut/Er
  1306. KUTGARU : Buyruk, fermen
  1307. KUTGELDİ : birl. Kut/Geldi
  1308. KUTGÜN : birl. Kuıt/Gün
  1309. KUTHAN : birl. Kut/Han
  1310. KUTKAN : birl. Kut/Kan ─ Uygur kağanlığı dönemi beylerinden
  1311. KUTKU : Ağırbaşlı, alçak ,gönüllü
  1312. KUTKULU : birl. Kut/Kulu
  1313. KUTLU : 1- Mübarek, Tanrısal 2- Bahtiyar 3- Kabul görmüş, saygıdeğer
  1314. KUTLU BAĞA TARKAN : birl. Kutlu/Bağa/Tarkan ─ Uygur kağanlığı dönemi, bey ve komutanlarından.
  1315. KUTLUASLAN : birl. Kutlu/Arslan ─ 13. Yz.da Gürcü krallığında görev yapan, o krallığın maliyesinden sorumlu, kıpçak kuman kökenli bir bey.
  1316. KUTLUAY : birl. Kutlu/Ay ─ Abaka Han’ın kızlarından.
  1317. KUTLUBARS : birl. Kutlu/Bars
  1318. KUTLUBAY : birl. Kutlu/ Bay
  1319. KUTLUBEG : birl.Kutlu/Bey
  1320. KUTLUBEGÜM : birl. Kutlu/Begüm
  1321. KUTLUBEĞ ÇUR : Kutlu/Beğ/Çur ─ Göktürkler dönemi kağan ünvanlarından
  1322. KUTLUBİGE : birl. Kutlu/Bike
  1323. KUTLUBÖRİ : birl. Kutlu/Böri ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1324. KUTLUBUĞA : birl. Kutlu/Boğa ─ Kıpçak hanlarından. Orus Han’ın oğlu
  1325. KUTLUCA : Uğurlu, bahtı açık
  1326. KUTLUCAALP : birl. Kutluca/Alp
  1327. KUTLUCAATA : birl. Kutluca/Ata ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu oymağı dip dedelerinden
  1328. KUTLUDEMİR : birl. Kutlu/Demir ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1329. KUTLUDURMUŞ : birl. Kutlu/Durmuş ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1330. KUTLUER : birl. Kutlu/Er
  1331. KUTLUGÜN : birl. Kutlu/Gün
  1332. KUTLUĞ : Kutlu, mübarek ─ Akkoyunlular devleti komutanlarından
  1333. KUTLUĞBİLGE : birl. Kutlu/Bilge ─ Uygur kağanlarının ünvanlarından
  1334. KUTLUĞ İNANÇ : (Kutluk İnanç) Kutlu/İnanç ─ Salçuklular dönemi, Azerbaycan atabeylerinden. Cihan pehlivan bey’in oğlu
  1335. KUTLUĞ KÜL KAĞAN : Kutlu/Kül/Kağan ─ Uygur kağanlığının kurucusu ve ilk kağanı. Son Göktürk kağanı olan Uzamış Kağanı yenerek, bu devletin siyasi yaşamına son verip kendine bağlayan kişi
  1336. KUTLUĞ MARAL : birl. Kutlu/Maral ─ Türk mitolojisinde, Türkleri Ergenekondan çıkaran, Demirci Börteçine’nin evdeşi
  1337. KUTLUĞ ŞAMAN : Kutlu/Şaman ─ Kırım hanlarından Hacı Giray Han’ın oğlu
  1338. KUTLUĞTURSUN : birl. Kutluk/Dursun
  1339. KUTLUHAN : birl. Kutlu/Han ─ Salçuklular dönemi, Salgurlu atabeylerinden
  1340. KUTLUK : Kutlu ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  1341. KUTLUK BEĞÇUR : Kutluk/Beğ/Çur ─ Göktürkler ve Uygurlar dönemlerindeki, kağan ünvanlarından
  1342. KUTLUK BİLGE KÜLKAĞAN : birl. Kutlu/Bilge/Kül/Kağan ─ Uygur kağanlarından
  1343. KUTLUK BÖRÜ : birl. Kutluk/Böri
  1344. KUTLUK KAĞAN : birl. Kutluk/Kağan ─ II. Göktürk devletinin kurucusu ve ilk kağanı. Devlet kurulduktan sonra, kurultay kararıyla “İlteriş” adını da alarak, İlteriş Kutluğ Kağan olmuştur.
  1345. KUTLUK SARU : birl. Kutluk/Sarı ─ Kırgızların, Togay ve Bağış oymakları, dip dedelerinden
  1346. KUTLUK ŞAD : birl. Kutluk/Şad ─ İlteriş Kutluk Kağan’ın kağan olmadan ömceki, ad ve ünvanı
  1347. KUTLUK TİGİN : birl. Kutluk/Tigin
  1348. KUTLUK TİMUR : birl. Kutluk/Timur ─ ..Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1349. KUTLUK : (Kutluğ) Kutlu, mübarek
  1350. KUTLUKAYA : birl. Kutlu/Kaya
  1351. KUTLUTERKEN : birl. Kutlu/Terken ─ Timur Kürkan Han’ın kız kardeşi
  1352. KUTÖZ : birl. Kut/Öz
  1353. KUTSANDI : Kutlu, mübarek
  1354. KUTUGA : (kutaga, kutaka)
  1355. KUTULA : (Kutuluğ) birl. Kut/Ulu ─ Tayçıkut’lar devleti hanlarından. Altan Han’ın babası
  1356. KUTULMUŞ : (Kutalmış)
  1357. KUTUN : 1- Mesut, mutlu, nurlu 2- Mukaddes, kutsal
  1358. KUTUNMUŞ : Kutlu, mübarek ─ Uygur yzaıtlarında adı geçen bir bey
  1359. KUTUR : Kutlu, mübarek
  1360. KUTUR TEKİN : birl. Kutur/Tekin ─ Dokuz Oğuz destanında adı geçen bir bey
  1361. KUTUY : (Kutay)
  1362. KUTUYHANIM : birl. Kutuy/Hanım ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir hanım. (Bazı kaynaklarda “Kutuy Hatun” olarak da geçer.
  1363. KUTUZ : birl. 1- Kut/Uz 2- Yaban öküzü ─ Mısır- Türk kölemenleri hanlarından
  1364. KUTVERDİ : birl. Kut/Verdi
  1365. KUTVERMİŞ : birl. Kut/Vermiş
  1366. KUVAKAN : birl. Kuva(kuvanç) Kan ─ Başkurtların eski dönem, oymak beylerinden
  1367. KUVANÇ : Kıvanç, gurur, mutluluk, iftihar
  1368. KUVANÇBEK : birl. Kıvanç/Bek ─ Kırgızların, Togay ve Bugu oymakları, dip dedelerinden
  1369. KUVANDUK : Kıvanç, mutluluk, iftihar, gurur verici ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın oymağı dip dedelerinden
  1370. KUVART : 1- Kurt 2- Dayanıklı, kavi, metin
  1371. KUVARTHAN : birl. Kuvart/Han ─ Bulgar hanlarından
  1372. KUVAT : Sevinç, mutluluk
  1373. KUVRAG : Toplum, toplumcu
  1374. KUYAK : Zırh, demirağ
  1375. KUYAN : Tavşan, bozkır tavşanı ─ Özbeklerin, Konrat ve Loncagalı oymakları dip dedelerinden
  1376. KUYAŞ : Güneş ışığı
  1377. KUYDUNG : Beden, vücut ─ Kırgızların, Togay, Çoltu ve Tolgan oymakları dip dedelerinden
  1378. KUYMARAL : birl. Kuy/Maral ─ Oğuzname’de Böriteçine’nin öteki adı
  1379. KUYMU : Sevinç, neşe
  1380. KUYTAK : Mahfuz, siper
  1381. KUYTURKA : Bağış, ihsan, lütuf
  1382. KUYULDAR : Saygıdeğer, saygıya layık
  1383. KUYUM : Aksesuar, küpe, bilezik
  1384. KUYUMBİLGE : birl. Kuyum/Bilge
  1385. KUZ : Dağın, güneş görmeyen yamacı
  1386. KUZAY : 1- Kuzey yönü, güneşin az olduğu yer,Karanlık ve soğuk yer 2- Kuz/Ay
  1387. KUZBAY : birl. Kuz/Bay
  1388. KUZGUN : Kargagillerden, bir akbaba türü ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın oymağı, dip dedelerinden
  1389. KUZHAN : birl. Kuz/Han
  1390. KUZLAK : Bebe, yavru
  1391. KUZU : 1- Koyun yavrusu 2- Yavru, bebe
  1392. KUZUBAY : birl. Kuzu/Bay
  1393. KÜÇ : Güç, dirayet, kudret
  1394. KÜÇKARA : birl. Küç/Kara (Acı kuvvet) ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  1395. KÜÇEM : 1- Güç, kudret 2- Gasıb, zorba ─ Özbeklerin, Konrat ve Kuştamgalı oymakları dip dedelerinden
  1396. KÜÇEY : Güçlü, gücü yeten ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın oymağı, dip dedelerinden
  1397. KÜÇİ : Güç, güçlük, zorluk
  1398. KÜÇİKACUN : birl. Küçük/Acun ─ Altay Türkleri, Kızıl oymağı, dip dedelerinden
  1399. KÜÇİN : An, kısa zaman parçası ─ Karahanlılar dönemi beylerinden
  1400. KÜÇKEY : Güçlü, zorlu
  1401. KÜÇLÜK : Güç, güçlük, zorluk, kudret ─ 1- Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından 2- Çengiz Kaan dönemi, Merkit beylerinden (Tayang Han’ın oğlu)
  1402. KÜÇTEKİN : birl. Küç/Tekin ─ Karahanlılar dönemi, bey ve komutanlarından
  1403. KÜÇTİMUR : birl. Küç/Timur ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1404. KÜÇTOGAN : birl. Küç/Togan ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1405. KÜÇUGUR : birl. Küç(güç/Uğur ─ Çengiz Kaan döneminde, Karabudundan olmasına rağmen, üstün yetenekleri ve hizmet anlayışıyla önce, komutan daha sonra da, merkez ordu komutanlarından, yapılan bey
  1406. KÜÇÜBAY : birl. Küçi/Bay
  1407. KÜÇÜK : Ufak, minyon ─ Kapgan kağan’ın oğullarından (Küçük Şad)
  1408. KÜÇÜLÜ : Güçlü, zorlu
  1409. KÜÇÜLÜK : Güçlük, güç, zorluk
  1410. KÜÇÜM : Güç, kudret
  1411. KÜÇÜMHAN : birl. Küçüm/Han ─ 1- Sibir hanlığının kurucusu ve ilk han’ı. 2- Babürhan dönemi, Samerkant hanlarından
  1412. KÜKLER : Müneccim, yıldız falcısı
  1413. KÜKREK : 1- Onur, gurur 2- Kükreyiş, kükreyen
  1414. KÜL : 1- Ateş, ateşlilik, yakıcılık, yokedicilik 2- Yenilmezlik 3- Ulu, ünlü 4- Cesaret, gözükaralık 5-
  1415. Göl, göl gibi geniş ve büyük
  1416. KÜL ERKİ HAN : Kül/Erki/Han ─ Tuman Han’ın bey ve komutanlarından
  1417. KÜL ERKİN : birl. Kül/Erkin ─ Batı Göktürkleri bey ve komutanlarından
  1418. KÜL ERTİGİN : Kül/Er/Tigin ─ Bilge Kağan dönemi, bey ve komutanlarından
  1419. KÜL TİGİN : birl. Kül/Tigin Birkaç anlam : 1- Ateş prensi 2, yenilmez prens 3- Ulu prens 4- Yokedici prens 5- Göl (gibi) prens ─ Türk tarihinin, ünlü simalarından..Bilge Kağan’ın kardeşi, İlteriş Kutluk Kağan’ın küçük oğlu.
  1420. Hiçbir zaman taht ve iktidar düşünmeden, ağabeyi Bilge Kağan’ın hizmetinde çalışıp, devletin birliği
  1421. ve dirliği için, çok küçük yaşlarından itibaren hep savaşarak yaşamış ve ölmüş, ender kişilerden
  1422. KÜLABI : birl. Kül/Abı ─ Özbeklerin, Konrat ve Kuştamgalı oymakları, dip dedelerinden
  1423. KÜLBİLGE : birl. Kül/Bilge
  1424. KÜLBİLGE HAN : birl. Kül/Bilge/Han ─ Uygur hanlarından.
  1425. KÜLÇAĞAÇ : birl. Kül/Çağ/Aç ─ Kırgızların, Togay ve Sayak oymakları, dip dedelerinden.
  1426. KÜLÇUR : Ululuk, yüksek mevki, saygıdeğerlik. Birl. Kül/Çur ─ Göktürkler dönemi ünvanlarından.
  1427. KÜLÇUR APA TARKAN : birl. Kül/Çur/Apa/Tarkan ─ Bilge Kaan dönemi, bey ve komutanlarından.
  1428. KÜLÇUR KAĞAN : birl. Kül/Çur/Kağan ─ Uygur kağanlarının ünvanlarından
  1429. KÜLE : 1- Güle , gülüş 2-Demet,bağ, deste
  1430. KÜLEGEÇ : 1-Güleç, güleryüzlü 2-Name, melodi
  1431. KÜLEGEN : Gülen, güleryüzlü
  1432. KÜLEK : 1- Fırtına, kumfırtınası 2-Bakraç, tahtadan yapılmış yoğurt kabı
  1433. KÜLEM : Bereketli, münbit
  1434. KÜLER : birl. Kül/Er ..Ulu, saygın kişi.
  1435. KÜLTEM : Deste, demet, buket
  1436. KÜLÜG : (Külük) 1-Ünlü, meşhur, çok tanınan 3-Hızlı,seri
  1437. KÜLÜG BİLGE KAĞAN : birl. Külüg/Bilge/Kağan ─ Uygur kağanlarından. Uluğ Kutlu Bilge .. Kağan oğlu
  1438. KÜLÜG İNANÇ : birl. Külüg/İnanç ─ Göktürkler dönemi,bey ve komutanlarından.
  1439. KÜLÜG TİGİN : birl. Külüg/Tigin ─ Uygur prenslerinden..
  1440. KÜLÜK : Külüğ,meşhur
  1441. KÜLÜK APA : birl. Külük/Apa ─ Yenisey anıtlarında adı geçen bir bey.
  1442. KÜLÜK BİLGE : birl. Külük/Bilge ─ Yenisey anıtlarında adı geçen bir bey.
  1443. KÜLÜKSENGÜN : birl. Külüğ/Sengün ─ Bilge Kağan dönemi, bey ve komutanlarından
  1444. KÜLÜKTUTUK. Birl. Külük/Tutuk ─ Yenisey anıtlarında adı geçen bir bey.
  1445. KÜLÜNK : Kazma
  1446. KÜMÜŞ : Gümüş
  1447. KÜMÜŞ TEKİN : birl. Gümüş/Tekin ─ Karahanlılar dönemi, bey ve komutanlarından
  1448. KÜN : Gün, güneş
  1449. KÜN HATUN : birl : Gün/Hatun
  1450. KÜNALP : birl. Gün/Alp
  1451. KÜNANA : birl. Gün/Ana ─ Şamanist gelenekte, göğün yedinci katına bakan tanrıça
  1452. KÜNAY : Gün/Ay ─ Uygur kağanlarının ünvanlarından
  1453. KÜNBAY : birl. Kün/Bay
  1454. KÜNBEK : birl. Kün/Bek
  1455. KÜNÇEK : Güneşlik, şemsiye
  1456. KÜNDEŞ : 1- Gündeş, güneşe eş değerde 2- İzci, takipçi, halef
  1457. KÜNDOĞDUHAN : birl. Kün/Doğdu/Han ─ Kutadgu Bilig’de adı geçen bir Karahanlı komutan
  1458. KÜNDÜN : Gün ışığı
  1459. KÜNDÜZ : Gündüz ─ Macar Kumanları, bey ve komutanlarından
  1460. KÜNDÜZBAY : birl. Kündüz/Bay
  1461. KÜNDÜZKULU : birl. Kündüz/Kulu
  1462. KÜNER : birl. Gün/Er
  1463. KÜNEŞ : Güneş ─ Türkmenlerin, Ersarı oymağı beylerinden (Ersarı bey’in oğlu)
  1464. KÜNGERÜ : 1- Arzu, dilek, temenni 2- Cariye
  1465. KÜNG : Cariye, dişi köle
  1466. KÜNİ : 1- Adil, adaletli, hukukçu, yasalara bağlı 2- İtaatkar, muti
  1467. KÜNKAŞ : Danışma, nasihat
  1468. KÜNSARI : birl. Kün/Sarı
  1469. KÜNTAŞ : birl. Kün/Taş ─ Altay destanlarında adı geçen bir bey
  1470. KÜNTEM : Günlük, gündelik
  1471. KÜNTOĞSI : birl. Gün/Doğuşu ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  1472. KÜNTÜZALP : birl. Kündüz/Alp
  1473. KÜNÜÇEN : Muti, itaatkar, saygılı
  1474. KÜNÜLÜK : 1- Şemsiye, 2- Günlük, yövmiye
  1475. KÜR : 1- Gür, sık, bol, bolluk 2- Canlı, diri, sağlam, sarsılmaz 3- Gürleyen, kükreyen, kabadayı, gözükara, yürekli 4- Öz, maya, özünü yitirmemezlik 5- Düzen, düzenlilik 6- Çare, çözüm, deva
  1476. KÜRBAY : birl. Kür/Bay
  1477. KÜRBEY : birl. Kür/Bey
  1478. KÜRBUĞA : birl. Kür/Boğa ─ Salçuklular dönemi komutanlarından. Sonraları, Musul atabeyliği yapan bir bey
  1479. KÜRÇE : Esas, asıl, maya, öz
  1480. KÜRÇİ : Kabadayı, gözükara ─ Çengiz Kaan dönemi bilginlerinden
  1481. KÜRÇİBAY : birl. Kürçi/Bay
  1482. KÜRÇUR : birl. Kür/Çur
  1483. KÜRÇUR KAĞAN : birl. Kür/Çur/Kağan ─ Batı Göktürkleri kağanlarından
  1484. KÜRHAN : (Gürhan) birl. Kür/Han ─ 1- Karakıtaylılar devleti hanlarından. (Türkçülük düşüncesini, ilşk defa, teorik olarak ortaya atan kişi) 2- Türk mitolojisinde, Kara Han’ın oğullarından 3- Oğuzname’de Moğol Han’ın dört oğlundan biri
  1485. KÜRİ : İç geçiren, imrenen, kıskanç
  1486. KÜRKAN : birl. 1- Kür/Kan (Gür/Kan) 2- Damat (Körekan) ─ Aksak Timur Han’ın ünvanlarından
  1487. KÜRMAN KOCA : birl. Kürmen /Koca ─ Kırgızların, Togay ve Soyak oymakları dip dedelerinden
  1488. KÜRMEN : Özlü, soylu
  1489. KÜRŞAD : birl. Kür/Şad ─ Türk tarihinin ünlü simalarından. Türk ve dünya tarihindeki, ilk “Milli kurtuluş” hareketini örgütleyen ve gerçekleştiren kişi. Göktürk kağanlarından Çuluk Kağan’ın küçük oğlu. ( İlk Göktürk devleti yıkıldıktan sonraki, Çin’de süren tutsaklık dönemine son vermek için, şan, şöhret, taht ve kişisel çıkar düşünmeden, yalnızca Milletin kurtuluşu ve geleceği için, kırk yiğidi ile gizli bir örgüt kurup sonra da devrimi gerçekleştirdi.(İ.S. 639) Kendisi de dahil olmak üzere hepsi öldü. Ancak bu kutlu eylemin sonucunda öteki bütün Türkler serbest bırakılarak özgürlüklerine kavuştular ve hemen ardından da 11. Göktürk devletini kurdular.)
