Türkçe isimler

Türkçe isimler, anlamlar ve tarihi bağları.

  1. TABAN : 1- Tapan, tapınan 2- Temas, dokunma, vurma 3- Dizi, sıra, kafile ─ Altay Türkleri, Beltir oymağı, dip dedelerinden
  2. TABAN BATUR : birl. Taban/Batur ─ Timur Kürkan Han’ın komutanlarından
  3. TABAR : 1- Tapan, tapınan 2- Vuran, döven, dövüşçü
  4. TABARU : (Tabar) ─ Kazak hanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  5. TABAY : (Tapay) birl. Top/Ay ─ Kazak hanlığı, beylerinden
  6. TABGAÇ : 1, Dövüşçü, kavgacı 2- Ulu, saygıdeğer, muhterem 3- Tapıcı,tapınıcı ─ Çin kayıtlarında “Topa” olarak da geçer
  7. TABGAÇ KAĞAN : birl. Tabgaç/Kağan ─ Göktürk kağanlarından
  8. TABGAÇU : (Tabgaç)
  9. TABGAÇYEKE : birl. Tabgaç/Yeke ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  10. TABIN : (Tapın) İbadet ─ 1- Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Yediuruğ oymağı, dip dedelerinden 2- Başkurt oymaklarından
  11. TABKI : Vicdan
  12. TABU : (Tapı, tapu) Kutsanmış, kutlu yapılmış, tapılacak duruma getirilmiş
  13. TABUK : 1- Tabu 2- İnayet, yardım, hizmet
  14. TABUN : Tapın, ibadet
  15. TABUNAY : birl. Tabun/Ay ─ Başkurt oymaklarından
  16. TAÇA : Tasarı, kurgu, plan
  17. TAÇABEGÜM : birl. Taça/Begüm
  18. TAÇAM : Tasarı, plan, kurgu, senaryo ─ Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın torunu
  19. TADIK : Tat, lezzet, damak
  20. TADIK ÇUR : birl. Tadık/Çur ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  21. TAG : (Tak, tağ, dağ) ─ Karahanlılar dönemi, Oğuz beylerinden
  22. TAGA : 1- Silah 2- Kural, kaide 3- Saygıdeğer, hürmet edilen
  23. TAGAY : 1- Saygı duyulan kişi 2- Dayı, ana tarafından gelen akraba ─ Kırgızların, Sazan oymağı, dip dedelerinden
  24. TAGI : 1- Dindar, inançlı 2- Takı, aksesuar ─ Kırgızların, Girik oymağı dip dedelerinden
  25. TAGUK : Tavuk
  26. TAĞ : Dağ ─ Altay Türkleri, Beltir oymağı, dip dedelerinden
  27. TAĞALP : birl. Dağ/Alp
  28. TAĞAN : Üç ayak, saçayağı
  29. TAĞANER : birl. Tağan/Er
  30. TAĞAŞAR : birl. Dağ/Aşar mec. Azimli, kararlı ─ Çengiz Kaan’ın andası ve gençlik arkadaşlarından
  31. TAĞATAY : birl. Dağ/Atay ─ Kırgız oymak beylerinden
  32. TAĞAY : birl. Dağ/Ay ─ ..Çengiz Kaan’ın Karabudun’ dan gelip yükselen bey ve komutanlarından
  33. TAĞBEK : birl. Dağ/Bek
  34. TAĞLUK : Dağlık, dağlık bölge
  35. TAĞLUK BARLAS : birl. Tağluk/Barlas ─ Timur Kürkan Han dönemi, bey ve komutanlarından
  36. TAĞMA : 1- Dağ eteği 2- Elçi, devlet temsilcisi, devlet görevlisi ─ İlhanlılar dönemi, bey ve komutanlarından
  37. TAĞMAÇ : (Tağma) ─ Türk mitolojisinde, Böriteçine’nin torunlarından
  38. TAĞTEKİN : birl. Dağ/Tekin ─ Şam Salçukluları, bey ve komutanlarından
  39. TAĞTİMUR : birl. Dağ/Timur
  40. TAĞUDAR : 1- Heybetli, dağ gibi 2- Dağıtıcı, yok edici, yıkıcı, şiddetli 3- Kısmet, nasip ─ Kulagu Han’ın oğlu. Abaka Han’ın kardeşi
  41. TAKAK : Ucu, ateşli ok ─ Salçukluların, dip dedelerinden
  42. TAKAY : 1- Dayı, ana tarafından akraba 2- Dolunay
  43. TAKGÜN : birl. Dağ/Gün ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  44. TAKIĞ : Takı, ziynet, aksesuar, mücevher
  45. TAKIR : Takı, ziynet
  46. TAKIŞ : Takı, süs, aksesuar
  47. TAKIŞKAYA : birl. Takış/Kaya ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  48. TAKİ : Dindar ─ Kıpçak hanlığı dönemi, beylerinden
  49. TAKSUK : Harika, olağanüstü, anormal
  50. TALA : 1- İri cüsseli, heybetli 2- Seçkin, güzide
  51. TALABUĞA : birl. Tala/Boğa
  52. TALAKAN : Yağmacı, yağmalayan
  53. TALAN : Yağma, yağmalama, üşüşme, saldırı ─ Avar hanlarından
  54. TALANBAY : birl. Talan/Bay
  55. TALANHAN : birl. Talan/Han ─ Cücen hanlarından
  56. TALAS : 1- At yarışlarındaki, başlangıç ve bitiş çizgisi 2- Fırtına, kum fırtınası 3- Dalga 4- Tartışma, münakaşa ─ 1- Oğuz Kağan’ın torunlarından 2- Kırgızların, oymak beylerinden
  57. TALAY : (Taluy, Tulay, Toluy,Tolu) 1- Okyanus, derya, büyük deniz, büyük göl mec. Ululuk, büyüklük, sonsuzluk 2- Gelecek, ikbal 3- Seçkin,güzide ─ Şamanist gelenekte Deniz ve göllere bakan Tanrı
  58. TALAZ : Dalga
  59. TALI : Güzide, seçkin
  60. TALIKU : Seçkin, güzide, beğenilen ─ Çağatay hanlarından
  61. TALIMAN : Seçkin, güzide
  62. TALKILIÇ : (Dalkılıç) Zırhsız, korumasız
  63. TALKAN : Kızartılmış tahıl
  64. TALPIN : Faal, aktif, çalışkan, himmetli
  65. TALŞIK : İtimat, teminat, güvence
  66. TALU : (Tolu, Taluy, Talay, Tulay) ─ Çengiz Kaan’ın en küçük oğlu. Çeşitli tarih kayıtlarında bu ad, dört biçimde de yazılır
  67. TALUALP : birl. Talu/Alp
  68. TALUBEK : birl. Talu/Bek
  69. TALUPARS : birl. Talu/Pars
  70. TALUY : (Talay)
  71. TAMAÇ : (Tağmaç)
  72. TAMAN : Duman, sis ─ Atilay Han’ın dedelerinden
  73. TAMAN TARKAN : birl. Taman/Tarkan ─ Göktürkler dönemi, bey ve komutanlarından
  74. TAMAR : 1- Damla, damlayan 2- Demir, demir cevheri
  75. TAMARBALA : birl. Tamar/Bala
  76. TAMGAÇ : Memur, devlet memuru, damgacı, devlet görevlisi ─ Harzemliler (Tekeş Han) dönemi bey ve komutanlarından
  77. TAMGAÇHAN : birl. Tamgaç/Han ─ karahanlı hanlarından
  78. TAMGAÇU : (Tamgaç) ─ Babür kağan dönemi beylerinden
  79. TAMIŞ : 1- Demiş, söylemiş, bilgili, deneyimli, sözüne değer verilen, sözüne güvenilen 2- Damla
  80. TAMIŞBAY : birl. Tamış/Bay
  81. TAMIŞBEK : birl. Tamış/Bek
  82. TAMIŞER : birl. Tamış/Er
  83. TAMİR : Temir, demir
  84. TAMİZ : Damla
  85. TAMTUK : Büyük ve kuvvetli ateş
  86. TAMU : (Tamuğ) Yerin dibi, yer altı, cehennem ─ Şamanist gelenekte, kötü kişi ve ruhların, öldükten sonra gittikleri yer
  87. TAMUALP : birl. Tamu/Alp
  88. TAMUBEG : birl. Tamu/Beğ
  89. TAMUHAN : birl. Tamu/Han
  90. TAMUKAN : birl. Tamu/Kan
  91. TAN : (Tang) 1- Gün açımı, gün doğumu, şafak 2- İlginç, acayip, şaşkınlık yaratan 3- Tatlı, tat veren, huzur veren ─ Hun hanlarından, Şapolya Han’ın yeğeni
  92. TANA : (Dana) dana, iki yaşındaki inek yavrusu ─ 1- Türkmenlerin, Yaymut, Küçük Tatar ve Atabey oymakları, dip dedelerinden 2- Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu oymağı, dip dedelerinden
  93. TANALMIŞ : birl. Tan/Almış
  94. TANALP : birl. Tan/Alp
  95. TANALTUN : birl. Tan/Altın
  96. TANATAR : birl. Tan/Atar
  97. TANATMIŞ : birl. Tan/Atmış ─ Uygur yazıtlarında Adı geçen bir bey
  98. TANAY : birl. Tan/Ay
  99. TANAYDIN : birl. Tan/Aydın
  100. TANAYIT : birl. Tan/Ayıt ─ Timur Kürkan hanın eniştesi
  101. TANBAY : birl. Tan/Bay
  102. TANBEGÜM : birl. Tan/Begüm
  103. TANBEK : birl. Tan/Bek
  104. TANBERDİ : birl. Tan/Verdi
  105. TANBERK : birl. Tan/Berk
  106. TANBİGE : birl. Tan/Bike
  107. TANBOĞA : birl. Tan/Boğa
  108. TANBULAÇ : birl. Tan/Bulaç
  109. TANDAĞ : birl. Tan/Dağ
  110. TANDOĞAN : birl. Tan/Doğan
  111. TANDOĞDU : birl. Tan/Doğdu
  112. TANDOĞMUŞ : birl. Tan/Doğmuş
  113. TANDORA : birl. Tan/Doru
  114. TANDORU : birl. Tan/Doru
  115. TANDORUK : birl. Tan/Doruk
  116. TANDU : 1- Tan vakti, tan vaktinde doğmuş 2- Alev, alevli büyük ateş ─ Altay Türkleri, Kişiler oymağı, dip dedelerinden
  117. TANDU HATUN : birl. Tandu/Hatun ─ Celayirliler devleti hanlarından Şah Levent’in evdeşi
  118. TANDU MENGÜ HAN : birl. Tandu/Mengü/Han ─ Altınordu hanlarından
  119. TANDUALP : birl. Tandu/Alp
  120. TANDUBAY : birl. Tandu/Bay
  121. TANDUBEK : birl. Tandu/Beğ
  122. TANDUGÜN : birl. Tandu/Gün
  123. TANDUHAN : birl. Tandu/Han
  124. TANER : birl. Tan/Er
  125. TANERBAY : birl. Taner/Bay
  126. TANERİ : birl. Tan/Eri
  127. TANG : 1- Mucize, olağanüstülük 2- Tan vakti 3- Giriş, antre
  128. TANGAK : Kaygı, endişe
  129. TANGATMIŞ : (Tanatmış) birl. Tan/Atmış ─ Babür kağan dönemi bey ve komutanlarından
  130. TANGÖK : birl. Tan/Gök
  131. TANGSU : birl. Tang/Su
  132. TANGSUK : Mucize, şaşırtıcı olay, olağanüstülük
  133. TANGUT : (Tankut) Savaşlarda, mızrak ve tuğların yanına ya da ucuna takılan ipek kumaş, flama
  134. TANGUTAY : birl. Tangut/Ay
  135. TANGÜN : birl. Tan/Gün
  136. TANHAN : birl. Tan/Han ─ Göktürkler (İşbara kağan) dönemi, bey ve komutanlarından
  137. TANHATUN : birl. Tan/Hatun
  138. TANIK : 1- Tanuk, şahit, gözlemci 2- Tanıdık, dost, yaren
  139. TANIKBEG : birl. Tanık/Beğ
  140. TANIKER : birl. Tanık/Er
  141. TANIL : Ünlü, meşhur, tanınan
  142. TANIP : Tanınmış, ünlü
  143. TANIR : Ünlü, tanınmış ─ Başkurt oymaklarından
  144. TANIŞ : 1- Tanınan, bilinen, aşina, tanıdık 2- Danışılan, bilgi ve deneyimine başvurulan, danışman ─ Akşitler devleti dönemi, Şam valisi
  145. TANIŞALP : birl. Tanış/Alp
  146. TANIŞBAY : birl. Tanış/Bay
  147. TANIŞBEK : birl. Tanış/Bek
  148. TANIŞER : birl. Tanış/Er
  149. TANIŞHAN : birl. Tanış/Han
  150. TANIŞIK : Yakından tanınan, tanıdık, bildik, dost, yaren
  151. TANIŞMAN : (Danışman) Tanış, danışılan, bilgili kişi ( Türkçe’den Farsça’ya geçen adlardan)
  152. TANIT : Tanınacak nitelikte, belirgin, tanınabilen
  153. TANİZ : birl. Tan/İz
  154. TANJU : (Tanyu) Sonsuz genişlik, ululuk,olağanüstülük, mucize gibi ─ Hun imparatorlarının ünvanlarından
  155. TANKAN : birl. Tan/Kan ─ Şato Türkleri kağanlarından (Tarkan Kağan)
  156. TANKİŞİ : birl. Tan/Kişi ─ Kıpçak hanlarından, Yen Timur Han’ın oğlu
  157. TANKOÇ : birl. Tan/Koç
  158. TANKUL : birl. Tan/Kul
  159. TANKULİ : birl. Tan/Kuli
  160. TANKURT : birl. Tan/Kurt
  161. TANKUT : birl. Tan/Kut
  162. TANKUTAY : birl. Tan/Kutay
  163. TANKÜÇ : birl. Tan/Güç
  164. TANLA : 1- Şaşılası, ürkütücü, olağanüstü, mucize 2- Suçlayan, yargılayıcı 3- Doğuş, tan vakti
  165. TANLAĞI : Mucize
  166. TANLAK : (Tanla)
  167. TANMAN : Tan vakti doğan
  168. TANPINAR : birl. Tan/Pınar
  169. TANRIDAĞ : birl. Tanrı/Dağ “ Tanrı Dağı” ─ Çok eski dönemlerden beri, kutsanarak, Tanrı tarafından yalnızca Türklere tahsis edildiğine inanılan ve halen kutlu kabul edilen sıradağların genel adı
  170. TANRIKULU : birl. Tanrı/Kulu
  171. TANRIKUT : birl. Tanrı/Kut ─ Tanrısal, Tanrıdan gelen, Tanrının Kutunu üzerinde bulunduran, hazret, haşmetmaap, Hun imparatoru Mete Han’ın ünvanı
  172. TANRIKUT METE : Tanrıkut/Mete
  173. TANRIVERDİ : birl. Tanrı/Verdi ─ İznik Salçuklularından ve Kılıçarslan’ın komutanlarından
  174. TANRIVERMİŞ : birl. Tanrı/Vermiş ─ Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  175. TANSIĞ : (Tansık,Tansu) hayret verici, şaşırtıcı, olağanüstü
  176. TANSIKBAY : birl. Tansık/Bay
  177. TANSU : 1- Tansık, mucize 2- Yadigar, armağan 3- Birleşik, müttehid
  178. TANSUK : (Tansu)
  179. TANTAŞ : birl. Tan/Taş
  180. TANTIK : 1- Çok konuşan, konuşkan 2- Tanıdık, hısım, ahbap
  181. TANTOLU : birl. Tan/Dolu
  182. TANTÜN : birl. Tan/Tün
  183. TANUĞ : Tanı, teşhis, kanıt, tanınan, tanınmaya yol açan
  184. TANUK : (Tanık)
  185. TANUKALP : birl. Tanuk/Alp
  186. TANYAŞİLİ : birl. Tan/Yeşili ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir hanım
  187. TANYEL : birl. Tan/Yel
  188. TANYELİ : birl. Tan/Yeli
  189. TANYER : birl. Tan/Yer
  190. TANYİRİ : birl. Tan/Yeri
  191. TANYOLAÇ : birl. Tan/Yolaç
  192. TANYU : (Tanju) Ulu, ulaşılmaz, hükümran
  193. TANYUKUT : birl. Tanyu/Kut
  194. TANYÜZ : birl. Tan/Yüz
  195. TAP : Dilek, istek, umut, yardım ve bunları içine alan beklentilerle dolu inanç
  196. TAPAĞ : 1- Tapma, tapınma, saygı 2- Görev, iş
  197. TAPAR : Tapan, seven, uman
  198. TAPARLU : 1- Mutlu, umutlu 2- Sofu, dindar
  199. TAPDUK : 1- Çocuğu uzun süre olmayanların, çocuğu olduğunda verdiği adlardan 2- Saygı ve sevgiye layık, saygıdeğer 3- İbadet, tapınma
  200. TAPDUKEMRE : birl. Tapduk/Emre ─ Anadolu Salçukluları dönemi bektaşi babalarından
  201. TAPI : Tapınma, ibadet
  202. TAPIK : Önde, önde olan, önde gelen
  203. TAPIN : Tapınma, umma, beklenti
  204. TAPINGU : Tapınılacak nitelikte sevilen
  205. TAPIR : Buluş, yenilik, icat
  206. TAPKI : Vicdan
  207. TAPKIR : Ayak altında kalıp, katılaşan toprak
  208. TAPKUR : Tabur, dizi, topluluk, kafile
  209. TAPLAK : Rıza, kabul, teyit
  210. TAPUK : Tapu, Tabu 1- Tapınma, dilek, istek 2- Tabu, kör inanç 3- Hizmet, hizmetli
  211. TAPUKÇI : (Tapıcı) ─ Saray muhafızı, muhafız askeri
  212. TAPUKSAK : Saygılı, hürmetli
  213. TAPUN : Kutsama, kutsal bir varlığa yönelme, beklenti, ibadet ─ Başkurt oymak beylerinden
  214. TAPUNMUŞ : Sofu
  215. TAR : Dar, darlık, zahmet, sıkıntı
  216. TARA : Ağaç dallarını budamak için kullanılan bıçak
  217. TARAGAY : Turgay, tarla kuşu, çayır kuşu ─ Timur Kürkan Han’ın babası
  218. TARAKA : 1- Tarak, eşme, ayırma aleti 2- Saygı gösteren
  219. TARAMAN : Tarayıcı,rençber, çiftçi
  220. TARAN : 1- Geniş arazi, ekinlik, ekin yeri 2- Sınır, hudut
  221. TARANÇI : 1- Sınır muhafızı 2- Ekinci, rençber ─ Doğu Türkistan, Kazak-Uygur bölgesinde yaşayan oymaklardan
  222. TARANÇIBATUR : birl. Tarançı/Batur ─ Çengiz Kaan dönemi bey ve komutanlarından
  223. TARANG : Mevki sahibi, imtiyazlı, saygıdeğer
  224. TARATAY : birl. Tara/Tay ─ Çengiz Kaan dönemi, Kerayet beylerinden
  225. TARBAN : Gururlu, mağrur ─ Mokan Kağan’ın oğlu
  226. TARDU : 1- Öncelikli, imtiyazlı 2- Durdu, duran yaşam ─ Göktürkler dönemi, üst düzey yöneticilere verilen bir unvan
  227. TARDU ŞAD : birl. Tardu/Şad ─ İstemi Kağan’ın oğullarından
  228. TARDUŞ : İmtiyazlı ─ Göktürkler döneminde, devletin batı kısmında kalanların genel adı
  229. TARGAN : Savaşlarda, düşmanın geçeceği yollara, onların gidişini ağırlaştırmak ve güçleştirmek için bırakılan, kaya ve kütük parçaları
  230. TARGAY : Taragay, Turgay
  231. TARGUN : Mahçup, sıkılgan ─ Altay Türkleri, Çor oymağı, dip dedelerinden
  232. TARGUTAY : birl. Tar/Kutay ─ Çengiz Kaan dönemi, Tayçikut beylerinden
  233. TARHAN : (Tarkan) İmtiyaz sahibi soylu kişi. Bu kişiler, vergi vermez, suçları dokuz kereye kadar bağışlanır, kağan ve hanların huzuruna izinsiz girebilirlerdi.
  234. TARHUN : Güzel kokulu bir yayla çiçeği
  235. TARIK : Darı, tahıl, ekin
  236. TARIK HAN : birl. Tarı/Han
  237. TARIM : 1- Emek, enerji, zahmet, sıkıntı 2- Ziraat, rençberlik 3- Irmakların küçük kolları
  238. TARIMER : birl. Tarım/Er
  239. TARINÇ : Sınır, hudut, uç
  240. TARING : 1- Derin, derinlik 2- Ziraat
  241. TARKAN : İmtiyazlı ve soylu kişi (Tarhan)
  242. TARKANÇ : 1- Öfke, gücenme, rahatsızlık, kızgınlık 2- Darılma, sıkılma
  243. TARKAT : Bakan, nazır, yönetici, bürokrat
  244. TARKINÇ : 1- Darılma, darlanma, küsme, küskünlük 2- İsyan, başkaldırma
  245. TARLIG : 1- Güçlük, darlanma, sıkılma 2- Bahşiş, hediye ─ Altay Türkleri, Kara Apa oymağı, dip dedelerinden
  246. TARTA : Terazi
  247. TARTABAY : birl. Tarta/Bay ─ Mısır- Türk kölemenleri dönemi, bey ve komutanlarından
  248. TARTAGAN : 1- Tartan, terazi 2- Dağınık, derbeder
  249. TARTIŞ : Armağan, bağış
  250. TARUG : 1- Darı, ekin 2- Hediye, bağış
  251. TASAR : Plan, tasarı, tasarım
  252. TASIM : Gösteriş, afi
  253. TAŞ : 1- Dış, dışta olan, görünürde olan 2- Kaya parçası mec. Sertlik, dayanıklılık ─ 1-Abbasiler dönemi Türk asıllı komutanlarından 2- Gazneli Mahmud dönemi bey ve komutanlarından
  254. TAŞALP : birl. Taş/Alp
  255. TAŞAN : Taşmış, dışa vurmuş, coşkun
  256. TAŞAR : Taşmış, coşkun, ateşli
  257. TAŞBARLAS : birl. Taş/Barlas
  258. TAŞBAŞ : birl. Taş/Baş
  259. TAŞBAY : birl. Taş/Bay
  260. TAŞBEK : birl. Taş/Bek ─ Timur Kürkan dönemi bey ve komutanlarından
  261. TAŞDEMİR : birl. Taş/Demir
  262. TAŞER : birl. Taş/Er
  263. TAŞGAN : Taşan, coşan, ateşli ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  264. TAŞGARU : Dışarı, dışarıdan, taşra
  265. TAŞGI SALUR : (Taşkı Salur) birl. Taşgı/Salur ─ Harezm hanlığı dönemi beylerinden.
  266. TAŞGIN : Taşmış, dışa vurmuş, coşkulu, ateşli, asabi
  267. TAŞKI : Dışarıdan, taşralı
  268. TAŞKAN : 1- Taşgan, taşan 2- birl. Taş/Kan
  269. TAŞKIN : Coşkun, ateşli
  270. TAŞKINALP : birl. Taşkın/Alp
  271. TAŞKINAY : birl. Taşkın/Ay
  272. TAŞKINBAY : birl. Taşkın/Bay
  273. TAŞKINBEG : birl. Taşkın/Beğ
  274. TAŞKINER : birl. Taşkın/Er
  275. TAŞKUL : birl. Taş/Kul
  276. TAŞKLUK BEĞ : birl. Taşlık/Beğ
  277. TAŞOĞUZ : birl. Taş/Oğuz (Dış Oğuz)
  278. TAŞRALU : Dışarıdan, yabancı
  279. TAŞRIK : Dışarıda, gurbet, gurbetçi, sefere giden.
  280. TAŞTAN : birl. Taş/Tan
  281. TAŞTANBEK : birl. Taştan/Pek ─ Kırgız oymak beylerinden.
  282. TAŞTEKİN : birl. Taş/Tekin ─ Abbasiler dönemi, Türk asıllı valilerden.
  283. TAŞTİGİN : birl. Taş/Tigin
  284. TAŞTURA : birl. Taş/Tura
  285. TAŞUG : Taşınabilir mal, menkul değer
  286. TAŞÜREK : birl. Taş/Yürek ( Cesur, gözükara)
  287. TAT : 1- Yemek, damak 2- Uzak, uzakta, uzaktan, yabancılaşmış 3- Kılıç pası, paslı kılıç
  288. TATAR : 1- Uzakta kalmış, yabancılaşmış 2- Çayırlık, mera 3- Kent dışında yaşayan ─ Altay, Kumadı oymağı, dip dedelerinden.
  289. TATARHAN : birl. Tatar/Han ─ 1- Alınca Han’ın oğullarından. Oğuz Kağan’ın torunlarından 2- Babür Han dönemi bey ve komutanlarından.