  1490. KÜRT AĞ : birl. Kür/Dağ
  1491. KÜRTİMUR : birl. Kür/Timur
  1492. KÜRTUĞ : birl. Kür/Tuğ ─ Özbeklerin, Konrat ve Kançagalı oymakları, dip dedelerinden
  1493. KÜRTÜN : birl. Kür/Tün (gece)
  1494. KÜRÜGEN : 1- Gürgen 2- Köregen, damat
  1495. KÜRÜM : Basiret, meleke
  1496. KÜRÜNÇ : 1- Özlü, soylu 2- Düzen, düzenli 3- Kıskanç
  1497. KÜŞLİK : 1- Güçlük, güç, zorluk 2- Mutlu, mutluluk
  1498. KÜŞLÜK HAN : birl. Küçlük/Han ─ 1- Naymanlar devleti hanlarından 2- Kerayetler devleti hanlarından
  1499. KÜŞÜM : 1- Ar, edep, hicap 2- Güç, güçlülük
  1500. KÜVENÇ : Güvenç
  1501. KÜVENÇİ : Güvence, garanti
  1502. KÜZ : Güz, sonbahar, hazan
  1503. KÜZHAN : birl. Küz/Han ─ Oğuzname’de Moğol Han’ın dört oğlundan biri
  1504. KÜZNEK : Işık kırılması, aksi-ziya
  1505. MAMAK : Sakin, kendi halinde
  1506. MAMAY : Sakin, munis ─ Atilay Han’ın akrabalarından olan bir Hun beyi
  1507. MAMAY HAN : birl. Mamay/Han ─ kıpçak hanlarından
  1508. MAMAY TÜRE : birl. Mamay/Türe
  1509. MAMIŞ : 1- Saygılı, söz dinler 2- Saygı, hiram
  1510. MAMIŞHAN : birl. Mamış/Han ─ Kazak hanlarından
  1511. MANAS : 1- Huy, mizaç 2- Heybet, heybetli ─ Ünlü, Kırgız yiğidi. Kendi adıyla yazılan ve anılan destan, halen, dünyanın en uzun destanı olup, her yıl yeni mısralar eklenerek de sürmektedir.
  1512. MANASHAN : birl. Manas/Han
  1513. MANAY : Saha, bölge, mıntıka
  1514. MANÇO : Mengü, sonsuz
  1515. MANÇU : Mengü, sonsuz ─ Bu ad ile bir Türk oymağı, şimdiki Mançurya’da bir dönem hanlık yapmış ve Mançurya adı da bu addan dolayı bu günlere kadar gelmiştir. Mançu adı “ Mengü’nün kuzey Türklerinin ağzı ile söylenişinden başka bir şey değildir.
  1516. MANÇU APA YARGAN TARKAN : Mançu/Apa/Yargan/Tarkan ─ Göktürkler (Bilge Kağan) dönemi komutanlarından
  1517. MANGALAY : 1- Alın, yüz, cephe 2-Süvari, iyi ata binen ─ Tuman Han’ın torunlarından
  1518. MANGU : Mengü, bengü, sonsuz
  1519. MANGU KAAN : birl. Mangu/Kaan ─ Çengiz Kaan’ın torunu, Öketay Kaan’ın oğlu
  1520. MANGU TİMUR : birl. Mangu/Timur
  1521. MANGUBERDİ : birl. Mangu/Verdi ─ Anadolu Salçukluları Gıyaseddin’in amcası oğlu
  1522. MANGUR : Mangır, bakır para
  1523. MANGUT : Ölümsüz, sonsuz ─ 1- Oğuzname’de, Türk’ün kardeşlerinden 2- Özbeklerin eski dönem oymak beylerinden
  1524. MARAL : Ceylan, ahu türü bir hayvan
  1525. MAYDA : Narin, ince, ince yapılı
  1526. MENÇİK : Mülkiyet, mal varlığı
  1527. MENDEŞ : (Menteş, mintaş) Acele, aceleci
  1528. MENGİ : Mengü, bengi, bengü
  1529. MENGİ HAN : birl. Mengi/Han
  1530. MENGİ KULA : birl. Mengi/Kula
  1531. MENGİ TİMUR : birl. Mengi/Timur ─ Altınordu hanlarından
  1532. MENGİLİK : Sonsuzluk
  1533. MENGLİ : Mingli, benli
  1534. MENGLİ GİRAY HAN : birl. Mingil/Giray/Han ─ Kırım hanlarından
  1535. MENGLİ HATUN : birl. Benli/Hatun ─ Tuğluk Timur Han’ın anası
  1536. MENGÜ : Ebedi, sonsuz, sonsuza kalan, sonsuzluk, ölümsüzlük
  1537. MENGÜ ALP : birl. Mengü/Alp
  1538. MENGÜAY : birl. Mengü/Ay
  1539. MENGÜBARS : birl. Mengü/Bars
  1540. MENGÜBAY : birl. Mengü/Bay
  1541. MENGÜÇ : Sonsuzluk, sonsuzluğa ulaşmış, ermiş, ulu, saygıdeğer ─ Mengüçler devletinin kurucusu ve ilk beyi. Şebinkarahisar, Aluçra, Şiran ve Refahiye dolaylarını, Alparslan Han’ın emriyle zaptettikten sonra, Salçukluya bağlı özerk bir beylik olarak kalmıştır.
  1542. MENGÜÇ ATA : birl. Mengüç/Ata ─ Bilgi ve tecrübesine başvurulan ulu ve bilge kişi
  1543. MENGÜÇ ATSIZ : birl. Mengüç/Atsız ─ Alparslan Han dönemi, Azerbaycan valisi
  1544. MENGÜÇAY : birl. Mengüç/Ay
  1545. MENGÜÇEK : (Mengüç)
  1546. MENGÜER : birl. Mengü/Er
  1547. MENGÜKAN : birl. Mengü/kan
  1548. MENGÜKUL : birl. Mengü/Kul
  1549. MENGÜN : (Mingün, Bingün) birl. Bin/Gün ─ Kulagu han’ın oğullarından ..Abaka Han’ın kardeşi
  1550. MENGÜTAŞ : birl. Mengü/Taş ─ Bilge Kağan’ın yaptırdığı Orkun anıtlarının sıfatı
  1551. MENGÜTAY : birl. Mengü/Tay ─ Tulay Han dönemi, Heart valisi
  1552. MENGÜTEKİN : birl. Mengü/Tekin
  1553. MENGÜTİMUR : birl. Mengü/Timur ─ 1- Batu Han’ın torunu, Doğan Han’ın oğlu 2- Mısır- Türk kölemenleri (Melik Nasır) dönemi komutanlarından
  1554. MENGÜVERDİ : birl. Mengü/Verdi ─ Haverezm Han’ı Celaleddin’in gerçek adı
  1555. MENTEŞ : (Mintaş) birl. Bin/Taş ─ 1- Salçuklular dönemi komutanlarından 2- Mısır- Türk kölemenleri dönem Malatya valilerinden
  1556. MENGEN : 1- Nişancı, iyi ok atan, okçu 2- Becerikli, mahir ─ Bilge Kağan’ın ilk adı
  1557. METE : 1- Soylu, saygıdeğer 2- Bütün, bütünlük, bütünlükçü
  1558. METEHAN : birl. Mete/Han ─ Hun kağanlarının en ünlüsü. Aynı soy ve kökten gelen boylar arasında, kan dökülmesini yasaklamış hepsinin tek bir devlet çatısı altında toplanması gerektiğini,bunun aynı zamanda Türk
  1559. Tanrısı’nın bir emri olduğuna inanarak bu yolda mücadele etmenin ve bunun getireceği sonuçların,en büyük ve paha biçilmez bir mutluluk olduğuna inanmış, bunu da ayrıca,devlet politikası biçimine getirmişti.Türk töresine devlet idaresine sokan,ilk düzenli ve sınıflı kara ordusunu kuran,”Birleşik
  1560. Türk Devletleri”ülküsünü devlet siyaseti olarak ve bunu gerçekleştiren ilk Türk büyüğü.
  1561. Tarihçilerimizin büyük çoğunluğu, bu kişinin efsanevi,Oğuz Kağan olduğunu söyler.
  1562. MİN : 1-Bin,bin sayısı. 2-ben,gamze ─ Özbek oymak beylerinden.
  1563. MİNG : 1-Ben,gamze 2-Huzur,refah 3-Bin sayısı ─ Başkurt oymak beylerinden.
  1564. MİNGAN : 1-Benli,gamzeli 2-birl. Bin/Kan ─ Öketay Kaan dönemi,bey ve komutanlarından.
  1565. MİNGAY : birl. Ming/Ay ─ Çengiz Kaan’ın askeri danışmanlarından ve komutanlarından.
  1566. MİNGİDİBEK : birl. Mingli/Bek ─ Koçay Han’ın komutanlarından.
  1567. MİNGİLİK : Rahat,huzur,refah
  1568. MİNGİR : Çok külliyetli.
  1569. MİNGLİ AĞAÇ : birl. Mingli/Ağaç ─ Timuroğullarından,ünlü devlet adamı ve bilgin,Hüseyin Baykara’nın evdeşi.
  1570. MİNGLİ GİRAY : birl. Mingli/Giray(Han) ─ Kırım Hanlarından
  1571. MİNGLİ GÖNÜLTAŞ : birl. Mingi/Gönültaş ─ Altınordu devleti komutanlarından
  1572. MİNGLİBAY : birl. Mingli/Bay
  1573. MİNGLİHAN : birl. Mingli/Han
  1574. MİNKARA : birl. Min/Kara(Binkara) ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  1575. MİNTAŞ : (Bintaş) birl. Min/Taş ─ hacı Bektaşı Veli’nin kardeşi
  1576. MİNTİMUR : birl. Min/Timur ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1577. MOĞOL : Kaygı,endişe,hüzün ─ Havarezmler devleti dönemi bey ve komutanlarından.
  1578. MOĞOL HAN : birl. Moğol/Han ─ 1- Şecerei Türk’de, Alınca Han’ın ikiz oğlundan biri ve Türk’ün babası 2- Oğuz Kağan destanında, Oğuz’un amcası ve ilk kayın atası
  1579. MOĞOLBAY : birl. Moğol/Bay
  1580. MOĞOLKANÇI : birl. Moğol/Kançı ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  1581. MOĞOLTAY : birl. Moğol/Tay
  1582. MOKAN : Büken, güçlü
  1583. MOKAN KAĞAN : birl. Mokan/Kağan ─ Bumin Kağan’ın diğer adı
  1584. MONGUÇ : Atik, çevik, hamleci
  1585. MOTUN : Bütün, bütünlük ( Mete Han’ın asıl adının bu olduğunu söyleyen tarihçiler de var.)
  1586. MUGLU : Üzgün, hüzünlü ─ Çengiz Kaan’ın komutanlarından
  1587. MUNAR : Serap, algın
  1588. MUNCUK : Boncuk, takı, mücevher ─ Atilay Han’ın babası
  1589. MUNÇUĞ : (Boncuk)
  1590. MUNG : 1- Hüzün, elem, üzüntü 2- Ming, ben, gamze
  1591. MUNGLUBUĞA : birl. Munglu/Boğa ─ Mısır-Türk kölemenleri devleti komutanlarından
  1592. MUNGLUĞ : (Mungluk) Üzgün, bunalmış, hüzzam ─ Yesukey ölürken, Çengiz Kaan’ı emanet ettiği bey. Çengiz’in bir nevi manevi babası durumundaki bey
  1593. MUNGUL : Hüzünlü, elemli ─ 1- Altay Türkleri, Kişiler oymağı, dip dedelerinden 2- Kırgızların, Togay, Sarı ve Bağış oymakları dip dedelerinden
  1594. MUNZUK : (Muncuk, boncuk) Boncuk’un Macar ağzıyla söylenişi
  1595. MUT : birl. Mut/Al
  1596. MUTAL : birl. Mut/Al
  1597. MUTAY : birl. Mut/Ay
  1598. MUTBEGÜM : birl. Mut/Begüm
  1599. MUTBİGE : birl. Mut/Bige
  1600. MUTER : birl. Mut/Er
  1601. MUTHAN : birl. Mut/Han
  1602. MUTLU : Mutlu, mesut, bahtiyar
  1603. MUTLUALP : birl. Mutlu/Alp
  1604. MUTLUBAY : birl. Mutlu/Bay
  1605. MUTLUBEGÜM : birl. Mutlu/Begüm
  1606. MUTLUBİGE : birl. Mutlu/Bike
  1607. MUTLUER : birl. Mutlu/Er
  1608. MUTLUHAN : birl. Mutlu/Han
  1609. MUYAN : (Buyan, bayan)
  1610. MÜÇEK : öpücük, buse
  1611. MÜGE : İnci çiçeği
  1612. MÜLDÜZ : Berrak, saf
  1613. MÜREN : Irmak, akarsu
  1614. NATUK : Yurt, avul, yerleşim bölgesi.
  1615. NAYMAN : 1- Soylu, asilzade 2- Kendinden emin ─ 1- Kırgızların, İçgilik ve Katırca oymakları, dip dedelerinden 2- Altay Türkleri, Teleut oymağı dip dedelerinden .3- Kazakların, Ortayüz bölüğü oymak beylerinden.
  1616. NİRUN : Saf, katıksız, sade. ─ Oğuzname’de, Alan Guva’nın çocuklarının genel sıfatı.
  1617. NOGAY : Başıboş, serbest, azade. Çengizliler döneminde, genellikle Uygur asıllı memurlara verilen bir unvan. ─ 1- Kırgızların, Togay, Girik ve karakol oymakları, dip dedelerinden. 2- Özbeklerin, Konrat ve
  1618. Kançakalı oymakları, dip dedelerinden. 3- Kuzey Kafkasya ve Romanya’da yaşayan, bir oymak.
  1619. NOGAYBEK : birl. Nogay/ Bek
  1620. NOGAYÇERİ : birl. Nogay/Çeri
  1621. NOYAN : 1- Soyluluk ünvanlarından ( Avrupalıların, şövalye, sör, ünvanlarının karşılığı) 2- Sükunet, huzur 3- Başkomutanlık, başkomutan ─ Çengiz Kaan’ın komutanlarından.
  1622. NOYANBAY : birl. Noyan/Bay
  1623. NOYANÇOBAN : birl. Noyan/Çoban ─ Kulagu Han’ın komutanlarından.
  1624. NOYANER : birl. Noyan/Er
  1625. NOYANHAN : birl. Noyan/Han
  1626. NOYANKULİ : birl. Noyan/Kuli
  1627. OBA : 1- Yurt, mekan, mesken,diyar, çadır, mahalle 2- Göçebe, kabile, aşiret
  1628. OBABEY : birl. Oba/Bey
  1629. OBAER : birl. Oba/Er
  1630. OBAR : Ev, baraka
  1631. OBEN : 1- Genç aygır 2- Erkek deve yavrusu
  1632. OBULAZ : (Oblas, oflas) 1- Gözüpek, atılgan 2- Alicenap, yüce gönüllü.
  1633. OBUT : Şeref, haysiyet
  1634. OBUZ : Kaynak, menba
  1635. OCAK : (Otak, odak) Ateşlik, ateş olan yer, ateş tüten yer. Mec. Ev, yuva, insan eğitiminin, başladığı, insanın pişmeye ve biçimlenmeye başladığı yer.
  1636. OCAKLI : Ocak sahibi. ─ Kazakların, Uluyüz bölüğü oymak beylerinden.
  1637. OD : Ot, ateş
  1638. ODAK : Ocak, yanma, yansıma merkezi
  1639. ODAKAN : Hanım ozan
  1640. ODANA : birl. Od/Ana ─ Şamanist gelenekte, “Dişi Melek”
  1641. ODATA : birl. Od/Ata ─ Şamanist gelenekte “erkek melek”
  1642. ODAY : birl. Od/Ay
  1643. ODBEK : birl. Od/Bek
  1644. ODÇU : Ateşçi
  1645. ODER : birl. Od/Er
  1646. ODGELDİ : birl. Od/Geldi
  1647. ODGURMUŞ : 1- Oturmuş, oturaklı, sakin, kendinden emin 2- Yuva kuran, birlik kuran ─ Karahanlılar dönemi beylerinden. /Kutadgu Bilig’de Yusuf Has Hacip’in şiirlerini yazarken seslendiği ve hitap ettiği beylerden.)
  1648. ODHAN : birl. Od/Han ─ Şamanist gelenekte, “Ateş Tanrısı”
  1649. ODKIZ : birl. Od/Kız
  1650. OFLAZ : (Obulaz, Oblas)
  1651. OG : Ok (Doğma, doğum, yaratılış) ─ Sibir Hanlığı dönemi bey ve komutanlarından.
  1652. OGAN : (Okan, Ugan) 1- Tanrı, Tanrılık vasıfları, yaratma, yaratış, doğuş, halik 2- Anlayış, zeka, bilgelik 3- Eski Türklerde, kan davalarına karşı çıkan, oba ve oymaklar arasındaki geçimsizliklerde, arabuluculuk yapan, “Barış Tanrısı” 4- Altay ve Tuna Türklerinde “ Ateş Tanrısı” ─ Hiyve Hanlarından Muhammed Han’ın oğlu. Şecerei Türk’ün yazarı olan, Bahatur Han’ın kardeşi.
  1653. OGAN APA : birl. Ogan/Apa
  1654. OGAN HAN : birl. Ogan/Han
  1655. OGANALP : birl. Ogan/Alp
  1656. OGANAY : birl. Ogan/Ay
  1657. OGANBAY : birl. Ogan/Bay
  1658. OGANER : birl. Ogan/Er
  1659. OGANKUL : birl. Ogan/Kul
  1660. OGANKULU : birl. Ogan/Kulu
  1661. OGANSAY : birl. Ogan/Say
  1662. OGANSOY : birl. Ogan/Soy
  1663. OGANSU : birl. Ogan/Su
  1664. OGANVERDİ : birl. Ogan/Verdi
  1665. OGÇİ : (Okçu)
  1666. OGLAĞU : Körpe, genç kız
  1667. OGRAK : 1- Azim, kararlılık 2- Niyet
  1668. OGRAŞ : Uğraş, mücadele, meşgale
  1669. OGSAT : Benzer, benzerlik, benzeyiş
  1670. OGTADURMUŞ : birl. Okda/Durmuş ( Bu ad, iki anlamda da yorumlanabilir. Akıllı, zeki Durmuş. Zor durumda kalan, zor koşullarda olan Durmuş..) ─ Uygur kağanlığı dönem bey ve komutanlarından
  1671. OGUR : 1- Gizlilik, gizem 2- Uğur, baht, talih, mutluluk
  1672. OGURLU : Uğurlu
  1673. OGURMUŞ : Gizemli, ağzı sıkı
  1674. OGUTUR : Gizli, gizemli ─ Kırgızların, Mündi oymağı, dip dedelerinden
  1675. OGÜN : birl. O/Gün (..Eski bir Türk geleneği olan, tarihin önemli ve özel günlerinin anısına verilen, o gün ya da o günlerin yıldönümüne denk düşen günlerde doğanlar için kullanılan bir ad. Örneğin, Fenerbahçe’nin eski futbolcularından O gün Altıparmak “10 kasım 1938” doğumludur ve Ata’ nın ölümüne atfen bu adı almıştır.)