  290. TATAŞ : (Dadaş) 1- Yakın dost, yaren, arkadaş 2- Uzakta kalmış, aynı uzaklığı paylaşan
  291. TATAY : birl. Tat/Ay ─ Kırgızların oymak beylerinden.
  292. TATBEK : birl. Tat/Bek
  293. TATERİ : birl. Tat/Eri
  294. TATIG : Tatlı, hoş
  295. TATIR : Çayırlık, otlak, mera
  296. TATLI : Tatlı veren, hoşa giden mec. Güleryüzlü, sevimli, cana yakın
  297. TATU : 1- Barış, sulh 2-Uzağı gören, uzak görüşlü 3- Bakıcı, eğitici 4- Tatlı, tat veren 5- Yaratılış, fıtrat
  298. TATU TONGA : birl. Tatu/Tonga ─ Çengiz Kaan’ın oğullarının, atabeyi, eğitmeni.
  299. TATUKAĞAN : birl. Tatu/Kağan ─ Göktürk kağanlarından. Apa Kağan’ın kardeşi
  300. TAV : 1- Hız, devinim, çeviklik, koşu, davranmak, harekete geçmek. (Farsça’daki “Tav, tavlamak” sözcükleri ile yalnızca ad benzerliği var...) 2- Dağ
  301. TAVAR : Hızlı hareket eden, hızlı davranan.
  302. TAVÇI : ((Tavaçı) ─ Babür Han’ın bey ve komutanlarından.
  303. TAVGAÇ : 1- Hızlı koşan, hızlı davranan, atik 2- Çekici, cezbedici
  304. TAVIŞGAN : Tavşan
  305. TAVLI : 1- Hızlı, atik 2- Dağlı
  306. TAVLIBEK : birl. Tavlı/Bek
  307. TAVLIBUĞA : birl. Tavlı/ Boğa
  308. TAVLITİMUR : birl. Tavlı/Timur
  309. TAVTAN : birl. Tav/Tan
  310. TAY : 1- Dayak, dayanak, dayanılacak nesne 2- Soy, asalet, soyluluk ünvanı 3- Ululuk, büyüklük, çokluk 4- Mevki, yer, bölge 5- Ananın erkek kardeşi, dayı 6- Süt emen at yavrusu
  311. TAYAK : Baston, değnek, dayanılacak nesne.
  312. TAYALP : birl. Tay/Alp
  313. TAYANA : birl. Tay/Ana
  314. TAYANÇ : 1- Dayanç, dayanak 2- Hami, koruyucu, sırdaş, güvenilen kişi
  315. TAYANÇI : Danışman, memur. ─ Uygurlar döneminde, küçük dereceli memur ünvanlarından
  316. TAYANG : Dayak, dayanak, destek, dayanak
  317. TAYANGHAN : birl. Tayang/Han ─ Çengiz Kaan dönemi, Nayman hanlarından
  318. TAYANGU : Danışman, aracı, sıradışı. Han ve kağanların danışmanlarına verilen bir unvan
  319. TAYAŞ : birl. Tay/Aş (Aşmaktan..) ─ Altay Türkleri, Çor oymağı, dip dedelerinden
  320. TAYBARS : birl. Tay/Bars ─ 1- Baybars Han’ın komutanlarından 2- Sibir hanlığı, hanlarından
  321. TAYBERK : birl. Tay/Berk
  322. TAYBİLGE : birl. Tay/Bilge
  323. TAYBİLGE TUTUK : birl. Tay/Bilge/Tutuk ─ Bayan Çur Kağan dönemi, Uygur komutanlarından ve Kaşgar valisi
  324. TAYBOĞA : birl. Tay/Boğa ─ 1- Çengiz Kaan dönemi, Sibirya valilerinden 2- Cuci Han’ın torunlarından
  325. TAYBUGA : birl. Tay/Boğa ─ Salçuklular devleti, bey ve komutanlarından
  326. TAYCU : 1- Hami, destekçi, koruyucu 2- Soylu, seçkin 3- Tay sahibi,tay eğiticisi ─ Kubilay Kaan’ın torunlarından
  327. TAYCUKUŞ : birl. Taycu/Kuş ─ Özbek Han dönemi bey ve komutanlarından
  328. TAYÇAR : (Tayçur) birl. Tay/Çar-Çur ─ Çengiz Kaan dönemi beylerinden (Camga beyin kardeşi)
  329. TAYÇİKUT : birl. Tacı/Kut ─ Altay bölgesi,Türk oymaklarından
  330. TAYÇU : (Taycu) ─ Timur Kürkan Han’ın oğullarından
  331. TAYÇU NOYAN : birl. Tayçu/Noyan ─ Çengiz Kaan dönemi beylerinden
  332. TAYEÇE : birl. Tay/Eçe..Soylu, saygıdeğer hanım. (Teyze, sözcüğünün buradan geldiğini söyleyen dilciler var.)
  333. TAYER : birl. Tay/Er
  334. TAYERK : birl. Tay/Erk
  335. TAYERKE : birl. Tay/Erke
  336. TAYGA : 1- Kavak, çam, söğüt karışımı ormanlık bölge 2- yoğurtlu sebze çorbası ─ Manas destanında adı geçen bir bey
  337. TAYGAN : 1- Karışık ağaçlı orman 2- Dayanak, destek
  338. TAYGANA : Kaygan, kayıcı
  339. TAYGUN : Yavru, çocuk, torun
  340. TAYGUR : Kayan, kızakla kayan
  341. TAYIK : Kibar ve nazik genç
  342. TAYHAN : birl. Tay/Han
  343. TAYKUT : birl. Tay/Kut
  344. TAYLAN : 1- Beyefendi, centilmen 2- Yakışıklı, heybetli 3- Düzgün ve etkileyici konuşan
  345. TAYSAN : birl. Tay/San
  346. TAYSAL : birl. Tay/Sal
  347. TAYSEÇEN : birl. Tay/Seçen ─ Çengiz Kaan’ın kaynatası, Börte Hatun’un babası
  348. TAYSENGÜN : birl. Tay/Sengün ─ Bilge Kağan’ın komutanlarından
  349. TAYSUN : birl. Tay/Sun ─ Çengiz Kaan’ın gençlik arkadaşlarından
  350. TAYŞI : 1- Mürşit, yol gösteren 2- Hami, koruyucu
  351. TAYTİMUR : birl. Tay/Timur
  352. TAYTUĞ : birl. Tay/Timur
  353. TAYTUĞLU : birl. Tay/Tuğlu ─ Çengiz Kaan dönemi, ünlü hanımlarından
  354. TEBER : Balta, baltalı mızrak
  355. TECİMEN : İdareli, ekonomist
  356. TECİMER : Ekonomist, hesaplı
  357. TEDAN : Tutan, zapt eden, zabit
  358. TEDAN MANGU HAN : birl. Tedan/Mangu/Han ─ Altınordu hanlarından
  359. TEDİK : (Tetik) 1- Usta, becerikli, bilgili 2- Öğüt, nasihat
  360. TEGEN : (Değen) Değerli, karşılığı olan ─ Türkmenlerin, Göklen oymağı dip dedelerinden
  361. TEGİN : Tigin, prens, şehzade, bey oğlu. Göktürkler döneminde, vali ünvanı olarak da kullanılmıştır. ─ karahanlılar devleti komutanlarından
  362. TEGİNEK : Değnek, baston
  363. TEGİR : 1- Değer, kıymet, paha 2- Hücum, taarruz 3- Ulaşım, ulaşma
  364. TEGİŞ : 1- Değişim, değişme 2- Döğüş, temas, çarpışma, hücum
  365. TEGRE : Daire, çevre, cıvar, etraf
  366. TEGREK : 1- Değer, kıymet 2- Tekerlek, değirmi, yuvarlak
  367. TEGREK HATUN : birl. Teğrek/Hatun ─ Timur Kürkan Han’ın anası
  368. TEĞBAGATUR : birl. Teğme/Bagatur ─ Batu Han, dönemi, Altınordu komutanlarından
  369. TEĞME : Değme, seçkin, farklı
  370. TEĞREK HATUN : (Tegrek Hatun)
  371. TEKER : 1- Değer, kıymet 2- Çevre, yöre, daire 3- Saldırgan, mütecaviz
  372. TEKEŞ : Döğüş, değiş, temas, savaş, savaşçı ─ Alparslan Han’ın oğullarından
  373. TEKEŞBAY : birl. Tekeş/Bay ─ Harzem hanlarından, İlbars Han’ın oğlu
  374. TEKİN : 1- İyi, güzel, biricik, emsalsiz, uğurlu, uygun 2- Rahat, güvenli,güvenilir, 3- Tigin, prens, bey oğlu 4- Tabi, bağlı, kul, köle 5- Boş, ıssız, toplumdan uzak kişi 6- Saldırgan ─ 1- Alparslan Han’ın oğullarından 2- Abbasiler dönemi, Mısır valilerinden
  375. TEKİN TAMGAÇ : birl. Tekin/Tamgaç ─ Alparslan Han’ın dünürü, Melikşah’ın kayın atası
  376. TEKİNALP : birl. Tekin/Alp ─ Gazneliler devletinin kurucusu olan, Sevük Tekin’in dedesi
  377. TEKİNAY : birl. Tekin/Ay ─ Tolunoğulları hanlığının son hanı
  378. TEKİNBAY : birl. Tekin/Bay
  379. TEKİNER : birl. Tekin/Er
  380. TEKİNHATUN : birl. Tekin/Hatun ─ Timur Kürkan Han’ın anası.(Farklı tarih kayıtlarında, Teğrek Hatun “ ve Tekin Hatun” olarak geçen bu adların doğrusunu seçmek pek de isabetli olmayacağından, her ikisi de bu derlemeye alınmıştır..)
  381. TEKİNİK : Güvenilir, iyi, münasip, uygun
  382. TEKİN TİMUR : birl. Tekin/Timur ─ İlhanlılar devleti, bey ve komutanlarından
  383. TEKİR : 1- Değer, kıymet, paha 2- kara benli, kara çizgili 3- Hücum, saldırı, saldırganlık ─ Salçuklular dönemi bey ve komutanlarından
  384. TEKİRALP. Birl. Tekir/Alp
  385. TEKİRBEK : birl. Tekir/Bek
  386. TEKİRHAN : birl. Tekir/Han
  387. TEKİRSOY : birl. Tekir/Soy
  388. TEKİRTAG : birl. Tekir/Dağ
  389. TELA : 1- Delici, delen 2- Tolu, olgun, bilge 3- Armağan, adak, sungu
  390. TELABUĞAHAN : birl. Tela/Boğa/Han ─ Altınordu hanlarından
  391. TELAHAN : birl. Tela/Han ─ Batu Han’ın oğullarından Mengü Timur Han’ın kardeşi
  392. TELE : (Tela)
  393. TELEBUKA : birl. Tele/Boğa
  394. TELEK : Armağan, sungu
  395. TEMİR : Demir
  396. TEMİR YALUP : birl. Demir/Yalup ...demirci ustası, silah yapımcısı
  397. TEMİRAY : birl. Temir/Ay
  398. TEMİRBAY : birl. Temir/Bay
  399. TEMİRBEK : birl. Temir/Bek
  400. TEMİRBUĞA : birl. Temir/Boğa ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  401. TEMİRÇAL : birl. Temir/Çal ( kılıç darbesi, kılıç vuruşu) ─ Kırgız oymak beylerinden
  402. TEMİREN : Ok başlığı, okun ucundaki sivri ve delici demir parçası
  403. TEMİRER : birl. Temir/Er
  404. TEMİRİLUN : birl. Temir/İlun ─ Çengiz Kaan’ın kız kardeşi
  405. TEMİRHAN : birl. Temir/Han ─ Eski dönem, “ Maden Tanrısı”
  406. TEMİRKAN : birl. Temir/Kan ─ Öketay Kaan’ın evdeşi
  407. TEMİRKIRAN : birl. Temir/Kıran mec. Acı kuvvet, acı kuvvete sahip kişi ─ Hint- Türk kölemenleri devleti, bey ve komutanlarından
  408. TEMİRKOCA : birl. Temir/Koca ─ Kundur Türkleri, Kasay oymağı, dip dedelerinden
  409. TEMİRKUL : birl. Temir/Kul
  410. TEMİRTAN : birl. Temir/Tan
  411. TEMİŞ : Demiş, söylemiş, bilgin, deneyimli
  412. TEMİŞALP : birl. Temiş/Alp
  413. TEMİŞBEK : birl. Temiş/Bek
  414. TEMİŞHAN : birl. Temiş/Han
  415. TEMREN : (Temiren)
  416. TEMUÇİN : (Temurcin,Timurçin)
  417. TEMÜGE : (Temürge) demir, nüvesi ─ Çengiz Kaan’ın en küçük kardeşi (Ot Tigin’in diğer adı)
  418. TEMÜRKAZUK : birl. Temir/Kazık Kutup yıldızı
  419. TENBE : At koşumu, koşum takımı
  420. TENEKUR : Boraks madeni
  421. TENGİZ : Deniz
  422. TENKİZBEK : birl. Tengiz/Bek
  423. TENGRİBİRDİ : birl. Tengri/Verdi ─ Babür Han’ın bey ve komutanlarından
  424. TENGRİ KAĞAN : (gök Kağan) birl. ─ Göktürk Kağanlarından Bilge Kağan’ın oğlu
  425. TENGRİKULU : birl. Tengri/Kulu ─ Babür Han’ın bey ve komutanlarından
  426. TENİK : Azim, kararlılık
  427. TENŞİ : Eşit, adil, adaletli
  428. TEOMAN : Sis, duman, tuman ─ ..Hun imparatoru Mete Han’ın babası
  429. TEPE : 1- Uç, sınır, doruk, yükseklik, yüksek yer 2- Yığın, kütle 3- Bir nesnenin sivri ucu
  430. TEPETAŞ : birl. Tepe/Taş
  431. TERDİBEK : (Turdubek) birl. Terdi-Turdu/Bek ─ Babür Han’ın komutanlarından
  432. TEREÇE : İnce, narin, zarif
  433. TEREK : Siper, koruyucu
  434. TEREKEME : Siper, siperlik, sütre ─ Türkmenlerin, Yaymut ve Uğurçalı oymağı, dip dedelerinden
  435. TERİLGEN : Diri, canlı, hazır, tetik, tetikte
  436. TERİLGENBUDUN : birl. Terilgen/Budun ─ Devletin çekirdeğini oluşturan boy merkez halk Devletin, temel, ulusal askeri gücü
  437. TERİM : 1- Bilim, sanat, bilim ve sanat erbabı 2- Emek, alın teri, zahmet 3- soyluluk, şeref, onur, nurlu 4- toplantı, dernek 5- Han soyundan gelen kızlara verilen bir soyluluk ünvanı
  438. TERİMAPA : birl. Terim/Apa
  439. TERİMAY : birl. Terim/Ay
  440. TERİMBAY : birl. Terim/Bay
  441. TERİMER : birl. Terim/Er
  442. TERİŞ : Derleme, toparlama, birleştirme, birleştirici, derleyip toparlayıcı
  443. TERİŞALP : birl. Teriş/Alp
  444. TERİŞBAY : birl. Teriş/Bay
  445. TERİŞBEK : birl. Teriş/Bek
  446. TERİŞKUL : birl. Teriş/Kul
  447. TERKEN : 1- Süs oku, süslü ok 2- Savaş arabası 3- Soylu, soyluluk ünvanı
  448. TERKEN HATUN : birl. Terken/hatun ─ Kulagu Han’ın gelini, Mengü Timur Han’ın evdeşi
  449. TERKENBEGÜM. Birl. Terken/Begüm ─ Alparslan Han’ın gelini. Melikşah’ın evdeşi
  450. TERNEK : Dernek, toplantı
  451. TESİYEMİ TANYU : (Ululuğun sınırı olmayan, en ulu ) ─ Hun imparatorlarının ünvanlarından
  452. TETİK : 1- Uyanık, hazır 2- Becerikli, mahir
  453. TEYENG : Sincap
  454. TEYMUR : Demir
  455. TEZ : 1- Hızlı, ivedi, hızlılık 2- Kaçma, ürkme, ürküntü 3- Şiddet, şiddetli (..Farsçadaki “tiz” (Sivri, sivri uç) ile yalnızca ad benzerliği var.)
  456. TEZAY : birl. Tez/Ay
  457. TEZBARS : birl. Tez/Bars
  458. TEZBAY : birl. Tez/Bay
  459. TEZBEK : birl. Tez/Bek
  460. TEZBÖRİ : birl. Tez/Böri
  461. TEZBUĞA : birl. Tez/Boğa
  462. TEZEL : birl. Tez/El
  463. TEZER : birl. Tez/Er
  464. TEZHAN : birl. Tez/Han
  465. TEZİK : Ürkme, ürküntü
  466. TEZKAN : birl. Tez/Kan
  467. TEZME. Çabuk kızan, canı ağzında, kızıp çekip giden
  468. TEZOK : birl. Tez/Ok
  469. TEZTAY : birl. Tez/Tay
  470. TEZTİGİN : birl. Tez/Tigin
  471. TEZÜREK : birl. Tez/Yürek Heyecanlı, ateşli
  472. TIBIK : Sakin, asude
  473. TILSIM : Büyü, efsun, sihir
  474. TIN : (Tin) Ruh, can, nefes
  475. TINGI : 1- Tin, can, yaşam 2- Kulağa gelen ses, ses dinleme (Tınlama)
  476. TINGLAK : Efendi, söz dinleyen
  477. TINGLAR : Dinler, hürmetkar
  478. TINGLATUR : Sözü dinlenen, sözü geçer
  479. TINGLAYU : Munis, söz dinleyen
  480. TINGLIĞ : Canlı, diri
  481. TINI : 1- Ruhsal, ruhla ilgili 2- İnanç, iman 3- Tıngırtı, kulağa gelen ses
  482. TINIBEK : birl. Tını/Bek
  483. TİGİN : Prens, şehzade, han oğlu, bey oğlu
  484. TİGİNBAY : birl. Tigin/Bay
  485. TİGİNER : birl. Tigin/Er
  486. TİGREK : Çevre, daire
  487. TİKE : Parça, bölüm, lokma, tıkım
  488. TİKEN : Dikili, dik, dikmiş ─ Oğuznamede adı geçen Tuman Han’ın oğullarından
  489. TİKENER : birl. Tiken/Er
  490. TİKİM : Parça, lokma
  491. TİLBE : Dilek, dilenen şey, murat
  492. TİLBİ : Dilek
  493. TİLEK : Murad, istek, dilek ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  494. TİLKİ : Tilki, kürkü için avlanan hayvan ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  495. TİLMAÇ : Çevirmen, tercuman
  496. TİLMEN : (Dilmen) Konuşkan, hatip, çenebaz
  497. TİLTAY : Etken, amil, neden
  498. TİLUN : Dolun, tolun, dolu, tam, eksiksiz, kusursuz
  499. TİLUNBULAK : birl. Tilun/Bulak ─ Çengiz Kaan dönemi beylerinden
  500. TİMAGUR : Merhametli, vicdanlı
  501. TİMUÇİN : (Temuçin, temurçin, timurçine) ─ Çengiz Kaan’ın ilk adı. Ancak doğrusu, Timurçin’dir. Demir ucu, sivri demir anlamındadır.
  502. TİMUR : Demir ─ (Türk tarihinde bu ad ile çok ünlü kişiler vardır. Ancak bir çoğunun bu ad ile birlikte bir ad ile birleşik olarak ya da ünvanlarıyla birlikte anılmasından dolayı, hepsi ayrıca değerlendirilmiştir.)
  503. TİMUR KAAN : birl. Timur/Kaan ─ Kubilay Kaan’ın oğlu
  504. TİMUR KULA : birl. Timur/Kula ─ Timur Kürkan han dönemi vali ve komutanlarından
  505. TİMUR KUTLUĞ : birl. Timur/Kutluğ ─ Altınordu hanlarından Toktamış Han’ın oğlu
  506. TİMUR KUTLUK : birl. Timur/Kutluk ─ Timur Kürkan Han’ın Kıpçak valisi ve komutanlarından
  507. TİMUR KÜRKAN : birl. Timur/Kürkan ─ Türk dünyasının en ünlü simalarından. Yalnızca Türk tarihi değil, dünya tarihinin de başta gelen liderlerinden. Çengiz Kaan’dan sonra, dünyanın ikinci büyük fatihi. Yaşamı hep çetin mücadelelerle geçmiş, koca bir imparatorluğu adeta yoktan var etmiştir. Kürkan (Damat) lakabını, evliliğinin ilk yıllarında, kayın eçesi olan Buhara Emir’ in himayesinde oluşu nedeniyle almış, daha sonraları, İranlılar ona “ Timurleng”, Otmanlılar “ Aksak Timur” lakabını takmışlardır. Bu ulu kişi zamanında, Türk dünyası üçüncü ve son kez olarak, tek devlet çatısı altında toplanmış, “ Birleşik Türk devletleri” ideali, bu ulu kişinin döneminde son kez gerçek olmuştur.