  1676. OGÜNER : birl. Ogün/Er
  1677. OĞÇU : Okçu, haberci, ulak
  1678. OĞIRCIK : Uğurcuk ─ Türkmenlerin, Salur ve Karaman oymakları dip dedelerinden
  1679. OĞLAGU : Körpe kız
  1680. OĞLAK : Keçi yavrusu ─ Babür Han dönemi beylerinden
  1681. OĞLAMAN : Bir yaşında doğum yapan, koyun ve keçi
  1682. OĞLAN : Oğul, erkek çocuk, genç erkek ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları dip dedelerinden
  1683. OĞLANÇUR : birl. Oğlan/Çur ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1684. OĞRAMIŞ : Uğurlu ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1685. OĞRUN : 1- Gizli, gizemli 2- Yavaş, ağır
  1686. OĞUL : 1- Oğlan, erkek çocuğu 2- Evlat, genel olarak, kız yada erkek çocuğu ─ Türkmenlerin, Salur ve Karaman oymakları dip dedelerinden
  1687. OĞULALP : birl. Oğul/Alp
  1688. OĞULBARS : birl. Oğul/Bars ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1689. OĞUL HAN : birl. Oğul/Han
  1690. OĞULAK : birl. Oğul/Ak
  1691. OĞULAY : birl. Oğul/Ay
  1692. OĞULBAY : birl. Oğul/Bay
  1693. OĞULBEK : birl. Oğul/Bek
  1694. OĞULBÖRİ : birl. Oğul/Böri
  1695. OĞULÇA : 1- Oğulcuk, biricik oğul, biricik evlat 2- En küçük oğul
  1696. OĞULÇA KATIR HAN : birl. Oğulça/Katır/Han ─ Karahanlı hanlarından
  1697. OĞULÇAK : Oğulça
  1698. OĞULER : birl. Oğul/Er
  1699. OĞULGANMIŞ : Oğlu olmayan
  1700. OĞULGAYMIŞ : Oğlu olmayan
  1701. OĞULHAN BUĞRA : birl. Oğulhan/Buğra ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1702. OĞULKAN : birl. Oğul/Kan
  1703. OĞULTEKİN : birl. Oğul/Tekin ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1704. OĞUR : 1- Uğur, taLİH, bahtiyarlık 2- Vakit, zaman, devir
  1705. OĞUŞ : 1- Bolluk, bereket 2- Hısım, akraba, nesil ─ Otmanoğullarının 16. Göbek dedesi
  1706. OĞUZ : 1- Ok-Uz 2- Ağuz, ağız 3- Öküz 4- Olağanüstülük 5- Çağrı, davet, toparlama birleştirme, yaratış ─ Türklerin en önemli ve geniş bölgelere yayılmış olan boyu. Türkiye’nin büyük bölümü, Azerbaycan, Türkmenistan, Musul, Kerkük, Gagavuzya, İran Türkmenleri, hep bu boyun kollarındandır.)
  1707. OĞUZALP : birl. Oğuz/Alp
  1708. OĞUZ BİLGE : birl. Oğuz/Bilge ─ Bilge Kağan dönemi bey ve bilginlerinden (Oğuz Bilge Tamgaçu)
  1709. OĞUZ KAĞAN : Oğuz/Kağan ─ Türklerin, tüm boylarının mitolojik atası. Belli tarihsel dökümanlar içersinde değerlendirmek mümkün olmamakla birlikte, tarihçilerin büyük çoğunluğu, bu kişinin, Hun Kağanı “ Mete Kağan” olabileceğini söylemektedirler. Tarihte ilk defa olarak bütün Türk boylarını bir araya getirerek, tek devlet çatısı altında topladığı, kuzey ve orta Asya’yı, Türk yurdu haline getirdiği, Oğuz töresi ya da “
  1710. Türk Töresi” adı altında, kültürel bir alt yapı hazırladığı, yine uzun yıllar hemen bütün Türk devletlerinin genel yasaları durumunda olan “Oğuz Kağan Yasaları” nı hazırlayıp yürürlüğe koyduğu söylenir.
  1711. OĞUZBEY : birl. Oğuz/Bey
  1712. OĞUZER : birl. Oğuz/Er
  1713. OĞUZGÜN : birl. Oğuz/Gün
  1714. OĞUZHAN : birl. Oğuz/Han (Oğuz Kağan)
  1715. OĞUZTAN : birl. Oğuz/Tan
  1716. OĞUZTAY : birl. Oğuz/Tay
  1717. OK : 1- Doğum, doğuş, yaradılış 2- Akıl, us 3- Dokunma, el sürme 4- Söyleyiş, çağırış, haber verme 5- Silah, yay ile kullanılan ok 6- Örgüt, teşkilat ─ Türkmenlerin, Ersarı oymağı dip dedelerinden
  1718. OKAN : 1- Ogan 2- Anlayış, fehim
  1719. OKANBARKAN : birl. Okan/Barkan ─ Çengiz Kaan’ın dip dedelerinden Kubilay’ın oğlu
  1720. OKANBAY : birl. Okan/Bay
  1721. OKANER : birl. Okan/Er
  1722. OKANKUL : Birl. Okan/Kul
  1723. OKANSOY : birl. Okan/Soy
  1724. OKATMIŞ : (Okutmuş) Haberci, ulak
  1725. OKAY : birl. Ok/Ay ─ Kırım hanlığı dönemi bey ve komutanlarından
  1726. OKBAY : birl. Ok/Bay
  1727. OKÇI : 1- Okuyucu, haberci 2- Ok atan, okçu 3- Örgütçü, komitacı
  1728. OKÇU : (Okçı)
  1729. OKER : birl. Ok/Er
  1730. OKHAN : birl. Ok/Han
  1731. OKIÇI : Davetçi, davetkar, çağırıcı
  1732. OKİ : Çağrı, davetiye
  1733. OKKAN : birl. Ok/Kan
  1734. OKLAMIŞ : Ok atmış, savaşçı
  1735. OKLU : 1- Akıllı, zeki 2- Örgütlü
  1736. OKSU : birl. Ok/Su
  1737. OKŞAK : Benzeyen, andıran, tanıdık, bildik
  1738. OKŞAN : Benzeyen, okşayan
  1739. OKTA : Akıllı, zeki, dahi ─ Niyuçi Tatarları hanlarından
  1740. OKTAMGA : birl. Ok/Tamga ─ Özbeklerin Konrat oymağı dip dedelerinden
  1741. OKTAN : birl. Ok/Tan
  1742. OKTAR : 1- Okçu, iyi ok atan 2- Bilgili, akıllı, yaratıcı 3- Davetçi, davetkar ─ Batı Hunları devleti komutanlarından
  1743. OKTAŞ : birl. Ok/Taş
  1744. OKTAY : birl. Ok/Tay
  1745. OKUKLU : Alim, bilgin
  1746. OKUMAGAN : Arif, eğitimsiz ama kendini yetiştirmiş, olgunlaşmış ─ Harzemşahlar devleti bey ve komutanlarından
  1747. OKUNÇ : Toy ve düğün davetiyesi
  1748. OKUŞ : 1- Bilgi, bilgelik 2- Bereket
  1749. OKUŞLUĞ : 1- Alim, bilgin 2- Bolluk, bereket, bereketli
  1750. OKUTGAN : Okutan, eğitmen
  1751. OKUTAN : Eğitmen, öğretmen
  1752. OKUV : Okuyuş, kıraat, çağırış
  1753. OKYAY : birl. Ok/Yay
  1754. OLAGAN : Olan, doğal, olumlu
  1755. OLAM : Debdebe, gösteriş, tantana
  1756. OLBAK : Oluş, oluşum
  1757. OLCA : Ganimet, bolluk
  1758. OLCAŞ : Tören, seremoni, tazim
  1759. OLCAY : Tanrı sıfatlarından. Baht, talih, açık talih, ululuk
  1760. OLCAYBEGÜM : birl. Olcay/Begüm
  1761. OLCAY HAN : birl. Olcay/Han ─ Oğuzname’de Nuh’un oğlu olan Yafes’in gerçek adı
  1762. OLCAY HANIM : Olcay/Hanım ─ Kara Kulagu Han’ın evdeşi
  1763. OLCAY KUTLUĞ : Olcay/Kutluk
  1764. OLCAY TÜRKAN : Olcay/Türkan ( Terken ) ─ Timur Kürkan Han’ın evdeşi.
  1765. OLCAY BİGE : birl. Olcay/Bike
  1766. OLCAYKUT : birl. Olcay/Kut
  1767. OLCAYTU : Açık talih, bahtı açık, bereketli
  1768. OLCAYTU BUĞA : birl. Olcaytu/ Boğa ─ İlhanlılar dönemi, bey ve komutanlarından
  1769. OLCAYTU HAN : Olcaytu/Han ─ İlhanlı hanlarından. Gazan Han’ın kardeşi.
  1770. OLCAYVERDİ : birl. Olcay/Verdi.
  1771. OLÇA : Ganimet, bereket
  1772. OLÇAM : Ganimet, nimet, bolluk
  1773. OLÇAR : 1- Saldırı komutu, saldırı 2- haber, havadis 3- Uygun, muvafık
  1774. OLÇUM : 1- Olgunluk, olgun, yetişkin 2- Hüner, marifet
  1775. OLGAÇ : Olgun, olmuş
  1776. OLGUN : Yetişkin, olmuş, kamil
  1777. OLGUN HAN : birl. Olgun/Han
  1778. OLGUNAY : birl. Olgun/Ay
  1779. OLGUNBAY : birl. Olgun/Bay
  1780. OLUM : Oluş, doğuş, olmaya elverişli.
  1781. OLUN : 1- Oluş, olgunluk, ağırbaşlılık 2- Genç, taze 3- Soyluluk
  1782. OLUN BİGE : birl. Olun/Bike
  1783. OLUN İYE HATUN : (Olun ige hatun)birl. Olun/İye/Hatun ─ Çengiz Kaan’ın anası
  1784. OLUŞ : Oluşum, düzen
  1785. OMAÇ : Amaç, gaye
  1786. OMAK : 1- Soy, kan, soyluluk 2- Aile, akraba
  1787. OMAY : (Umay) Seçkin, güzide
  1788. OMRAK : Sevilen, maşuka
  1789. OMUR : (Umur) 1- İlgi, heves 2- Güç, dayanıklılık, dayanıklı ─ Aydınoğulları beyliğinden, Aydın Bey’in oğullarından
  1790. OMURCA : Sağlam, dayanıklı ─ Astgragan hanlığı, hanlarından.
  1791. OMURTAG : Kartal yavrusu ─ Bulgar hanlarından
  1792. OMURTAY : birl. Omur/Tay ─ Tuna Bulgarları, hanlarından.
  1793. ONAK : 1- Onanmış, kabul görmüş 2- Sevgili, el üstünde tutulan
  1794. ONAKA : 1- (Onak) 2- On/Aka ─ Atialy han dönemi, bakan ve komutanlarından
  1795. ONAL : 1- Doğuş, ortaya çıkış 2- Sağlam, dayanıklı
  1796. ONANLI : Sağlam, meyin, mütehammil
  1797. ONANMIŞ : Sağlam, bayındır, destekli
  1798. ONAT : 1- Sağlam, dayanıklı 2- Yakışıklı 3- Terbiyeli, iyi davranışlı
  1799. ONATBAY : birl. Onat/Bay
  1800. ONATÇA : Makbul, hatırşinas
  1801. ONAY : 1- Sağlam, dayanıklı, uygun 2- Makul, kabul,tasdik
  1802. ONBEG : birl. On/Bey
  1803. ONBOY : birl. On/Boy
  1804. ONG. 1- Sağlamlılık, kalıcılık, dayanıklılık 2- İyilik, rahmet, bereket, bolluk 3- Sevinç, neşe, mutluluk
  1805. ONG TUTUK : birl. Ong/Tutuk ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey.
  1806. ONGAL : birl. Ong/Al
  1807. ONGAN : 1- Uğurlu, mutlu, bahtiyar 2- Verimli, gelişkin 3- Bayrak, simge, totem
  1808. ONGAN HATUN : birl. Ongan/Hatun ─ Kazak hanlığı dönemi, ünlü kadınlarından.
  1809. ONGANER : birl. Ongan/Er
  1810. ONGER : birl. Ong/Er
  1811. ONGHAN : birl. Ong/Han ─ Sibir hanlığı,- hanlarından.
  1812. ONGU : 1- Kar, kazanç 2- Set, sütre
  1813. ONGUÇ : Karlı, kazançlı, verimli, uğurlu
  1814. ONGUÇ ALP : birl. Onguç/Alp
  1815. ONGUÇAY : birl. Onguç/Ay
  1816. ONGUÇBAY : birl. Onguç/Bay
  1817. ONGUÇER : birl. Onguç/Er
  1818. ONGUDAY : Karlı, kazançlı
  1819. ONGUN : 1-Bolluk ve bereket tanrısı. 2- Uğurluluk, verimlilik, kalıcılık 3- Av totemi, kutsanmış av hayvanı 4- Totem, sembol, bayrak, flama
  1820. ONGUN ALP : birl. Ongun/Alp
  1821. ONGUNER : birl. Ongun/Er
  1822. ONGUNSAY : birl. Ongun/Say
  1823. ONGUNSOY : birl Ongun/Soy
  1824. ONGUR : 1- Kurtuluş, salah 2- On-Ogur
  1825. ONGUT : Koruyucu, muhafız, kale muhafızı
  1826. ONOĞUL : birl. On/Oğul (..On oğul değerinde..)
  1827. ONOK : birl. On /Ok ─ Batı Türk illerinin temelini teşkil eden, on boyun genel adı.
  1828. ONUÇUR : birl. On/Uçur ─ İkşitler devleti hanlarından .Tokuç Han’ın oğlu
  1829. ONUK : 1- Sağlıklı, dayanıklı 2- Uğurlu, aziz, saygıdeğer 3- Usul, yol, teamül 4- Yararlı, faydalı
  1830. ONUKAY : birl. Onuk/Ay
  1831. ONUKBAY : birl. Onuk/Bay
  1832. ONUKBEGÜM : birl. Onuk/Begüm
  1833. ONUKBÖRÜ : birl. Onuk/Böri
  1834. ONUKER : birl. Onuk/Er
  1835. ONUKTAY : birl. Onuk/Tay
  1836. ONUŞ : 1- Bereket, bolluk, verim 2- Uğur, talih
  1837. OPAK : (Apak) Temiz, bakımlı ─ Kazak hanlarından
  1838. OPAN : Mağara, delhiz
  1839. OPÇIN : (Apçın,afşın) Zırh, demirağ ─ Salçuklular dönemi, Azarbeycan atabeylerinden
  1840. OPUR : Obur, iştahlı
  1841. OPUZ : Katı,sert
  1842. OR : 1- Yer, durak, bölge 2- Doğramak, biçmek 3- Mevki, mertebe 4- Düzen, kuruluş
  1843. ORAK : Doğramak, kesmek, doğrayıcı, biçici ─ Nogay oymaklarından ve bu oymağın dip dedelerinden
  1844. ORAKBAY : birl. Orak/Bay
  1845. ORAKBEK : birl. Orak/Bek
  1846. ORAKHAN : birl. Orak/Han
  1847. ORAL : 1- birl. Or/Al (..almaktan) 2- Aral
  1848. ORALBAY : birl. Oral/bay
  1849. ORALP : birl. Or/Alp
  1850. ORALTAN : birl. Or/Altan
  1851. ORALTAY : birl. Or/Altay
  1852. ORAN : 1- Taht, şeref makamı 2- Yüksek mevki, yüksek derece
  1853. ORAY : birl. Or/Ay 1- Aynı, eşit, eş değerde (Kırgızlarda) 2- Fırsat, hamle (Kazaklarda) 3- Beşik(Soglarda)
  1854. ORAZ : (Uraz, uras, ıraz) Şeref, onur, talih ─ Kırgız oymak beylerinden
  1855. ORAHAN : birl. Oraz/Han ─ Şeybanlılar devleti hanlarından
  1856. ORBAY : birl. Or/Bay
  1857. ORBUĞA : birl. Or/Boğa
  1858. ORÇUN : 1- Kesici, keskin, doğrayıcı 2- Bölge, vilayet 3- Onurlu, ahlaklı, iyi huylu
  1859. ORDA : Orta, merkez (Kağan veya Han otağının bulunduğu yer)
  1860. ORDAY : birl. Ordu/Ay
  1861. ORDU : (Orda) 1- Orta, çekirdek, merkez 2- Silahlı ve düzenli topluluk
  1862. ORDUAKA : birl. Ordu/Aka
  1863. ORDUAPA : birl. Ordu/Apa
  1864. ORDUBAY : birl. Ordu/Bay
  1865. ORDUBEG : birl. Ordu/Bey
  1866. ORDUCA : 1- Ordu ile ilgilenen 2- Ortaca, ortanca ─ Özbek Han’ın evdeşi
  1867. ORDUHAN : birl. Ordu/Han
  1868. ORDUKAYA : birl. Ordu/Kaya
  1869. ORGA : Bayrak, flama
  1870. ORGARUN : 1- İstihkam 2- Bayraklı, bayrak sahibi
  1871. ORGİR : Kesici, biçici
  1872. ORGUN : Sırdaş, sır saklayan, ketum
  1873. ORGUNER : birl. Orgun/Er
  1874. ORGUN : birl. Or/Gün
  1875. ORHAN : birl. Or/Han ─ 1- Oğuzname’de Oğuz Kağan’ın amcası ve kayın atası 2- Otmanoğullarının ikinci hanı ve Otman beğ’in oğlu 3- Timur Kürkan Han’ın komutanlarından 4- Yıldırım Bayezit’in en küçük oğlu
  1876. ORHUN : Sır saklayan, sırdaş, gizli, gizemli
  1877. ORHUNER : birl. Orhun/Er
  1878. ORKAN : birl. Or/Kan
  1879. ORKAYA : birl. Or/Kaya
  1880. ORKUN : (Orhun)
  1881. ORKUNER : birl. Orkun/Er
  1882. ORKUNŞAT : birl. Orkun/Şad
  1883. ORKUT : birl. Or/Kut
  1884. ORMAG : Doğramak, biçmek
  1885. ORMAN : Ağaçlık, bölge
  1886. ORMUŞ : Doğrayan, biçen
  1887. ORNAK : 1- Taht, tahtıravan 2- yer, yöre
  1888. ORPAG : Menşe, kök, neseb
  1889. ORTAÇ : 1- Ortadaki, ortanca 2- Ilımlı, dengeli, ortayolcu
  1890. ORTAÇI : Ilımlı
  1891. ORTAĞ : Ortak, ortalama, ortada buluşma
  1892. ORTAYÜZ : birl. Orta/Yüz Kazakların, üç ana bölümünden biri
  1893. ORTİGİN : birl. Or/Tigin ─ Dokuz Oğuz destanında adı geçen bir bey
  1894. ORTUG : Ortak, pay sahibi
  1895. ORTUĞ : birl. Or/Tuğ
  1896. ORUK : 1- Yol, eylem, gidişat 2- Çare, çözüm, imkan, uygunluk
  1897. ORUM : Mera, otlak
  1898. ORUMBAY : birl. Orum/Bay
  1899. ORUMBEK : birl. Orum/Bek
  1900. ORUMKULİ : birl. Orum/Kuli
  1901. ORUN : 1- Makam, mevki, özel yer, şerefli yer, taht 2- Karargah, görev yeri
  1902. ORUNÇ : Hediye, bahşiş
  1903. ORUNÇAK : 1- Oya, işleme 2- Rehin, emanet
  1904. ORUNDUK : Koltuk, iskemle
  1905. ORUNGULUK : Bayrak, flama
  1906. ORUNKUL : birl. Orun/Kul
  1907. ORUNKULİ : birl. Orun/Kuli ─ Kırgız beylerinden
  1908. ORUNLUG : Taht, makam
  1909. ORUNTAG : Yüksek mevki, makam
  1910. ORUS : 1- Talih, uğur, baht, mutluluk 2- Amaç, hedef ─ Özbeklerin, Konrat ve Kançagalı oymakları dip dedelerinden
  1911. ORUS ARGUN : birl. Orus/Argun
  1912. ORUS HAN : birl. Orus/Han ─ 1- Altınordu devleti hanlarından Toktamış Han’ın oğlu 2- Oğuzname’de Türk’ün oğullarından
  1913. ORUZ : (Orus)
  1914. ORUZ EMEN : birl. Oruz/Emen ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1915. ORUZKOCA : birl. Oruz/Koca ─ ..Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1916. OSKAY : 1- Hamarat, işgüzar 2- Neşeli, şen
  1917. OT : 1- Ateş, ocak, ev 2- Nebat, bitki
  1918. OT TİGİN : birl. Ot/Tigin
  1919. OTACI : (Utacı) 1- Doktor 2- Eczacı, ot ve bitkilerden ilaç yapan kişi 3- kam, baksı
  1920. OTAĞ : 1- Oda, içinde ateş yakılarak oturulabilen büyük ve geniş çadır 2- Yeni evlenenlere armağan edilen ev, çadır
  1921. OTAĞA : birl. Ot/Ağa ..evin reisi, aile reisi, evde sözü geçen kişi
  1922. OTAĞAY : birl. Otağ/Ay
  1923. OTAK : Yeni evlenenlere armağan edilen ev, çadır, oda
  1924. OTAMIŞ : Doktor, hekim ─ 1- Karahanlılar devleti bey ve komutanlarından 2- Abbasiler dönemi, vali ve komutanlarından
  1925. OTAMIŞ GİRAY HAN : birl. Otamış/Giray/Han ─ Son Kazan hanı. (Ünlü Siyun Bike’nin oğlu)
  1926. OTANCAK : İlaç, merhem, deva
  1927. OTAR : Geçici, fani
  1928. OTAY : birl. Ot/Ay
  1929. OTÇİGEN : birl. Ot/Çigen (“Ot/Tigin” adının , Moğol ağzındaki söylenişi.) ─ Çengiz Kaan’a gençlik yıllarında,yardımcı olan dokuz beyden biri.