  508. TİMURALP : birl. Timur/Alp
  509. TİMURAY : birl. Timur/Ay
  510. TİMURBAY : birl. Timur/Bay
  511. TİMURBEG : (Timurberk) birl. Timur/Beğ ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  512. TİMURBUĞA : birl. Timur/Boğa ─ Mısır-Türk kölemenleri hanlarından
  513. TİMURBUKA : birl. Timur/Boğa ─ Kıpçak hanlarından Mengü Timur Han’ın oğlu
  514. TİMURÇİN : (Timuçin, timurçine)
  515. TİMURER : birl. Timur/Er
  516. TİMURHAN : birl. Timur/Han ─ Bulgar devleti hanlarından
  517. TİMURKOCA : birl. Timur/Koca ─ İlhanlılar devleti, bey ve komutanlarından
  518. TİMURTAN : birl. Timur/Tan
  519. TİMURTAŞ : birl. Timur/Taş ─ 1- İlhanlılar devleti, komutanlarından 2- Salçuklular devleti, Mardin atabeylerinden
  520. TİMURTAY : birl. Timur/Tay
  521. TİN : 1- Can, ruh, öz 2- Soluk, nefes, yel 3- Dinmiş, dingin, sakin, bitik 4- Gök, göksel, Tanrısal ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış Oymakları, dip dedelerinden
  522. TİNESİ : birl. Tin/Esi
  523. TİNESİOĞLU : birl. Tinesi/Oğlu (Göğün oğlu) ─ Göktürkler dönemi bey ve komutanlarından
  524. TİRGEÇ : Diri, canlı, dirilik veren ─ Altay-tuva oymaklarından
  525. TİRİG : Diri, canlı, güçlü
  526. TİRİGLİĞ : Dirlik, yaşam, geçim
  527. TİRİL : 1- Can, ruh, yaşam 2- Dirilik, canlılık, derlenip toparlanma 3- Derlenme, derleniş
  528. TİRİM : Yaşam, geçim, hayat yolu
  529. TİRKİŞ : Kervan, kafile
  530. TODURGA : (Dodurga)
  531. TOGA : 1- Doğa, tabiat, hilkat, yaratılış, huy 2- Kalın, katı, yoğun, doymuş 3- Usul, yordam, teamül
  532. TOGAN : Toğan, Doğan
  533. TOGANHAN : birl. Togan/Han ─ karahanlı hanlarından
  534. TOGANALP : birl. Togan/Alp
  535. TOGANER : birl. Togan/Er
  536. TOGAY : 1- Toga 2- Dolunay 3- Koruluk, küçük orman 4- Tok/Ay ─ Babür Han dönemi beylerinden 2- Kırgız oymaklarından
  537. TOGAY TİMUR : birl. Togay/Timur ─ Cuci Han dönemi Horasan valisi
  538. TOGAYBERDİ : birl. Togay/Verdi ─ Kırgızların Togay oymağı, dip dedelerinden
  539. TOGAYHAN : birl. Togay/Han ─ Altınordu hanlarından
  540. TOGU : 1- Doğu, doğuş 2- Vuruş, darbe
  541. TOGUZ : (Tokuz) ─ Başkurt oymak beylerinden
  542. TOĞA : (Toga)
  543. TOĞAÇ : (tokaç) Topuz, çamaşır yıkarken kullanılan tahta topuz ─ akşitler devletinin kurucusu olan, Akşit beyin babası
  544. TOĞAÇHAN : birl. Toğaç/Han ─ ..Uygur hanlarından
  545. TOĞAN : 1- doğan, doğan kuşu 2- Canlı, doğmuş olan, yaşayan ─ 1- Kubilay Kaan dönemi, vakanüvislerinden (Tarihçilerinden) 2- Sevük Tekin dönemi, Gazneliler komutanlarından
  546. TOĞAN ARGUN : birl. Toğan/Argun ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  547. TOĞAN HAN : birl. Toğan/Han ─ Cücen hanlarından
  548. TOĞAN TİMUR : birl. Toğan/Timur ─ Çengizoğullarının , Çin’de hükümet eden son kağanı
  549. TOĞANAY : birl. Toğan/Ay
  550. TOĞANBAY : birl. Toğan/Bay
  551. TOĞAN TEKİN : birl. Toğan/Tekin ─ Altay destanlarında adı geçen bir bey
  552. TOĞAR : Doğar ─ Özbeklerin, Konrat oymağı, dip dedelerinden
  553. TOĞAY : (Togay, tokay) ─ Kıpçak hanlarından
  554. TOĞMA : 1- Dokuma, dokumadan yapılan giysi 2- Yerli, yerli halktan olan kişi
  555. TOĞMA ŞAD : birl. Toğma/Şad ─ Bilge Kağan dönemi, bey ve komutanlarından
  556. TOĞMAÇ : (Tağmaç)
  557. TOĞMAK : (Tokmak)
  558. TOĞMUŞ : Doğmuş, ortaya çıkmış, canlı, yaşayan
  559. TOĞRUL : 1- Tuğrul 2- Doğrulmak, ayağa kalkmak
  560. TOĞRULŞHAN : Toğrul/Han ─ Çengiz Kaan dönemi, Kerayet hanlarından Yesukey Bagatur’un andası
  561. TOĞRULÇA : Doğan kuşu, doğan yavrusu
  562. TOĞSIK : Doğuş, doğum, ortaya çıkış
  563. TOĞTAY : birl. Tok/Tay ─ Mengü Timur Han’ın oğullarından
  564. TOĞUL : 1- Doğulu, doğudan 2- Doğum, doğuş, ortaya çıkış ─ Altay Türkleri, Tuva oymağı, dip dedelerinden
  565. TOĞULBAY : birl. Toğul/Bay ─ Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden
  566. TOĞULGA : Tolga, tulga, savaş başlığı, miğfer
  567. TOK : 1- İrilik, katılık, dayanıklılık, yoğunluk 2- Vuruş, darbe, döğüş, savaş 3- Yol, yöntem, yordam ─ Kundur Türkleri oymak beylerinden
  568. TOKA : 1- Tok, sert, katı 2- Usul, yol, yordam, teamül 3- Döğüş, vuruş, vuruşma, 4- Huy, hilkat, yaratılış ─ Manas destanında adı geçen bir bey
  569. TOKABAY : birl. Toka/Bay ─ Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden
  570. TOKAÇ : (Togaç) Topuz, çamaşır topuzu ─ 1- Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden 2- Tolunlular devleti bey ve komutanlarından 3- İkşitler devletinin kurucularından
  571. TOKALIG : Tokluk, katılık, sertlik ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  572. TOKARI : birl. Tok/Arı ─ çengiz Kaan’ın komutanlarından
  573. TOKATİGİN : birl. Toka/Tigin ─ Koço Uygurları prenslerinden
  574. TOKATİMUR : birl. Toka/Timur ─ ..Çağatay devleti hanlarından
  575. TOKAY : 1- dolunay 2- Dere kenarlarında yetişen bir çiçek, çalı ─ Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden
  576. TOKAYBEGÜM : birl. Tokay/Begüm
  577. TOKDAĞ : birl. Tok/Dağ ─ Mısır-Türk kölemenleri devleti, vali ve komutanlarından
  578. TOKDEMİR : birl. Tok/Demir
  579. TOKDOĞAN : birl. Tok/Doğan
  580. TOKER : birl. Tok/Er
  581. TOKHAN : birl. Tok/han ─ Avar hanlarından
  582. TOKLU : 1- Yol, yordam, bilen, bilge 2- Bir yaşını geçmiş kuzu 3- İri, dolgun, besili ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  583. TOKLUKTİMUR : birl. Tokluk/Timur ─ Çağatay han’ın torunlarından
  584. TOKMAK : Vurma, ezme, döğme aracı
  585. Kalın, geniş, ağaçtan yapılmış çekiç ─ Türkmenlerin, Çavdur oymağı, dip dedelerinden
  586. TOKMANGUT : birl. Tok/Mangut ─ Özbeklerin, Mangut oymağı, dip dedelerinden
  587. TOKOL : Kuma, ikinci hanım
  588. TOKSABA : birl. Tok/Saba (Sopa)
  589. TOKSARMIŞ : birl. Tok/Sarmış ─ Salçuk beğ dönemi oğuz beylerinden
  590. TOKSARU : birl. Tok/Sarı ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu ve Aday oymağı, dip dedelerinden
  591. TOKTA : 1- Durma, yaşama, direnç, dayanıklılık 2- Tedbir, tedbirlilik ─ Cuci Han’ın torunlarından
  592. TOKTABAŞ : birl. Tokta/Baş
  593. TOKTABAY : birl. Tokta/Bay ─ Naymanlar devleti, hanlarından
  594. TOKTABEG : birl. Tokta/Beğ
  595. TOKTABUĞA : birl. Tokta/Boğa ─ babür Han’ın dayısının oğlu
  596. TOKTAGA : (Toktağ) birl. Tok/Dağ ─ Mısır- Türk kölemenleri dönemi vali ve komutanlarından
  597. TOKTAK : Tedbir, tedbirli, temkinli
  598. TOKTAKAYA : birl. Tokta/Kaya ─ Altınordu hanlarından
  599. TOKTAMIŞ : Durucu, kalıcı, dirençli, dayanıklı, uzun ömürlü, dirayetli ─ Kırgızların, Nogay oymağı, dip dedelerinden 2- Türkmenlerin, Teke oymağı ilk beylerinden (Otamış beğ’in kardeşi)
  600. TOKTAMIŞ GİRAY HAN : Toktamış/Giray/Han ─ 1- Kırım hanlarından 2- Türkmenlerin, Teke oymağı, dip dedelerinden
  601. TOKTAMIŞ HAN : birl. Toktamış/Han ─ Altınordu hanlarından (Bu devlette bu ad ile iki han vardır)
  602. TOKTAR : Dayanıklı, dirayetli, uzun ömürlü
  603. TOKTAŞ : birl. Tok/Taş ..Mola yeri, dinlenme bölgesi ─ Kıpçak hanlarından
  604. TOKTA TİMUR : birl. Tokta/Timur ─ Kubilay Kaan’ın torunlarından
  605. TOKTAV : birl. Tok/Dağ
  606. TOKTAY : birl. Tok/Tay ─ Çengiz Kaan dönemi Merkit beylerinden
  607. TOKTAY HAN : birl. Toktay/Han ─ Kıpçak hanlarından
  608. TOKTAY HATUN : birl. Toktay/Hatun
  609. TOKTİMUR : birl. Tok/Timur ─ Çengizoğullarının, Çin’de hükümet eden Kaanlarından
  610. TOKTUKA : (Toktuga)
  611. TOKTULGA : birl. Tok/Tulga
  612. TOKU : 1- Doğu 2- Döğüş, temas, savaş ─ İdil Bulgarları devleti, hanlarından
  613. TOKUÇ : (Toğuç)
  614. TOKUÇİNE : birl. Toku/Çine ─ Cücenler devleti, hanlarından
  615. TOKUM : 1- Doğum, doğuş 2- Yaşam, direnç, dayanıklılık ─ Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden
  616. TOKUMAK : 1- Tokmak 2- birl. Tokum/Ak
  617. TOKUR : 1- Gözü pek, cesur 2- Dokur, dokumacı
  618. TOKUR HATUN : birl. Tokur/Hatun ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir hanım
  619. TOKURGAK : Dokuma aleti, dokuma tezgahı
  620. TOKUŞ : 1- Döğüş, savaş, vuruşma 2- Doğuş, direnç, yaşam, dirayet ─ Göktürkler dönemi beylerinden Kürşad’ın kırklarından
  621. TOKUŞ KOCA : birl. Tokuş/Koca ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  622. TOKUZ : 1- Dokuz sayısı (..Türklerin uğurlu ve kutlu saydıkları sayılardan) 2- sıkça ve kalınca dokunmuş bir kumaş
  623. TOKUZ ARKA : birl. Dokuz/Arka
  624. TOKUZ HATUN : birl. Dokuz/Hatun ─ Kulagu Han’ın evdeşi
  625. TOKUZALP : birl. Dokuz/Alp
  626. TOKUZBEGÜM : birl. Tokuz/Begüm
  627. TOKUZBEK : birl. Tokuz/Bek
  628. TOKUZER : birl. Tokuz/Er
  629. TOKUZMENGÜ : birl. Tokuz/Mengü
  630. TOKUZOĞUZ : birl. Tokuz/Oğuz
  631. TOKUZTİMUR : birl. Tokuz/Timur
  632. TOKUZUNÇ : Dokuzuncu
  633. TOLAN : Eşsiz, emsalsiz
  634. TOLANBUĞA : birl. Tolan/Boğa ─ Timur Kürkan Han dönemi, bey ve komutanlarından
  635. TOLAY : Bir tavşan türü
  636. TOLDI : Doldu, dolu, doluluk, bütünlük, olgunluk, irilik, bilgelik, erginlik
  637. TOLDIALP : birl. Toldı/Alp
  638. TOLDIBAY : birl. Toldı/Bay
  639. TOLDIKORGAN : Anıt, lahit, abide
  640. TOLGA : Miğfer, çelik başlık
  641. TOLGAER : birl. Tolga/Er
  642. TOLGAHAN : birl. Tolga/Han
  643. TOLGAN : 1- Dolgun, iri, dolu 2- Acı, üzüntü, inleme
  644. TOLGAY : Çevre, cıvar
  645. TOLGUNAY : birl. Tolgun/Ay
  646. TOLIDARU : birl. Tolu/Darı ─ ..Keykatu Han Dönemi, İlhanlı bey ve komutanlarından
  647. TOLKAN : Dolgun ─ Kırgızların, Togay ve Saltu oymağı dip dedelerinden
  648. TOLMIŞ : Dolmuş, dolu, olgun, bilge ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  649. TOLMIŞ ÖZBEĞ : birl. Tolmış/Özbağ ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  650. TOLU : 1- Dolu, olgun, kamil, yetkin, usta 2- İçki, içki kadehi, içki ile dolu kadeh 3- Seçkin, güzide
  651. TOLUALP : birl. Tolu/Alp
  652. TOLUBEGÜM : birl. Tolu/Begüm
  653. TOLUBEK : birl. Tolu/Bek ─ Sovyetler Birliğinin, ilk dönemlerinde yaşayan Türkmen asıllı sosyolog
  654. TOLUER : birl. Tolu/Er
  655. TOLUHAN : birl. Tolu/Han ─ Arap işgalleri sırasında, onlara karşı direniş örgütleyen ve çeşitli savaşlara giren bir bey
  656. TOLUK : 1- Dolu, olgun, yetkin, bilge 2- Tuluk, tulum ─ Çengiz Kaan’ın torunlarından
  657. TOLUK TÜGE : birl. Toluk/Tüge (Tike) ─ Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  658. TOLUKAN : birl. Tolu/Kan ─ Çengiz Kaan’ın gençlik yoldaşlarından
  659. TOLUM : 1- Silah, savaş aleti 2- Olgun, dolgun
  660. TOLUN : Dolu, tam, bütün, eksiksiz, kusursuz, olgunlaşmış
  661. TOLUNALP : birl. Tolun/Alp ─ Tolunoğulları beyliğinin kurucusu
  662. TOLUNAY : birl. Tolun/Ay.. Ay’ın en güzel hali.
  663. TOLUNBAY : birl. Tolun/Bay
  664. TOLUNBİGE : birl. Tolun/Bike ─ Sibir hanlarından, Güçüm hanı’ın kızı.
  665. TOLUNER : birl. Tolun/Er
  666. TOLUNHAN : birl. Tolun/Han ─ Avar hanlarından.
  667. TOLUNTİGİN : birl. Tolun/Tigin ─ Avarlar devleti bey ve komutanlarından.
  668. TOLUTİMUR : birl. Tolu/Timur
  669. TOMAN : Duman,sis ─ Macar Kumanları, bey ve komutanlarından.
  670. TOMANBAY : birl. Duman/Bay ─ Mısır – Türk kölemenleri, hanlarından. Baybars Han’ın yeğeni.
  671. TOMBAY : Manda, camış
  672. TOMRİS : (Tomris Hatun) 1-Demir ucu 2- Demir sesi. 3- Demirin özü, nüvesi.4- Bereket, bolluk, uğur. ─ Türk tarihinin ünlü simalarından. Sakalar devletinin katun’u (kraliçesi) (İran – Turan savaşları sırasında, zalimliğiyle ünlü, Pers kralı Hüsrev’in, Türk topraklarını işgal etmesine karşın yapılan savaşta büyük kahramanlıklar göstererek, onu yenmiş, başını kesip kan dolu bir fıçıya atarak, “Hayatın boyunca kana doymadın, kan döküp kan içtin. Ben de sana yakışanı yapıp, seni bundan mahrum etmeyeceğim..” diyen ulu kişi.)
  673. TON : Don, giyim, giysi, elbise ─ Altay Türkleri, Tuva ve Kömnüç oymağı, dip dedelerinden.
  674. TONA : Giyimli, varlıklı, yakışıklı
  675. TONAT : Donat, cömert, eli açık, aç doyuran – çıplak giydiren.
  676. TONATİGİN : birl. Tona/Tigin ─ Bilge Kağan dönemi bey ve komutanlarından.
  677. TONATMIŞ : Giydirmiş, hayır hasenette bulunmuş, cömert ve eli açık.
  678. TONATURA : birl. Tona/Tura
  679. TONGA : Kaplan, Asya kaplanı. ─ Göktürk bey ve komutanlarından. Çin elçilerinden
  680. TONGA HAN : birl. Tonga/Han
  681. TONGABERDİ : birl. Tonga/Verdi
  682. TONGARA : BİRL. Ton/Kara ─ Uygur oymaklarından.
  683. TONGATEKİN : birl. Tonga/Tekin
  684. TONGÖK : birl. Ton/Gök
  685. TONGRA ESİM : birl. Tongara/Esim ─ Göktürkler dönemi dokuz oğuz asıllı beylerinden.
  686. TONGUZ : Domuz
  687. TONKA : 1- Tunga , kaplan 2- iri,büyük,gösterişli
  688. TONGUÇ : birl. Ton/Güç
  689. TONLU : Giyimli,şık,zengin,varlıklı
  690. TONLU TUNGA : birl. Tonlu/Tunga ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  691. TONSUZ : Yoksul
  692. TONTAŞ : birl. Ton/Taş ─ Salçuklular dönemi,Musul atabeylerinden
  693. TONYUKUK : (Tanyu/Kök,gök) Sonsuzluk ve genişlik,bilgelik ve deneyimlilik.
  694. TOP : Yığın, topluluk, bütünlük, erk
  695. TOPAÇ : 1- Top gibi, toparlak, dolgun 2-İbrik 3- Sepet, sele
  696. TOPAK : Topluca, toplanmış, yığın
  697. TOPKARA : birl. Top/Kara ─ Özbeklerin, Konrat ve Konçagalı oymakları, dip dedelerinden.
  698. TOPO KAĞAN : birl. Topu/Kağan ─ Göktürk kağanlarından. Mokan Kağan’ ın yeğeni.
  699. TOPRAK : .. Yer, yurt, arazi
  700. TOPURGAN : Ayak basıldığında toz çıkaran, yumuşak toprak
  701. TOPUZ : Toplanıp, kurutulmuş, katılaşmış, topluca ve katıca. Silah, dövme ve ezme aracı
  702. TOR : 1- Mevki, mertebe, şeref, şereflilik 2- Türeme, doğma, soy, gelişme, yayılma 3- Ağ, tuzak 4-
  703. Giysi 5- Evlat, çocuk, nesil 6- Zayıflık, incelik, hamlık ─ Altay Türkleri, Teleut oymağı, dip dedelerinden.
  704. TORALP : birl. Tor/Alp
  705. TORAMAN : 1- Fahri, onursal, şerefli 2- Kaba, yetişmemiş, acemi 3- İri, dolgun, heybetli ─ Akhunlar devleti, hanlarından.
  706. Toran : Turan, duran, yaşayan, dirençli
  707. TORBAY : birl. Tor/Bay
  708. TORÇUK : Kozalak
  709. TORÇUKAY : birl. Torçuk/Ay
  710. TORDU : Durdu, duran
  711. TORDUBAY : birl. Tordu/Bay
  712. TORKAYA : birl. Tor/Kaya
  713. TORKU : İpekli kumaş
  714. TORLAK : 1- Eğitilmemiş at 2- Çırak, acemi, ham
  715. TORMIŞ : Durmuş, yaşayan, yaşar, yaşam
  716. TORMU : Yaşam süresi, yaşam
  717. TOROĞUL : birl. Tor/Oğul
  718. TORTİMUR : birl. Tor/Timur
  719. TORU : 1- Duruş, yaşam 2- Bolluk, bereket, fazlalık 3- Doru, doru renk
  720. TORUG : Doruk, Doru renk
  721. TORUK : 1- Doruk, zirve 2-İnce, zayıf, ham, olmamış
  722. TORUM : 1- Aygır, aygır yavrusu 2- Kul, köle, muti, bağlı 3- Deve yavrusu
  723. TORUMTAY : birl. Torum/Tay ─ Mısır-Türk kölemenleri devleti, Suriye valisi ve komutanlarından.
  724. TORUN : 1- Evladın, evladı 2- Sevgili, biricik, çok sevilen 3- Acemi, ham, yetişmek üzere olan 4-
  725. Genç boğa ─ Abbasiler (El Muktedi) dönemi, Bağdat beylerbeyi.
  726. TORUNBEK : birl. Torun/Bek ─ Kulagu Han dönemi, Diyarbakır valilerinden.
  727. TORUNTAY : birl. Torun/Tay ─ Mısır-Türk kölemenleri, Suriye valisi olan “Torumtay” bazı kaynaklarda, bu ad ile de geçmektedir.
  728. TOSUN : 1- Genç boğa, 2- Tos atan, tos vuran, azgın, azmış, saldırgan ─ Abbasiler dönemi, Türk asıllı vali ve komutanlarından.
  729. TOSUNALP : birl. Tosun/Alp
  730. TOSUNBAY : birl. Tosun/Bay
  731. TOSUNBEG : birl. Tosun/Beğ ─ İkşitler devleti, bey ve komutanlarından.
  732. TOSUNER : birl. Tosun/Er
  733. TOSUNTAY : birl. Tosun/Tay
  734. TOY : 1- Şölen, yemekli eğlence, düğün dernek 2- Em, ilaç, doyum, doyumluluk 3- Ordu, ordu birliği 4- Çamur bataklık 5- Doğan türü bir avcı kuş 6- Genç, gençlik, acemilik, çıraklık
  735. TOYAK : 1- Atlara giydirilen savaş zırhı 2- Tırnak, at tırnağı
  736. TOYALP : birl. Toy/Alp
  737. TOYAN : Toy sahibi, toy veren kişi
  738. TOYANAY : birl. Toyan/Ay
  739. TOYANER : birl. Toyan/Er
  740. TOYBAY : birl. Toy/Bay
  741. TOYBEGÜM : birl. Toy/Begüm
  742. TOYGA : 1- Toy sahibi, toy veren kişi, 2- Toylarda yapılan çorba, ayranlı çorba
  743. TOYGABUĞA : birl. Toyga/Boğa
  744. TOYGAN : 1- Kurultay üyesi 2- Bir kuş türü 3- Genç, taze
  745. TOYGAR : Tarla kuşu, çayır kuşu
  746. TOYGUN : 1- Genç, taze, deneyimsiz 2- Doymuş
  747. TOYGUR : Doymuş, gözütok, olmuş, olgun
  748. TOYLAK : 1- Toy yeri, toy yapılan yer 2- Karargah, ordunun toplandığı yer.
  749. TOYLUK : Toy yeri, Toy yapılan yer
  750. TOYMADUK : 1- Özlenen, özlemi duyulan 2- Hırslı, doyumsuz
  751. TOYMAGUR : İştahlı, obur
  752. TOYTİMUR : Ermiş, keramet sahibi, Şaman büyüğü, kam, rahip
  753. TOZUN : 1- Tosun 2- Düzen, uyumluluk
  754. TÖGİ : Cömert , eli açık
  755. TÖGÜN : Çekici, yakışıklı
  756. TÖKMEN : Çekici, yakışıklı
  757. TÖKÜ : Eli açık, cömert, müsrif ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın ve Mumın oymağı, dip dedelerinden
  758. TÖKÜŞ : Düğüş, savaş, vuruşma
  759. TÖLEÇ : Ücret, yevmiye
  760. TÖLEGEN : Olgun, kamil, yetişkin ─ Kırgızların, “ Kız ipek” destanında adı geçen bir bey
  761. TÖLEK : 1-Ücret, yevmiye 2- Sükunet, sakinlik ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın ve Mumın oymağı, dip dedelerinden
  762. TÖLEKKAYA : birl. Tölek/Kaya ─ ..Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  763. TÖLİS : Bölük, bölünmüş ─ Altay Türkleri, Teleut oymağı, dip dedelerinden
  764. TÖLİŞ : (Tölis)
  765. TÖLÜK : Tuluk, tulum ─ Kazak hanlığı dönemi beylerinden
  766. TÖR : 1- Türemek, çoğalmak, yaratılış 2- Makam, mevki, onur yeri, şerefli yer 3- Usul, kural, teamül
  767. TÖRAPA : birl. Tör/Apa ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  768. TÖRE : 1- Düzen, gelenek, usul, teamül, geleneksel hukuk 2- Türeyiş,yaşayış, çoğalma, yaratılış
  769. TÖREALP : birl. Töre/Alp
  770. TÖREBAY : birl. Töre/Bay
  771. TÖREHAN : birl. Töre/Han
  772. TÖREKUL : birl. Töre/Kul ─ Kırgız kökenli, ünlü Türk edebiyatçısı”Cengiz Aytmatov “ un babası
  773. TÖREKULU : birl. Töre/Kulu
  774. TÖRELİ : Töresi olan, töreye bağlı, geleneklerine bağlı
  775. TÖREMEN : Görgülü, töreye bağlı ─ Kızıl Türkleri, destanında adı geçen bir bey
  776. TÖREN : 1- Töreye uygun yapılan, töre gereği yapılan, mersim 2- Soylu, necip, seçkin
  777. TÖRENAY : birl. Tören/Ay
  778. TÖRENBAY : birl. Tören/bay
  779. TÖRENBEG : birl. Tören/Beğ
  780. TÖRETEKİN : birl. Töre/Tekin
  781. TÖRKİN : Kök, menşe, dip, soy
  782. TÖRTKARA : birl. Dört/kara ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Alimoğlu oymağı, dip dedelerinden
  783. TÖRTOĞUL : birl. Dört/Oğul ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, nayman oymağı, dip dedelerinden
  784. TÖRÜ : 1- Yasa, devlet düzeni 2- Türeyiş, yaratılış
  785. TÖRÜCE : Töreye ve yasaya uygun
  786. TÖRÜİÇİ : Töreye uygun
  787. TÖRÜLÜG : Töreye bağlılık, Töre bilgisi, Töre uygulaması
  788. TÖRÜM : 1- Türeyiş, yaratılış 2- Töreye bağlılık
  789. TÖRÜMAY : birl. Törüm/Ay
  790. TÖRÜMÇÜ : Töreye bağlı, soyuna bağlı
  791. TÖRÜMER : birl. Törüm/Er
  792. TÖRÜN : 1- Soylu, soyluluk 2- Tören, merasim, ihtiram
  793. TÖRÜTGEN : Yaratıcı, yaratan, halik
  794. TÖŞTÜK : Düş, rüya
  795. TÖZ : Kök, dip, temel, cevher, öz
  796. TÖZLÜK : Öz, esas, asıl, kök, köklü, özlü
  797. TÖZÜN : Soylu, temeli sağlam, köklü
  798. TUNAY : Evlatlık kız çocuğu ─ İlhanlı hanlarından Ahmet Han’ın evdeşi
  799. TUDAYBEGÜM : birl. Tuday/Begüm
  800. TUDAYBİKE : birl. Tuday/Bike
  801. TUDUK : (Tutuk) ─ İlhanlılar devleti, komutanlarından
  802. TUDUN : (Tutun) 1- Tutunma, bağlılık, sadakat 2- Destek, güvence, tutunulacak nesne ─ Hazar kağanlığı döneminde kullanılan “ vali “ ünvanlarından
  803. TUDUN ERKİN : birl. Tudun/Erkin ─ Bilge Kağan dönemi, bey ve komutanlarından
  804. TUDUNHAN : birl. Tudun/Han ─ Avarlar devleti hanlarından
  805. TUDUN YAMTAR : birl. Tudun/Yamtar ─ Bilge Kağan dönemi, bey ve komutanlarından
  806. TUGA : (Toga) ─ Türkmenlerin, Teke, Ötemiş ve Taşayak oymakları, dip dedelerinden
  807. TUGABAY : birl. Tuga/bay ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu ve baybaktı oymakları, dip dedelerinden
  808. TUGAN : Doğan
  809. TUGANA : Özel ok (İçi oyulmuş, içinde evrak gizlenen ok)
  810. TUGANBAY : birl. Tugan/Bay
  811. TUGAN : 1- Küçük ırmak, çay, akarsu 2- Togay
  812. TUĞ : Sancağın tepesine takılan at kuyruğu, kıldan yapılan flama, Uğur ve Kut işareti olarak kullanılır olmasına karşın, bundan daha çok
  813. Da savaş isteği, başkaldırı ve isyan sembolü olarak kullanılmıştır. 2- Tıkaç,kapak, bend, set
  814. TUĞAÇAN : birl. Tuğ/Açan
  815. TUĞAÇAR : birl. Tuğ/Açar ─ Çengiz Kaan’ın damadı ve komutanlarından
  816. TUĞAÇI : Tuğcu, tuğ taşıyan
  817. TUĞAL : birl. Tuğ/Al
  818. TUĞALP : birl. Tuğ/Alp
  819. TUĞANÇI : Doğancı, doğan terbiyecisi, doğan eğitmeni, doğan yetiştiricisi
  820. TUĞAT : birl. Tuğ/At ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  821. TUĞAY : birl. Tuğ/Ay
  822. TUĞAYTİMUR : birl. Tuğay/Timur
  823. TUĞBAY : birl. Tuğ/Bay ─ Çengiz Kaan’ ın komutanlarından.
  824. TUĞBEGÜM : birl. Tuğ/Begüm
  825. TUĞBİKE : birl. Tuğ/Bike
  826. TUĞCU : 1- Tuğ taşıyan kişi, alemdar 2- İsyancı, isyankar
  827. TUĞCUBAY : birl. Tuğcu/Bay
  828. TUĞÇE : Küçük tuğ, tuğcuk
  829. TUĞÇUBAY : birl. Tuğcu/Bay
  830. TUĞER : birl. Tuğ/Er
  831. TUĞGÜN : birl. Tuğ/Gün
  832. TUĞKAYA : birl. Tuğ/Kaya
  833. TUĞLU : Tuğ sahibi, kutlu, uğurlu ─ Harzem hanlarından. (Tuğlu Hacı)
  834. TUĞLUK : Tuğlu, tuğu olan, tuğ taşıyan ─ Tuğluklar devletinin kurucusu ve ilk hanı.
  835. TUĞLUKER : birl. Tuğluk/Er
  836. TUĞLUKŞAD : birl. Tuğluk/Şad
  837. TUĞLUKTİMUR : birl. Tuğluk/Timur ─ Çağatay devleti, hanlarından.
  838. TUĞMA : 1- Doğmuş, ortaya çıkan, boy gösteren 2- Tuğ kaldıran, isyankar
  839. TUĞMAŞAD : birl. Tuğma/Şad
  840. TUĞMENGÜ : birl. Tuğ/Mengü
  841. TUĞRUL : 1- Doğan kuşu, bir doğan türü 2- doğru, doğrulmuş, dik- ayakta 3- Türk mitolojisinde, adı geçen, yarı insan, yarı kuş. ─ Türk tarihinde bu ad ile, bir çok ünlü kişi vardır. Bunlar yalnız olarak olduğu gibi, çeşitli sıfat ve birleşik adlar ile de birbirinden ayrılabilmektedir. Bu kişilerin içinde en ünlüleri ise, Salçuklular devletinin kurucuları olan iki kardeşten biri olan Tuğrul Beğ’ dir. Çağrı beğ’ in kardeşi, Alparslan Han’
  842. ın amcasıdır.
  843. TUĞRULALP : birl. Tuğrul/Alp
  844. TUĞRULBEK : birl. Tuğrul/Bek ─ Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ ın kırklarından.
  845. TUĞRULÇA : Tuğrul gibi. ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  846. TUĞRULTEKİNÇ : birl. Tuğrul/Tekin ─ Salçuklular dönemi, Musul atabeylerinden.
  847. TUĞRULTİGİN : birl. Tuğrul/Tigin ─ Salçuklular, (Sançar Han) dönemi bey ve komutanlarından, Ekinci Beğ’ in oğlu.
  848. TUĞSAVUL : birl. Tu/Savul ─ Eski dönemlerde, ordu içinde tuğ taşıyan ve onu koruyup, önde tutmakla görevi olan kişilere verilen ad.
  849. TUĞŞAD : birl. Tuğ/Şad ─ Buhara hanlığı, hanlarından. Budun han’ ın oğlu.
  850. TUĞTAN : birl. Tuğ/Tan
  851. TUĞTAY : birl. Tuğ/Tay
  852. TUĞTEKİN : birl. Tuğ/Tekin ─ Selahaddin Eyyubi’nin kardeşi. Sonraları, kendi adıyla “Tuğtekinliler” devletini kuran kişi
  853. TUĞTEMUR : birl. Tuğ/Temur ─ Eyyubiler devleti dönemi, Yemen valisi ve komutanlarından
  854. TUĞTİGİN : birl. Tuğ/Tigin ─ Suriye Salçukluları, atabeylerinden
  855. TUĞTİMUR : (Tuğtemur)
  856. TUĞUÇ : Tuğcu
  857. TUKAY : birl. Tok/Ay
  858. TUKÇAK : Tuğcu
  859. TUKTAYHATUN : birl. Tuktay/hatun ─ Abaka han’ın evdeşi
  860. TUKUZBAY : Dokuz/Bay
  861. TULA : 1- Tolu, dolu, olgun 2- Ayna
  862. TULABOĞA : birl. Tula/Buğa ─ Kıpçak hanlarından
  863. TULABUĞA HAN : (Tela Buğa han) ─ Altınordu hanlarından
  864. TULAN : Dolu, olgun, kamil
  865. TULANKAĞAN : birl. Tulan/Kağan ─ Göktürk kağanlarından
  866. TULAY : 1- Talay, taluy, okyanus, deniz 2- Ayna 3- Dolu, dolgun, olgun
  867. TULAYBALA : birl. Tulay/Bala
  868. TULAYHAN : birl. Tulay/Han ─ Çengiz Kaan’ın oğlu. Kulagu Han’ın babası
  869. TULGA : Tolga, miğfer
  870. TULGAR : 1- Azim, kararlılık, inanç, güvenç 2- Gösteriş, heybet, heybetlilik
  871. TULGAY : Tuga, Tolga, miğfer
  872. TULİ : 1- Dolu, olgun, kamil 2- Ayna
  873. TULİKAĞAN : birl. Tuli/Kağan ─ Göktürk kağanlarından
  874. TULİN : 1- Tolun, dolun, tam, eksiksiz, kusursuz 2- Ayna 3- Çene, çene kemiği
  875. TULİNBAY : birl. Tulin/Bay
  876. TULİNBEK : birl. Tulin/Bek
  877. TULİNTAY : birl. Tulin/Tay
  878. TULKİ : Tilki
  879. TULKİTİMUR : birl. Tulki/Timur ─ Kırım hanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  880. TULTAG : Sakin, kendinden emin
  881. TULU : 1- Dolu, ergin, olgun 2- Ayna
  882. TULUHAN : birl. Tulu/Han ─ Göktürk kağanlarından Çuluk Kağan’ın oğlu. Kürşad’ın ağabeyi
  883. TULUER : birl. Tulu/Er
  884. TULUK : 1- Dolu, olgun, bilge 2- yayık, çömlek
  885. TULUN : 1- Tolun, dolu 2- Çene kemiği
  886. TULUNER : birl. Tulun/Er
  887. TULUNTOY : birl. Tulun/Toy
  888. TULUY : (Talay, Tulay)
  889. TUMA : Yeğen, kuzen ─ Kazakların, Ortayüz bölüğü, Girey oymağı, dip dedelerinden
  890. TUMAÇI : Erkek kuzen, (Amca, hala, dayı, teyze çocuğu)
  891. TUMAÇIM : Kız kuzen
  892. TUMAĞAN : 1- Nilüfer çiçeği 2- Duman, sis
  893. TUMAN : Duman, sis ─ Dede Korkut destanlarında, Korkut Ata’ nın ad verdiği beylerden 2- kazakların, Ortayüz bölüğ
  894. Argın ve Mumin oymakları, dip dedelerinden
  895. TUMANHAN : birl. Tuman/Han ─ Hun hanlarından. (Teoman Han) Mete Han’ın babası
  896. TUMANALP : birl. Tuman/Alp
  897. TUMANAY : birl. Tuman/Ay
  898. TUMANBAY : birl. Tuman/Bay
  899. TUMANBEK : birl. Tuman/Bek
  900. TUMANER : birl. Tuman/Er
  901. TUMANGELDİ : birl. Tuman/Geldi
  902. TUMAY : Sessiz, sakin, kendi halinde
  903. TUMAYBEGÜM : birl. Tumay/begüm
  904. TUMGAN : Tuman, sis ─ Cuci Han’ın torunlarından
  905. TUMRUL : Dumrul, Demir ucu
  906. TUNA : (Tona) Varlıklı, zengin, gösterişli, ihtişamlı
  907. TUNABAĞA TARKAN : birl. Tuna/Bağa/Tarkan ─ Uygurlar (Bögü Kağan) dönemi vezirlerinden
  908. TUNAHAN : birl. Tuna/Han
  909. TUNÇ : Bronz, Bakır, kalay karışımı
  910. TUNÇALP : birl. Tunç/Alp
  911. TUNÇARSLAN : birl. Tunç/Arslan
  912. TUNÇAY : birl. Tunç/Ay
  913. TUNÇBARS : birl. Tunç/Bars
  914. TUNÇBAY : birl. Tunç/Bay
  915. TUNÇBEK : birl. Tunç/Bek
  916. TUNÇBOĞA : birl. Tunç/Boğa
  917. TUNÇBÖRİ : birl. Tunç/Böri
  918. TUNÇDAĞ : birl. Tunç/Dağ
  919. TUNÇER : birl. Tunç/Er
  920. TUNÇSAY : birl. Tunç/Say
  921. TUNG : Nüfus sahibi, kudretli, muktedir
  922. TUNGA : 1- Kaplan, Asya kaplanı 2- Kudret, ihtişam, fevkaladelik ─ Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  923. TUNGA ALP ER : birl. Tunga/alp/Er
  924. TUNGABAY : birl. Tunga/Bay
  925. TUNGAER : birl. Tunga/Er
  926. TUNGAŞAD : birl. Tunga/Şad ─ İstemi kağan’ın yeğeni
  927. TUNGBAĞATARKAN : birl. Tung/Bağa/Tarkan ─ Uygurlar (Bögü Kağan) dönemi komutanlarından
  928. TUNGATAR : birl. Tunga/Tor ─ Babür han’ın bey ve komutanlarından
  929. TUNGATİGİN : birl. Tunga/Tigin ─ Göktürkler dönemi bey ve komutanlarından
  930. TUNGA TUDUN : birl. Tunga/Tudun ─ Bati göktürkleri bey ve komutanlarından
  931. TUNGA TURAN : birl. Tunga/Duran
  932. TUNGUÇ : Çocuk, evlat, evlatlık
  933. TUNGUT : Evlatlık
  934. TUNTAŞ : birl. Tün/Taş
  935. TUNUÇ : Tunç
  936. TUR : 1- Durmak, yaşam, canlılık 2- İrade, istek, yargı
  937. TURA : 1- Dura, durak, ev, mekan 2- Deriden örülen kamçı 3- Sibirya bölgesinin eski adı ─ Alper Tunga’nın dedesi
  938. TURABARS : birl. Tura/Bars
  939. TURABAY : birl. Tura/Bay
  940. TURABİGE : birl. Tura/Bike ─ İbni Batuta’nı seyahatnamesinde adı geçen bir Türk kızı
  941. TURABOĞA : birl. Tura/Boğa
  942. TURAGİNE : (Turagüne) birl. Tura/Güne, Güneş ─ Öketay Kaan’ın evdeşi
  943. TURAGUT : (Turgut, Turkut) birl. Turagut/Kut
  944. TURAGUTBAYAN : birl. Turagut/Bayan ─ çengiz kaan dönemi Celayıroğulları, beylerinden
  945. TURAGÜN : birl. Tura/Gün
  946. TURAGÜNE : (Turagine)
  947. TURAK : 1- Durulan yer, yaşanılan yer, mekan 2- Yaşam, ömür
  948. TURAKBAY : birl. Turak/Bay
  949. TURAKMENGÜ : birl. Turak/Mengü
  950. TURAKUT : birl. Tura/Kut
  951. TURAL : Durma, yaşama, ömür
  952. TURAM : Olgunluk, kemal ─ Otmanlılar ( Yavuz Selim Han) dönemi, İran elçisi
  953. TURAMUN : 1- Evcil, evcimen 2- Onurlu, onuruna düşkün
  954. TURAN : Duran, yaşayan, ömür, ömürlü, yaşama direnci (Çocukları sık ölen ailelerin, uzun ömür ve kalıcılık dileklerini içeren adlardan. Ayrıca,Farsçadaki, “Tuuran” ile yalnızca ad benzerliği var ve söylenişlerde anlamlar da farklıdır. Farsçadaki Turan, İranlılarca “Türk Yurdu” anlamındadır.)
  955. TURANALP : birl. Turan/Alp
  956. TURANAY : birl. Turan/Ay
  957. TURANBARS : birl. Turan/Bars
  958. TURANBAY : birl. Turan/Bay
  959. TURANBUĞA : birl. Turan/Boğa
  960. TURANER : birl. Turan/Er
  961. TURANHAN : birl. Turan/Han
  962. TURANTİMUR : birl. Turan/Timur
  963. TURAPA : birl. Tur/Apa
  964. TURATAN(a) : birl. Tura/Ton(a)
  965. TURATAY : birl. Tura/Tay
  966. TURATİMUR : birl. Tura/Timur
  967. TURATUTUK : birl. Tura/Tutuk ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  968. TURBAY : birl. Tur/Bay
  969. TURBEGÜM : birl. Tur/Begüm
  970. TURBİGE : birl. Tur/Bige
  971. TURÇAK : Filiz, fidan
  972. TURÇİK : 1- Durucu, kalıcı, uzun ömürlü 2- Fidan ─ Salçuklular dönemi bey ve komutanlarından
  973. TURÇİKAY : birl. Turçik/Ay
  974. TURDU : Durdu, sağ, salim, yaşar, yaşayan, kalıcı, ömürlü
  975. TURDUBEK : birl. Turdu/Bek ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  976. TURGAK : Bekçi, muhafız, koruyucu
  977. TURGAN : Duran, ömürlü ─ Kuman hanlarından
  978. TURGAY : 1- Tarla kuşu, serçe 2- Türk/Ay ─ Kulagu Han’ın oğullarından
  979. TURGAYTURAN : birl. Turgay/Turan ─ Kırgızların, Togay, Buğu ve Kıdık oymağı, dip dedelerinden
  980. TURGUT : (Turagut) 1- Ömürlü, durucu, uzun yaşamlı 2- Belde, mekan mesken, yaşanılan yer ─ Otmanlılar dönemi, ünlü denizcilerinden
  981. TURGUTALP : birl. Turgut/Alp ─ Otmanlıların, ilk dönem bey ve komutanlarından
  982. TURHAN : birl. Tur/Han
  983. TURHAN HATUN : birl. Turhan/Hatun ─ Alparslan Han’ın gelini, Melikşah’^ın evdeşi (Bazı tarih kayıtlarında, bu ad ile, bazılarında ise “Tur
  984. Hatun” olarak geçmektedir.)
  985. TURHATUN : birl. Tur/hatun
  986. TURKAK : Nöbetçi, bekçi
  987. TURKAY : 1- Turgay 2- Türk/Ay ─ Kulagu Han’ın oğullarından. (Bazı kayıtlarda, Turgay, bazılarında ise Turkay olarak geçer.)
  988. TURKU : Ateşli, harir, heyecanlı
  989. TURKUAZ : Rengi mavi ile (Türk mavisi) özdeş olmuş bir süs taşı
  990. TURMUŞ : Ömür, yaşam, uzun ömürlülük (çocukları sık ölen ailelerin kullandıkları adlardan)
  991. TURNA : Leylek türü, iri ve geniş kanatlı bir kuş
  992. TURSUN : Dursun, Durdu, duran, durmuş vb. yaşam, ömür, uzun ömür ─ Babür Han dönemi beylerinden (Tursun Muhammed)
  993. TURŞAK : Filiz, sürgün
  994. TURU : 1- Duru, saf, arık 2- Duran, yaşayan, ömürlü 3- Durgun,sakin
  995. TURUBAY : birl. Turu/Bay
  996. TURUBEK : birl. Turu/Bek
  997. TURUBUĞA : birl. Turu/Boğa
  998. TURUGELDİ : birl. Turu/Geldi
  999. TURUHAN : birl. Turu/Han
  1000. TURUM : 1- Yaşam, ömür 2- Sükunet, durgunluk ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Almoğlu ve Karasakal oymakları, dip dedelerinden
  1001. TURUMTAY : 1- Turum/Tay 2- Doğan türü, avcı bir kuş ─ Göktürkler dönemi, beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  1002. TURUŞKAN : Dayanıklı, metanetli, dirençli, uzun ömürlü
  1003. TURUT : 1- Yer, yurt, durulan, yaşanılan yer 2- Ömür, yaşam
  1004. TUSİT : Göğün ötesi ─ ..Şamanist gelenekte, ulu ruhların gittiği yer. Göğün katlarından
  1005. TUSKAN : Akraba, yakın, hısım
  1006. TUŞGÜL : İşaret, iz, nişan
  1007. TUT : 1- Yakalayış, kavrayış, saklayış 2- Vuruşma, vuruş, yenme, ezme, koparma 3- Ordu, ordugah 4- Kılıç ve benzeri silahların üzerindeki kir, pas
  1008. TUTA : Bahşiş, armağan
  1009. TUTAÇ : Komşu, yakın, dost
  1010. TUTAÇI : Komşu, yakın
  1011. TUTAK : 1- Silah kabzası 2- Saldırı, hücum, taarruz 3- Evlatlık
  1012. TUTAKBALA : birl. Tutak/Bala ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1013. TUTAKBAY : birl. Tutak/Bay
  1014. TUTAL : birl. Tut/Al
  1015. TUTAM : Demet, buket, deste
  1016. TUTAN : Elinde bulunduran, yönetimi altında bulunduran ─ Göktürkler dönemi beylerinden
  1017. TUTANKAĞAN : (Tutun Kağan) birl. Tutan/Kağan ─ 7. Yüz Avar kağanlarından
  1018. TUTAR : Tutucu, hükmedici
  1019. TUTARHAN : birl. Tutar/Han ─ İlhanlı hanlarından. Kulagu Han’ın oğlu
  1020. TUTAŞ : 1- Küçük hanım, evin en küçük kızı 2- Bekar, bakire kız 3- Komşu
  1021. TUTAY : birl. Tut/Ay
  1022. TUTGAK : 1- İnilti, inleyiş, hüzün 2- Geceleri keşfe çıkan savaş birliği
  1023. TUTGAN : Tutucu, fanatik
  1024. TUTGUÇ : kahvaltı, kuşluk vakti yenen yemek
  1025. TUTGUN : Tutsak, esir, hapis,tutulu, tutulmuş, bağlanmış
  1026. TUTKU : Kapama, ele geçirme, bağlama, bağlanma
  1027. TUTGUK : Esir, hapis, tutsak
  1028. TUTNAK : Destek, arka
  1029. TUTNUK : Tutunulacak nesne, dayak, arka,destek
  1030. TUTSU : 1- Vasiyet, öğüt, nasihat 2- Bağımlılık
  1031. TUTSUK : Öğüt, nasihat, vasiyet
  1032. TUTU : Esir, tutsak, rehine 2- Çekici, cazip, güzel 3- Tutuş, savaş, döğüş 4- Ağırbaşlı,mahçup,utangaç 5- Yiğit, batur, döğüşçü 6- Bakan, nazır, vali
  1033. TUTUALP : birl. Tutu/Alp
  1034. TUTUBAY : birl. Tutu/Bay
  1035. TUTUG : Vali, askeri vali ─ Göktürkler döneminde kullanılan askeri ünvanlardan
  1036. TUTUHAN : birl. Tutu/Han ─ Timur Kürkan han’ın dedelerinden
  1037. TUTUK : 1- Döğüş, savaş, savaşçı 2- Devlet görevlisi, devlete bağlı 3- Evlatlık 4- Büyü, sihir 5-Tutsak, esir, tutulmuş, rehin ─ 1- Oğuznamede, Türk’ün oğullarından 2- İlhanlılar dönemi, bey ve komutanlarından
  1038. TUTUKAY : birl. Tutuk/Ay
  1039. TUTUKER : birl. Tutuk/Er
  1040. TUTUN : Tutunulacak nesne, destek, arka, güvence
  1041. TUTUNHAN : birl. Tutun/Han
  1042. TUTUNÇ : 1- Evlat, oğul, uşak 2- Tutunulacak nesne, güvence
  1043. TUTUNGU : Öğüt, nasihat, vasiyet
  1044. TUTURGAN : Öğüt, nasihat, vasiyet
  1045. TUTURGU : Öğüt, nasihat, akılda tutulan
  1046. TUTUŞ : 1- Dövüş, savaş 2- Zapt etmek, egemenlik kurmak 3- bağlılık, sadakat 4- Orduyu ve devleti
  1047. düzene sokmak ─ Alparslan Han’ın oğullarından
  1048. TUTUŞUK : Demet, çiçek demeti,buket
  1049. TUTUTONGA : birl. Tutu/Tonga ─ Çengiz Kaan’ın Uygur kökenli danışmanı, oğullarının eğitmen ve atabeyi bu ulu kişi, imparatorluğun resmi dilinin “Türkçe” oluşunda ve Türk kültürünün egemen kılınmasında, önemli etken olmuştur.
  1050. TUYAK : 1- Dayak, destek, değnek 2- Duyan, işiten, işitici, dikkatli, uyanık ─ Özbeklerin oymak beylerinden
  1051. TUYAN : Duyan, işiten
  1052. TUYANER : birl. Tuyan/Er
  1053. TUYGU : Duygu, his duyumu
  1054. TUYGUN : Doğan türü bir avcı kuş
  1055. TUYGUNAY : birl. Tuygun/Ay
  1056. TUYUK : Dayak, destek, arka
  1057. TUYUN : Saygın, muteber
  1058. TUZGU : Yemek, yoldan geçenlere verilen yemek
  1059. TUZAK : Sevgili,sevgili için söylenen söz
  1060. TUZAĞI : Sevgili, aşık, maşuka
  1061. TUZGUN : Armağan, sunu, bahşiş
  1062. TÜBE : 1- Tepe, yüksek yer 2- Siper, sütre ─ Timur Kürkan han dönemi beylerinden
  1063. TÜBEK : Tübe, tepe
  1064. TÜGÜN : 1- Düğün, bağlılık 2- bahşiş, hediye
  1065. TÜGÜZ : Düz, tam, eksiksiz, mükemmel ─ İlhanlı hanlarından
  1066. TÜKEL : 1- Tüy, saç, kıl 2- Dik, dikili ─ Türk mitolojisinde, ağaçtan doğduğuna inanılan kişi
  1067. TÜKÜN : 1- Düğün, dernek, toplantı 2- Bahşiş, armağan
  1068. TÜLAY : (Tulay, Talay)
  1069. TÜLEK : 1- Zeki, kurnaz, fettan 2- Tüylü, kıllı
  1070. TÜLEKTİMUR : birl. Tülek/Timur ─ Celayıroğulları beyliği, komutanlarından
  1071. TÜLGÜ : Alaca, renkli bir karga türü
  1072. TÜLİN : 1- Ayna 2- Ayın çevresindeki ışık halesi
  1073. TÜLÜ : 1- Rica, yakarış 2- Düş, rüya
  1074. TÜLÜBAY : birl. Tülü/Bay ─ Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden
  1075. TÜLÜŞ : Ücret, değer, emeğin karşılığı alınan karşılık
  1076. TÜMEN : 1- Duman, duman, sis 2- On bin sayısının askeri terminolojideki kullanılışı
  1077. TÜMENBAY : birl. Tümen/Bay
  1078. TÜN : Gece
  1079. TÜNBAY : birl. Tün/Bay ( Kazak ve Kırgızlarda, yatak, şilte)
  1080. TÜNEK : Gece kalınan yer
  1081. TÜNG : 1- Gece, gece karanlığı 2- Olağanüstülük, fevkaladelik
  1082. TÜNGTUDUN : birl. Tüng/Tudun ─ Göktürkler dönemi vali ve komutanlarından
  1083. TUNG YABGU KAĞAN : birl. Tüng/Yabgu/Kağan ─ Batı Göktürkler kağanlarından
  1084. TÜNKATAR : birl. Tün/Katar ─ Kırgızların, Togay, Soyak, karata ve Kıtay oymakları, dip dedelerinden
  1085. TÜNKÜR : Peri, melek
  1086. TÜNTAŞ : birl. Tün/Taş ─ ..Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1087. TÜNTAY : birl. Tün/Tay ─ Kırgızların, Togay ve Sayak oymakları, dip dedelerinden
  1088. TÜR : Soy, kök, orjin, çeşit, kan, damar, doğuş, yaratılış, oluş
  1089. TÜRE : 1- Töre 2- Tigin, prens, şehzade
  1090. TÜREBAY : birl. Türe,/Bay
  1091. TÜREBİGE : birl. Türe/Bike
  1092. TÜREGÜN : birl. Türe/Gün
  1093. TÜREKAN : birl. Türe/Kan
  1094. TÜREKARATAY : birl. Türe/Karatay ─ İlhanlılar devleti, bey ve komutanlarından
  1095. TÜREL : Türeli, töreye bağlı, töresel, hukuk, hukuki, hukuka uygun
  1096. TÜRELİ : Türe sahibi, töreye bağlı, hukuka bağlı ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  1097. TÜREMEN : Töreye bağlı, töreye göre yaşayan
  1098. TÜREMENGÜ : birl. Türe/Mengü
  1099. TÜRENER : Töreye bağlı, töre sahibi
  1100. TÜREÖZBEY : birl. Türe/Özbey ─ Mısır-Türk kölemenleri devleti, bey ve komutanlarından
  1101. TÜRETAY : birl. Türe/Tay
  1102. TÜRETAYÇU : birl. Türe/Tayçu ─ İlhanlı devleti hanlarından. Mangu Timur han’ın oğlu
  1103. TÜRETGEN : Yaratıcı, mucit, üretgen
  1104. TÜRETİMUR : birl. Türe/Timur ─ Mısır-Türk kölemenleri devleti, vali ve komutanlarından
  1105. TÜRGİŞ : Uygurların bir kolu olan Türk boyu
  1106. TÜRİL : birl. Tür/İl
  1107. TÜRİLÇİK : birl. Tür/İlçik (ilçi, elçi)
  1108. TÜRK : Bu kutlu ad, birçok anlamları içinde barındırır. Türeyiş, doğuş, güç, erk, soy, döl, çoğalma, düzen vb. ( Birçok dilbilimci, değişik anlatımlar yapıyormuş gibi görünseler de aslında tek bir şey vardır ortada. O da Töreli, Töreye bağlı, Töreye göre olmuş, Töre ile özdeş, iyilik, güzellik, doğruluk ve düzenlilik içinde yaşayan, bunun için gerektiğinde, mayasından gelen güç ve erkini kullanan kişi ya da kişiler topluluğu, anlamlarını net bir biçimde içinde barındırıyor olması..) ─ Babür Han döneminde bu adla anılan üç ayrı bey vardır. 1- (Molla kadem) Türk 2- (Molla Devlet)