  1930. OTÇU BOĞA : birl. Otçu/Boğa ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  1931. OTGUN : Kabadayı.
  1932. OTHAN : birl. Ot/Han
  1933. OTKAN : birl. Ot/Kan
  1934. OTKUN : Kabadayı.
  1935. OTLUĞ(K) : Ateşli
  1936. OTMAN : Ailenin en küçük oğlu .Ocağın ateşini yakıp ısıtacak ve devamlılığı sağlayacak olan, Çok eskilerden beri süregelen,Türk töresince çocuklar arasındaki paylaşımlarda ev , en küçük çocuğa kalır. Bu yüzden ilerde evin yada mülkün idaresi küçük oğlandadır. Yani, ocak,onunla yanmaya devam edecek,aile oba yada oymağın yaşamı onun sayesinde sürecektir. Bu çocuklara içeren”Otman,Ot Tigin,Othan”vb. adlar verilir. ─ .Otmanlı devletinin kurucusu ve ilk hanı. Ertuğrul Beğ’in en küçük oğlu. Daha Ertuğrul Bey ölmeden,Töreye göre,birçok mal mülk, büyük çocuklara, beylik, en küçük olan Otman’a geçmişti.
  1937. Ayrıca, çok ilginç bir durum da şudur ki, Türkiyede’ki çoğu tarihçilere göre bu ad Osman, fakat
  1938. Türkiye dışındaki, birçok ciddi tarihçiye göre ise Otmandır..(Bazılarına göre ise, Ataman ve
  1939. Atman’dır.)
  1940. OTMAR : Ateşli, ateş saçan ─ Atilay Han’ın dedelerinden
  1941. OVAT : Düzgün, muntazam
  1942. OVLAZ : Gözüpek, atılgan
  1943. OVMAÇ : El ile yoğrularak yapılan yiyecek
  1944. OY : 1- Düşünmek, düşünce, fikir 2- Çukur
  1945. OYA : 1- Oyularak yapılan elişi, işleme 2- Emanet, rehin 3- Sempatik, minyon
  1946. OYABEGÜM : birl. Oya/Begüm
  1947. OYABİGE : birl. Oya/Bike
  1948. OYAÇİÇEK : birl. Oya/Çiçek
  1949. OYAN : 1- İman, inanç 2- Düşünce, efkar
  1950. OYAZ : Çukur, kuyu
  1951. OYBAK : Çukurlu vadi
  1952. OYBAT : Oyuk ve çukurlu yer
  1953. OYGAK : 1-Oya, rehin 2- Uyanık, müteyakkız
  1954. OYGUR : Dere yatağı, dere oyuğu
  1955. OYINLI : Düşünceli, efkarlı ─ ..Özbeklerin, Konrat oymağı dip dedelerinden
  1956. OYLUM : 1- Çukur, kuyu, boşluk 2- Kurucu, kuruntu, yormak
  1957. OYMAK : Yığın, kitle. Türklerin sosyal birimleri içindeki sıralamada, Obadan büyü Boy’dan küçük olan akrabalar topluluğu
  1958. OYMAKAY : birl. Oymak/Ay
  1959. OYMAKBEG : birl. Oymak/Bey
  1960. OYMUR : Dere, dere yatağı
  1961. OYNAK : Maral, ceylan, vb. Hayvanların bir arada olup su içtikleri kuyu, su birikintisi
  1962. OYNUK : (Oynak)
  1963. OYRAM : Girdap, anafor
  1964. OYRAT : Derin, oyuk, derinleşmiş
  1965. OYTUN : Kutsanmış, mübarek
  1966. OYTUNAY : birl. Oytun/Ay
  1967. OYTUNBAY : birl. Oytun/Bay
  1968. OYTUNBEK : birl. Oytun/Bek
  1969. OYTUNER : birl. Oytun/Er
  1970. OYUR : Vücut, endam
  1971. OZ : İleri, ön, önde
  1972. OZA : Kadim, eski, ezeli, hep var olan
  1973. OZAĞI : Tecrübeli, bilgili, uzman
  1974. OZAMIŞ : Uzamış, uzman, usta işinin ehli
  1975. OZAMIŞ KAĞAN : birl. (Uzamış Kağan) Ozamış/Kağan ─ Göktürk kağanlarının sonuncusu
  1976. OZAN : (Uzan) Öncü, herkesin önünde olup hitap eden, şiir yazan ve okuyan, kopuz çalarak şiir okuyan ve yazan. Usta, işinin ehli
  1977. OZAN HAN : birl. Ozan/Han
  1978. OZANALP : birl. Ozan/Alp
  1979. OZANAY : birl. Ozan/Ay
  1980. OZANBAY : birl. Ozan/Bay
  1981. OZANBEK : birl. Ozan/Bek
  1982. OZANBİGE : birl. Ozan/Bike
  1983. OZANBÖRİ : birl. Ozan/Böri
  1984. OZANER : birl. Ozan/Er
  1985. OZANSAY : birl. Ozan/Say
  1986. OZANSOY : birl. Ozan/Soy
  1987. OZANSU : birl. Ozan/Su
  1988. OZANTİMUR : birl. Ozan/Timur
  1989. OZAR : Uzman, usta, bilir kişi ─ Oğuz Kağan’ın torunlarından, Bozok Han’ın oğullarından
  1990. OZARIK : birl. Oz/Arık
  1991. OZGAN : Kademeli, dereceli, öncelikli
  1992. OZMAN : Uzman
  1993. OZMUŞ : Uzmanlaşmış, yetik
  1994. OZMUŞ TEKİN : birl. Ozmuş/Tekin ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1995. OZUL : Esas, kaide
  1996. OZUT : İkamet, ikametgah
  1997. OZUTGAN : İleride, ilerici
  1998. ÖBEK : Küçük grup, tim, takım, parça
  1999. ÖBGE : Ced, Ata, Soy
  2000. ÖCAL : birl. Öc/Al intikamcı
  2001. ÖCEK : 1- Esinti, hafif yel 2- Burç
  2002. ÖCÜT : İntikam, öç
  2003. ÖÇALAN : birl. Öç/Alan Kinci, intikamcı
  2004. ÖDEM : 1- Borç, bakiye 2- Ödül, mükafat
  2005. ÖDEMİŞ : 1- Eczacı, doktor 2- Ricacı, yakaran 3- Borçsuz, bakiyesiz 4- Ödül veren ─ Türkmenlerin, Çavdur oymağı dip dedelerinden
  2006. ÖDEN : 1- Ricacı, duacı 2- Ödül
  2007. ÖDGÜLMÜŞ : 1- Öğülmüş, öğülen, başarılı, ödül almış 2- Ricacı, duacı ─ Kutadgu Bilig’de, Yusuf Has Hacip’in, hitapta bulunduğu, Karahanlı, beylerinden
  2008. ÖDGÜR : Uygun, yerinde, vaktinde
  2009. ÖDRÜM : Seçkin, mümtaz
  2010. ÖDÜGET : Ricacı, yakarıcı, duacı ─ Yakutlar’da, “ Akarsular Tanrısı”
  2011. ÖDÜK : Rica, yakarı, dua, niyaz, arzu
  2012. ÖDÜL : 1- Usluluk, akıllılık 2- Yüceltme, ululama, mükafat
  2013. ÖDÜN : 1- Ödeme, ödeyiş 2- Yakarış, niyaz
  2014. ÖDÜŞ : Vakit, devir
  2015. ÖG : (Ok) Ana, anne, yaratan, doğuran
  2016. ÖDGÜL : Övülme, övünç kaynağı, övülme nedeni
  2017. ÖGE : (Öke) Dahi, çok zeki, çok akıllı
  2018. ÖGEÇ : İki yaşına gelmiş koç
  2019. ÖGEDAY : (Öketay)
  2020. ÖGEL : 1- Zeki, akıllı, aklı başında 2- Burç
  2021. ÖGET : 1- Akıl, zeka, akıllılık, 2- Sevgi, muhabbet
  2022. ÖGİR : Sevinç, neşe, eğlence
  2023. ÖGLÜ : Dahi, çok akıllı
  2024. ÖGREDİK : 1- Mürebbiye, eğitmen, yetiştirici, öğretmen 2- İdman, talim, antrenman
  2025. ÖGRÜ : 1- Öğrenilecek olan öğreni 2- Arkadaş, refik
  2026. ÖGÜŞLÜ : Övülen, methedilen, övülmeye layık
  2027. ÖGDÜ : Övme, methiye
  2028. ÖGDÜM : 1- Övülen, methedilen 2- Önce, öncelikli
  2029. ÖĞER : Övücü, methedici
  2030. ÖĞLEŞ : Akıl birliği, fikir birliği
  2031. ÖĞREK : Toplantı yeri, cemiyet , dernek
  2032. ÖĞREN : Öğrenmekten
  2033. ÖĞRET : Gelenek, terbiye
  2034. ÖĞREYÜK : Gelenek, görenek, terbiye
  2035. ÖĞRÜK : Munis, cana yakın, el üstünde tutulan
  2036. ÖĞRÜNÇ : 1- Deneyimli, bilgili, öğrenmiş, ders almış, yetişmiş 2- Hoşnutluk, memnuniyet
  2037. ÖĞRÜNÇ TİGİN : birl. Öğrünç/Tigin ─ Koço Uygurları prenslerinden
  2038. ÖĞTÜ : Metih, övme, ululama
  2039. ÖĞTÜR : Övme, methedici
  2040. ÖĞÜÇÜ : Öğücü, methedici
  2041. ÖĞÜLMÜŞ : Başarılı, destekli, öğülmeye layık
  2042. ÖĞÜN : 1- Öğünmek..den öğün! 2- İtina, dikkat 3- Sıra, defaat
  2043. ÖĞÜNALP : birl. Öğün/Alp
  2044. ÖĞÜNBAY : birl. Öğün/Bay
  2045. ÖĞÜNÇ : Övünç, iftihar, övünme gerekçesi, iftihar vesilesi
  2046. ÖĞÜNÇ TİGİN : birl. Öğünç/Tigin
  2047. ÖĞÜNÇ ALP : birl. Öğünç/Alp
  2048. ÖĞÜNÇBÖRİ : birl. Öğünç/Böri
  2049. ÖĞÜNÇEK : Öğünmeye değer, öğünme nedeni
  2050. ÖĞÜNMÜŞ : Övünmüş, övünmeyi haketmiş, gururlu
  2051. ÖĞÜNÜR : Gururlu, mağrur
  2052. ÖĞÜR : Öğer
  2053. ÖĞÜT : 1- Anlayış, kavrayış 2- Nasihat, tavsiye, deneyim aktarımı
  2054. ÖĞÜTAL : birl. Öğüt/Al
  2055. ÖK : (ög) 1- Öz, doğuş, oluş, gelişme 2- Zeka, bilme, us, yetenek, ana, doğuran
  2056. ÖKÇİ : Okeci, çağırıcı, davet edici, davetiye veren kişi
  2057. ÖKÇİ KAZAN : birl. Ökçi/Kazan ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  2058. ÖKÇÜR : Zeki, anlayışlı
  2059. ÖKE : Dahi, yanılmaz, bilge, çok akıllı
  2060. ÖKEALP : birl. Öke/Alp
  2061. ÖKEBAY : birl. Öke/Bay
  2062. ÖKEBUĞA : birl. Öke/Boğa
  2063. ÖKER : Dahi, süper zeka
  2064. ÖKERMAN : Dahi, bilge, yanılmaz
  2065. ÖKETAY : birl. Öke/Tay
  2066. ÖKETAY KAAN : birl. Öketay/Kaan ─ Çengizliler devleti kağanı. Çengiz Kaan’ın oğlu
  2067. ÖKETİMUR : birl. Öke/Timur
  2068. ÖKLÜ : 1- Dahi, akıllı 2- Egemen, denetimci
  2069. ÖKSÜM : Arzu, murat
  2070. ÖKSÜZ : Desteksiz, arkasız, oluşumsuz, gelişmeye engel durumu olan, (Halk arasında, anası olmayan, ölen ya da ayrı olan çocuklar için de bu adın kullanılmasındaki neden, ananın, çocuğun yetişme ve gelişimindeki önemine atfendir.)
  2071. ÖKTE : 1- Ökeli, akıllı, dahi, yanılmaz, deneyimli, bilgili 2- Azametli, gösterişli
  2072. ÖKTE ALP : birl. Ökte/Alp
  2073. ÖKTEBAY : birl. Ökte/Bay
  2074. ÖKTEBUĞA : birl. Ökte/Boğa
  2075. ÖKTEKARA : birl. Ökte/Kara
  2076. ÖKTEKOCA : birl. Ökte/Koca
  2077. ÖKTEM : 1- Akıllı, bilge 2- Asi, başına buyruk, pervasız 3- Meşhur, gösterişli 4- Bahar, ilk yaz
  2078. ÖKTEN : 1- Akıllı, bilinçli 2- Kahraman, cesur, korkusuz, başına buyruk
  2079. ÖKTÜ : (Öğdü)
  2080. ÖKÜÇ : 1- Çok, çokluk, bolluk 2- Akıl, us, bilinç
  2081. ÖKÜN : Kendine dönüş, öze dönüş
  2082. ÖKÜNMÜŞ : Özüne bağlı, özüne dönen
  2083. ÖKÜŞ : 1- Çok, çokluk, bolluk, bereket 2- Akıl, bilinç, bilinçli
  2084. ÖKÜŞ KARA AÇKI : birl. Öküş/Kara/Açkı mec. Keskin zekalı ─ Göktürkler dönemi beylerinden Kürşad’ın kırklarından
  2085. ÖKÜZ : 1- Irmak, nehir, büyük akarsu 2- Uzman, bilge, ehil, dahi 3- Öküz (Şamanist gelenekte, tüm boyları içine alan, ortak soy totemi) Bu yüzde, Oğuz adının buradan gelebileceğini söyleyen bilim adamları var. Bilindiği gibi, Oğuz’un en büyük ve en belirgin özelliği, bütün Türk boylarını bir araya getirip tek devlet çatısı altında toplamasıdır.
  2086. ÖLÇER : 1- Mühendis 2- ağırbaşlı, ölçülü 3- Savaş buyruğu, saldırı buyruğu
  2087. ÖLÇÜM : 1- Adap, usul, erkan, yol 2- Ağırbaşlılık
  2088. ÖLMEZ : 1- Dirayetli, dayanıklı 2- Çok sevilen, unutulmaz, iz bırakmış
  2089. ÖN : 1- Doğu, güneşin doğduğu yön 2- İlk, başlangıç, doğuş, meydana geliş 4- İlke, öncelik, prensip, temel
  2090. ÖNAL : birl. Ön/Al Öncü, lider, önde olan
  2091. ÖNALAN : birl. Ön/Alan, lider, öncü
  2092. ÖNALDI : birl. Ön/Aldı, lider, öncü
  2093. ÖNALP : birl. Ön/Alp
  2094. ÖNAY : birl. Ön/Ay
  2095. ÖNAYDIN : birl. Ön/Aydın
  2096. ÖNCEK : Önce, önceki, selef
  2097. ÖNCEL : 1- Selef, daha önceki 2- Önde olan, öncü, rehber 3- Öncelikli, imtiyazlı
  2098. ÖNCELİK : İmtiyaz, torpil
  2099. ÖNCÜ : 1- İlk, orijinal 2- Lider, yol açan, önde olan
  2100. ÖNCÜBAY : birl. Öncü/Bay
  2101. ÖNCÜBEK : birl. Öncü/Bek
  2102. ÖNCÜER : birl. Öncü/Er
  2103. ÖNCÜL : 1- Öncü, önde, rehber 2- Birinci, ilk
  2104. ÖNÇEK : Öncek, önceki, selef
  2105. ÖNDAŞ : Aynı öncelikte, aynı imtiyazı paylaşan
  2106. ÖNDE : Öncü, önceki
  2107. ÖNDEGÜN : birl. Önde/Gün 1- Önemli gün 2- Önceki gün
  2108. ÖNDER : Önde olan öncü, lider
  2109. ÖNDEŞ : Yol açan, rehber, mihmandar
  2110. ÖNDÜÇ : Öncü, mihmandar
  2111. ÖNDÜL : 1- En önde, en öndeki, öncü 2- Öncelik, imtiyaz
  2112. ÖNDÜN : 1- Peşin, peşinat 2- Önde, önde gelen ─ Kırgızların, Togay, Bugu ve Tokum oymakları dip dedelerinden
  2113. ÖNE : İleri, ileride, ötede
  2114. ÖNEK : Dayanak, direk, destek
  2115. ÖNEL : 1- Usta, uzman, pir 2- Vade, mühlet
  2116. ÖNEM : Öncelik, imtiyaz, değer, kıymet, hassasiyet
  2117. ÖNEN : 1- Önde olan, öne geçen 2- Bağlılık, sadakat
  2118. ÖNER : birl. Ön/Er Öncü, rehber, kılavuz ─ Salçuklular (Melikşah) dönemi, komutanlarından
  2119. ÖNEY : 1- Öne geçen, önde gelen 2- Yükseklik, balagat
  2120. ÖNG : İlk, birinci, başta gelen
  2121. ÖNGAY : birl. Öng/Ay
  2122. ÖNGEL : 1- Ağırbaşlı, olgun 2- Öncü, öncülük eden
  2123. ÖNGEN : 1- Zafer, utku 2- Uzun boylu, levent
  2124. ÖNGER : Hiddetli, asabi
  2125. ÖNGİ : (Öngü) 1- Değişik, farklı, sıradışı 2- Önce, öncelikli
  2126. ÖNGÜÇ : 1- Öncü, kılavuz 2- Atak, atik, hareketli 3- Delil, kanıt, isbat
  2127. ÖNGÜK : Yastıkların ucuna yapıla işleme
  2128. ÖNGÜL : Yol gösteren, ön ayak olan
  2129. ÖNGÜN : birl. Ön/Gün
  2130. ÖNİL : birl. Ön/İl
  2131. ÖNKUL : birl. Ön/Kul
  2132. ÖNKUZU : birl. Ön/Kuzu mec. Kurban, kurbanlık
  2133. ÖNSAY : birl. Ön/Say
  2134. ÖNSOY : birl. Ön/Soy
  2135. ÖNÜÇ : Önce, önceki, selef
  2136. ÖNÜM : 1- Birinci, ilk 2- Hasılat, ganimet, kar
  2137. ÖNÜR : Başlangıç, siftah
  2138. ÖNÜRT : Önce, öncelik
  2139. ÖNÜT : Önce, öncelik
  2140. ÖPGİNE : Öpücük, buse
  2141. ÖPKE : İç geçirme, öfke, hırs
  2142. ÖPÖZ : Can, ruh, nefs
  2143. ÖRÇÜM : Üreyiş, gelişim, büyüme
  2144. ÖRÇÜN : İpten örülmüş merdiven
  2145. ÖREN : 1- Örme yapan, örücü 2- Eskiden kalma kalıntı, kalıntı kent ya da mezar
  2146. ÖRGE : 1- Örnek, motif, örgü örneği 2- Şahika, yükseklik
  2147. ÖRGEN : 1- Örülü ip, urgan 2- Keçi kılından yapılan ip
  2148. ÖRGÜÇ : 1- Dokuma aleti, dokuma tezgahı 2- Mevki, mertebe 3- Tümsek, tepe
  2149. ÖRİKLİ : Şeciyeli
  2150. ÖRKEN : 1- Urgan, örülü ip 2- Fidan
  2151. ÖRKİN : 1- Fidan 2- Taht, tahtırevan
  2152. ÖRNEK : Numune, standart, ölçü
  2153. ÖRPEN : 1- Örtülü, kapalı, gizli 2- Alev, alev ışığı ─ Göktürkler dönemi bey ve komutanlarından
  2154. ÖRS : Üzerinde metal maden dövülen demir kütle mec. Dayanıklılık
  2155. ÖRTE : Örtü, örtülü
  2156. ÖRTGÜN : Samanı ayrılmış, harmanlanmış tahıl
  2157. ÖRTÜN : Omuz üstüne alınan örgülü giyecek, pelerin
  2158. ÖRÜÇ : Örgü malzemesi, dokuma tezgahı
  2159. ÖRÜM : Çit, ağıl
  2160. ÖRÜN : 1- Saç örgüsü, belik 2- Beyazlık, temizlik 3- Gökyüzünün bulutsuz hali 4- Ürün, hasılat
  2161. ÖRÜNHAN : birl. Örün/Han ─ Hiyve hanlığı hanlarından
  2162. ÖRÜNAY : birl. Örün/Ay
  2163. ÖRÜNBAY : birl. Örün/Bay
  2164. ÖRÜNDÜ : Arı, temiz, saf, pakize
  2165. ÖRÜNDÜL : 1- Seçkin, güzide 2- Saf, temiz, pak
  2166. ÖRÜNER : birl. Örün/Er
  2167. ÖRÜNG : (Örün)
  2168. ÖS : Gerçek, hakiki
  2169. ÖSRÜK : 1- Mert, özü sözü bir 2- Esrik, kendinden geçmiş, sermest
  2170. ÖSTERİŞ : Fantezi, hayal, fantastik
  2171. ÖTEMİŞ : (Ödemiş, otamış) ─ Türkmenlerin, Teke oymağı dip dedelerinden
  2172. ÖTER : 1- Ricacı, yakaran 2- İleri, ileri geçmiş 3- Çığırıcı, ötücü, okuyucu
  2173. ÖTGEN : Geçmiş, aşmış, ötede olan
  2174. ÖTGÜR : Delici, delip geçen
  2175. ÖTİLİG : İtibarlı, saygıdeğer, muhterem
  2176. ÖTKER : 1- Ricacı, duacı 2- Geçici, fani
  2177. ÖTNÜ : Rica, yakarı, istirham
  2178. ÖTÜG : (Ötük) Arz, niyaz, rica, dua, dilek
  2179. ÖTÜGEN : (Ötüken)
  2180. ÖTÜKEN : 1- Ricacı, duacı, niyazcı, Tanrıya yakaran 2- Geçmiş, mazi, onurlu ve öğünçlü mazi ─ Türklerin, ilk başkentlerinden. Tanrının, Türklere armağan ettiğine inanılan, kutsanmış, ormanlık, dağlık bölge
  2181. ÖTÜN : 1- Ödün, verme, bağış, mağfiret 2- Yakarı, yalvarış, niyaz
  2182. ÖTÜNÇ : 1- Rica, dilek, maruzat, istirham 2- İltimas, tarafgirlik
  2183. ÖTÜNÇ TİMUR : birl. Ötünç/Timur ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2184. ÖVET : Öğüş, övgü, methü sena
  2185. ÖVGÜ : Övme, methetme
  2186. ÖVGÜN : Övülen, övülmeye layık
  2187. ÖVÜÇ : Övünç, iftihar
  2188. ÖVÜL : Övülen, övülmeye layık
  2189. ÖVÜLAY : birl. Övül/Ay
  2190. ÖVÜNÇ : Övülmeye yol açan davranış, gurur ve onur kaynağı
  2191. ÖVÜT : Öğüt, nasihat
  2192. ÖYKE : Öfke, hiddet, hınç
  2193. ÖYKÜ : 1- Taklit, benzeme, benzetme, 2- Hikaye
  2194. ÖYKÜNÇ : Eğilim, benzeme, taklit etme eğilimi
  2195. ÖYLEK : Zaman, devir
  2196. ÖYÜK : Coşku, coşkunluk, tezahürat
  2197. ÖZ : Kişinin “ben” derken, anlatmak istediği, tinsel varlık. 1- Ben, tin, can, ruh, gönül 2- Asıl, esas, temel, unsur 3- Şahsi, kişisel, kendi, kendine aitlik 4- Uz, uzluk, ustalık 5- Dere, ırmak
  2198. ÖZAK : birl. Öz/Ak mec. Soylu
  2199. ÖZAL : birl. Öz/Al
  2200. ÖZALP : birl. Öz/Alp
  2201. ÖZALTAN : birl. Öz/Altan
  2202. ÖZALTAY : birl. Öz/Altay
  2203. ÖZAPA : birl. Öz/Apa ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  2204. ÖZATAY : birl. Öz/Atay
  2205. ÖZAY : birl. Öz/Ay
  2206. ÖZBALA : birl. Öz/Bala
  2207. ÖZBARS : birl. Öz/Bars
  2208. ÖZBAY : birl. Öz/Bay
  2209. ÖZBEGÜM : birl. Öz/Begüm
  2210. ÖZBEK : birl. Öz/Bek mec. Cesur, kendine güveni tam
  2211. ÖZBEK HAN : birl. Özbek/Han (..Bazı kaynaklarda, “ Uzbek Han “ olarak da geçer) ─ 1- Timur Kürkan Han’ın torunlarından ve Özbek hanlığının kurucusu 2- Altınordu hanlarından.