  1109. Türk 3- (Hacı) Türk (Ali)
  1110. TÜRKALP : birl. Türk/Alp
  1111. TÜRK BİLGE KAĞAN : (Orhun anıtlarında, Bilge kağan kendini böyle tanıtır.)
  1112. TÜRKAN : (Terken)
  1113. TÜRKANAKA : birl. Türkan/Aka ─ İran Salçuklularından, Mehmed Han’ın evdeşi
  1114. TÜRKAN HATUN : birl. Türkan/Hatun ─ Harzem hanı Muhammed’in anası
  1115. TÜRKAY : birl. Türk/Ay
  1116. TÜRKBÖRİ : birl. Türk/Böri
  1117. TÜRKEKUL : birl. Türke/Kul
  1118. TÜRKEL : birl. Türk/El
  1119. TÜRKER : birl. Türk/Er
  1120. TÜRKEŞ : Türgiş (Türke yakın, Türke benzer) ─ Bilge Kağan dönemi beylerinden
  1121. TÜRKİL : birl. Türk/İl
  1122. TÜRKİLİ : birl. Türk/İli
  1123. TÜRKKAN : birl. Türk/Kan
  1124. TÜRKMEN : Türk gibi, Türk adamı, Türk türünden kişi...Bu ad, özellikle Oğuz boyundan olan Türkleri anlatmak için, Arap ve İran tarihçileri tarafından kullanılan ve Farsça bir ek ile söylenen “Türkmenend” sözcüğünden kaynaklanıyorsa da, Türkçe’de “Men, Man” ekleri de varolduğundan, pek fazla bir anlam değişikliği olmuyor. Ancak, bu eklerle değerlendirildiğinde ise anlam biraz değişebiliyor ve Uz-man,koca-man, dil-men, vb. sözcükleri gibi mübalağa ve büyüklük ekleriyle,”
  1125. Büyük Türk, Ulu Türk” gibi bir anlama bürünüyor. Bazı Avrupalı bilim adamları da, Türk Kuman adlarının, karışımından oluşan ve öztürk anlamını içerdiğini söyler. ─ Babür Han dönemi beylerinden (Türkmen El Fetih)
  1126. TÜRKSAY : birl. Türk/Say
  1127. TÜRKSEN. Birl. Türk/Sen
  1128. TÜRKSOY : birl. Türk/Soy
  1129. TÜRKŞAD : birl. Türk/Şad ─ İstemi kağan’ın oğullarından
  1130. TÜRKTİGİN : birl. Türk/Tigin ─ Abbasi halifesinin, İdil Bulgarlarına yolladığı, İbn’i yönetimindeki heyetle bulunan Türk beyi
  1131. TÜRKÜ : Türk dilinde söylenen, melodi ─ Otmanlılar döneminde, kırsal alanlarda yaşayan ve Türkçeden başka bir dil konuşmayan topluluklar için kullanılmış bir sözcük
  1132. TÜRÜ : Dürülmüş, derli, toplu, düzenli
  1133. TÜRÜNG : Aktif, faal, çalışkan
  1134. TÜŞ : Düş, rüya
  1135. TÜŞTEMİZ : birl. Tüş/Temiz ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1136. TÜTSÜ : Güzel kokulu ot yakarak ortaya çıkarılan koku
  1137. TÜTSÜK : 1- Tütsü, tüten koku 2- Öfkeli, kinci, öç alıcı
  1138. TÜTÜK : 1- Güzel ve etkileyici koku, duman, tütme kokusu 2- Düdük, savaşlarda ve savaş talimlerin- de komut vermek için kullanılan düdük
  1139. TÜZ : Düz, düzen, kök, esas, kural, bütünlük, doğruluk, uyum, uyumluluk
  1140. TÜZAPA : birl. Tüz/Apa
  1141. TÜZE : 1- Düz, doğru, düzen, kural, uyum, ahenk 2- İdare, yönetim 3- Ulus, topluluk, halk 4- Uyum, uyumluluk, barış, uzlaşı 5- Kusursuzluk
  1142. TÜZBAY : birl. Tüz/bay
  1143. TÜZBAYKÜÇ : birl. Tüz/Bay/Güç ─ Bütün, hepsi, hepsini içine alan
  1144. TÜZEN : Düzen, uyum, kurallar bütünü
  1145. TÜZENKULU : birl. Tüzen/Kulu
  1146. TÜZLİ : Uyumlu, uygun, düzenli, idareci
  1147. TÜZLÜG : uyum, ahenk, geçim
  1148. TÜZÜK : (Düzük) 1- Düzen, düzülü, sıralı, düzenleme, düzenlenmiş, düzenli, 2- Özel durumlara göre biçimlenmiş kurallar bütünü
  1149. TÜZÜKERİ : birl. Tüzük/Eri
  1150. TÜZÜL : 1- Düzülü, sıralı, muntazam, disiplinli, hiyerarşik 2- Anlaşmış,anlaşmalı
  1151. TÜZÜM : Düzgünlük, sıra, dizgi
  1152. TÜZÜN : 1- Düzen, kural, teamül, gidişat 2- Öz, kök, soy, soylu, seçkin, egemen 3- Uysal, yumuşak huylu ve davranışlı ─ Abbasiler, (El Muktedi) dönemi, Türk asıllı vali ve komutan
  1153. TÜZÜNALP : birl. Tüzün/Alp
  1154. TÜZÜNBAY : birl. Tüzün/Bay
  1155. TÜZÜNBEGÜM : birl. Tüzün/Begüm
  1156. TÜZÜNBEK : birl. Tüzün/Bek ─ Hamdanoğulları beyliği, bey ve komutanlarından
  1157. TÜZÜNBİKE : birl. Tüzün/Bike
  1158. TÜZÜNBULAK : birl. Tüzün/Bulak ─ Uygur kağanlığı dönemi beylerinden
  1159. TÜZÜNER : birl. Tüzün/Er
  1160. TÜZÜNKUL : birl. Tüzün/Kul
  1161. TÜZÜNSELİG : birl. Tüzün/Selig
  1162. TÜZÜNTAY : birl. Tüzün/Tay
  1163. UBUT : Ar, edep, tevazu, alçak gönüllülük
  1164. UC : Uç, sınır
  1165. UCAS : İddia, bahis
  1166. UCUD : Yeryüzü, dünya
  1167. UCUN : Uçta, sınırda, kenarda, uçbeyi ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1168. UÇ : 1- Son, bitim, sınır, kıyı 2- Aşırılık, ekstrem 3- Herhangi bir nesnenin sivri kısmı 4- Ordu kanadı, kol, cenah
  1169. UÇA : 1- Koruma, himaye, arka 2- Uç, sınır, limit 3- Kendini aşmış, yüksek, ulu
  1170. UÇAHAN : birl. Uça/Han ─ Sibir hanlarından
  1171. UÇAR : 1- Haber, havadis 2- Kanıt, delil 3- Göğe yakın, Tanrıya yakın, dindar 4- Uçarı, vurdumduymaz
  1172. UÇARBEG : birl. Uçar/Bek
  1173. UÇARHAN : birl. Uçar/han
  1174. UÇARKAM : birl. Uçar/Kam ─ Göktürkler dönemi, bilginlerinden
  1175. UÇAY : birl. Uç/Ay
  1176. UÇBAY : birl. Uç/Bay
  1177. UÇBEY : birl. Uç/Bey ─ Sınır karakollarında görev yapan askeri birlik komutanı
  1178. UÇER : birl. Uç/Er
  1179. UÇGUN : 1- Kam, baksı, kendinden geçmiş, tıransa girmiş 2- Kıvılcım, şerere
  1180. UÇKAN : Uçan, uçucu
  1181. UÇKARA : birl. Uç/Kara ..Sırtı renkli, kanatları kara bir kuş türü
  1182. UÇKIR : birl. Uç/Kır
  1183. UÇKUN : Uçuk, kendinden geçmiş, ateşli, heyecanlı
  1184. UÇMAGAY : birl. Uçmağ/Ay
  1185. UÇMAĞ : (Uçmak) Cennet
  1186. UÇSIZ : Sınırsız, geniş, büyük, alabildiğine..
  1187. UÇUBEK : birl. Uçu/Bek
  1188. UÇUK : Uçmuş, kendinden geçen, mest olan kam, baksı
  1189. UÇUMAK : Uçmak, cennet
  1190. UÇUR : 1- Devir, dönem 2- Mürşid, şeyh
  1191. UÇURAN : Mürşid, şeyh, kam
  1192. UÇURUM : Son, uzak, uzak nokta, uçulan, uzaklaşılan, yüksek ve derin dağ yamacı, yar
  1193. UÇUZ : birl. Uç/Uz 1- Alçak gönüllü 2- Basit, kolay
  1194. UD : (Ut) 1- Arka, geri, ardından gitme, takip 2- karşılaşma, çatışma, yenme, utku 3- Uyuma, uyku ─ Türkmenlerin, Salur ve Yalvaç oymakları, dip dedelerinden
  1195. UDAR : 1- Takipçi, peşini bırakmayan, kovalayan 2- Yener, galip gelir
  1196. UDARSENGÜN : birl. Udar/Sengün ─ Bilge Kağan’ın bey ve komutanlarından
  1197. UDU : Uyku
  1198. UDUK : Uyanık, diri
  1199. UDUM : Ard arka, arkası sıra
  1200. UDUN : 1- Hüner, beceri 2- Sönmüş, sönük ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1201. UDUZ : 1- Mürşit, yol gösteren, ardından gidilen 2- Yollayan, sevk eden
  1202. UGAN : Kaadir, yaratan ve hükmeden, Ali, yüksek, kudretli ─ ..Çok eski dönemlerden beri, Tanrı ve Tanrı sıfatı olarak kullanılan bu sözcük, Türklerin ilk
  1203. Müslüman oldukları dönemlerde de, bir süre Tanrı adı olarak kullanılmıştır.
  1204. UGANAY : birl. Ugan/Ay
  1205. UGANBERDİ : birl. Ugan/Verdi ─ Babür Han dönemi amiral ve beylerinden
  1206. UGANBİGE : birl. Ugan/Bike
  1207. UGANER : birl. Ugan/Er
  1208. UGIN : Fikir, düşünce
  1209. UGIŞ : Zeka, üretkenlik
  1210. UGUZ : Kutlu, mübarek
  1211. UĞRAK : 1- başvurulan kişi, bilge ve deneyimli kişi 2- Savaşa giderken, Askerlerin, aile ya da eşyalarını topluca bıraktıkları yer 3- Uğranılan yer
  1212. UĞRAKALP : birl. Uğrak/Alp
  1213. UĞRAKBAY : birl. Uğrak/Bay
  1214. UĞRAŞ : 1- Düşünce, tasarı, iş, çaba, meslek 2- Mücadele, savaşım, savaş, Karşılaşma, karşı karşıya gelme
  1215. UĞRAŞI : Meslek, iş, çaba, savaşım, geçim
  1216. UĞRUK : Savaşa giderken, askerlerin eşyalarını bıraktıkları yer ─ Türkmenlerin, Çavdur oymağı, dip dedelerinden
  1217. UĞRUN : Yan bakış, gizlice bakış
  1218. UĞUR : 1- Baht, talih, iyilik, güzellik, kut, bolluk, bereket 2- Süre, zaman
  1219. UĞURAL : Uğurlu, kutlu, bahtı açık ─ Mısır-Türk kölemenleri devleri saray nazırlarından
  1220. UĞURAPA : birl. Uğur/Apa
  1221. UĞURAY : birl. Uğur/Ay
  1222. UĞURBAY. Birl. Uğur/Bay
  1223. UĞURBİL : birl. Uğur/Bil
  1224. UĞURÇAL : birl. Uğur/Çal (Sürmek, değdirmek) ─ Türkmenlerin, Yaymut oymağı, dip dedelerinden
  1225. UĞURKAN : birl. Uğur/Kan
  1226. UĞURKUL : birl. Uğur/Kul
  1227. UĞURLU : Kutlu, bereketli, talihli
  1228. UĞURSAY : birl. Uğur/Say
  1229. UĞURTAN : birl. Uğur/Tan
  1230. UĞURTAŞ : birl. Uğur/Taş
  1231. UĞURTAY : birl. Uğur/Tay
  1232. UĞUŞ : Akraba, hısım, kan bağıyla birbirine bağlı kişilerden her biri
  1233. UKANER : birl. Ugan/Er
  1234. UKUŞ : Zeka, akıl, yetenek
  1235. UL : 1- Temel, esas, kök, oluş, oluşum, doğuş 2- İşaret, nişan, iz
  1236. ULA : Temel, esas, esaslı
  1237. ULAÇ : 1- Ulaştıran, bağlayan, bağlayıcı 2- İsabet 3- Tim, takım, müfreze
  1238. ULAÇLI : Ulaştıran, ulak ─ Türkmenlerin, Karakalpak oymağı, dip dedelerinden
  1239. ULAĞ : 1- Soy, nesil 2- Maiyet, bütünlük 3- ulak, haberci 4- Bağ, zincir
  1240. ULAK : 1- Ulaştırıcı, ulaştıran, haberci, bağlantı sahibi
  1241. ULAKBAY : birl. Ulak/Bay
  1242. ULAKBAK : birl. Ulak/Bek ─ Kulagu Han’ın öteki adı
  1243. ULAKBUĞA : birl. Ulak/Boğa
  1244. ULAKÇI : Haberci, ulaştırıcı, bağlayıcı, bağlantı
  1245. ULAKÇIHAN : birl. Ulakçı/han ─ Altınordu hanlarından. Batu Han’ın torunu
  1246. ULAKKOCA : birl. Ulak/Koca
  1247. ULAM : 1- Eklenmiş, katılmış, tim, müfreze 2- Dizi, dizili, bağlı, dizgi 3- yetenek, yetenekli 4- Ululama, selamlama, temenna
  1248. ULAMBAY : birl. Ulam/Bay
  1249. ULAMBEK : birl. Ulam/Bek
  1250. ULAN : 1- Bağlayan, bağlayıcı, birleştirici, etkileyici 2- Ulu, ululanmış, saygıdeğer, söz dinleten 3- Taze, tazelik, gençlik, genç, cıvan
  1251. ULANBATUR : birl. Ulan/Batur Ünlü ve ulu kahraman
  1252. ULANBAY : birl. Ulan/Bay
  1253. ULANDI : Ululandı, kutsandı, kutlu
  1254. ULANMIŞ : Ulu, kutsal, mübarek, saygıdeğer
  1255. ULAR : 1- Bağlayan, birleştiren, birleştirici 2- Erkek keklik
  1256. ULAŞ : 1- Ululuk, ululaşma, yücelik 2- Oluş, temel, kök, soy, soyluluk 3- yetişme, kavuşma
  1257. Ulaşılacak olan, bağlanılacak olan, ülkü, ideal 4- uluyuş, kurt gibi uluma 5- Savaş uranı, savaş narası 6- Kent, kent arazisi 7- İsabet ─ Türk mitolojisinde, Dip Yabgu han’ın ve oğlunun vezirliğini yapmış bilge kişi
  1258. ULAŞALP : birl. Ulaş/Alp ─ Salçuklular dönemi, bey ve komutanlarından
  1259. ULAŞBAY : birl. Ulaş/Bay
  1260. ULAŞBEĞ : birl. Ulaş/Beğ ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir Oğuz beyi. Salur Kazan’ın babası
  1261. ULAŞHAN : birl. Ulaş/han
  1262. ULAŞKAN : birl. Ulaş/kan
  1263. ULAŞBÖRİ. Birl. Ulaş/Böri
  1264. ULAŞBUĞA : birl. Ulaş/Boğa
  1265. ULAŞLU : 1- Amaçlı, idealist, ne istediğini bilen 2- Ulaşıcı, bağlayıcı, birleştirici 3- Kentli, zengin, varlıklı
  1266. ULAŞTAN : birl. Ulaş/Tan
  1267. ULAT : Bağlayıcı, birleştirici
  1268. ULAY : birl. Ul/Ay
  1269. ULCA : 1- Ezeli, eskiden beri var olan 2- Pay, ganimet, savaş ganimeti
  1270. ULCAŞ : 1- Tazim, ululama, büyükleme 2- Bölüşüm, paylaşım, ganimet
  1271. ULCAŞBAY : birl. Ulcaş/Bay
  1272. ULCAŞBEK : birl. Ulcaş/Bek
  1273. ULDIZ : Yıldız ─ Batı Hunları hanlarından
  1274. ULIÇ : Yavru, yaren, sevilen ve korunan
  1275. ULIÇIM : Yavru, yavrucak
  1276. ULIG : Uluma, yakınma, sızlanma
  1277. ULIŞ : Uluyuş, kurt gibi ulayış
  1278. ULU : (Ulug, Uluğ) Yüce, yüksek, mübarek
  1279. ULUAY : birl. Ulu/Ay
  1280. ULUCA : 1- Ululuğa yakın, saygıdeğer, hürmetli 2- Üst düzey yönetici, erk sahibi
  1281. ULUÇ : 1- Temel, esas, oluş, ulaş 2- Bağ, bağlantı, ilişki 3- Uluyuş, uluma ─ Salçuklular dönemi, bey ve komutanlarından
  1282. ULUÇAY : birl. Ulu/Çay
  1283. ULUGAY : birl. Uluğ/Ay
  1284. ULUĞ : Ulu, yüce, mübarek
  1285. ULUĞ CUCİ : birl. Uluğ/Cuci ─ Çengiz Kaan’ın kamı, falcısı ve danışmanı. ( Bazı tarihçiler bu kişinin, “Çengiz Yasaları”nın hazırlanmasına ön ayak olduğunu, Çengiz’e, “Türk Birliği” fikrini verip bunu aşılayan kişi olduğunu yazarlar...)
  1286. ULUĞALP : birl. Ulu/Alp
  1287. ULUĞAYGUÇİ : birl. Ulu/Ayguçi ─ Göktürkler ve özellikle Uygurlar döneminde başbakan ( sadrazam, baş vezir) ünvanı olarak kullanılmıştır.
  1288. ULUĞBATU : birl. Ulu/Batu
  1289. ULUBAY : birl. Ulu/Bay
  1290. ULUĞBEGÜM : birl. Ulu/Begüm
  1291. ULUĞBEY : birl. Ulu/Bey ─ Timuroğulları devleti hanlarından. Timur Kürkan Han’ın torunlarından ve dünyaca ünlü gökbilimci, astrolog ( kendi adına yaptırdığı, gözlem evi (Rasathane) bugün dahi kullanılmaktadır.)
  1292. ULUĞBİGE : birl. Ulu/Bike
  1293. ULUĞBİLGE : birl. Ulu/Bilge
  1294. ULUĞBİTİG : birl. Ulu/Bitig
  1295. ULUĞER : birl. Ulu/Er
  1296. ULUĞERK : birl. Ulu/Erk
  1297. ULUĞERKİN : birl. Ulu/Erkin ─ Uygurların, Yir Bayırku oymağı, dip dedelerinden
  1298. ULUĞHAN : birl. Ulu/han
  1299. ULUĞKAN : birl. Ulu/Kan
  1300. ULUĞKUTLUBİLGEKAĞAN : ─ Uygur kağanlarından
  1301. ULUĞKÜN : birl. Ulu/Gün
  1302. ULUĞNOYAN : birl. Ulu/Noyan ─ Çengiz Kaan döneminde “Başkomutanlık” sıfatı olarak kullanılan bir unvan
  1303. ULUĞŞAD : birl. Ulu/Şad ─ İstemi Kağan’ın oğullarından
  1304. ULUĞTAN : birl. Ulu/Tan
  1305. ULUĞTARKAN : birl. Ulu/Tarkan ─ Göktürkler, (kara Kağan) dönemi, vezir ve danışmanlarından
  1306. ULUĞTAY : birl. Ulu/Tay
  1307. ULUĞTİMUR : birl. Ulu/Timur
  1308. ULUĞTUĞ : birl. Ulu/Tuğ
  1309. ULUĞTÜRK : birl. Ulu/Türk ─ Oğuznamede Oğuz Kağan’ın vezirlerinden
  1310. ULUĞTÜRKAN : birl. Ulu/Terken
  1311. ULUĞYÜZ : birl. Ulu/Yüz ─ Kazakların, üç ana boyundan biri
  1312. ULUKOYUN : birl. Ulu/Koyun ─ Yakut destanlarında adı geçen “Ateş Tanrısı”
  1313. ULUKUL : birl. Ulu/Kul
  1314. ULUKULİ : birl. Ulu/Kuli
  1315. ULULA : Yücelt, yükselt, mübarek kıl
  1316. ULUM : Debdebe, şaşa, gösteriş
  1317. ULUN : (Ulan, İlun) Ulu, ululanmış
  1318. ULUNYEGE : birl. Ulun/Yeke Sözü dinlenen, saygı duyulan, bilgi ve deneyimine başvurulan hanım ─ Çengiz Kaan’ın anası
  1319. ULUOBA : birl. Ulu/Oba
  1320. ULURAK : Ulu, kebir, en büyük
  1321. ULUS : 1- Ul (Temel, kök, esas) dan...Ul/Uz 2- Ülüş, bölüm, kesim, topluluk...dan boy, halk, millet, budun (Uygurlarda) 3- Sürü, geniş, büyük sürü (Moğollarda) 4- Aynı merkeze, ya da devlete bağlı, yurttaş topluluğu (Türkiye’de) 5- Türkçe’yi, sonradan öğrenerek, Türklerin arasına karışmış, zamanla
  1322. Türkleşmiş, halk, ya da kişi (Göktürklerde) ─ Ünlü bilgin, Ali Şir Nevai’nin babası
  1323. ULUSU : birl. Ulu/Su
  1324. ULUŞ : Pay, bölüm
  1325. ULUTAN : birl. Ulu/Tan
  1326. ULUTARHAN : birl. Ulu/tarhan ─ Abbasiler dönemi, Mısır valisi
  1327. ULUTAŞ. Birl. Ulu/Taş ─ Öteki adı da, Kür Han olan bu kişi, Karakıtaylar devletinin kurucusu ve ilk hanı olup, “Türkçülük” düşüncesinin, o dönem koşullarına göre değerlendirildiğinde, ilk fikir babası sayılır.