  2212. Toktay Han’ın torunu
  2213. ÖZBEKER : birl. Öz/Beker
  2214. ÖZBERK : birl. Öz/Berk
  2215. ÖZBEY : birl. Öz/Bey ─ Mısır- Türk kölemenleri devleti, bey ve komutanlarından
  2216. ÖZBEY TİMUR : birl. Özbey/Timur ─ Timur Kürkan Han dönemi, bey ve komutanlarından
  2217. ÖZBİKE : birl. Öz/Bike
  2218. ÖZBİL : birl. Öz/Bil
  2219. ÖZBİLGE : birl. Öz/Bilge
  2220. ÖZBİLGE BEGÜM : birl. Özbilge/Begüm ─ Uygurlar (Bayan Çur Kağan) dönemi saray hanımlarından
  2221. ÖZBİLİR : birl. Öz/Bilir
  2222. ÖZBİR : birl. Öz/Bir mec. Soylu
  2223. ÖZBOĞA : birl. Öz/Boğa
  2224. ÖZBÖRİ : birl. Öz/Böri
  2225. ÖZBUKA : birl. Öz/Boğa
  2226. ÖZÇAĞ : birl. Öz/Çağ
  2227. ÖZÇAĞAN : birl. Öz/Çağan
  2228. ÖZÇAKA : birl. Öz/Çaka
  2229. ÖZÇAKIR : birl. Öz/Çakır
  2230. ÖZÇELİK : birl. Öz/Çelik
  2231. ÖZDAL : birl. Öz/Dal
  2232. ÖZDEK : 1- Madde, temel, asıl, yapı, kuruluş, oluş, oluşum 2- Beden, vücut 3- Ağacın, köküne yakın olan kısım
  2233. ÖZDEL : 1- Soylu 2- Armağan, hediye
  2234. ÖZDEMİR : birl. Öz/Demir ─ Otmanlılar (Kanuni Süleyman) dönemi, Yemen valisi
  2235. ÖZDEN : 1- İçten, samimi 2- Ender rastlanan, olağanüstü 3- Akraba, hısım 4- Armağan, hediye
  2236. ÖZDEYİŞ : birl. Öz/Deyiş
  2237. ÖZDOĞAN : birl. Öz/Doğan
  2238. ÖZDOĞDU : birl. Öz/Doğdu
  2239. ÖZEK : 1- Temel, asıl, üs, merkez 2- Can, ruh, gönül
  2240. ÖZEL : 1- Ayırt, fark, farklılık 2- Uzman, usta, kalifiye 3- Kişiye özgü, kişisel
  2241. ÖZEN : 1- İçten, samimi 2- Dikkat, itina, emek, heves 3- Irmak, küçük akarsu ─ Kırgız oymaklarından
  2242. ÖZENÇ : 1- Gıpta, heves, iştiha 2- Direnç, gayret, dikbaşlılık
  2243. ÖZER : birl. Öz/Er
  2244. ÖZERK : birl. Öz/Erk Kendine egemen, kendine sözü geçen
  2245. ÖZERKE : birl. Öz/Erke
  2246. ÖZGE : Ben’in karşıtı. Başka, öteki, yabancı, ,gayrı
  2247. ÖZGEL : Öze ait, özden gelen, samimiyet
  2248. ÖZGERİŞ : 1- Hayal, kugu, fantezi 2- Devrim, başkaldırı
  2249. ÖZGÜ : Öze ait, özle ilgili, ait, has, mahsus
  2250. ÖZGÜN : Öze ait, özüne ait, orijinal, kendine has
  2251. ÖZGÜR : Hür, bağımsız, kendinden başkasını dinlemez
  2252. ÖZGÜVEN : birl. Öz/Güven Cesaret, kendine güvenme, kendinden emin olma, kendinden bilgi, beceri ve konumundan kuşku duymama
  2253. ÖZHAN : birl. Öz/Han
  2254. ÖZİ : Fert, Şahıs
  2255. ÖZİÇ : Varlık, şahsiyet
  2256. ÖZİL : birl. Öz/İl mec. Anayurt
  2257. ÖZKAN : birl. Öz/Kan
  2258. ÖZKARAY : birl. Öz/Karay
  2259. ÖZKER : 1- Ulu ruhlu kişi 2- İylik sever, hayırsever
  2260. ÖZKONUK : Can, ruh
  2261. ÖZLEK : 1- Üretken, münbit 2- Felek, talih 3- Özel, şahsi, kişisel
  2262. ÖZLEM : 1- Öz’ün ilgisi, ilgi duyarak yönelişi, hasret 2- Özel, hususi, kişisel
  2263. ÖZLEN : 1- Özlenen, aranan 2- Dürüst, özü sözü bir 3- özel, hususi, kişisel
  2264. ÖZLEŞ : Kendine dönüş, kendinden veriş
  2265. ÖZLÜ : Orijinal, sağlam
  2266. ÖZLÜK : Şahsi, özel, kişisel
  2267. ÖZMEN : Dürüst, özü sözü bir
  2268. ÖZRÜM : Seçkin, seçilmiş
  2269. ÖZTAN : birl. Öz/Tan
  2270. ÖZTAŞ : birl. Öz/Taş
  2271. ÖZTAY : birl. Öz/Tay
  2272. ÖZTEKİN : birl. Öz/Tekin
  2273. ÖZTİMUR : birl. Öz/Timur
  2274. ÖZTİN : birl. Öz/Tin
  2275. ÖZTÜRK : birl. Öz/Türk
  2276. ÖZÜBİR : birl. Özü/Bir
  2277. ÖZÜÇ : Vücut, gövde, endam
  2278. ÖZÜM : Kendine katma, kendine çekme, kendinden yapma
  2279. ÖZÜREK : birl. Öz/Ürek
  2280. ÖZVEREN : birl. Öz/Veren mec....Fedakar, fedai
  2281. ÖZVERİ : birl. Öz/Veri ...Fedakarlık
  2282. PARS : Leopar ─ Göktürkler devleti, bey ve komutanlarından
  2283. PARS OKTAY : birl. Pars/Oktay ─ Mısır- Türk kölemenleri devleti, vali ve komutanlarından
  2284. PARSAK : 1- Acıma duygusu, merhamet 2- Porsuk
  2285. PARSALP : birl. Pars/Alp
  2286. PARSAY : birl. Pars/Ay
  2287. PARSBAY : birl. Pars/Bay
  2288. PARSBEG : birl. Pars/Beğ
  2289. PARSER : birl. Pars/Er
  2290. PARSTİMUR : birl. Pars/Timur
  2291. PAŞA : Baş komutan, general. ( Bu sözcük, bazı dilbilimcilerimize göre, Baş-Şad, bazılarına göre de
  2292. Baş- Ağa birleşimi ve zamanla ağız değişimiyle bu biçime gelmiştir.
  2293. PEÇEN : Çayır, çimen, çayırlık, otlak
  2294. PEÇENEK : 1- Otlak, çayırlık 2- Bacanak ─ Önceleri, Balkaş gölü cıvarında yaşarlarken, sonradan göç ederek, Avrupa ve Balkanlar bölgesine yerleşmiş bir Türk Boyu
  2295. PEK : 1- Ber, katı, sıkı, sert, kuvvetli, dayanıklı 2- Bey sözcüğünün, değişik ağız ayrılığı Bek, beg, beğ, bey vb. ─ Uygur kağanlarının ünvanlarından
  2296. PEKAY : birl. Pek/Ay
  2297. PEKBOĞA : birl. Pek/Boğa
  2298. PEKDOĞDU : birl. Pek/Doğdu ─ Gazneli Mahmud Han’ın bey ve komutanlarından
  2299. PEKER : birl. Pek/Er
  2300. PEKHAN : birl. Pek/Han
  2301. PEKİŞ : Sıklık, sertlik, pekişmişlik
  2302. PEKKAN : birl. Pek/Kan
  2303. PEKTEKİN : birl. Pek/Tekin ─ Salçuklular dönemi, komutanlarından ve Musul atabeylerinden
  2304. PELEN : İyi, ehven
  2305. PELİN : Acı ve keskin kokulu bir yayla çiçeği
  2306. PELİT : Meşe ağacının çiçeği
  2307. PERİNÇEK : (Berincek) 1- Sadık, içten bağlı 2- Fedakar
  2308. PINAR : Kaynak, kaynarca, göze
  2309. PIŞGAN : Olgun, pişgin
  2310. PİŞKİN : Olgun, kamil, pişmiş
  2311. PORSUK : (Borsuk) Tilki büyüklüğünde, kürkünden yararlanılan bir hayvan ─ Salçuklular dönemi, bey ve komutanlarından
  2312. PUSAT : (Busat, basat) 1- Silah 2- Zırh, koruyucu
  2313. PUSAT ALP : birl. Pusat/Alp
  2314. PUSAT HAN : birl. Pusat/Han ─ Karakıtaylar hanlarından
  2315. PUSATAY : birl. Pusat/Ay
  2316. PUSUG : Pusu
  2317. PUSUN : Pusu, pusma, sinme
  2318. PUSUNÇ : İltica, sığınma, sinme, pusma, sığınmış, mülteci
  2319. PÜSKÜL : Sarkık, asılı duran süs, aksesuar
  2320. SABA : (Sava) 1- (Sapa, sopa) Sopa, değnek, savma aleti, savaş aleti (..Arapçadaki “sabaa” değil!) 2- Söz, iddia, hitap
  2321. SABACI : 1- Sopacı, sopayla döğüşen 2- Konuşmacı, hatip
  2322. SABAK : (Savak) 1- Sopa, cop sopa kullanan, dövüşçü, sopa ile döğüşen 2- Kımız saklamak için beygir derisinden yapılan tulum
  2323. SABAKKARA : birl. Sabak/Kara ─ Huayka hanlığının son hanlarından
  2324. SABAR : 1- Sapar, savar, döver, sopayla döven 2- Savar, savaşır, savaşçı 3- Hatip, konuşmacı ─ Kırgızların, Togay ve Sarı oymakları, dip dedelerinden
  2325. SABAY : birl. Sav/Ay ─ 1- Koço uygurları dönemi beylerinden 2- Kırgızların, Edigene oymağı dip dedelerinden
  2326. SABI : 1- Sopa, cop 2- Savaş, döğüş 3- Söz, sohbet
  2327. SABIBOĞA : birl. Sabı/Boğa ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2328. SABU : 1- Sopa, cop, değnek 2- Savaş, döğüşçü, döğüş ustası, savaşçı
  2329. SABUTAY : (Subutay, Sabotay) birl. Sabu/Tay – Saba/Tay ─ Türk ve dünya tarihinin en büyük generali. Bir savaş dehası. Çengiz Kaan’ın ünlü komutanı ve yakın arkadaşı. 35 ayrı ulustan, çeşitli ordularla, 65 savaş yapan ve hepsinden zaferle ayrılan bu olağanüstü kişi için Avrupalı tarihçiler bile hayranlıkla bahsedip,” Ne İskender, ne Sezar, ne de
  2330. Napolyon, bu kişinin yanında ölçü olamaz ve hepsi sönük kalır” derler.
  2331. SAÇA : Saçı, bahşiş, armağan
  2332. SAÇABEK : (Saçıbek) birl. Saçı/Bek ─ Çengiz Kaan dönemi beylerinden
  2333. SAÇAN : 1- Cömert, dağıtan, harcayan 2- Yayıncı, yayın yapan
  2334. SAÇI : 1- Armağan, bahşiş 2- Adak, inanç gereği dağıtılan nesne ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2335. SAÇILIK : Armağan, hediye, bahşiş
  2336. SAÇIBEGÜM : birl. Saçı/Begüm
  2337. SAÇUĞ : (Saçı, Saçuk)
  2338. SAÇUK : 1- Eli açık, cömert 2- Armağan, bahşiş 3- Aleni, saklısız, gizlisiz
  2339. SADAK : Okların, içinde muhafaza edildiği torba ok torbası
  2340. SADAKBAY : birl. Sadak/Bay
  2341. SADAKBEĞ : birl. Sadak/Beğ ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2342. SADU : İyi, çok iyi, ala
  2343. SAGAY : 1- Düşünceli, Düşünen, sakınan 2- Özleyen, özlemiş, özlem ─ 1- Kazakların, Kiçiyüz ve Bayoğlu oymakları dip dedelerinden 2- Altay Türkleri oymaklarından
  2344. SAGIM : 1- Emel, arzu, Murat 2- Düşünce, fikir, düşünceli, fikir sahibi 3- Sağlamlık, dayanıklılık
  2345. SAĞIMBAY : birl. Sagım/Bay
  2346. SAGIN : 1- Özlem, hasret 2- Düşünce, plan, tasarım 3- Davet 4- Kıvılcım
  2347. SAGINÇI : Sagınan, düşünen, özleyen, sakınca duyan
  2348. SAGU : Ağıt, mersiye
  2349. SAGUN : (Sagın)
  2350. SAGUNDU : Özlenen, düşünülen, kollanan
  2351. SAGUNDUK : Özlenen, düşünülen, özlemeye değer
  2352. SAGUNUR : Düşünce, tasarım
  2353. SAĞ : 1- Sağlık, dirilik, canlılık, yeterlilik 2- Akıl, fetanet 3- Doğruluk, inanırlık 4- Halis, saf, net
  2354. SAĞ BİLGE : birl. Sağ/Bilge Doktor, sağlık uzmanı
  2355. SAĞAN : Doğan türü, yırtıcı avcı bir kuş
  2356. SAĞANAK : Sağnak, sert ve hızlı yağan yağmur
  2357. SAĞANBAY : birl. Sağan/Bay
  2358. SAĞANÇIĞ : Nefs, can, ruh
  2359. SAĞBİLİ : birl. Sağ/Bili (Bilig) Sağduyu, hikmet
  2360. SAĞDAÇ : Sağlıklı günlerin arkadaşı, can yoldaşı
  2361. SAĞDAK : (Sadak)
  2362. SAĞDIÇ : Sağdaç “ Damadın en yakın, en güvenilir arkadaşı”
  2363. SAĞIK : 1- Düşünceli, planlı 2- Sağ, diri, uyanık 3- Ateş, kıvılcım, ateşli
  2364. SAĞIM : 1- Yaşam, sağlık 2- Serap, algın
  2365. SAĞIN : 1- Düşünce, tasarım 2- Özlem 3- Ateş, kıvılcım
  2366. SAĞIN HAN : birl. Sağın/Han ─ Kazak hanlarından
  2367. SAĞINÇ : 1- Kurgu, hayal 2- Sakınca, mahsur, endişe 3- Özlem
  2368. SAĞIŞ : Hesap, matematik, sayış
  2369. SAĞLAM : Sağlıklı, güçlü, dayanıklı, dirençli
  2370. SAĞLI : (Sağlık) Diri, canlı, sağlıklı
  2371. SAĞLICA(K) : Sağlıklı, diri, esenlikli
  2372. SAĞMAN : Sağlıklı, güçlü
  2373. SAĞNAK : (Sağanak)
  2374. SAĞNAK ALP : birl. Sağnak/Alp
  2375. SAĞNAK TEKİN : birl. Sağnak/Tekin ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2376. SAĞNAK TİGİN : birl. Sağnak/Tigin ─ Almalık devleti prenslerinden. Sonradan han oldu
  2377. SAĞNAK HAN : birl. Sağnak/Han ─ Almalık devleti hanlarından
  2378. SAĞRAK : İçki içilen kap, kupa, kadeh
  2379. SAĞRI : 1- Sağrak 2- Sarı ─ Türkmenlerin, Ersarı, Teke ve Ok oymakları dip dedelerinden
  2380. SAĞŞAT : birl. Sağ/Şad ─ Uygurlar döneminde, batı bölgesi ordularının komutanı
  2381. SAĞUNÇAK : Ağıt, mersiye
  2382. SAĞUNMUŞ : 1- Özlem içinde olan 2- Düşünen, düşünceli 3- Davet eden, davetkar
  2383. SAKA : 1- Akıllı, arif 2- Düşünceli, kaygılı 3- Sakal 4- Saklı, saklayan, koruyan ─ Alper Tunga ve Tomris Hatunun da bağlı bulunduğu, en eski Türk boylarından. Halen Sibirya da yaşıyorlar
  2384. SAKAL : Sakal ─ Altay Türkleri, Kişiler oymağı dip dedelerinden
  2385. SAKAR : 1- Alnında beyaz lekesi bulunan at 2- Uğursuz, sakıncalı ─ Kırgızların, Mündi oymağı dip dedelerinden
  2386. SAKARALP : birl. Sakar/Alp
  2387. SAKARBUĞA : birl. Sakar/Boğa
  2388. SAKÇI : Koruyucu, muhafız
  2389. SAKIK : Çoban yıldızı
  2390. SAKIN : 1- Düşünme, tasarım, kaygılanma, kaygıyı ortadan kaldırma eylemi 2- Saklama, koruma, esirgeme 3- Uzaklaşma, ayrılma
  2391. SAKINÇ : Düşünce, kaygı
  2392. SAKIŞ : Kaygı, endişe
  2393. SAKLI : 1- Korunmuş, mahfuz, esirgenen 2- Zinde, dinç, sağlıklı
  2394. SAKLICA : 1- Gizli, örtülü, korunan 2- Hazine, mücevher
  2395. SAKLIÇAK : 1- Gizli, gizlenmiş, örtülü 2- Yaşam, sağlık, esenlik
  2396. SAKMAN : 1- Uyanık, diri, sağlam 2- Sokman, dize kadar çıkan çizme ─ ..Doğu Türkistan’da, bir dönem hanlık da yapmış olan bir bey
  2397. SAKNI : (Sakar) ─ Otmanoğullarının dip dedelerinden
  2398. SAKURBAY : birl. Sakur/Bay
  2399. SAL : 1- Saldırı, saldırmak 2- Salmak, bırakmak, azat etmek, serbestlik 3- göndermek, yaymak, ulaştırmak, uzatmak
  2400. SALAÇAK : Salınan, bırakılan, salınmış
  2401. SALACUK : Saldıran, saldırıcı, gönderici
  2402. SALAMAN : Salınan, bırakılan, azat edilen, serbest, azade ( Bu sözcük de, Türkçe’den Farsça’ya geçerek, “ Selman” biçimini almıştır.