  1328. ULUTAY : birl. Ulu/Tay
  1329. ULUTOY : birl. Ulu/Toy
  1330. ULUTOYUN : birl. Ulu/Toyun ─ Yakut destanlarında, kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen Tanrı
  1331. ULUYÜZ : birl. Ulu/Yüz ─ Üç ana kazak boyundan biri
  1332. UMAK : Irk, soy, kemik
  1333. UMAN : Umutlu, bekleyen
  1334. UMANÇ : 1- Umutluluk 2- İntizar
  1335. UMAR : Umutlu
  1336. UMARBAY : birl. Umar/bay
  1337. UMARHAN : birl. Umar/Han ─ Tuna Bulgarları hanlarından
  1338. UMARKAN : birl. Umar/Kan
  1339. UMAY : Koruyucu, şefkatli, iyiliksever ─ Eski dönem, Tanrıçalarından ( Halen, Altay ve tüm Kuzey Türkleri arasında çocukları sevip, koruduğuna inanılır)
  1340. UMDI : Arzu, beklenti
  1341. UMDU : Ümit, ümitli
  1342. UMUCA : Umutlu bekleyiş
  1343. UMUÇ : Rica, yakarış, beklenti
  1344. UMUG : 1- Ümit, destek, dayanak 2- Sığınma, iltica
  1345. UMUNÇ : Rica, beklenti
  1346. UMUR : Umar, ümitli ─ Aydınoğulları dönemi beylerinden (Umur Bey)
  1347. UMUŞ : Beklenti
  1348. UMUT : Umuş, ümit, beklenti
  1349. UNAT : Doğru, yerinde, uygun, olgun, yeterli
  1350. UNGAN : (Ungan) 1- Bağlı, bağımlı 2- Bahtiyar, doğru yolda olan
  1351. UR : 1- Uğur, baht, mutluluk 2- Vur, vurmak, darbe
  1352. URAGUT : Dişi, üretken, tohum, tohumluk
  1353. URAK : Orak, doğrayıcı, biçici ─ Altınordu hanlarından, Al Çığır’ın oğlu
  1354. URAL : 1- Vur 2- Or-Al
  1355. URAN : 1- Savaş narası, nara 2- Vuran, vurma eyleminde bulunan, döven 3- parola ─ Başkurtları, oymak beylerinden
  1356. URANALP : birl. Uran/Alp
  1357. URANBAY : birl. Uran/Bay
  1358. URANBEK : birl. Uran/Bek
  1359. URANHAN : birl. Uran/han
  1360. URANKAN : birl. Uran/Kan
  1361. URANKILIÇ : birl. Uran/Kılış
  1362. URANKUL. Birl. Uran/Kul
  1363. URANKULU : birl. Uran/Kuli
  1364. URAS : 1-Kut, baht, mutluluk 2- Ateş bakışlı
  1365. URAZ : Uras, kut, baht ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  1366. URAZKUL : birl. Uraz/Kul
  1367. URAZLI : Mutlu, bahtiyar
  1368. URBALA : birl. Ur/Bala
  1369. URBERK : birl. Ur/Beğ
  1370. URGU : (Urku) ─ Kırgızların, İçgilik oymağı, dip dedelerinden
  1371. URKAN : birl. Ur/Kan
  1372. URKU : Uğur, baht, talih
  1373. URKUTİGİN : birl. Urku/Tigin ─ Göktürkler dönemi prenslerinden. Kürşad’ın yeğeni, Tulu Han’ın oğlu
  1374. URPAK : (Urpağ) 1- Evlat, uşak 2- Kibar, nazik
  1375. URTEKİN : birl. Ur/tekin ─ Altay destanlarında adı geçen bir bey
  1376. URTİMUR : birl. Ur/Timur ─ Cuci Han’ın torunlarından
  1377. URUĞ : (Uruk)
  1378. URUK : 1- Boy, ok, ulus 2- Vuruk, vurgun
  1379. URUKALP : birl. Uruk/Alp
  1380. URUKAY : birl. Uruk/ay
  1381. URUKBAY : birl. Uruk/Bay
  1382. URUKBİGE : birl. Uruk/Bike
  1383. URUKER : birl. Uruk/Er
  1384. URUL : 1- Tür, cins 2- Örs
  1385. URULU : Cins, soylu
  1386. URUM : 1- Şeref, onur, haysiyet 2- Meleke, beceri, yatkınlık
  1387. URUMDAY : Panzehir ve tedavi için kullanılan bir taş
  1388. URUN : 1- Orun, şeref, itibar 2- Miktar, adet
  1389. URUNÇA : 1- Şerefli, onurlu 2- Emanet, rehin
  1390. URUNGU : 1- Şeref, onur, haysiyet, onurlu davranış 2- Eğitim ve talim kılıcı
  1391. URUNGUŞAD : birl. Urungu/Şad ─ Göktürk prenslerinden. Kürşad’ın oğlu
  1392. URUNKOCA : birl. Urun/Koca ─ Tuman Han’ın torunlarından
  1393. URUS : 1- Orus, uras, uraz) 2- Uruş, kırış, savaş ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu ve Aday oymakları, dip dedelerinden
  1394. URUSİNAL : birl. Urus/İnal ─ Kırgız, oymak beylerinden
  1395. URUSHAN : birl. Urus/han ─ 1- Oğuznamede Yafes’in oğullarından. Türk’ün kardeşlerinden 2- Kıpçak hanlarından.
  1396. Cuci Han’ın torunu
  1397. URUSKUŞ : birl. Urus/Kuş ─ Türkmenlerin, Yaymut ve Bayramşahlı oymakları, dip dedelerinden
  1398. URUŞ : Vuruş, döğüş, kırış, savaş
  1399. URUŞALP : birl. Uruş/Alp
  1400. URUŞBAY : birl. Uruş/Bay
  1401. URUŞBEK : birl. Uruş/Bek
  1402. URUŞHAN : birl. Uruş/Han
  1403. URUŞKAN : Savaşçı, cengaver
  1404. URUT : 1- Aşama, merhale 2- Amaç, maksat, hedef
  1405. URUZ : 1- Uraz, uras 2-Vuruş, döğüş ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey. Kazan Beğ’in oğlu, Basat’ ın babası
  1406. US : Öz, töz, yeti, anlayış gücü, akıl, zeka, uzluk
  1407. USAL : birl. Us/Al
  1408. USALDI : birl. Us/Aldı
  1409. USALMIŞ : birl. Us/Almış
  1410. USAN : Uslu, akıllı, usta, uzman
  1411. USANAR : birl. Us/Anar
  1412. USANBAY : birl. Usan/Bay
  1413. USARI : birl. Us/Arı
  1414. USARIK : birl. Us/Arık
  1415. USBAY : birl. Us/Bay
  1416. USBEK : birl. Us/Bek
  1417. USBOL : birl. Us/Bol ..Dahi, üstün zekalı
  1418. USER : birl. Us/Er
  1419. USERBAY : birl. Us/Erbay
  1420. USLU : Akıllı, uzman, üstad
  1421. USLUAY : birl. Uslu/Ay
  1422. USLUGÜN : birl. Uslu/Gün
  1423. USLUĞ : (Uslu)
  1424. USLUHAN : birl. Uslu/Han
  1425. USLUM : Becerikli, mahir
  1426. USLUY : Deneyimli, tecrübeli
  1427. USUK : Uslu, akıllı, zeki
  1428. USUN : 1- Uzun, uzman, derin, engin, deneyimli 2- Gerçek, sahih
  1429. USUNUZLUĞ : birl. Usun/Uzluk ─ karahanlılar dönemi, vezirlerinden
  1430. USUNBAY : birl. Usun/Bay
  1431. USUNBEKİ : birl. Usun/Beki ─ Çengiz Kaan dönemi (Kökçü’den sonraki) başşamanı
  1432. USUNBİGE : birl. Usun/Bike
  1433. USUNER : birl. Usun/Er
  1434. USUNKOCA : birl. Usun/Koca
  1435. UŞAK : Çocuk, genç, taze, ufaklık, (..Uş kökünden, dağılma, parçalanma, ufalanma, Farsçadaki Uşşak ile yalnızca ad benzerliği var. Anlamlar farklı. Farsçadaki, Hizmetçi, müstahden..)
  1436. UŞUN : (Usun)
  1437. UŞUNKOCA : (Usun Koca) ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1438. UTA : 1- Tedavi, onarım, tamir, iyileştirme 2- Zafer, galibiyet
  1439. UTABAY : birl. Uta/Bay
  1440. UTACI : Doktor, eczacı, iyileştirici
  1441. UTAMAN : 1- Utkan, galip, muzaffer 2- Eczacı, doktor 3- Edeoli, mahçup, sıkılgan
  1442. UTAN : 1- Galip, muzaffer 2- Utanma, ar, mahçubiyet
  1443. UTANGAN : Utangaç, mahçup, kendi kendini sıkan
  1444. UTAR : 1- Yener, utkan, galip 2- İyileştirici 3- Kovalayan, takip eden ─ Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  1445. UTAŞ. 1- Yardım, imdat 2- Galibiyet, zafer, utku 3- Takip, kovalamaca ─ karahanlılar dönemi, bey ve komutanlarından
  1446. UTGUÇU : Galip, muzaffer
  1447. UTKU : Zafer, galibiyet, yenme, üstün gelme, güçlüklerden sonra ulaşılan mutlu son
  1448. UTLU : 1- Galip, muzaffer 2- Sıkılgan, mahçup
  1449. UTUGLU : Galip, muzaffer
  1450. UTUŞ : Yenme, galibiyet, zafer
  1451. UTUZ : birl. Ut/uz
  1452. UVUT : Utanma duygusu, edep, ar
  1453. UYAN : 1- Dikkat, itina, dikkatlilik, tedbir 2- İman, inanç
  1454. UYANIK : Dikkatli, tedbirli
  1455. UYAR : Uyumlu, uygun
  1456. UYAV : Uyanık, fatin, ferasetli
  1457. UYDAÇI : Mürşid, yol gösteren, öğretmen
  1458. UYGAN : 1- Uyumlu, geçimli, uysal 2- Bağlı, tabi, muti
  1459. UYGANBAY : birl. Uygan/Bay
  1460. UYGANBEK : birl. Uygan/Bek
  1461. UYGAR : (Uygur) çağdaş, uyumlu, uygun, uyarlı, medeni
  1462. UYGU : Ahenk, uyum
  1463. UYGUL : Uyumlu
  1464. UYGUN : 1- Yakışıklı, güzel, elverişli 2- Geçimli, dirlikçi, imtizaçlı
  1465. UYGUR : (uygar) ─ Türk boyları içinde, bu günkü anlamda bir kentleşmeye ilk başlayan Türk boyu. Kağıdı, akapunkturu, matbaayı, tekstil sanayiini ve daha birçok buluşu gerçekleştiren Türk boyu
  1466. UYGURALP : birl. Uygur/Alp
  1467. UYGURBAY : birl. Uygur/Bay
  1468. UYGUT : Uyumlu, ahenkli, uygar
  1469. UYGUTALP : birl. Uygut/Alp ─ Otmanlıların ilk dönem bey ve komutanlarından
  1470. UYLAŞ : 1- Uyum, geçim, dirlik, düzen 2- Fikir, düşünce, tefekkür
  1471. UYLAŞI : Uyum, geçim, barış
  1472. UYSAL : uyumlu, efendi,yumuşak başlı, halim, selim
  1473. UYTUN : Kutlu, mübarek
  1474. UYTUNALP : birl. Uytun/Alp
  1475. UYTUNAY. Birl. Uytun/Ay
  1476. UYTUNBAY : birl. Uytun/bay
  1477. UYTUNBÖRİ : birl. Uytun/Böri
  1478. UYUM : Uygunluk, denklik, ahenk, armoni
  1479. UZ : Us, öz, erk, yetme, beceri, başarı, açılma, uzama, genişleme, açılım, yayılım
  1480. UZA : 1- uzay, genişlik, uzunlık, yaygınlık 2- Eski, eskiye dayalı, kadim, mazi 3- Geçiş, geçit
  1481. UZAK. 1- Uzman, usta, sanatkar 2- Güçlü, egemen, başarılı
  1482. UZAKBAY : birl. Uzak/Bay
  1483. UZAM : Uzlanmış, ustalaşmış, usta
  1484. UZAMIŞKAĞAN : birl. Uzamış/Kağan ─ Göktürk Kağanlarından
  1485. UZAN : Uzman, usta, akıllı, bilgili, sanatçı, pir
  1486. UZAY : Feza, gök boşluğu, uzamış, genişlemiş, geniş
  1487. UZBEGÜM : birl. Uz/Begüm
  1488. UZBEK : birl. Uz/Bek
  1489. UZBEY : birl. Uz/bey
  1490. UZBİGE : birl. Uz/Bike
  1491. UZDU : Ezeli, çok eski, kadim
  1492. UZEL : birl. Uz/El Usta, maharetli, becerikli, sanat erbabı
  1493. UZELLİ : Usta, maharetli, elinden iş gelen
  1494. UZER : birl. Uz/Er
  1495. UZERK : birl. Uz/Erk
  1496. UZHAN : birl. Uz/Han ─ Oğuznamede, Moğol Han’ın dört oğlundan biri
  1497. UZİL : birl. Uz/İl
  1498. UZKAN : birl. Uz/Kan
  1499. UZHATUN : birl. Uz/Hatun
  1500. UZKUL : birl. Uz/Kul
  1501. UZKULİ : birl. Uz/Kuli
  1502. UZLUK : İhtisas, uzmanlık ─ Kumanlar dönemi beylerinden
  1503. UZMA : Kalifiye, uzman, pir
  1504. UZMAN : Usta, pir, otorite
  1505. UZTİMUR : birl. Uz/Timur ─ Batu Han’ın torunlarından
  1506. UZUG : Uyanık, dikkatli, müteyakkız
  1507. UZUN : (Usun) 1- Uzman, pir, becerikli, iş bitirici 2- yaygın, geniş 3- kalıcı, daimi ─ Karakoyunlular devleti hanlarından. Uzun Hasan
  1508. UZUNAY : birl. Uzun/Ay ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1509. UZUNBAY : birl. Uzun/Bay
  1510. UZUNER : birl. Uzun/Er
  1511. UZUNERK : birl. Uzun/Erk
  1512. UZUNGÜN : birl. Uzun/Gün
  1513. UZUNTAY. Birl. Uzun/Tay
  1514. UZUNTÖR : birl. Uzun/Tör
  1515. ÜÇ : Üç sayısı. (Türklerin, dokuz, kırk gibi, uğurlu saydığı sayılardan)
  1516. ÜÇAY : birl. Üç/Ay
  1517. ÜÇBAY : birl. Üç/Bay
  1518. ÜÇİL : birl. Üç/İl ─ Sarı Türgişler devleti hanlarından
  1519. ÜÇKÜN : birl. Üç/Gün
  1520. ÜÇOĞUL : birl. Üç/Oğul ..Üçüncü oğul ─ Göktürkler dönemi, beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  1521. ÜÇOĞUZ : birl. Üç/Oğuz
  1522. ÜÇOK : birl. Üç/Ok ─ Oğuz boylarından
  1523. ÜÇTAMGA : birl. Üç/Tamga ─ Kırgızların, Togay ve Girik oymakları, dip dedelerinden
  1524. ÜÇTUĞ : birl. Üç/Tuğ
  1525. ÜÇURUK : birl. Üç/Uruk ─ Özbek oymak beylerinden. Özbek oymaklarından
  1526. ÜGE : (Üyge) Ünlü, meşhur
  1527. ÜGİT : Öğüt, nasihat, propaganda, ajitasyon
  1528. ÜĞDÜL : Bahşiş, ihsan
  1529. ÜKELGE : Armağan, bahşiş
  1530. ÜLEGÜ : Bölüm, kısım, pay
  1531. ÜLEŞÜR : Bölüşüm, paylaşım, paylaşımcı
  1532. ÜLGEN : 1- Ulu, kebir 2- İri, büyük, heybetli, geniş ─ Eski dönem Tanrılarından ( Türk mitolojisinde İyilik Tanrısı)
  1533. ÜLGİ : Örnek, numune
  1534. ÜLGÜDÜR : Örnek, numune
  1535. ÜLGÜT : Örnek, numune
  1536. ÜLKE : Bölüm, parça, toprak, diyar, memleket, vatan, yurt
  1537. ÜLKEM : Ülke, memleket sevgisi
  1538. ÜLKEN : (Ülgen)
  1539. ÜLKER : 1- yıldızlar topluluğu, yıldız kümesi 2- Yedi kardeşler de denen bir yıldız grubu 3- Kadife, peşgir,gibi dokumaların üzerindeki, ince tüy, hav
  1540. ÜLKER ÇERİĞ : Savaş hilesi, savaş taktiği
  1541. ÜLKÜ : 1- İdeal, hedef, olacağına inanılan..”Olan, değil, olması gereken..” 2- Prensip, adet, düstur 10- Üleşme, bölüşme, pay, pay ortaklığı
  1542. ÜLKÜCÜ : Ülkü sahibi, olması gerekeni düşünen
  1543. ÜLKÜDAŞ : Aynı ülküyü benimseyen ve aynı ülküyü paylaşan kimse
  1544. ÜLKÜER : birl. Ülkü/Er
  1545. ÜLKÜM : Ülkü sevgisi
  1546. ÜLKÜSAY. Birl. Ülkü/Say
  1547. ÜLÜGLÜ : Talihli, kısmetli,bahtı açık
  1548. ÜLÜK : (ülüg) Kısmet, nasip, pay
  1549. ÜLÜKBULMUŞ : birl. Ülük/Bulmuş ─ Uygur kağanlarının ünvanlarından
  1550. ÜLÜŞ : 1- Bölüş, bölüm, bölünen, pay 2- Konuk payı, komşu payı, ailenin ihtiyaçları dışında, konuk- komşu için ayrılan ve saklanan pay
  1551. ÜMİT : Umut ( Türkçeden Farsçaya geçen bir sözcük)
  1552. ÜN : 1- Ses, seda 2- Şöhret, nam
  1553. ÜNAL : 1- Ün/Al 2- İnal (Han soyundan gelen, soylu ve imtiyazlı bey)
  1554. ÜNALDI : birl. Ün/Aldı Ünlü, meşhur
  1555. ÜNALP : birl. Ün/Alp
  1556. ÜNALTİGİN. Birl. Ünal/Tigin
  1557. ÜNAY : birl. Ün/Ay
  1558. ÜNBAY : birl. Ün/Bay
  1559. ÜNDEV : Namlı, meşhur
  1560. ÜNER : birl. Ün/Er ─ Salçuklular (Berk Yaruk han) dönemi bey ve komutanlarından
  1561. ÜNERBAY : birl. Üner/Bay
  1562. ÜNERSAL : birl. Üner/Sal
  1563. ÜNGELDİ : birl. Ün/Geldi
  1564. ÜNKUL : birl. Ün/Kul
  1565. ÜNKULİ : birl. Ün/Kuli
  1566. ÜNLÜ : 1- Meşhur, namlı, tanınmış 2- Gür sesli, sesini duyuran
  1567. ÜNLÜER : birl. Ünlü/Er
  1568. ÜNLÜSOY : birl. Ünlü/Soy
  1569. ÜNSAL : birl. Ün/Sal (Salmak..dan)
  1570. ÜNSALDI : birl. Ün/Saldı
  1571. ÜNSALMIŞ : birl. Ün/Salmış
  1572. ÜNSAY : birl. Ün/Say
  1573. ÜNSEV : birl. Ün/Sev
  1574. ÜNSOY : birl. Ün/Soy
  1575. ÜNÜBOL : birl. Ünü/Bol
  1576. ÜNVERDİ : birl. Ün/Verdi
  1577. ÜREGEN : Bereketli, münbit
  1578. ÜREGİR : Bolluk, bereket, üretkenlik ─ Oğuz boylarından
  1579. ÜREK : Yürek, kalp
  1580. ÜREKALP : birl. Ürek/Alp
  1581. ÜREKAY : birl. Ürek/Ay
  1582. ÜREKBAY : birl. Ürek/Bay
  1583. ÜREKBEK : birl. Ürek/bek
  1584. ÜREKLÜ : Cesur, yiğit
  1585. ÜRENTUYUN : birl. Üren/Tuyun ─ Eski dönem, Yakut Tanrı adlarından
  1586. ÜRGAN : Kıvılcım, şerare
  1587. ÜRGÜÇ : Körük, demirci körüğü
  1588. ÜRK : Dehşeh, korku, çekince
  1589. ÜRKMEZ : Cesur, korkusuz
  1590. ÜRKMEZHAN : birl. Ürkmez/Han
  1591. ÜRKMEZKAN : birl. Ürkmez/Kan
  1592. ÜRKÜT : Ürkütücü, dehşet verici
  1593. ÜRÜK : Süregen, daimi
  1594. ÜRÜN : Döl, verim, ekin, üremiş, üretilmiş olan
  1595. ÜRÜNDÜK : Verimli, seçkin, güzide
  1596. ÜRÜNDÜL : Seçkin, güzide
  1597. ÜRÜNG : 1- Maneviyat, manevi güç, 2- Temiz, pak, pakize
  1598. ÜRÜNGAY : birl. Ürüng/Ay ─ Uygur kağanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  1599. ÜSTBUĞA : birl. Üst/Boğa (Üstebuğa) ─ Çağatay hanlarından
  1600. ÜSTE : Galip, faik
  1601. ÜSTEK : Üstün, galip, faik
  1602. ÜSTER : birl. Üst/Er
  1603. ÜSTÜN : Üstte olan, galip, faik, muzaffer
  1604. ÜSTÜNALP : birl. Üstün/Alp
  1605. ÜSTÜNAY : birl. Üstün/Ay
  1606. ÜSTÜNBAY : birl. Üstün/bay
  1607. ÜSTÜNBEK : birl. Üstün/Bek
  1608. ÜSTÜNER : birl. Üstün/Er
  1609. ÜSTÜNGÜ : Üstün gelme, üste çıkma, mertebe atlama, derece
  1610. ÜSTÜNKOCA : birl. Üstün/Koca ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1611. ÜSTÜNSAY : birl. Üstün/say
  1612. ÜSTÜNSOY : birl. Üstün/Soy
  1613. ÜTEBAY : birl. Üte/Bay (Ötebay) ─ Kırgızların, Argın oymağı, dip dedelerinden
  1614. ÜTGÜR : Hızlı, seri, çabuk
  1615. ÜYEN : 1- İlkeli, özüne bağlı 2- İyilik sever, temiz yürekli
  1616. ÜYGE : İyi, yararlı, zararsız
  1617. ÜYGEBİGE : birl. Üygen/Bike
  1618. ÜYGEN : İyilik dolu, temiz kalpli
  1619. ÜYGENARIK : birl. Üygen/Arık ─ Altay, Tuva, Sogay destanlarında adı geçen bir Tanrıça
  1620. ÜYGENBEGÜM : birl. Üygen/Begüm
  1621. ÜZBE : Üzgün, kızgın, dargın, darlanmış, mahzun, sıkıntılı
  1622. ÜZLÜNÇÜĞ : Olağanüstü, fevkalade
  1623. ÜZÜT : Can, ruh, öz, tin
  1624. VAR : (Bar) Oluş, ortaya çıkış, doğuş
  1625. VARAK : Menzil, varılacak yer
  1626. VARAN : 1- Varlıklı, zengin 2- Sonuca ulaşan, eren
  1627. VARGI : 1- Varılan yer, sonuç 2- mal, mülk
  1628. VARHAN : birl. Var/han ─ 1- Doğu Hun devleti hanlarından 2- Çengiz kaan dönemi, Kerayet hanlarından
  1629. VARIM : 1- Servet, mal, mülk 2- Evlilik çağına gelmiş kız
  1630. VARIMLU : Evlilik çağına girmiş kız
  1631. VARIŞ : Menzil, varılacak yer
  1632. VARIŞLI : Menzil
  1633. VARLIG : (Varlık) 1- Mevcudiyet, var olma hali 2- Varlık, servet, zenginlik, bütünlük 3- Evren, kainat
  1634. VAROĞUL : birl. Var/Oğul
  1635. VAROL : birl. Var/Ol Uzun ömür dileği
  1636. VERDİ : Cömert, eli açık, bağışlayıcı, ihsanda bulunan
  1637. VERDİ HAN : birl. Verdi/Han ─ Altınordu devleti, hanlarından
  1638. VERGİ : (Bergi, birgü) 1- Huy, tabiat, yaratılış, aitlik, özellik 2- Haraç, nusum, verilen, ödenen nesne
  1639. VERİM : Veriş, verme, bolluk, bereket
  1640. VURAL : birl. Vur/Al (Almak..dan)
  1641. VURGUN : 1- Vurulmuş, aşık 2- Baskın, ırgalama, yağmalama
  1642. VURGUNALP : birl. Vurgun/Alp
  1643. VURGUNAY : birl. Vurgun/Ay
  1644. VURGUNER : birl. Vurgun/Er
  1645. VURSAY : birl. Vur/Say
  1646. VURTUT : birl. Vur/Tut (Tutmak..dan)
  1647. VURUŞ : Savaş, döğüş, kırış
  1648. YABA : (Yapa, yapu) 1- Yapı, oluşum 2- Alet, edevat ─ Özbeklerin, Üç Uruğ oymağı, dip dedelerinden
  1649. YABAGU : Yabgu, genel vali
  1650. YABALAK : (Yablak) Dayanıklı, metin, mütehammil
  1651. YABAN : 1- Yabancı, yabani, vahşi 2- Yapan, yapıcı
  1652. YABASU : birl. Yaba/Su
  1653. YABAY : Yapay, yapan, yapıcı, yapılmış
  1654. YABGU : 1- Üst düzey yönetici, genel vali 2- Merkeze bağlı, özerk, bölge yöneticisi ─ Göktürkler döneminde kullanılan ünvanlardan
  1655. YABGUKAĞAN : birl. Yabgu/Kağan ─ Batı Göktürkleri, kağanlarından
  1656. YABIR : 1- Yapıcı, pozitif kişilikli, aktif, çalışkan 2- Güreşçi, döğüşçü ─ Altay Türkleri, Tuva oymağı, dip dedelerinden
  1657. YABIRAY : birl. Yabır/Ay
  1658. YABIT : Yapı, yapıt, eser, mamulat
  1659. YABLAK HAN : birl. (Yabalak Han) Yablak/Han ─ Sibir Hanlarından
  1660. YAD : Yabancı, el, değişik, farklı
  1661. YADA : 1- Yabancı, yabancılık 2- Büyü, sihir, büyü yapmada kullanılan bir taş
  1662. YADABÖRİ : birl. Yada/Böri
  1663. YADAÇI : Yaya, piyade
  1664. YADAĞ : (yadağ) ─ Altay Türkleri, Kişiler oymağı, dip dedelerinden
  1665. YADAKUL : birl. Yada/Kul
  1666. YADASAY : birl. Yada/Say
  1667. YADEL : birl. Yad/Er Gurbet, yabancı memleket
  1668. YADOBA : birl. Yad/Oba
  1669. YADU : Yadçı, yad edici
  1670. YAGLA : Talan, yağma
  1671. YAĞADUR : Yağış, yağmur, bolluk, bereket
  1672. YAĞAN : (Yagan, yakan) 1- Ucu ateşli ok 2- Yağmur 3- Gökten inen nur 4- Yakın, yar, canan
  1673. YAĞANALP : birl. Yağan/Alp
  1674. YAĞANAY : birl. Yağan/Ay
  1675. YAĞANBAY : birl. Yağan/Bay
  1676. YAĞANBEK : birl. Yağan/Bek
  1677. YAĞANBORA : birl. Yağan/Bora
  1678. YAĞANBUKA : birl. Yağan/Boğa
  1679. YAĞANER : birl. Yağan/Er
  1680. YAĞANHAN : birl. Yağan/Han
  1681. YAĞANKUL : birl. Yağan/Kul
  1682. YAĞANKULU : birl. Yağan/Kulu
  1683. YAĞANTAY : birl. Yağan/Tay
  1684. YAĞANTEKİN : birl. Yağan/Tekin
  1685. YAĞANTİGİN : birl. Yağan/Tigin
  1686. YAĞANTİMUR : birl. Yağan/Timur
  1687. YAĞDI : Yağmur, yağan
  1688. YAĞDIALP : birl. Yağdı/Alp
  1689. YAĞDIBAY : birl. Yağdı/Bay
  1690. YAĞDIBEK : birl. Yağdı/Bek
  1691. YAĞDIKAR : birl. Yağdı/Kar (kar yağarken doğan)
  1692. YAĞDIKAR HAN : birl. Yağdıkar/Han ─ Kıpçak hanlarından
  1693. YAĞDIKAR TUGAY : birl. Yağdıkar/Togay ─ Babür han dönemi bey ve komutanlarından
  1694. YAĞDIBASAN : birl. Yağdı/Basan Düşmana baskın yapan, düşmanı yok eden ─ Danişmendoğulları beyliği, komutanlarından. Gümüş Tekin’in oğlu
  1695. YAĞIBASMIŞ : birl. Yağı/Basmış (Yağıbasan) ─ Salçuklular devleti, bey ve komutanlarından
  1696. YAĞIBASTI : birl. Yağı/Bastı (Yağıbasan)
  1697. YAĞISAVAN : birl. Yağı/Savan Düşmanı püskürten, düşmanı kovan, kovalayan ─ Suriye Salçukluları dönemi, bey ve komutanlarından
  1698. YAĞISIYAN : birl. Yağı/Sıyan (defeden,kovan) ─ Salçuklular dönemi, bey ve komutanlarından
  1699. YAĞIŞ : (Yakız- Yavuz) Kara, yanarak kararmış, karaya çalan mec. Cesur, gözüpek, şiddetli, yaman, yiğit
  1700. YAĞIZALP : birl. Yağız/Alp
  1701. YAĞIZAY : birl. Yağız/Ay
  1702. YAĞIZBAY : birl. Yağız/Bay
  1703. YAĞIZER : birl. Yağız/Er
  1704. YAĞIZHAN : birl. Yağız/Han
  1705. YAĞLAKAR : (Yaylakar) birl. Yayla/Kar ─ 1- Uygur kağanlarının sülale adı 2- Göktürkler dönemi beylerinden, Kürşad’ın kırklarından
  1706. YAĞMA : Ganimet, ganimet paylaşımı, bolluk ─ Oğuz Kağan dönemi, beylerinden
  1707. YAĞMIŞ : Yağmakdan ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1708. YAĞMUR : Yağmur yağışı ─ 1- Göktürkler dönemi, beylerinden Kürşad’ın kırklarından 2- Musul Salçukluları beylerinden, 3- Salçuklular (Alparslan Han) dönemi, bey ve komutanlarından
  1709. YAĞMUR HAN : birl. Yağmur/Han
  1710. YAĞMURAY : birl. Yağmur/Ay
  1711. YAĞMURBAY : birl. Yağmur/bay
  1712. YAĞMURBEG : birl. Yağmur/Beg
  1713. YAĞMURCA : 1- Sessiz ve kısa süren yağmur 2- Bir geyik türü ─ Cuci Han’ın oğullarından. Batu Han’ın kardeşi
  1714. YAĞMURÇAK : (Yağmurca)
  1715. YAĞRIK : Yakarış, dilek, niyaz
  1716. YAĞRIKÇI : 1- Yakarıcı, duacı 2- Faydalı, yararlı, işe yarayan ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1717. YAĞUK : (Yavuk) Sevilen, yakınlık duyulan, gönül yakınlığı
  1718. YAKA : 1- Sınır, sınır bölgesi 2- Kıyı, sahil
  1719. YAKACIK : Dağ eteği
  1720. YAKAK : Ucu ateşli ok ─ Salçuklulara ad veren, Salçuk beğ’in babası
  1721. YAKAN : 1- Yakıcı, yok edici 2- yağan
  1722. YAKANER : birl. Yakan/Er
  1723. YAKARCA : Yakan, sıcaklığı artıran
  1724. YAKARI : Dua, temenni, yakarış, dilek
  1725. YAKI : 1- İlaç, em 2- Yakıcı, yakan
  1726. YAKIT : Yakılan, enerji, ısı kaynağı
  1727. YAKITİMUR : birl. Yakı/Timur ─ ..Oğuz Kağan’ın torunlarından
  1728. YAKŞI : Yakışıklı, güzel, çekici, yakıcı, uygun, yakışan, doğru, iyi ─ Salçuklular devleti bey ve komutanlarından. Demirtaş beğ’in oğlu
  1729. YAKŞIALP : birl. Yakşı/Alp
  1730. YAKŞIBAY : birl. Yakşı/bay
  1731. YAKŞIBEK : birl. Yakşı/Bek
  1732. YAKŞIER : birl. Yakşı/Er
  1733. YAKŞILIK : İyilik, güzellik, uygunluk ─ Kırgızların, Togay, Buğu ve Kıdık oymakları, dip dedelerinden
  1734. YAKŞITAY : birl. Yakşı/Tay
  1735. YAKŞITOGA : birl. Yakşı/Toga
  1736. YAKŞİHAN : birl. Yakşi/Han ─ İsfandiyaroğulları beyliği, beylerinden
  1737. YAKTU : Işık, meşale, aydınlık
  1738. YAKURA : Yakın, yakınlık duygusu
  1739. YAKUŞUK : Yakışıklı, güzel, uygun, uyumlu
  1740. YAKUT : Yakıt, enerji, yakılan ─ Halen Sibirya’da yaşamakta olan, en eski Türk boylarından
  1741. YAKUTALP : birl. Yakut/Alp
  1742. YAKUZ : (Yağız)
  1743. YALABIR : Parlak, parıldayan
  1744. YALABUK : Parlak, parlayan, ışık saçan
  1745. YALAP : Parlak, ışıltı, ışık saçan ─ Eski dönem, Tanrı ad ve sıfatlarından
  1746. YALAV : Alev, yalaz
  1747. YALAVAÇ : (Yalvaç) ─ Türkmenlerin, Salur oymağı, dip dedelerinden
  1748. YALAZ : 1- Yalın, çıplak, aleni 2- Yalın, parlak, ışıklı, alev
  1749. YALAZA : (Yalaz)
  1750. YALAZALP : birl. Yalaz/Alp
  1751. YALAZAY : birl. Yalaz/Ay
  1752. YALAZBEK : birl. Yalaz/Bek
  1753. YALAZBÖRÜ : birl. Yalaz/Böri
  1754. YALAZBUĞA : birl. Yalaz/Boğa
  1755. YALAZER : birl. Yalaz/Er
  1756. YALAZHAN : birl. Yalaz/Han
  1757. YALAZTİMUR : birl. Yalaz/Timur
  1758. YALÇIN : Dik, sarp, yukarıda, ulaşılmaz
  1759. YALÇINAY : birl. Yalçın/Ay
  1760. YALÇINBAY : birl. Yalçın/Bay
  1761. YALÇINER : birl. Yalçın/Er
  1762. YALÇINKAYA : birl. Yalçın/Kaya
  1763. YALÇINSAY : birl. Yalçın/Say
  1764. YALÇINTAN : birl. Yalçın/Tan
  1765. YALÇINTAŞ : birl. Yalçın/Taş
  1766. YALÇINTAY : birl. Yalçın/Tay
  1767. YALDIR : 1- Parlak, parlayan 2- Yıldır, yıldıran,caydırıcı, ürkütücü
  1768. YALDIRALP : birl. Yaldır/Alp
  1769. YALDIRAN : 1- Yıldırıcı, caydırıcı, ürkütücü 2- Parlak, parlaklık veren
  1770. YALDIRAY : birl. Yaldır/Ay
  1771. YALDIRIM : Yıldırım
  1772. YALDIZ : Yıldız, ışık saçan parlaklık, parlayan, ışıyan ─ Gazneliler devleti, beylerinden
  1773. YALDRUK : (Yaldırık) Parlak, parlatılmış
  1774. YALGIN : Serap, yanıltıcı, görüntü
  1775. YALGINAY : birl. Yalgın/Ay
  1776. YALIM : 1- Ateş, kıvılcım 2- Kılıcın keskin tarafı, ince ağzı 3- Yüksek kayalık
  1777. YALIMAY : birl. Yalım/Ay
  1778. YALIMBAY : birl. Yalım/Bay
  1779. YALIMBEK : birl. Yalım/Bek
  1780. YALIMER : birl. Yalım/Er
  1781. YALIMHAN : birl. Yalım/Han
  1782. YALIN : 1- Alev, parlaklık 2- Çıplak, net, açıkta olan, açık 3- Kınsız, kılıfsız kılıç 4- Tek başına, yalnız, korumasız
  1783. YALINALP : birl. Yalın/Alp
  1784. YALINAY : birl. Yalın/Ay
  1785. YALINBARS : birl. Yalın/Bars
  1786. YALINBAŞ : birl. Yalın/Baş
  1787. YALINBAY : birl. Yalın/Bay
  1788. YALINBEK : birl. Yalın/Bek
  1789. YALINBÖRİ : birl. Yalın/Böri
  1790. YALINCA : Yalnız, tek başına
  1791. YALINCA HAN : birl. Yalınca/Han ─ Oğuznamede, Tatar Han’ın oğullarından
  1792. YALINÇAK : Fakir, çıplak, garip, korumasız, sahipsiz
  1793. YALINER : birl. Yalın/Er
  1794. YALINKARA : birl. Yalın/Kara
  1795. YALINTAŞ : birl. Yalın/Taş
  1796. YALINUZ : birl. Yalın/Uz
  1797. YALMA : Yağmurluk, pelerin
  1798. YALMAN : 1- Kılıcın keskin ağzı, kılıcın uç kısmı 2- Eğimli, dik tepe
  1799. YALTUK : Yalınlık, yalın olma hali
  1800. YALUNCUK : (Yalınçık, yalınçak) ─ Dede Korkut dönemi, Dış Oğuz beylerinden
  1801. YALUNMUŞ : Yalın, çıplak, saf, arınmış
  1802. YALUY : Büyü, tılsım, sihir
  1803. YALVAÇ : Elçi, resul, nebi, peygamber ─ 1- Otmanoğullarının dip dedelerinden 2- Çengiz Kaan dönemi, Türkistan valilerinden
  1804. YAM : 1- Ulak atı 2- At gibi, ata benzeyen 3- Çöl, kıymık
  1805. YAMAÇ : 1- Bayır, dik yokuş, dağ ya da tepenin herhangi bir yanı 2- karşı, karşısı, öteki taraf
  1806. YAMAN : 1- Müthiş, dehşetli, etki ve beceri bakımından olağanüstü 2- kötü, fena, üzücü ─ Otmanoğullarının dip dedelerinden
  1807. YAMANHAN : birl. Yaman/Han
  1808. YAMANAY : birl. Yaman/Ay
  1809. YAMANBAY : birl. Yaman/Bay ─ Kırgızların, Togay, Buğu ve Kıdık oymakları, dip dedelerinden
  1810. YAMANBEK : birl. Yaman/Bek
  1811. YAMANBÖRÜ : birl. Yaman/Böri
  1812. YAMANBUĞA : birl. Yaman/Boğa
  1813. YAMANER : birl. Yaman/Er
  1814. YAMANSAY : birl. Yaman/Say
  1815. YAMANTİMUR : birl. Yaman/Timur
  1816. YAMÇI : 1- Ulak, postacı 2- Ulak atı, postacı atı 3- Yağmurluk 4- Kalın, kolsuz yelek, kuzu derisiyle kaplı giysi
  1817. YAMI : 1- Ulak atı 2- Çöp, kıymık 3- İtibar, nüfuz
  1818. YAMTAR : 1- Yaman, güçlü, kuvvetli 2- Yağmurluk 3- Obur, iştahlı ─ Göktürkler dönemi, beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  1819. YAMUN : Denetleyici, murakıp, müfettiş
  1820. YANAÇI : (Yanaç) Canip, candan
  1821. YANAĞ : (Yanak) Yanak, kısım, yan
  1822. YANAR : 1- Işıltı, ışık 2- Ateşli, sıcak kanlı, heyecanlı
  1823. YANARAY : birl. Yanar/Ay
  1824. YANARBAY : birl. Yanar/Bay
  1825. YANARBEK : birl. Yanar/Bek
  1826. YANARBUĞA : birl. Yanar/Boğa
  1827. YANARDAĞ : birl. Yanar/Dağ Volkan ─ Kırgız oymaklarından
  1828. YANARHAN : birl. Yanar/Han
  1829. YANARKAN : birl. Yanar/Kan
  1830. YANARKUL : birl. Yanar/Kul
  1831. YANARTAN : birl. Yanar/Tan
  1832. YANARTAŞ : birl. Yanar/Taş
  1833. YANARTAY : birl. Yanar/Tay
  1834. YANAŞIK : 1- Ev kızı 2- Evlatlık alınmış, kız çocuğu
  1835. YANBAŞ : Sadık, bağlı, yakın, yanında,yanı başında, vefakar
  1836. YANÇ : (Yanıç) Hilal, yarım ay biçiminde
  1837. YANÇI : At zırhı
  1838. YANÇUK : (Yancık) At zırhı, at örtüsü
  1839. YANÇUR : birl. Yan/Çur ─ Kıpçak hanlarından. Çuci Buğa Han’ın oğlu
  1840. YANDAŞ : Yanında duran, destekleyen, taraftar
  1841. YANDIK : Heybetli, gösterişli, azametli
  1842. YANDU : İnançlı, inanmış, imanlı
  1843. YANGAK : 1- Yanak 2- yanık, sevdalı ─ Türkmenlerin, Göklen oymağı, dip dedelerinden
  1844. YANGAL : Isı, hararet, ateş, ateşlilik
  1845. YANGIBEK : (Yengibek) birl. Yangı/Yengi/Beğ ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  1846. YANGIR : Hazin söz, dokunaklı söz, hazin konuşma
  1847. YANI : Cilve, işve, can yakıcılık
  1848. YANIK : Sevdalı, aşık, istekli
  1849. YANIKER : birl. Yanık/Er
  1850. YANIŞIK : (Yanaşık)
  1851. YANIT : 1- Ödül, mükafat 2- Karışık
  1852. YANK : (Yang) Metod, tarz, usul
  1853. YANKU : (Yankı) Aksi seda, eko
  1854. YANKUÇİ : Mübaşir, mahkeme memuru
  1855. YANTIR : Şehla, şehla gözlü
  1856. YANTUK : Gösterişli, azametli
  1857. YANTUT : Bedel, tazminat
  1858. YANUÇ : İnce, zayıf, narin
  1859. YANUK : 1- Esmer tenli, kara 2- Tutgun, aşık, sevdalı
  1860. YANUKAY : birl. Yanuk/Ay
  1861. YANUKBAY : birl. Yanuk/Bay
  1862. YANULMAS : Yanılmaz, deneyimli ve bilgili otorite
  1863. YANUT : 1- Yanıt, karşılık 2- Ödül, mükafat
  1864. YAPA : 1- Yaba, yapma, çaba, enerji 2- Bütün, hep, bütünlük 3- Vefa
  1865. YAPAGI : Yapağı
  1866. YAPAN : 1- Yapıcı 2- Yaban, vahşi
  1867. YAPAR : Yapıcı, üretken, olumlu
  1868. YAPARLI : Olumlu, yapıcı
  1869. YAPI : Mamul, yapılmış
  1870. YAPINÇ : (Yapınçak) Yapılmış, mamul, üretilmiş
  1871. YAPRAK : (Yapurgak) Ağaç ve çiçek yaprağı
  1872. YAPRAKÇIĞ : birl. Yaprak/Çığ
  1873. YAPSIK : Memnuniyet, neşe, meftunluk
  1874. YAPŞIN : Yapıcı, olumlu, becerikli
  1875. YAPURGAK : (Yaprak)
  1876. YAR : (Yarı) 1- Uçurum, dik bayır 2- Tanzim, tertip, organizasyon
  1877. YARAGU : Yarar, fayda, faydalı, yararlı
  1878. YARAĞ : (Yara, yarag) 1- yarar, fayda, faydalı, yararlı 2- Silah, zırh, kalkan
  1879. YARAŞUK : Uyumlu, ahenkli, barışsever
  1880. YARAŞUR : Uygun, münasip, layık
  1881. YARATGAN : Yaratan, yaratıcı
  1882. YARATU : Yaratma, tertipleme, düzenleme
  1883. YARATUN : Yaratıcı, tertipli, düzenli, örgütlü
  1884. YARATUR : Yaptırır, yaptırımcı, buyurucu, örgütleyici
  1885. YARAY : Usta, ehil, beceri sahibi
  1886. YARAYLI : uygun, münasip, yararlı
  1887. YARBAY : birl. Yar/Bay
  1888. YARÇI : Ortak, şerik, hissedar
  1889. YARDAK : Yardımcı, asistan, muavin, refik
  1890. YARGAN : 1- yararlı, faydalı, güvenilir, yakın 2- Koruyucu, muhafazakar 3- Mahkeme, yüksek mahkeme
  1891. YARGAN TARKAN : Yargan/Tarkan ─ Bilge Kağan dönemi beylerinden
  1892. YARGI : Hukuk, hüküm, mahkeme, adalet
  1893. YARGIALP : birl. Yargı/Alp
  1894. YARGIBAY : birl. Yargı/Bay
  1895. YARGIBEK : birl. Yargı/Bek
  1896. YARGICI : (yarguçu, yagıçı, yargıç) Yargıç hakim, yargı mercii ─ Otmanlıların, ilk dönem bey ve komutanlarından
  1897. YARGIÇ : Yargıcı, hakim
  1898. YARGIÇU : Yargıç
  1899. YARGIER : birl. Yargı/Er
  1900. YARGIHAN : birl. Yargı/Han
  1901. YARGIN : (yarkın) 1- Gün ışığı 2- Şimşek, çakın 3- Canan, arkadaş, dost 4- Güleryüzlü, mütebessim
  1902. YARGITAN : birl. Yargı/Tan
  1903. YARGITAY : birl. Yargı/Tay
  1904. YARGUÇİ : yargıcı, yargıç, hakim
  1905. YARIM : 1- Yapıcı, yaparlı 2- yarış, müsabaka 3- Bölüm, bölünmüş ─ Türkmenlerin, Çavdur oymağı, dip dedelerinden
  1906. YARIP : Yarı, yarım, bölük, bölünmüş
  1907. YARIŞ : 1- Bölüş, bölüm 2- Müsabaka, karşılıklı, ileriye atılma
  1908. YARIZ : Yarıcı, seri, çabuk, hızlı
  1909. YARKIN : (Yargın)
  1910. YARKINBAY : birl. Yarkın/Bay
  1911. YARKINBEK : birl. Yarkın/Bek
  1912. YARKINER : birl. Yarkın/Er
  1913. YARLIG : 1- Bağışlama, acıma 2- Ferman, buyruk
  1914. YARLIGAÇ : İnayet, yardım, bağış, merhamet
  1915. YARLIGAMAS : Acımasız, acımaz, bağışlamaz
  1916. YARLIGAMIŞ : Bağışlayıcı, merhametli, rahman
  1917. YARLIGAN : Rahman, bağışlayıcı
  1918. YARLIGAR : Bağışlayıcı
  1919. YARLIGASUN : Bağışlayıcı, rahman
  1920. YARLIK : 1- Esirgeme, bağışlama 2- Buyruk, ferman
  1921. YARLUĞ : İrade, istem, buyruk
  1922. YARLUK : Muhtaç, yoksul
  1923. YARLUKA : Bağış, lütuf, koruma
  1924. YARMAKAN : (Yarmayan) Armağan, hediye
  1925. YARP : (yarıp) Durgun, sabit
  1926. YARPAN : (Yarban, yarıban) Sabit, sakin, kendi halinde ─ Kırgızların, Togay, Sarı ve Bağış oymakları, dip dedelerinden
  1927. YARŞI : Hissedar, ortak
  1928. YARTIM : 1- Kısım, bölük, fırka 2- yardım, inayet, destek
  1929. YARUK : 1- Işık, ziya, nur 2- Zırh, koruyucu ─ Salçuklular dönemi, Halep valilerinden
  1930. YARUKBAY : birl. Yaruk/Bay ─ Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  1931. YARUKTAŞ : birl. Yaruk/Taş ─ Salçuklular devleti, komutanlarından. Merv valilerinden
  1932. YARUKTEKİN : birl. Yaruk/Tekin ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1933. YASA : (Yasağ, yasak) Yasa, kanun, nizam, kural, kaide, yasak
  1934. YASABAY : birl. Yasa/Bay
  1935. YASABEK : birl. Yasa/Bek ─ Otmanoğullarının, dip dedelerinden
  1936. YASABUĞA : birl. Yasa/Boğa ─ Kıpçak hanlarından
  1937. YASAÇU : (Yasacı) 1- Parlamenter, Yasa yapan, yasa koyucu 2- Yasaya bağlı, yasal
  1938. YASAĞ : yasak, yasa
  1939. YASAĞUL : (Yasavul)
  1940. YASAHAN : birl. Yasa/han
  1941. YASAKUL : birl. Yasa/Kul
  1942. YASAKBEK : (Yasabek)
  1943. YASAL : 1- Disiplin, sıra, saf, ordunun yürüyüş düzeni 2- Yasalara uygun, nizami
  1944. YASAN : 1- Tertip, düzen, tasarı, plan 2- İşaret, alamet, bünyan, karar
  1945. YASAR : (Yasur) yasaya uyan, yasayı uygulayan ─ Çengiz Kaan’ın Tatar kökenli evdeşi
  1946. YASATAN : 1- Yasalara saygılı 2- Yasa/Tan
  1947. YASATUR : birl. Yasa/Tur Yasaya bağlı, yasayı uygulayan ─ İlhanlılar devleti, Anadolu beylerbeyi
  1948. YASAVUL : Yasayı korumak ve uygulamakla görevli memur. Zabıta, polis ─ İlhanlılar (Olcaytu Han) dönemi bey ve komutanlarından
  1949. YASAVUR : (Yasavul)
  1950. YASGUÇ : Nikap, gizlilik
  1951. YASUGAN : (yasakan) birl. Yasa/Kan ─ Çengiz Kaan’ın Tatar kökenli evdeşi. (Bazı kaynaklarda “yasdır” olarak geçer)
  1952. YASUGAY : (yesugey, yasakay)
  1953. YASUN : (Yisun, İsun) Doğa, tabiat
  1954. YASUT : (yasıt) Onur, şeref, haysiyet
  1955. YASVUL : (Yasavul) 1- Polis, bekçi 2- Mübaşir
  1956. YAŞ : Yaşam, ömür, dirilik, aydınlık, tazelik, ışımak, gelişim, yeşil, yeşillik, gençlik
  1957. YAŞAGU : Ömür, yaşam, canlılık
  1958. YAŞALP : birl. Yaş/Alp
  1959. YAŞAM : Hayat, ömür, dirlik
  1960. YAŞAR : Ömür, yaşam, hayatta kalış.(çocukları sık ölen, ya da fazla yaşamayan ailelerin, yeni çocuklarına verdikleri, Turan, Turmuş, Tokta vb. adlardan)