  2403. SALAMIŞ : 1- Saldıran, düşmana karşı hamle ve manevra yapan 2- İyi kılıç sallayan, silahşor 3- Salmış, köle azad etmiş
  2404. SALAMIŞ HAN : Salamış Han ─ Mısır- Türk kölemenleri devleti hanlarından. Baybars Han’ın oğlu
  2405. SALANÇU : Saldırgan, iyi kılıç kullanan
  2406. SALAR : 1- Ordu sevk eden 2- İyi kılıç kullanan, silahşor ─ 1- Salçuklular dönemi, Azerbaycan atabeylerinden 2- Doğu Türkistan’da yaşayan bir oymak beyi
  2407. SALÇI : 1- Salıcı, sevk edici 2- Salan, serbest bırakan 3- Karahanlılar döneminde, saray aşçılarının ünvanlarından ─ Göktürkler dönemi, bey ve komutanlarından
  2408. SALÇIKUT : birl. Salçı/Kut ─ Altaylar, Kuntur oymağı dip dedelerinden
  2409. SALÇUK : 1- Salınmış, azad edilmiş, saltuk, eski köle 2- Başına buyruk, bağımsız, otoriteye karşı çıkan 3- Saldıran 4- Silahşor, iyi silah kullanan 5- Küçük yel, esinti 6- Haber salan, mesaj yollayan ─ Oğuz boyuna bağlı bir oymak ve bu oymağın beyi olan Salçuk bey, kendinden sonra gelen torunları, Çağrı ve Tuğrul beyler tarafından kurulan devletin de adı olarak kullanılmıştır. Salçuklu devleti adını bu beyden almış, Çağrı bey, bu inceliğiyle de ayrı bir hayranlık uyandırmıştır.
  2410. Saldır : Saldırı, hücum
  2411. SALDIRAN : Hücum eden, asker sevk eden
  2412. SALDIRAY : birl. Saldır/Ay
  2413. SALDIRGAN : Saldırıcı, hücumcu
  2414. SALDIRI : Hücum, taarruz
  2415. SALDIRMIŞ : Hücum etmiş, taarruz etmiş
  2416. SALDUR : Saldırı
  2417. SALDÜZ : birl. Sal/Düz
  2418. SALGARA : Salınmış, azade, başına buyruk, otorite tanımaz
  2419. SALGIN : 1- Serbest, bağımsız 2- Serap, hayal
  2420. SALGUR : Atak, tetik, saldırmaya hazır ─ Salçuklular dönemi, Tebriz atabeylerinden
  2421. SALGUT : Mebus, vekil. Eskiden bir bölgeyi temsilen, Kağan’a (Başkente) gönderilen kişilere verilen unvan
  2422. SALIK : 1- Vergi, vergi borcu, haraç 2- Haber, öğüt, tavsiye
  2423. SALIKÇU : Haberci, öğütçü
  2424. SALIM : 1- Serin esen yel, serinlik 2- Ferman, emirname 3- Üzüm demedi, salkım
  2425. SALIN : 1- Serbest, serbestlik, salınma, boy gösterme 2- Jest, eda 3- salıncak
  2426. SALINAY : birl. Salın/Ay
  2427. SALINMIŞ : Serbest, azade, salaman
  2428. SALKIM : Salınmış, sarkık
  2429. SALMAN : (Salaman)
  2430. SALTUK : 1- Serbest bırakılmış, azade, hürriyetine kavuşmuş eski köle 2- Başına buyruk, bağımsız ─ Salçuklular dönemi bey ve komutanlarından Sonraları “Saltukoğulları” beyliğinin kurucusu
  2431. SALTIN : Yalnız, yalnızlık içinde, tek kalmış
  2432. SALTIK : (saltuk)
  2433. SALTUK ALP : birl. Saltuk/Alp ─ Batı Hunları dönemi bey ve komutanlarından
  2434. SALTUK BUĞRA : birl. Saltuk/Buğra ─ Bazı tarih kayıtlarında, Karahanlı hanı, Satuk Buğra’nın bu ad ile zikredildiği de görülür.
  2435. SALUK : (Salık) Serbest, azade, hürriyetine kavuşmuş ─ 1- Salçuklular dönemi, Erzurum atabeylerinden 2- Türkmenlerin, Bayramşahlı oymağı dip dedelerinden
  2436. SALUK BİKE : birl. Saluk/Bige
  2437. SALUKBAY : birl. Saluk/Bay
  2438. SALUK HAN : birl. Saluk/Han
  2439. SALUKTAN : birl. Saluk/Tan
  2440. SALUKTAY : birl. Saluk/Tay
  2441. SALUM : 1- Özgürlük, azat 2- Kılış, silah
  2442. SALUN : 1- Jest, mimik, eda, cilve 2- Boy gösterme, ortaya çıkma
  2443. SALUNDU : 1- Özgür, hür 2- Edalı, boy gösteren
  2444. SALUNDU TİGİN : Salundu/Tigin ─ Koço Uygurları prenslerinden
  2445. SALUR : 1- Saldıran, saldırgan, asker salan 2- Silahşor, iyi silah kullanan 3- Saldırma, kılıç, silah 4- Serbest, azade ─ Türkmen oymaklarından ve bu oymağın ilk beyi
  2446. SALUR HAN : birl. Salur/han ─ Karahanlı hanlarından
  2447. SALUR KAZAN : birl. Salur/Kazan ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey. Bayındır Han’ın torunu, Ulaş beğ’in oğlu
  2448. SAMSA : Baklava türü bir hamur tatlısı
  2449. SAMSAMA : (Samsa) ─ Otman beğ’in yakın silah arkadaşlarından
  2450. SAMUKA : İnatçı, dirençli ─ Çengiz Kaan’ın askeri danışman ve komutanlarından
  2451. SAN : Sanmak, saymak, var kabul etmek (..Farsçadaki “şan” ile ilgisi yok)
  2452. SANAGA : 1- Serap, hayal 2- Niyet, maksat
  2453. SANAĞ : Hesap, matematik
  2454. SANAK : Matematik
  2455. SANALP : birl. San/Alp
  2456. SANAY : birl. San/Ay
  2457. SANBAY : birl. San/Bay
  2458. SANBERK : birl. San/Berk
  2459. SANÇAK : Ucu sivri mızrak
  2460. SANÇAR : Saplayan, batıran, dürten, mızrak kullanarak sançan, sançıcı, iyi silah kullanan
  2461. SANÇARALP : birl. Sançar/Alp
  2462. SANÇAR BARLAS : birl. Sançar/Barlas ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2463. SANÇAR HAN : birl. Sançar/Han ─ 1- Salçuklu hanlarından bu hanedanda, bu ad ile, iki ayrı han vardır 2- Çağatay hanlarından
  2464. SANÇARBAY : birl. Sançar/Bay
  2465. SANÇARBEK : birl. Sançar/Bek
  2466. SANÇAROK : birl. Sançar/Ok
  2467. SANÇI : 1- Ucu sivri demir, silah 2- Sivri bir aletin, vücuda değince verdiği acı 3- Acı duymak 4- Hayalet
  2468. SANÇIĞ : Ucu sivri demir, kargı
  2469. SANÇIŞ : Hamle, kılıç veya kargıyla yapılan dürtüş
  2470. SANDUGAÇ : Bülbül
  2471. SANEK : Hayran, meftun
  2472. SANER : birl. San/Er
  2473. SANG : San, düşünce var sayma
  2474. SANGI : Hayal, serap
  2475. SANIR : 1- Hayal 2- Burç
  2476. SANKUR : Hayret, şaşkınlık
  2477. SANLAV : Hürmet, saygı
  2478. SANLI : 1- Sanıcı, düşünücü 2- Şüpheci
  2479. SANSAK : Anlayış, intiba
  2480. SAPA : 1- Sopa, değnek 2- Kılıç sapı, kabza 3- Aykırı, farklı, başka
  2481. SAPAK : 1- Sopa 2-Aykırı, aykırılık
  2482. SAPAR : 1- Sabar, döver, dövücü 2- Aykırı, farklı 3- Kabza
  2483. SAPARBAY : birl. Sapar/Bay
  2484. SAPURLUŞ : Devrim, ihtilal, ayaklanma, ayrılma
  2485. SARAR : Saran, sarıcı, sarma eyleminde olan, ören, örücü ─ Türkmenlerin, Çavdur oymağı, dip dedelerinden
  2486. SARBAŞ : birl. Sar/Baş ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Girey oymağı dip dedelerinden
  2487. SARGIN : 1- Sevimli, sempatik, çekici 2- Sargı, sarılı, örülü
  2488. SARGUT : 1- Güneş ışığı 2- Bağış, ihsan
  2489. SARI : 1- Sarı renk, sarışın 2- Sarılı, sarılmış, saran, sarılma ─ Türkmenlerin, Çavdur ve Abıdal oymakları dip dedelerinden 2- Kırgızların, Bögü oymağı dip dedelerinden
  2490. SARIBAĞIŞ : birl. Sarı/Bağış ─ Kırgızların, Togay oymağı dip dedelerinden
  2491. SARIBAŞ : birl. Sarı/Baş ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü Alimoğlu ve Karasakal oymakları dip dedelerinden
  2492. SARIBÖRİ : birl. Sarı/Böri ─ Kırgızların, Togay ve Böri oymakları dip dedelerinden
  2493. SARICA : Sarılı, sarı gibi, sarıya çalan ─ Kırgızların, Üçtamga oymağı dip dedelerinden
  2494. SARIÇUR : birl. Sarı/Çur ─ Altayların, Çor oymağı dip dedelerinden
  2495. SARIG : Sarılı, sarılmış, örgülü ─ 1- Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları dip dedelerinden 2- Altayların, Sogay oymakları, dip dedelerinden 3- Türkmenlerin, Çavdur oymağı, dip dedelerinden
  2496. SARIL : Sarılmaktan...sarıl, mec. Sevgili, saygılı, cana yakın
  2497. SARIM : 1- Suyu süzmeye yarayan, ince dokuma 2- Sarma, sarılma
  2498. SARIP : Sarp, dik, sarılı, çıkılması güç, yalçın
  2499. SARITÜRGİŞ : birl. Sarı/Türgiz ─ 1- Uygurlar döneminde, Uygur kağanlığına bağlı bir uç beyi 2- Oğuz kolundan bir Türk boyu
  2500. SARKIZ : birl. Sar/Kız ─ Tulay Han’ın evdeşi Mangu Han’ın anası
  2501. SARMAN : (Sarıman) 1- Sarışın, sarıya çalan 2- Sıcak kanlı, cana yakın ─ Çağatay Han’ın oğullarından
  2502. SARMAŞIK : Sarılı, sarpasarmış, sarılan
  2503. SARP : (Sarıp)
  2504. SARPER : birl. Sarp/Er
  2505. SARPTAŞ : birl. Sarp/Taş ─ Kazak hanlığı, dönemi Kırgız asıllı bir bey
  2506. SARPTİMUR : birl. Sarp/Timur
  2507. SARTIK : 1- Sarılı, örgülü, örülmüş 2- Farklı, dikkat çekici
  2508. SARTUK : (Sartık)
  2509. SARTUKHAN : birl. Sartuk/Han ─ .. Altunordu hanlarından Batu Han’ın oğullarından
  2510. SARU : 1- Sarı 2- Sıra dışı, farklı, dikkat çekici 3- Batı, batı yönü
  2511. SARUHAN : birl. Saru/Han ─ 1- Salçuklular dönemi bey ve komutanlarından Manisa bölgesi fatihi. Daha sonraları kendi adıyla bir beylik kurdu 2- Harzem hanı Celaleddin’in komutanlarından
  2512. SARU HATUN : birl. Saru/Hatun ─ Karakoyunlu hanlarından, Uzun Hasan’ın anası
  2513. SARU SALTUK : birl. Saru/Saltuk ─ 1- Karahanlılar dönemi bey ve komutanlarından 2- Gökoğuz Türklerinin, Anadolu’dan bu günkü topraklarına, ilk göç eden kısmının başbuğu olan bey
  2514. SARUALP : birl. Saru/Alp
  2515. SARUBATU : birl. Saru/Batı ─ Otman beğ’in ağabeyi, Ertuğrul Beğ’in oğlu
  2516. SARUBATUR : birl. Saru/Batur ─ Timur Kürkan Han dönemi beylerinden
  2517. SARUBAY : birl. Saru/Bay
  2518. SARUBUĞA : birl. Saru/Boğa ─ Kıpçak hanlarından
  2519. SARUBUKA : birl. Saru/Boğa ─ Timur Kürkan Han dönemi bey ve komutanlarından
  2520. SARUCA : 1- Bir sungur türü avcı kuş 2- Sarıya çalan, sarışın ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2521. SARUCABAY : birl. Saruca/Bay
  2522. SARUER : birl. Saru/Er
  2523. SARUKAN : birl. Saru/Kan
  2524. SARUKUNİ : birl. Saru/Kuni ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2525. SARUL : Sarılı, sarılmış
  2526. SARULBAY : birl. Sarul/Bay
  2527. SARULTAN : birl. Sarul/Tan
  2528. SATI : 1- Satık, satuk, satılmışın dişisi 2- Pazar yeri (Eski Türk geleneklerine göre, çocukları sık ölen ya da olmayan ailelerin, çocuğu olduğunda, yaşaması ve uzun ömürlü olması için, onu Tanrı’nın sevdiği, toplumun sevip saydığı, bir ulu kişiye ya da onun ruhuna, çocuğu koruması, manevi bir destek vermesi bakımından emanet edilmesi eylemine satma-satılma adı verilir. Çocuk erkekse, “Satılmış”, kız ise “Satı” adı verilir. Bu gelenek, günümüzde de islami motifler içinde yine sürdürülmektedir.)
  2529. SATIBEGÜM : birl. Satı/Begüm
  2530. SATIBİGE : birl. Satı/Bige
  2531. SATIÇ : 1- Satıcı, tüccar 2- Mertebe, rütbe
  2532. SATIK : Satı, satuk
  2533. SATIKAY : birl. Satık/Ay ─ Kırgızların, Murat Ali oymağı dip dedelerinden
  2534. SATIKBAY : birl. Satık/Bay
  2535. SATIKER : birl. Satık/Er
  2536. SATIKTAY : birl. Satık/Tay
  2537. SATIKUL : birl. Satı/Kul
  2538. SATILMIŞ : Satı,satık ─ İlhanlılar dönemi bey ve komutanlarından
  2539. SATIM : 1- Satıcığım 2- Ticaret
  2540. SATIMKUL : birl. Satım/Kul ─ Kırgız oymak beylerinden
  2541. SATIŞGAN : Satıcı, tüccar
  2542. SATUK : Satı, satık, satılmış
  2543. SATUK BUĞRA HAN : Satuk/Buğra/Han ─ Karahanlı hanlarından. Türk tarihindeki, ilk Müslüman olan Türk hanı. (İS 950) Türklerin, İslamiyet’e geçiş ve İslamiyet’in, Türkler arasındaki yayılma süreci bu kişi ile başlar. Daha önce budizme ilgi duyan, sonra Müslüman olan bu kişi, Müslüman olduktan sonra ilk iş olarak, adının başına “Abdülkadir” ünvanı alıp, hemen ardından da, bütün Türk devletlerinde geleneksel olarak var olan, “ Oğuz Töresini ve Yasalarını” yürürlükten kaldırıp, yerine “Şeriat yasaları ve Arap fıkıhını” yürürlüğe koymuştur.
  2544. SATUKHAN : birl. Satuk/Han
  2545. SATUKBARLAS : birl. Satuk/Barlas ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2546. SATUN : Satın alma, satın alma gücü, paha
  2547. SAV : (Sava) 1- Mesaj, haber, yeni haber 2- İddia- isnat 3- Ün, san 4- Savaş, vuruşma, döğüş 5-
  2548. Öykü, atasözü, darbı mesel ─ Timur Kürkan Han dönemi bey ve komutanlarından
  2549. SAVA : (Sav)
  2550. SAVACI : (Savcı) ─ 1- Ergenekon destanında adı geçen, Böriteçine’nin oğullarından 2- Otman Beğ dönemi bey ve komutanlarından
  2551. SAVAKUL : birl. Sava/Kul
  2552. SAVAN : 1- Savıcı, savaşçı, def edici 2- Elçi, arabulucu
  2553. SAVANKUL : birl. Savan/Kul
  2554. SAVAR : Savaşçı, savıcı, defedici
  2555. SAVARU : 1- Bahşiş, armağan 2- Geçici, muvakkat
  2556. SAVAŞ : Harp, döğüş, vuruşma, savma, defetme
  2557. SAVAŞERİ : birl. Savaş/Eri
  2558. SAVAŞGAN : Savaşçı, cengaver
  2559. SAVBÖRİ : birl. Sav/Böri
  2560. SAVCI : (Savçı, savacı)
  2561. SAVCIAKA : birl. Savcı/Aka ─ 14. yüzyılda, Anadolu’ya yerleşen, Moğol beylerinden
  2562. SAVCIALP : birl. Savcı/Alp ─ Salçuklular dönemi, bey ve komutanlarından
  2563. SAVCIBAY : birl. Savcı/Bay
  2564. SAVCIBEK : birl. Savcı/Bey
  2565. SAVÇI : (Savcı, savacı)1- Elçi, haberci, resul, sözcü 2- Savaşçı, cengaver 3- Ünlü, meşhur, ün salmış ─ 1- Otman beğ’in ağabeyi,Ertuğrul beğ’in oğlu 2- 1. Murat Hüdavendigar’ın küçük oğlu, Yıldırım
  2566. Bayazıt’ın kardeşi
  2567. SAVDUK : Uğurlama, veda
  2568. SAVGAT : Armağan, bahşiş
  2569. SAVGU : 1- Haraç, vergi 2- Şifa, derman
  2570. SAVKULİ : birl. Sav/Kuli
  2571. SAVKUT : birl. Sav/Kut
  2572. SAVRIN : 1- Armağan, bahşiş 2- Ahd, azim
  2573. SAVRUK : Savrulmuş, derbeder
  2574. SAVTAGI : birl. Sav/Takı ─ Çengiz Kaan dönemi Kazak beylerinden
  2575. SAVTEKİN : (Sav Tigin) birl. Sav/Tekin ─ Tuğrul Han döneminde, Gazneliler devletinden ayrılıp, Salçuklulara katılan bir bey
  2576. SAVTİMUR : birl. Sav/Timur
  2577. SAVTUR : Veda, uğurlama
  2578. SAVUN : 1- Davet, çağrı 2- Savunma, savaş 3- Ağıt, mersiye, ölenlerin yiğitlik ya da hayırlı işlerini anlatmak için verilen yemek
  2579. SAVUAL : birl. Savun/Al
  2580. SAVUNDUK : Davetiye
  2581. SAVUNGAN : Savunucu, savaşan, direnen, müdafi
  2582. SAVUNKUL : birl. Savun/Kul
  2583. SAVUR : Eli açık, cömert, hovarda
  2584. SAVURALP : birl. Savur/Alp
  2585. SAVURBAY : birl. Savur/Bay
  2586. SAVURKAÇ : 1- Savurgan, hovarda, eli açık 2- Fırtına, katı yel
  2587. SAVUT : 1- Koruyucu, koruyan, müdafi 2- Zırh, çelik yelek, demirağ
  2588. SAY : (sag, sağ, sak, sayı) 1- Saygı, sayma, geçerli kılma 2- Düşünme, ölçme, seçme, tasarım, hesap, ödeşme 3- Taşlık yer 4- Zırh, göğüslük
  2589. SAYAK : Saygılı, hürmetli ─ Kırgızların, Togay oymağı dip dedelerinden
  2590. SAYAN : 1- Saygılı, saygıdeğer, saygıya layık 2- saygı gösteren, efendi, ağırbaşlı ─ Altay Türkleri oymaklarından
  2591. SAYBİL : birl. Say/Bil
  2592. SAYDAM : Saf, net, berrak, sayılabilen, açık, temiz, bilinen
  2593. SAYDUR : Saygı duruşu, ihtiram duruşu ─ Kırgız oymak beylerinden
  2594. SAYGI : 1- Hürmet, önem, değer, edep 2- Sayı, sayım, matematik
  2595. SAYGIN : İtibarlı, hürmet gören, saygı gören, hatırı sayılır
  2596. SAYGINALP : birl. Saygın/Alp
  2597. SAYGINAY : birl. Saygın/Ay
  2598. SAYGINBAY : birl. Saygın/Bay
  2599. SAYGINER : birl. Saygın/Er
  2600. SAYGINKUL : birl. Saygın/Kul
  2601. SAYGINKULU : birl. Saygın/Kulu
  2602. SAYHAN : birl. Say/Han ─ Altay destanlarında adı geçen bir kız
  2603. SAYHAN HATUN : birl. Sayhan/Hatun ─ Timur Kürkan Han dönemi saray hanımlarından
  2604. SAYIL : Seçilmiş, seçkin, sayılan, intihab edilen
  2605. SAYILGAN : Sayılan, saygı gösterilen, mübeccel, muteber
  2606. SAYIM : Saygı, saygı gösteriş ─ Altay destanlarında adı geçen bir bey
  2607. SAYIN : 1- Seçkin, değerli, muteber, güzide, muhterem 2- Saf, halis, arı 3- Güzel, ender rastlanan ─ .1- İlhanlılar (Bahadır Han) dönemi, bey ve komutanlarından 2-Altay destanlarında adı geçen bir bey
  2608. SAYINALP : birl. Sayın/Alp
  2609. SAYINHAN : birl. Sayın/Han ─ Altınordu hanlarından (Batu Han’ın öteki adı)
  2610. SAYIN KARA : birl. Sayın/Kara ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  2611. SAYINAY : birl. Sayın/Ay
  2612. SAYINBATU : birl. Sayın/Batu ─ Kıpçak Hanlarından
  2613. SAYIN BATUR : birl. Sayın/Batur ─ Kazak hanlığı dönemi bey ve komutanlarından
  2614. SAYINBÖRİ : birl. Sayın/Böri
  2615. SAYINDI : Saygı duyulan, itibar gören, muhterem, saygın
  2616. SAYINER : birl. Sayın/Er
  2617. SAYINTİMUR : birl. Sayın/Timur
  2618. SAYIR : İçinden su çıkan mağara
  2619. SAYIŞ : Ödenek
  2620. SAYIT : Saygın, muteber
  2621. SAYHAN : birl. Say/Han
  2622. SAYKAN : birl. Say/Kan
  2623. SAYKAL : birl. Say/Kal
  2624. SAYKUL : birl. Say/Kul
  2625. SAYKUT : birl. Say/Kut
  2626. SAYLAK : Sayılan, takdir gören, usta, uzman
  2627. SAYLIK : Şeref, haysiyet, onur
  2628. SAYMAN : Sayıcı, hesapçı, hesap ve sayı uzmanı, muhasib
  2629. SAYRI : Üzgün, mahzun, yorgun ilgisiz
  2630. SAYTAŞ : birl. Say/Taş ─ Kırgız oymak beylerinden
  2631. SAYVAN : Gölgelik, kamelya
  2632. SAZAĞAN : (Sazan) Soğuk yel
  2633. SAZAK : 1- Sazlık, bataklık 2- İnce yağan kar 3- Ak bulut 4- Çok konuşan, geveze 5-Poyraz, soğuk esen yel 6-Sezgin, sezici, uyanık ─ Kazakların Ortayüz bölüğü oymaklarından
  2634. SAZAN : 1- Soğuk esen yel 2- Sazlık, bataklık 3- Sezen, sezici ─ Kırgızların, Togay ve Girik oymakları dip dedelerinden
  2635. SEBE : Sevgi, sevi ─ Altay Türkleri, Çor oymağı dip dedelerinden
  2636. SEBÜK : Sevik, sevilen, sevgi gören
  2637. SEBÜK TEKİN : birl. Sebük/Tekin (Sevük/Tekin)
  2638. SEÇEN : 1- Titiz, seçici, ayırıcı 2- Konuşkan, hoş sözlü ─ 1- Yakut destanlarında adı geçen bir bey. Ulu Koyun’un babası 2- Çengizli hanlarından, Camuga’nın ünvanı
  2639. SEÇİL : 1- Seçkin, güzide, seçilmiş 2- Farklı, olağanüstü
  2640. SEÇİLİR : Seçkin, güzide
  2641. SEÇİLMİŞ : Seçkin, güzide
  2642. SEÇKİN : 1- Farklı, göze batan, olağanüstü 2- İtibar gören, muhterem 3- Peygamber, nebi
  2643. SEÇKİN ALP : birl. Seçkin/Alp
  2644. SEÇKİN HAN : birl. Seçkin/Han
  2645. SEÇKİNAY : birl. Seçkin/Ay
  2646. SEÇKİNBAY : birl. Seçkin/Bay
  2647. SEÇKİNBEĞ : birl. Seçkin/Beğ
  2648. SEÇKİNER : birl. Seçkin/Er
  2649. SEÇKİNKARA : birl. Seçkin/Kara
  2650. SEÇKİNKAYA : birl. Seçkin/Kaya
  2651. SEÇKİNSOY : birl. Seçkin/Soy
  2652. SEÇKİNTAN : birl. Seçkin/Tan
  2653. SEÇKİNTAY : birl. Seçkin/Tay
  2654. SEGREK : Seyrek, ender rastlanan
  2655. SEĞİRTGEN : 1-Koşucu, atlet 2- Afacan, ele avuca sığmaz, tez canlı
  2656. SEĞREK : Seyrek, nadir, az rastlanır ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey. Eğrek’in ağabeyi, Usun Koca’nın oğlu
  2657. SEKİZ APA : birl. Sekiz/Apa ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2658. SEKİZYİR : birl. Sekiz/Yir ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2659. SEKMEN : Seviye, mertebe
  2660. SELÇİK : (Seligcik) 1- Temiz, pakize, namuslu, bakire 2- Küçük kılıç, bıçak 3- Açık,beliğ, fesahetli ─ 11.Kılıçarslan’ın kızlarından
  2661. SELÇİK HATUN : Selçik /Hatun ─ ..Fatih Sultan Mehmed Han’ın kızlarından ve Karaca paşanın evdeşi
  2662. SELÇUK : (Salçuk) (..Bu ad üzerine bazı spekülasyonlar var. Bunun aslı “Salçuk” olmasına rağmen, Arap kayıtlarında, Selcuk ve Selcik olarak geçer. İran kayıtlarında ise Selçug, Selçuk olarak geçer ve hepsi de Türkçe ve yabancı dil uyumsuzluğunun tipik örneği, yanı sıra, alfabe farklılıklarından kaynaklanmaktadır.
  2663. SELEK : Eli açık, cömert
  2664. SELEN : 1- Salınan, sallanan, kıvrılan 2- Temiz, pak, namuslu, zarif, bakire 3- Fısıltı, hafif ses 4-
  2665. Haber, havadis 5- Yılan (Tuva ve Çuvaş Türklerinde)
  2666. SELENGE : Kıvrılan, kıvrık ─ Baykal gölüne dökülen, Türk dünyasının ünlü ırmağı
  2667. SELENGÜN : birl. Selen/Gün
  2668. SELİG(Silig) : 1- Namuslu, temiz, dürüst, pakize 2- Kibar, narin, zarif
  2669. SELİGÇİK : (Selçik) Temiz, namuslu, bakire
  2670. SELİK : (Selig)
  2671. SELİN : 1- Selen, salınan, haber, fısıltı 2- Sülün kuşu
  2672. SEMİZ : 1- İri yarı, şişman 2- Besili, bakımlı ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Nayman oymağı, dip dedelerinden
  2673. SENCER : (Sançar) Bu sözcüğün aslı “Sançar” dır.
  2674. SENGER : 1- Canavar, ejderha 2- Kale, burç
  2675. SENGİ : Sevgi, sevi
  2676. SENGİSUN : birl. Sengi/Sun
  2677. SENGÜN : Ordu komutanı, general ─ Göktürkler ve Uygurlar döneminde, kullanılan askeri ünvanlardan
  2678. SENGÜN HAN : birl. Sengün/Han ─ Çengiz Kaan dönemi, Nayman hanlarından Var han’ın oğlu
  2679. SEPİL : 1- Yaygın, yayılmış, bulaşmış 2- Kale, hisar
  2680. SEPİN : 1- Çeyiz, kalın 2- Yaygın, yayık
  2681. SEREDAY : Yüzük, takı, aksesuar
  2682. SERİM : 1- Gösteriş, teşhir 2- Sabır, metanet
  2683. SERİN : 1- Gölge, gölgelik 2- Genişlik, gerilmişlik 3- Soğuğa yakın, hafif soğuk 4- Sabırlı, dayanıklı
  2684. SERİNAY : birl. Serin/Ay
  2685. SERİNBAY : birl. Serin/Bay
  2686. SERİNBEG : birl. Serin/Beğ
  2687. SERİNGEN : 1- Serince, serinleşmiş 2- Sabırlı, dayanıklı
  2688. SERİNGÜN : birl. Serin/Gün
  2689. SEVAL : birl. Sev/Al
  2690. SEVEN : Sevmek...den sevgi sahibi, şefkatli, tutkulu
  2691. SEVENAY : birl. Seven/Ay
  2692. SEVENGÜN : birl. Seven/Gün
  2693. SEVER : (..Sevmekden)
  2694. SEVERGE : 1- Dost, yakın, yaren 2- Aşk, sevgi, tutku
  2695. SEVERGÜN : birl. Sever/Gün
  2696. SEVGİ : Sevme eyleminin nüvesi
  2697. SEVİ : Sevgi, sevgi eğilimi, sevgi yakınlığı
  2698. SEVİGEN : Seven, sevgisini veren
  2699. SEVİK : 1- Sevilen, sevgi gösterilen, sevgiye layık, sevgili 2- Dost, gönüldaş
  2700. SEVİK KÜL ERKİN : Sevik/Kül/Erkin ─ Bilge Kağan dönemi, bey ve komutanlarından
  2701. SEVİL : Sevilen, el üstünde tutulan
  2702. SEVİLAY : birl. Sevil/Ay
  2703. SEVİLGEN : Sevilen, aşırı ilgi gören
  2704. SEVİM : Sempati, alım, çekicilik- sevgiye yol açan
  2705. SEVİM BİGE : birl. Sevim/Bige ─ ..(Bazı tarih kaynaklarında, ünlü, “Siyun Bige” bu ad ile de geçmektedir.)
  2706. SEVİMLİ : Çekici, sempatik
  2707. SEVİN : Sevinç, mutluluk ─ Sasaniler’den, Miran Şah’ın evdeşi
  2708. SEVİNAY : birl. Sevin/Ay
  2709. SEVİNÇ : Neşe, coşku, sevinme duygusu, mutluluk
  2710. SEVİNÇ HAN : Sevinç/Han ─ Oğuzname’de, Baydu Han’ın oğullarından
  2711. SEVİNÇBEK : birl. Sevinç/Bek
  2712. SEVİNÇEK : Sevinilecek şey, sevinç kaynağı
  2713. SEVİNDÜK : Mutluluk, bahtiyarlık (Uzun süren bir çocuksuzluk döneminden sonra, çocukları olan ailelerin sık kullandığı, geleneksel adlardan) ─ Kırgızların, argın oymağı dip dedelerinden
  2714. SEVİNDÜK ALP : birl. Sevindük/Alp ─ Otman beğ dönemi beylerinden. Samsama beğ’in kardeşi
  2715. SEVİNMİŞ : Sevinçli, mutlu, mutlu olmuş
  2716. SEVİNTİ : 1- Mutluluk, mutlu olmaya değen 2- Ferahlık, gevşeme, rahatlık, huzur
  2717. SEVTAP : birl. Sev/Tap
  2718. SEVÜK : Sevilen, sevgili, canan
  2719. SEVÜK ALP : birl. Sevük/Alp
  2720. SEVÜKBAY : birl. Sevük/Bay
  2721. SEVÜKBİGE : birl. Sevük/Bige
  2722. SEVÜK TİGİN : birl. Sevük/Tigin ─ Gazneliler devletinin kurucusu ve Gazneli Mahmud Han’ın babası
  2723. SEYHAN : (Sayhan) ─ Kuman hanlarından
  2724. SEYİRTGEN : Afacan, çalışkan, ele avuca sığmaz
  2725. SEYREK : Az rastlanır, sıra dışı
  2726. SEZEK : 1- Hassas, duygulu, ferasetli 2- Sezgi, anlayış, kavrayış, his
  2727. SEZEN : Anlayan, kavrayan, hisseden
  2728. SEZENAY : birl. Sezen/Ay
  2729. SEZENBAY : birl. Sezen/Bay
  2730. SEZENER : birl. Sezen/Er
  2731. SEZER : Hassas, duygulu, fark edici
  2732. SEZGEK : (Sezek)
  2733. SEZGİ : İdrak, seziş, hissediş, ilham
  2734. SEZGİN : Hassas, sezici
  2735. SEZGİNALP : birl. Sezgin/Alp
  2736. SEZGİNAY : birl. Sezgin/Ay
  2737. SEZGİNBAY : birl. Sezgin/Bay
  2738. SEZGİNER : birl. Sezgin/Er
  2739. SEZGİR : Hassas, narin, alıngan
  2740. SEZGİŞ : Hassas, alıngan
  2741. SEZİGEN : Sezen, sezgin
  2742. SEZİK : Sezgin, içli
  2743. SEZİKLÜ : Tedbirli, sezici
  2744. SEZİM : Hissediş, anlayış
  2745. SEZİMTAL : Hassas, duygulu
  2746. SEZMİŞ : İdrak eden, anlayan
  2747. SIBAK : Sopa, değnek ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü Bayoğlu oymağı, dip dedelerinden
  2748. SIÇMAZ : (Saçmaz) Tutumlu, tedbirli ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  2749. SIDAL : Muktedir, güçlü, egemen
  2750. SIGUN : 1- Yabani geyik 2- Emek, zahmet, sıkıntı
  2751. SIĞIN : Erkek geyik, Ala geyik
  2752. SIĞINAK : Sıkı korunan, sığınılacak yer, yoğun ve katı olan yer
  2753. SIĞINDIK : Bağlılık, sadakat
  2754. SIĞLAM : 1- Sağlam, sıkı, yoğun 2- Sine, bağır
  2755. SIK : Katı, yoğun
  2756. SIKI : Katı, sıkılmış, yoğun
  2757. SIKILGAN : Daralmış, daralan, sıkılaşan, utangaç
  2758. SIKIN : 1- Keder, yas, üzüntü, sıkıntı 2- Alageyik
  2759. SILIV : Temiz, pakize, bakire
  2760. SILKIM : Cesur, gözükara
  2761. SIN : 1- Deney, deneme 2- Endam, gösteriş
  2762. SINAÇI : Hakem, sınayıcı
  2763. SINAĞ : Sınav, imtihan, deneme
  2764. SINAK : Deney, sınav, imtihan
  2765. SINAUVU : Sınav, deney
  2766. SINAYÇI : Hakem, sınayan
  2767. SINÇI : Hakem, sınaçı
  2768. SINDIRAÇ : Bülbül
  2769. SIRAY : Çehre, yüz, beniz
  2770. SIRGA : 1- Küpe, takı, aksesuar 2- Armağan, bahşiş 3- Halka, halkalı
  2771. SIRGALU : Küpeli ─ Kazakların Uluyüz bölüğüne bağlı oymak beylerinden
  2772. SIRGATİGİN : birl. Sırga/Tigin
  2773. SIRMA : Sırlı, boyalı, gümüş tel
  2774. SIYKIM : Sevgili, canan ─ Kazakların, Uluyüz bölüğü, oymak beylerinden
  2775. SIYLI : 1- Sevimli, sempatik, muteber 2- Armağan
  2776. SIYLIHAN : birl. Sıylı/Han
  2777. SIYLIK : Armağan, bahşiş
  2778. SIYURGAL : Armağan
  2779. SIZGIÇ : Kalem, yazgaç
  2780. SIZIM : Sızı, yakınma, hüzün
  2781. SİBEL : 1- Buluttan ayrılıp henüz yere düşmemiş yağmur tanesi 2- Buğday, buğday tanesi
  2782. SİLGİ : Arınma, temizlik, parlaklık
  2783. SİLİG : 1- Temiz, namuslu, dürüst 2- El değmemiş, bakir, bakire 3- Tatlı dilli
  2784. SİNÇE : Çehre, beniz
  2785. SİNGİL : Küçük kız kardeş
  2786. SİNGİN : Mahçup, sıkılgan
  2787. SİNGİAY : birl. Singi/Ay
  2788. SİNKEL : İmtiyazlı, ayrıcalıklı
  2789. SİNKİL : İmtiyazlı
  2790. SİR : 1- Şeciye, soy, kök 2- Birleşik, birleşmiş, müttehid
  2791. SİR YABGU KAĞAN : birl. Sir/Yabgu/Kağan ─ Batı Göktürkleri kağanlarından
  2792. SİREK : Zeki, akıllı
  2793. SİTACU : Nazlı, narin, alıngan, hassas
  2794. SİYAVUŞ : Sevimli, sempatik, sevgiye layık
  2795. SİYENDİ : Sevilen, sevilmiş, sevgiye layık
  2796. SİYREK : Az rastlanır, seyrek bulunur
  2797. SİYUN : Sevim, sevimlilik, sempati, beğeni
  2798. SİYUN BİKE : birl. Siyun/Bike (Sevim Bike) ─ ..Türk tarihinin ünlü kadın simalarından. Kazan hanlarının sonuncusu olan Uzamış Han’ın anası.
  2799. Başından geçen olayların ilginç oluşu, adına destan yazılmasına neden olmuştur.
  2800. SİYURAN : Utkan, muzaffer
  2801. SİYURGAL : 1- Ödül, armağan, ödül alma 2- Madalya, askeri nişan
  2802. SİYURGATMIŞ : 1- Düşmanı bozguna uğratmış 2- Başarılı, ödül ve övgü almış ─ 1- Kutluk devleti hanlarından 2- Karakıtaylılar devleti hanlarından 3- Timur Kürkan Han’ın komutanlarından ve Kazan valilerinden
  2803. SİYÜNÇ : Sevinç, mutluluk ─ Şeyban hanlığı, hanlarından
  2804. SİZGEK : Zeki, sezgin, müdrik
  2805. SİZÜÇEN : Hassas, zeki, uyanık, akıllı
  2806. SOBAY : 1- Bekar, yalnız, münferit 2- Silahını iyi kullanan, deneyimli asker, savaşçı
  2807. SOGUM : (Sokum)
  2808. SOĞAY : Sağlıklı, zinde, dinç ─ Yenisey ırmağı kıyılarında yaşayan, Altay Türkleri bölüğünden bir Türk oymağı
  2809. SOKMAN : 1- Mert, dürüst 2- Diz kapağına kadar gelen uzun bir tür çizme (Türkmen çizmesi) ─ Artukoğulları beyliğinden. Artuk Beğ’in oğullarından
  2810. SOKULAG : 1- Adak, kurban 2- Sokulgan, munis, cana yakın ─ Kırgızların, Manguş oymağı, dip dedelerinden
  2811. SOKULGAN : Cana yakın, munis
  2812. SOKUM : Kurban, adak
  2813. SOLAGAY : 1- Solak 2- Ters, hiddetli, öfkeli
  2814. SOLAK : 1- Asker yöneten, asker sevk eden (Sulag) 2- Sol el ve ayağını kullanan ─ Avar hanlarından. Bayan Han’ın, Bizans elçisi
  2815. SOLAŞIGLI : Yararlı, çok yararlı, iş bitirici
  2816. SOLGUN : Rengi kaçmış, yıpranmış, hüzünlü
  2817. SOLGUNAY : birl. Solgun/Ay
  2818. SOLGUR : (Salgur) Atak, saldırı
  2819. SOLHAN : birl. Sol/Han
  2820. SOLIN : Araştırmacı, meraklı
  2821. SOLMAGAN : Canlı, ölümsüz, solmaz
  2822. SOLMAZ : Canlı, diri, çekici
  2823. SOLMAZAY : birl. Solmaz/Ay
  2824. SOLŞAD : birl. Sol/Şad ─ Uygurlar döneminde, orduların sol cenahını yöneten komutanlara verilen bir askeri unvan
  2825. SOLTU : Soludu, soluklu ─ Kırgızların, Togay oymağı, dip dedelerinden
  2826. SOLUK : Nefes, can ─ Hazar imparatorluğu dönemi bey ve komutanlarından
  2827. SONAY : birl. Son/Ay
  2828. SONER : birl. Son/Er
  2829. SONGAR : Sungur, şahin ─ İlhanlılar dönemi komutanlarından
  2830. SONHAN : birl. Son/Han
  2831. SONUÇ : 1- Son, bitim, kıyı 2- Uç, sınır, limit ─ Otmanlı ve Salçuklular döneminde, sınır karakollarında görev yapan kişiler verilen bir ad
  2832. SORGUÇ : Başa takılan çelenk
  2833. SORGUN : Söğüt türü bir ağaç
  2834. SOVAY : (Sobay)
  2835. SOYAK : birl. Soy/Ak
  2836. SOYALP : birl. Soy/Alp
  2837. SOYAR : birl. Soy/Ar
  2838. SOYARIK(Ğ) : birl. Soy/Arık
  2839. SOYBARS : birl. Soy/Bars
  2840. SOYBÖRÜ : birl. Soy/Böri
  2841. SOYBUĞA : birl. Soy/Boğa
  2842. SOYÇA : Soylu, soyluca
  2843. SOYDAM : 1- Soylu, soyunu düşünen 2- Ailesine bağlı, yuvasına bağlı
  2844. SOYDAN : 1- Soylu, soylu bir aileden gelen 2- Hanedan, hanedanlık
  2845. SOYDAŞ : Aynı soydan gelen, aynı soyun kişileri
  2846. SOYER : birl. Soy/Er
  2847. SOYHAN : birl. Soy/Han
  2848. SOYKAN : birl. Soy/Kan
  2849. SOYKURT : birl. Soy/Kurt
  2850. SOYKUT : birl. Soy/Kut
  2851. SOYLAMIŞ : 1- Soyunu çoğaltıp, kutsayan, örgütleyen 2-söz, söyleyen, konuşmacı, hatip
  2852. SOYLU : Asil, asalet sahibi
  2853. SOYLUHAN : birl. Soylu/Han
  2854. SOYON : (Sayın) ─ Altay Türkleri, Kişiler oymağı, dip dedelerinden
  2855. SOYSAL : birl. Soy/Sal 1- Ünlü, meşhur 2- Soylu, asil 3- Medeni, uygar
  2856. SOYTAN : birl. Soy/Tan
  2857. SOYUAK : birl. Soyu/Ak...Soylu
  2858. SOYUALP : birl. Soyu/Alp
  2859. SOYUBAY : birl. Soyu/Bay
  2860. SOYUER : birl. Soyu/Er
  2861. SOYUHAN : birl. Soyu/Han
  2862. SOYURGAL : 1- Ödül, askeri ödül,madalya, nişan 2- Armağan, bağış, ihsan
  2863. SOYURGAT : İhsan, bahşiş
  2864. SÖKE : Diz üstü çöküş, çökme
  2865. SÖKMEN : 1- Yiğit, gözükara, düşmana diz çöktüren, dize getiren, buyruğunu dinleten 2- Sokman, uzun çizme
  2866. SÖKMENBAY : birl. Sökmen/Bay
  2867. SÖKÜR : 1- Kızgın, hiddetli, kabarmış 2- Dize getiren, diz çöktüren,buyruğunu dinleten
  2868. SÖKÜRMÜŞ : Dize getirmiş, baş eğdirmiş
  2869. SÖN : Güçten kesilme, azalma
  2870. SÖNMEZ : 1- Canlı, enerjik, ateşli, iddialı 2- Parlak, göz alıcı
  2871. SÖNMEZAY : birl. Sönmez/Ay
  2872. SÖNÜ-k- : Sönük, pasif, cansız, heyecansız
  2873. SÖYKEM : Sempati, sevim, sevimlilik
  2874. SÖYLEM : Anlatım, hitap, hitabet, demeç, izah
  2875. SÖYLENCE : Efsane, mit, destan, lejant
  2876. SÖYÜ : 1- Aşk, sevda 2- Sevinç
  2877. SÖYÜÇEN : 1- Aşık, sevdalı 2- Sevinçli, mutlu
  2878. SÖYÜNDÜK : Sevindik ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın oymağı, dip dedelerinden
  2879. SÖZBAY : birl. Söz/Bay Söz zengini, hatip, söz cambazı
  2880. SÖZBİR : birl. Söz/Bir mec. Doğruluk, dürüstlük, söz birliği, sadakat
  2881. SÖZEÇEN : (Sözen)
  2882. SÖZEN : Hatip, konuşmacı
  2883. SÖZER : birl. Söz/Er, mert, sözünün eri
  2884. SÖZERİ : birl. Söz/Eri, mert, sözünün eri
  2885. SU : 1- Sıvı 2- Asker, er, erat
  2886. SUAÇAR : birl. Su/Açar
  2887. SUALP : birl. Su/Alp
  2888. SUAT : birl. Su/At
  2889. SUAY : birl. Su/Ay
  2890. SUBAK : Sopa, değnek, cop ─ Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden
  2891. SUBALA : birl. Su/Bala
  2892. SUBAY : birl. Su/Bay 1- Bilgili ve deneyimli asker 2- Hafif süvari, atlı asker 3- Bekar evlenmemiş (Anadolu ve Azerbaycan’da) 4- Çocuksuz, çocuğu olmayan ( Kazak ve Kırgızlarda)
  2893. SUBEG : birl. Su/Bey
  2894. SUBEGÜM : birl. Su/Begüm
  2895. SUBÖRİ : birl. Su/Böri
  2896. SUBUTAY : (Sabutay)
  2897. SUÇUR : birl. Su/Çur
  2898. SUER : birl. Su/Er
  2899. SUERİ : birl. Su/Eri
  2900. SUGAY : Aya benzer, ay parçası
  2901. SUĞUNÇAK : Sığınak, sığınılacak yer, sine, bağır
  2902. SUKAN : birl. Su/Kan
  2903. SUKTA : Sıkıcı, ezici, acı kuvvete sahip
  2904. SUKTABUĞA : birl. Sukta/Boğa ─ Uygur kağanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  2905. SULAK : 1- Asker sevk eden, sefere çıkan 2- Sulu, verimli, münbit
  2906. SULAMIŞ : (Sülemiş)
  2907. SULU ÇUR : birl. Sulu/Çur ─ Göktürkler devleti, bey ve komutanlarından
  2908. SULU HAN : (Sulu Kağan) birl. Sulu/Han ─ Bati Göktürklerine bağlı, Türgiş beylerinden. Arap işgallerine karşı, Türk topluluklarını örgütleyerek, bir çok direniş ve savaşlarda komutanlık etmiş ve Arapları yenerek, onların ilerlemeye ve yayılmalarını engellemiş bir ...bey olan bu ulu kişi. Bilge Kağan’ın da dünürüdür.
  2909. SULUKAN : birl. Sulu/Kan
  2910. SUN : 1- Çağrı, davet 2- İncelik, nezaket 3- Vermek, ihsanda bulunmak
  2911. SUNA : 1- Emsalsiz güzellik 2- Yeşilbaş ördeği
  2912. SUNAK : Adak, kurban
  2913. SUNAR : 1- Davetkar 2- Cömert, abadan
  2914. SUNAY : birl. Sun/Ay
  2915. SUNAYAN : Çığırıcı, davetkar
  2916. SUNÇA : Sunak, adak
  2917. SUNÇAK : Adak, kurban
  2918. SUNGU : Bağış, ihsan, ikram
  2919. SUNGUN : 1- Yetenek, yetenekli 2- Sunulan, adak, hibe ─ Çengiz Kaan’ın kayın eçesi ve Konrat oymağı beylerinden
  2920. SUNGUNALP : birl. Sungun/Alp
  2921. SUNGUNAPA : birl. Sungun/Apa ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2922. SUNGUR : 1- Kartal 2- Şahin ─ Göktürkler dönemi beylerinden Kürşad’ın kırklarından
  2923. SUNGUR ALP : birl. Sungur/Alp ─ Otmanlıların, (Otman ve Orhan beğ) dönemi bey ve komutanlarından
  2924. SUNGUR HAN : birl. Sungun/Han
  2925. SUNGUR SANÇAR : birl. Sungun/Sançar ─ Baybars Han’ın komutanlarından ve Halep valisi
  2926. SUNGURAY : birl. Sungur/Ay
  2927. SUNGURBAY : birl. Sungur/Bay ─ Salçuklular dönemi, atabeylerinden
  2928. SUNGURBEK : birl. Sungur/Bek ─ ..Mısır- Türk kölemenleri devleti, Şam valilerinden
  2929. SUNGURCA : Sungur yavrusu, küçük sungur
  2930. SUNGURTAN : birl. Sungur/Tan ─ Otmanoğullarının dokuzuncu göbek dedelerinden
  2931. SUNGURTEKİN : birl. Sungur/Tekin
  2932. SUNGURTİGİN : birl. Sungur/Tigin ─ Dokuz Oğuz destanında adı geçen bir bey
  2933. SUNGURTİMUR : birl. Sungur/Timur
  2934. SUNİÇİN : birl. Sun/İçin
  2935. SUNKA : Sunak ─ Oğuznamede adı geçen, Oğuz’un torunlarından
  2936. SUNKAK : Sunak ─ Kulagu Han’ın komutanlarından
  2937. SUNKAR : Sungur ─ Otmanoğullarının on ikinci göbek dedelerinden
  2938. SUNKUR : Sungur ─ Salçuklular (Sançar Han) dönemi komutanlarından
  2939. SUNTAY : birl. Sun/Tay ─ Kulagu Han’ın gençlik arkadaşı ve komutanlarından
  2940. SUNU : İkram, davet, bağış, armağan
  2941. SUSKUÇAK : Küçük, körpe ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2942. SUSÜ : Sağlık, şifa
  2943. SUTAY : birl. Su/Tay ─ Ertuğrul beğ’in amcalarından
  2944. SUTAY BAGATUR : birl. Sutay/Bagatur ─ Çengiz Kaan’ın komutanlarından
  2945. SUTİGİN : birl. Su/Tigin ─ Kürşad’ın ilk adı. Şad olmadan önceki ad ve ünvanı
  2946. SUTU BOĞDA : Mübarek, Tanrısal, Tanrıdan gelen (Eski dönem Tanrı sıfatlarından) ─ Çengiz Kaan’ın ünvanlarından
  2947. SUVAN : Savaşçı, cengaver ─ Kazakların, Uluyüz bölüğü, oymak beylerinden
  2948. SUVAR : Bolluk, bereket ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2949. SUVAT : 1- Su kanalı 2- Suyun taksim edildiği yer
  2950. SUYUN : (siyun, sevim) Sevimlilik, sempati, niyet
  2951. SUYUNÇUK : 1- Sevinç, sevimlilik 2- Müjde
  2952. SÜRER : birl. Su/Er
  2953. SÜÇÜG : (Süçig) Tatlı, lezzetli, hoşa giden ─ Türkmenlerin, Yaymut, Atabey ve Küçük Tatar oymakları, dip dedelerinden
  2954. SÜDÜN : birl. Süt/Ün, Soylu, temiz ─ Oğuzname’de adı geçen bir bey
  2955. SÜLEDİ : Saldırgan, akın yapan, akıncı
  2956. SÜLEK : Saldırgan, akıncı
  2957. SÜLEMİŞ : 1- Akıncı, saldırgan, düşman üzerine asker yollayan 2- İyi silah kullanan, silahşor ─ 1- Mısır- Türk kölemenleri hanlarından. Baybars Han’ın oğlu 2- Salçuklular dönemi bey ve komutanlarından 3- Göktürkler dönemi bey ve komutanlarından
  2958. SÜLÜN : Uzun kuyruklu, renkli bir kuş
  2959. SÜLÜNBİGE : birl. Sülün/Bike
  2960. SÜNE : Ruh, can
  2961. SÜNGÜ : (Süngük) 1- Kesici ve delici, uzun bıçak 2- Kemik, kemik parçası, kemikle yapılan mızrak 3-
  2962. Eskiden, mezar başlarına dikilen sırık
  2963. SÜNGÜBAY : birl. Süngü/Bay
  2964. SÜNGÜK : Süngü
  2965. SÜNGÜŞ : Süngü darbesi, süngü hamlesi, süngüleme, savaş
  2966. SÜNGÜTAY : birl. Süngü/Tay
  2967. SÜRÇEK : Yemek, oyun ve eğlence için yapılan, gece toplantısı
  2968. SÜRÇÜK : (Sürçek)
  2969. SÜREN : 1- Asker sevk eden, savaşa asker yollayan 2- Haykırış, nara, savaş narası 3- Süs, makyaj
  2970. SÜRER : 1- Asker sevk eden 2- Dölleyen, döl yapan
  2971. SÜRGİT : 1- Payidar, kalıcı 2- Ulak, postacı
  2972. SÜRÜK : (Sürek, sürdek, süren) ─ Babür han dönemi bey ve komutanlarından
  2973. SÜRÜN : Süs, makyaj, makyaj malzemesi
  2974. SÜSÇEN : Kargı ve kılıç saplamada usta olan kişi
  2975. SÜSMEN : 1- Süslü, süsü ve süslenmeyi seven 2- Tos atan, toslayan ─ Karahanlılar dönemi komutanlarından
  2976. SÜSÜN : Süslü, işveli, sempatik, çekici
  2977. SÜSÜN BİGE : birl. Süsün/Bige ─ Timur Kürkan Han’ın gelini, Şahruk’un evdeşi
  2978. SÜVERCE : Canan, aşık olunan, maşuka
  2979. SÜYEK : Kemik, soy, sop
  2980. SÜYGEN : Sevgili, canan
  2981. SÜYÜK : Kemik, soy, oymak
  2982. SÜYÜM : 1- Sevim, sempatik 2- Görüş, kanaat
  2983. SÜYÜN : Sevim, sempati
  2984. SÜYÜNÇ : 1- Sevinç,mutluluk 2- Müjde
  2985. SÜYÜNÇÜ : (Süyünç) müjde
  2986. SÜYÜNÇÜK HAN : birl. Süyünçük/Han ─ Babür Han dönemi, Taşkent hanlarından
  2987. SÜYÜRGE : Toy, şölen, ziyafet
  2988. SÜYÜŞ : Buse, öpücük
  2989. SÜZEM : Diksiyon, söz söyleme ve konuşma ahengi
  2990. SÜZGE : Tarak, çok ince dişli saç tarağı
  2991. SÜZGÜ : 1- Tarak 2- Süzgeç
  2992. SÜZGÜN : 1- Arınmış, süzülmüş 2- Mest, mahmur, kendinden geçmiş 3- Göz alıcı, alımlı, fettan
  2993. SÜZGÜTAY : birl. Süzgü/Tay
  2994. ŞAD : (Şat) 1- Ordu komutanı, general 2- Tigin, prens 3- Cesur ─ Göktürkler döneminde, Kağan sülalesinden olanlar, ordu içinde gösterdikleri yararlılıklara göre, yüksek düzeyde bir komuta kademesine geçince bu ünvanı alırlardı. Sonraları, Uygurlar ve
  2995. Karahanlılarda da, bu unvan kullanılmıştır.
  2996. ŞADABEK : birl. Şad/Bek ─ Kırgız oymak beylerinden
  2997. ŞADAPIT : Şad’a bağlı birlik ve beyliklerin genel adı
  2998. ŞAKAR : 1- Şakır, bülbül gibi öter 2- Çakar, cesur
  2999. ŞAKIBEK : birl. Çakı/Bek
  3000. ŞAKIR : 1- Öter 2- Çakır
  3001. ŞAKRU : Çağrı, mesaj, davet
  3002. ŞAMAN : Kam, baksı, büyücü, rahip
  3003. ŞANÇI : Saplayıcı, iyi ok ve kargı kullanan, silahşor ─ Çengiz Kaan’ın komutanlarından
  3004. ŞANDA : Alçak ve rutubetli yer
  3005. ŞANYU : (Tanyu) Sonsuzluk, genişlik
  3006. ŞARA : (Çara) Ufuk, ufuk çizgisi
  3007. ŞAŞ : 1- Şiş, sivri uçlu, et pişirme aracı 2- Taş 3- Dış kısım, dışarı dışarıda kalan, taşra
  3008. ŞAŞLIK : Şiş, şiş kebabı
  3009. ŞAYBAL : Şımarık, nazlı
  3010. ŞAYLAN (çaylan) : Nazik, kibar, neşeli, güleryüzlü
  3011. ŞAYLIĞ : Şeref, onur
  3012. ŞEYBAN : (Şeban, şıban, çıbın, zıbın) Sinek, haşarat ─ Oğuznamede, Oğuz Kağan’ın vezirlerinden
  3013. ŞIBAN : (Çıbın, şeyban)
  3014. ŞIMGA : Acele, aceleci
  3015. ŞORAMUN : (Çoramun, çuramun) Ruhlarla ilgilenen, kötü ruhları kovan ─ Çengiz Kaan dönemi komutanlarından
  3016. ŞORAY : birl. Çor/Ay
  3017. ŞORBEGÜM : birl. Çor/Begüm
  3018. ŞORLAK : Şorul, şorul akan su, çağlayan
  3019. ŞORYARUK : birl. Çor/Yaruk
  3020. ŞÖLEN : Yalnızca fakir ve kimsesizlere verilen toy, yemek ziyafeti, Bey yemeği
  3021. ŞUBAN : (Şıban, şeyban)
  3022. ŞUMGA : Aceleci, tez kanlı
  3023. ŞURLAK : Çağlayan
  3024. ŞURLAYU : Çağlayan
  3025. ŞÜYÜN : Müjde