  1961. YAŞAR ALP : birl. Yaşar/alp
  1962. YAŞARAY : birl. Yaşar/Ay
  1963. YAŞARBAY : birl. Yaşar/Bay
  1964. YAŞARBEK : birl. Yaşar/Bek
  1965. YAŞARŞAD : birl. Yaşar/Şad ─ Göktürk prenslerinden. Kürşad’ın ağabeyi
  1966. YAŞASAY : birl. Yaşa/Say
  1967. YAŞASUN : birl. Yaşa/Sun
  1968. YAŞAY : birl. Yaş/Ay
  1969. YAŞER : birl. Yaş/Er
  1970. YAŞERK : birl. Yaş/Erk
  1971. YAŞERKE : birl. Yaş/Erke
  1972. YAŞIL : 1- Yeşil renk mec.Tazelik, gençlik, zindelik 2- Yeşillik, çimenlik
  1973. YAŞIN : 1- Gizlilik, gizem 2- Şimşek, çakın
  1974. YAŞIT : 1- Genç, körpe, taze 2- Eş, denk, eşit
  1975. YAŞLAK : Giz, sır, esrar, gizli kalması gereken
  1976. YAŞMUT : birl. Yaş/Mut ─ Diyarbakır ve Azerbaycan valilikleri de yapmış olan, İlhanlı,prenslerinden.
  1977. Kulagu Han’ın oğullarından
  1978. YAŞRU : Giz, gizlilik, gizem
  1979. YAŞUK : 1- Işık, ışın, şua 2- Aşkın, aşık, aşmış
  1980. YAŞURGAN : Ketum, sıkı ağızlı, sır vermez
  1981. YATAĞAN : (yatağan, yatakan) 1- Kama türünde, iki tarafı da kesen bir bıçak 2- Tembel, miskin
  1982. Borcunu ödemeyen, üstüne yatan (Uygurlarda)
  1983. YATI : Yatık, meleke, beceri, el yatkınlığı ─ Altay Türkleri, Kunanda oymağı, dip dedelerinden
  1984. YATKIN : Yatık, yatan, uygun, uygunluk
  1985. YATMAN : Muti, efendi, uyumlu, itaatkar
  1986. YATUK : 1- Yatkın, becerili, meleke sahibi 2- Tembel, ağırkanlı 3- Türklerin İslamiyet’e geçtikten sonraki dönemlerde, göçebe ve şamanist oğuzların, kentlerde yaşayan, Oğuz ve öteki Türk boyları için kullandıkları sıfatlardan
  1987. YATUK HAN : birl. Yatuk/Han ─ Kazan hanlarından
  1988. YAVÇIN : (Yatçın) Konuk, yatıya gelen konuk
  1989. YAVGA : Soy, sop, nesil
  1990. YAVNIK : Sevinç, neşe
  1991. YAVRİ : Zayıf, güçten düşmüş
  1992. YAVRU : Zayıf, bakıma muhtaç, ilgi ve bakım bekleyen
  1993. YAVUK : Yakın, yakında duran, yakınlık duyulan, sevgili
  1994. YAVUZ : (Yağız) Kara. Mec. Sert, şiddetli, dehşetli, gözükara, yaman ─ Otmanlı padişahı 11.Selim’in ünvanlarından
  1995. YAVUZHAN : birl. Yavuz/han
  1996. YAY : 1- Yaz mevsimi 2- Silah, ok atmaya yarayan, gergin ip, gerginlik
  1997. YAYAK : yaya, piyade
  1998. YAYBEGÜM : birl. Yay/Begüm
  1999. YAYBİKE : birl. Yay/Bige
  2000. YAYBUKA : birl. Yay/Boğa
  2001. YAYGARU : Bahar, ilkbahar, yaza doğru giden zaman
  2002. YAYGIN : Yayık, yayılmış
  2003. YAYGIR : (Yaykır) Uzay, sema, yıldızlar alemi
  2004. YAYIK : 1- Yaygın, geniş, genişlemiş 2- Tufan, deprem 3- Altay destanlarında adı geçen, Tanrı
  2005. Bayülken’in oğullarından
  2006. YAYIN : Serap, feyezan
  2007. YAYKIRU : Sema, feza, uzay
  2008. YAYKUT : birl. Yay/Kut
  2009. YAYLA : Yaz yeri, yazlık. Bahar, yaz aylarını geçirmek için çıkılan, yüksek dağlık bölge
  2010. YAYLAERİ : birl. Yayla/Eri Yaylada yada yaylaya çıkarken doğan çocuklar için kullanılan adlardan
  2011. YAYLAK : Yayla, yazlık, sayfiye ─ Nogay hanlığı hanlarından, Nogay Han’ın evdeşi (Yaylak Hatun)
  2012. YAYLIM : Yayılım, yayılma yeri, otlak, mera
  2013. YAYMUT : birl. Yay/Mut Yaz sevinci ─ Türkmen oymak beylerinden ve oymaklarından
  2014. YAYSAY : birl. Yay/Say
  2015. YAYSEV : birl. Yay/Sev
  2016. YAYSUN : birl. Yay/Sun
  2017. YAYUÇI : Yayıcı, dağıtıcı, haber yollayan, propaganist
  2018. YAYUK : 1- Yayvan, yayık, uçsuz bucaksız, geniş 2- Deprem, yer sarsıntısı
  2019. YAZAL : Takı, süs, ziynet, mücevher
  2020. YAZARBAY : birl. Yazar/Bay
  2021. YAZDIÇ : Anıt, kitabe
  2022. YAZGAN : Yazan, yazıcı, yazgıyı tayin eden ─ Eski dönem Tanrı ad ve sıfatlarından
  2023. YAZGANALP : birl. Yazgan/Alp
  2024. YAZGANAY : birl. Yazgan/Ay
  2025. YAZGANBAY : birl. Yazgan/Bay
  2026. YAZGANBEK : birl. Yazgan/Bek
  2027. YAZGANER : birl. Yazgan/Er
  2028. YAZGANKULU : birl. Yazgan/Kulu
  2029. YAZGI : 1- Yazı, kader, mukadderat, alın yazısı 2- Tanrısal, ilahi
  2030. YAZGU : (Yazgı)
  2031. YAZGULU : Talihli, bahtı açık
  2032. YAZIÇU : Yazıcı, katip
  2033. YAZIM : Yazgı, mukadderat
  2034. YAZIN : 1- Yaz vakti, bahar vakti 2- Kader, alın yazısı
  2035. YAZINÇ : Kader, alın yazısı, yazgı
  2036. YAZIR : 1- Çok ülkeler gezmiş, görmüş 2- Çok ülke fethetmiş, fatih 3- yazar, yazıcı, katip ─ Dede Korkut dönemi, Oğuz beylerinden
  2037. YAZUCUALP : birl. Yazucu/Alp
  2038. YAZUK : Günah, ayıp, suç
  2039. YAZUKER : birl. Yazuk/Er
  2040. YALIKSUZ : Günahsız
  2041. YEDEN : 1- Yedeği olan, yedeğine alan, tedbirli 2- Yetkin, yeterli, usta
  2042. YEDİTAG : birl. Yedi/Dağ
  2043. YEDİ URUK : (Yedi Uruğ) ─ Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, oymaklarından
  2044. YEĞ : (Yek, yeke) 1- Yüksek, ala, etfal, iyi, daha iyi 2- Soylu, asil, seçkin, güzide, mümtaz
  2045. YEĞEN : 1- Yeğ, üstün tutulan, yeğin, yeğlenmiş 2- Kardeş çocuğu (Babası ya da anası ölmüş, ya da uzakta olup da yakın akrabaları tarafından yetiştirilen çocuklar için kullanılan adlardan) 3- Güveyi, damat
  2046. YEĞEN ALP : birl. Yeğen/Alp
  2047. YEĞEN SİLİG : birl. Yeğen/Selig ─ Uygur kağanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  2048. YEĞENAY : birl. Yeğen/Ay
  2049. YEĞENBEK : birl. Yeğen/Bek
  2050. YEĞENBOĞA : birl. Yeğen/Boğa
  2051. YEĞENBÖRİ : birl. Yeğen/Böri
  2052. YEĞENÇİK : (Yeğencik) ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2053. YEĞENER : birl. Yeğen/Er
  2054. YEĞİN : 1- Üstün, faik 2- Bereketli 3- Çok güçlü, hızlı, şiddetli
  2055. YEĞİNHAN : birl. Yeğin/Han
  2056. YEĞİNALP : birl. Yeğin/Alp
  2057. YEĞİNBAY : birl. Yeğin/Bay
  2058. YEĞİNBEK : birl. Yeğin/Bek
  2059. YEĞİNEK : 1- Yığınak, küme 2- Üstün, faik, daha iyice ─ 1- Salçuklular dönemi, bey ve komutanlarından 2- Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  2060. YEĞİNER : birl. Yeğin/Er
  2061. YEĞİNHAN : birl. Yeğin/Han ─ Çin’de hükümet etmiş, Türk hanlarından
  2062. YEĞİNTİMUR : birl. Yeğin/Timur
  2063. YEĞNİ : 1- hafif 2- Alçak gönüllü, mütevazı
  2064. YEĞNİK : (Yeğni)
  2065. YEĞREK : (Yekrek) Etfal, evla, iyi, üstün
  2066. YEĞİTAN : (Yektan) birl. Yeğ/Tan
  2067. YEKE : (Yeğ) ─ Göktürk beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  2068. YEKE YOSUN : birl. Yeke/Yosun ─ Uygur kağanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  2069. YEKEBAY : birl. Yeke/Bay
  2070. YEKEBUĞA : birl. Yeke/Boğa ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2071. YEREKOCA : birl. Yeke/Koca ─ Babür han dönemi, ünlü deniz komutanı
  2072. YEREKUL : birl. Yeke/Kul
  2073. YEKEKÜLÜG : birl. Yeke/Külüg ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2074. YEKREK : Evla, iyi, üstün, daha iyi
  2075. YEKSAY : birl. Yek/Say
  2076. YEKSEK : Tedbirli, ihtiyatkar
  2077. YEKÜL : (Yeğül) Yeğni, faik, üstün, muzaffer
  2078. YEL : Rüzgar, esi
  2079. YELARSLAN : birl. Yel/Arslan
  2080. YELAY : birl. Yel/Ay
  2081. YELBARS : birl. Yel/Bars
  2082. YELBATU : birl. Yel/Batu
  2083. YELBATUR : birl. Yel/Batur
  2084. YELBAY : birl. Yel/Bay ─ Mısır-Türk kölemenleri devleti, bey ve komutanlarından
  2085. YELBEK : birl. Yel/Bek
  2086. YELBÖRİ : birl. Yel/Böri
  2087. YELBUĞA : birl. Yel/Boğa ─ Mısır-Türk kölemenleri devleti, Suriye valisi ve komutanlarından
  2088. YELÇİ : Yel gibi, hızlı ─ ..Timur Kürkan han dönemi, bey ve komutanlarından
  2089. YELEÇ : Havadar, yel alan
  2090. YELEGEN : Hızlı, süratli, yel gibi
  2091. YELEĞİN : Yel alan yer, rüzgarlı yer
  2092. YELEK : 1- yel gibi, hızlı 2- Okun arkasına takılan tüy, denge tüyü 3- Kolsuz ve yakasız üst giyeceği
  2093. YELEKİN : (Yeleğin) Rüzgarlı, yel esen yer, yel alan yer
  2094. YELEN : 1- Arzu, istek, dilek 2- Fırtına
  2095. YELER : birl. Yel/Er
  2096. YELES : Yel esintisi, havadar, rüzgarlı
  2097. YELESDİ : birl. Yel/Esti
  2098. YELESEN : birl. Yel/Esen
  2099. YELESER : birl. Yel/Eser Esintili, havadar, yel esen..
  2100. YELESEY : birl. Yel/Esey Yel esintisi ─ Kırgız oymak beylerinden
  2101. YELESİ : birl. Yel/Esi
  2102. YELESİN : birl. Yel/Esin
  2103. YELİM : Hareket, eylem, devinim
  2104. YELİN : 1- Yel uğrağı, yel alan yer 2- Yel değişi, yel teması
  2105. YELİNCE : birl. Yel/İnce (Meltem)
  2106. YELİNCE HAN : birl. Yelince/han ─ Oğuznamede, Boğa Han’ın oğlu. Tatar Han’ın torunu
  2107. YELİS : Havalı, havadar, rüzgarlı
  2108. YELİZ : birl. Yel/İz Havadar, rüzgarlı, havalı
  2109. YELKARA : birl. Yel/Kara
  2110. YELKİM : Havadar, havası güzel yer
  2111. YELKİN : 1- Konuk 2- Hızlı, yol gibi
  2112. YELKÖK : (Yelgök) birl. Yel/Kök, gök ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2113. YELKUTLUĞ : (Yelkutlu, Yelkutluk) birl. Yel/Kutluğ
  2114. YELME : Öncü, yol gösteren, mihmandar
  2115. YELSALU : birl. Yel/Salı salmak...dan ─ Yalınçak Han’ın oğullarından
  2116. YELSAY : birl. Yel/Say
  2117. YELSEV : birl. Yel/Sev
  2118. YELTAN : birl. Yel/Tan
  2119. YELTAY : birl. Yel/Tay
  2120. YELTEKİN : birl. Yel/Tekin ─ Abbasiler, (Mu’tasım) dönemi, Fergana valiliği yapmış bir Türk beyi
  2121. YELTUTAR : birl. Yel/Tutar
  2122. YELUZ : birl. Yel/Uz
  2123. YEN : 1- Yenmek, alt etmek 2- Deri 3- Yeni, yenilik, orijinal
  2124. YENAL : birl. Yen/Al
  2125. YENCİLEK : Hafif, yeğin, narin, ince
  2126. YENDÜN : Tercih, seçim, referans
  2127. YENER : Yenmek...den
  2128. YENGİ : 1- Yeni, orijinal 2- Zafer, utku
  2129. YENGİALP : birl. Yengi/Alp
  2130. YENGİAY : birl. Yengi/Ay
  2131. YENGİBAY : birl. Yengi/Bay
  2132. YENGİBEK : (Yangıbek) birl. Yengi/Bek
  2133. YENGİÇAÇAM : birl. Yengi/Çaçam
  2134. YENGİÇİCİ : (Yengi Çiçim) birl. Yengi/Çiçi-çiçim ─ .. Babür Han’ın kız yeğeni.
  2135. YENGİER : birl. Yengi/Er
  2136. YENİN : Galip, muzaffer, utkan
  2137. YENİSEY : birl. Yeni/Say
  2138. YENİŞ : Galebe, galibiyet, utku
  2139. YENOL : birl. Yen/Ol
  2140. YENTİMUR : birl. Yen/Timur ─ Yisun Timur Han, dönemi, saray nazırlarından.
  2141. YENTÜR : Kalender
  2142. YENÜL : Mutevazı, alçak gönüllü
  2143. YEPREM : Aktif, faal, becerikli, çalışkan
  2144. YER BAYIRKU : birl. Yir/Bay/Urku
  2145. YERBEK : birl. Yer/Bek
  2146. YERÇİ : Başkan, yol gösteren, mürşid.
  2147. YERÇİLİG : İzci, takipçi
  2148. YERGİN : Mahzun, hüzünlü, bitkin, yere bakan, boynu bükük
  2149. YERİNÜR : Durağan, üşengeç, müşkülpesent
  2150. YERKARA : birl. Yer/Kara (Kara toprak) ─ Altay destanlarında adı geçen bir bey
  2151. YERÜNMES : Hamarat, çalışkan, vurdumduymaz
  2152. YESUGA : (Yesuge, yasagay) Yasa, yasak, yasaya bağlı, yasadan yana ─ Tuman Han’ın oğullarından
  2153. YESUGENBAGATUR : birl. Yesuken/Bagatur ─ Karayetler devleti beylerinden
  2154. YESUGEY : (Yasagay) birl. Yasağ/Ay ─ Çengiz Kaan’ın torunlarından. Kubilay Kaan’ın kardeşi
  2155. YESUGEY BAGATUR : birl. Yasugay/Bagatur ─ Çengiz Kaan’ın babası
  2156. YESUKAN BEGÜM : birl. Yasugan/Begüm
  2157. YESUKEN : (Yasuga, yasag, yasa) Yasa, yasak, yasalı, yasaya bağlı ─ Bahatur Han’ın oğullarından
  2158. YESUNTİMUR : (Yisun Timur, İsen Timur) ─ Çengizoğullarının son dönem hanlarından
  2159. YEŞİL : (Yaşil) 1- Tazelik, taze, körpe 2- Çimen, çimenlik
  2160. YEŞİM : Eski dönemlerde, Türklerce kutsanmış, değerli taş
  2161. YET : (yeti, yete) Kudret, kuvvet, güç, yeterlilik, yetenek, beceri, maharet
  2162. YETEK : Gaye, emel
  2163. YETEN : Yeterli, yetkin, usta
  2164. YETER : Yeterli, yetkin, uzman, usta
  2165. YETGİN : (Yetkin) Çok çocuklu ailelerin, doğan çocuklarının sonuncu olması dileği ile verilen adlardan
  2166. YETİ : 1- yetenek, kabiliyet 2- Yetkin, kamil, olgun, becerikli, mükemmel 2- Etki, etkileyici 3- Yitik, kayıp, harcanmış, zayi olmuş
  2167. YETKİN HAN : birl. Yetkin/Han
  2168. YETİKARA : 1- Yedi/Kara 2- Yeti/Kara ─ Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  2169. YETİKAY : birl. Yetik/ay
  2170. YETİKBARS : birl. Yetik/Bars
  2171. YETİKBUĞA : birl. Yetik/Boğa
  2172. YETİKKOCA : birl. Yetik/Koca
  2173. YETİKOZAN : birl. Yetik/Ozan
  2174. YETİKTİMUR : birl. Yetik/Timur
  2175. YETİKULİ : birl. Yeti/Kuli
  2176. YETİKUZ : birl. Yetik/Uz
  2177. YETİŞGİN : (yetişkin) Yetişmiş, olgun, kamil, mükemmel, yetenekli
  2178. YETİZ : Hazır, amade, yeterli, olgunluğa ermiş
  2179. YETKİ : Sorumluluk, maharet, iş bitirme gücü
  2180. YETKİN : 1- yetişkin, ehil, uzman, yeterli 2- Etkileyici, çekici, mükemmel
  2181. YETKİNALP : birl. Yetkin/alp
  2182. YETKİNAY : birl. Yetkin/Ay
  2183. YETKİNBAY : birl. Yetkin/bay
  2184. YETKİNER : birl. Yetkin/Er
  2185. YETKİNHAN : birl. Yetkin/Han
  2186. YETMEN : Olgun, gelişkin, uzman, yeterli, yetenekli
  2187. YEYGÜ : Armağan, bahşiş, ihsan
  2188. YEYİ : (Yeğ, yeke)
  2189. YEYİN : Galip, kavi, üstte olan
  2190. YEYNİ : Ehven, iyi
  2191. YEYREK : Makbul, kabul gören, beğeni toplayan
  2192. YEYTEM : Eski, kadim
  2193. YIBAR : 1- Koku, parfüm 2- Kokulu mum
  2194. YIĞ : Yığılı, toplu, birikim
  2195. YIĞAÇ : 1- Ağaç 2- Erkeklik organı 3-Yığıcı, toplayıcı ─ Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  2196. YIĞAÇHAN : birl. Yığaç/Han ─ İlhanlılar dönemi, beylerinden
  2197. YIĞAN : (Yıkan) 1- Yığıcı 2- Yıkıcı
  2198. YIĞANTEKİN : birl. Yığan/Tekin ─ Karahanlılar dönemi bey ve komutanlarından
  2199. YIĞIN : Birikim, kitle, yığılı olma hali, yığılmış, istifli
  2200. YIĞINAK : Toplum, kitle
  2201. YIĞINCA : Genel, teamül, sosyal kural, toplumun benimseyip uyguladığı kurallar
  2202. YIĞLINÇ : (Yığlınçı) İffetli, edepli, namuslu
  2203. YIĞNAK : Yığın, yığınak, toplum, cemaat
  2204. YIĞRIK : Mahçup, utangaç
  2205. YIKIN : (yığın) Afet, yıkım , zarar
  2206. YIKINÇ : Yıkmış, yıkıcı ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2207. YIKMIŞ : Yıkıcı, devirici, güçlü
  2208. YILBARS : birl. Yıl/Bars
  2209. YILDIKU : Yıldız, yıldız kümesi ─ Atilay Han’ın son evdeşi. (Bu adı ona Atilay Han vermiş)
  2210. YILDIR : Yıldırıcı, ürkütücü, heybetli, dehşetli, şiddetli, gözükara, korkusuz
  2211. YILDIRALP : birl. Yıldır/Alp
  2212. YILDIRAN : Ürkütücü, korkutucu, heybetli, gösterişli
  2213. YILDIRAY : birl. Yıldır/Ay
  2214. YILDIRBAŞ : birl. Yıldır/Baş
  2215. YILDIRBAY : birl. Yıldır/bay
  2216. YILDIRBEK : birl. Yıldır/Bek
  2217. YILDIRGAN : Yıldıran, ürküten, korkutan, şaşalı, gösterişli
  2218. YILDIRHAN : birl. Yıldır/han
  2219. YILDIRIM : (Yaldırım) 1- Berk, yüksek voltajlı elektrik 2- Göz kamaştırıcı, ışık, aşırı parlaklık ─ Otmanlı hanlarından 1. Bayezit’in ünvanı
  2220. YILDIRKAN : birl. Yıldır/kan
  2221. YILDIZ : Yaldız, parlak ışık, parlayan, ışıyan ─ Türk mitolojisinde, Böritiçine’nin oğullarından
  2222. YILDIZAY : birl. Yıldız/ay
  2223. YILDIZER : birl. Yıldız/Er
  2224. YILDIZHAN : birl. Yıldız/han ─ 1- Oğuz Kağan’ın oğullarından 2- eski dönem Tanrıçalarından
  2225. YILDURU : Berrak, net, temiz, billur
  2226. YILGI : Yılma, dehşet, ürküntü
  2227. YILGIN : Yılmış, ürkek, bezgin
  2228. YILIĞ : Yılgın, yılmış, yılık
  2229. YILKI : 1- At, at yavrusu 2- At sürüsü
  2230. YILMA : 1- Yılmaz, azimli, dayanıklı, cesur, korkusuz 2- Dik yokuş, dağ yamacı
  2231. YILMABEK : birl. Yılma/Bek
  2232. YILMABÖRİ : birl. Yılma/Böri
  2233. YILMABUĞA : birl. Yılma/Boğa
  2234. YILMASIN : Yılmaz, korkusuz
  2235. YILMAZ : Gözüpek, korkusuz, batur, dayanıklı, azimli
  2236. YILMAZBAY : birl. Yılmaz/bay
  2237. YILMAZER : birl. Yılmaz/er
  2238. YILTAŞ : birl. Yıl/Taş ─ Altay Türkleri, Kişiler oymağı, dip dedelerinden
  2239. YILTAN : birl. Yıl/Tan
  2240. YILTAY : birl. Yıl/Tay
  2241. YIRAGU : Yırcı, çalgıcı, enstrüman çalan, müzisyen
  2242. YIRAK : Irak, uzak, mesafeli
  2243. YIRI : Sol, sol taraf, tek taraf, tek taraflı
  2244. YIRIM : 1- Solak 2- Yarım 3- yurt, toprak ─ Göktürkler dönemi, beylerinden.Kürşad’ın kırklarından
  2245. YIŞ : (Yaş, yaşıl) Orman, yeşillik içindeki bölge
  2246. YIŞIK : 1- Tulga, demir örgülü tulga 2- ışık
  2247. YİBEK : Ateşli, hararetli, heyecanlı
  2248. YİGE : Dayanıklı, kavi, metin
  2249. YİĞENÇUR : birl. Yiğen, yeğen/Çur ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2250. YİĞENEK : 1- Toplum, kitle, cemaat 2- Yeğen, yeğencik ─ Salçuklular dönemi, beylerinden
  2251. YİĞİN : Daha iyi, sıkı, dayanıklı, üstün, tercih edilir
  2252. YİĞİT : 1- Yeğ, yiğ, iyi, daha iyi, sıkı, sağlam, güçlü, batur, cesur 2- Delikanlı, cıvan, genç 3- Koca, eş
  2253. YİLUN : (Yulun) İri, heybetli, gösterişli, cesim
  2254. YİLUNTEKİN : birl. Yilun/Tekin ─ Dokuz Oğuz destanında adı geçen bir bey. Buğu Han’ın torunu
  2255. YİNAL : İnal
  2256. YİNÇKE : İnce, zarif, narin
  2257. YİNÇKELÜ : Nazik, anlayışlı, kibar
  2258. YİNÇÜ : 1- İnce, zarif 2- İnci
  2259. YİNDEK : Daimi, ebedi, sürekli, kalıcı
  2260. YİR : Yer, toprak, arazi, arz, yeryüzü, dünya
  2261. YİRÇİ : Kılavuz, izci, rehber, yer bilen, yer bildiren
  2262. YİRDEŞ : Yurttaş, hemşehri, aynı toprağı paylaşan
  2263. YİRDİNÇÜ : (Yirtinçü) Evren, kainat
  2264. YİRGA : Mesut, mutlu, mutluluk dolu
  2265. YİRTİNÇÜ : Evren, kainat
  2266. YİSUN : (yasun, yosun) Doğa, tabiat, yeşillik ─ Çengiz Kaan dönemi bilginlerinden
  2267. YİSUNAY : birl. Yisun/Ay
  2268. YİSUNBOĞA : birl. Yisun/Boğa ─ Çağatay hanlarından
  2269. YİSUNBUDAK : birl. Yisun/Budak ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2270. YİSUNER : birl. Yisun/Er
  2271. YİSUNTİMUR : birl. Yisun/Timur ─ Çağatay hanlarından. Çağatay han’ın torunu
  2272. YİTER : Varis, mirasyedi
  2273. YİTİK : 1- Yetik, olgun 2- Keskin 3- Kayıp
  2274. YİTİRMİŞ : Yitik, kayıp, kaybetmiş, yoksul
  2275. YİTÜT : Meziyet, maharet, beceri
  2276. YİZEK : Askeri kılavuz, öncü
  2277. YOĞANAK : Yığınak, kütle
  2278. YOĞÇI : Yoğ’çu, yun yapan, yokluk çeken, yas tutan, yasçı
  2279. YOĞUN : Kalın, gür, iri, sık, sıkı, cüsseli, fazla, fazlalaşmış, katılaşmış
  2280. YOĞUNALP : birl. Yoğun/Alp
  2281. YOĞUNAY : birl. Yoğun/Ay
  2282. YOĞUNBAY : birl. Yoğun/Bay
  2283. YOKUŞ : Yukarı, yukarı doğru çıkan, dik yol, bayır ─ Tiyeli Türkleri, oymak beylerinden
  2284. YOL : Üzerinden gidilen...mec. 1- Kut, mut, baht, yazgı, kader 2- Örf, adet, töre, gelenek teamül, ilke, tarz, gidişat
  2285. YOLA : 1- Örf, adet, usul, erkan 2- Meşale, kandil ─ Bulgar hanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  2286. YOLAÇ : Yol gösterici, mihmandar, rehber, önder, öncü
  2287. YOLAÇAN : birl. Yol/Açan Önder, öncü
  2288. YOLAÇBEK : birl. Yolaç/Bek
  2289. YOLAÇBÖRİ : birl. Yolaç/Böri
  2290. YOLAÇHAN : birl. Yolaç/Han
  2291. YOLAK : birl. Yol/ak 1- Dürüst, namuslu, temiz 2- Çığır, yenilik, gidişat 3-Kısa yol, kestirme yol
  2292. YOLALDI : birl. Yol/Aldı 1- İlerleme kaydeden, gelişen, uzman, profesyonel 2- Terbiyeli, yola gelmiş, geleneklerine bağlı
  2293. YOLAY : birl. Yol/Ay ─ 1- Kazak hanlığı dönemi, beylerinden (Çariçe Katerina’ya isyanıyla ünlenmiş bir Türk beyi) 2- Manas destanında adı geçen bir bey
  2294. YOLBAK : (Yolbaka, yolbakan) Konuksever, misafirperver
  2295. YOLBİLİR : birl. Yol/Bilir Görgülü, bilgili, usul erkan sahibi
  2296. YOLBUĞA : birl. Yol/Boğa ─ Baybars Han’ın komutanlarından
  2297. YOLÇU : 1- Önder, başkan, şef, lider 2- Peygamber, nebi 3- Gelenekçi, muhafazakar 4- Yolcu, yola çıkmış, yolunda giden
  2298. YOLDAM : 1- Uysal, yola gelen, yolunda giden 2- Usul, metod, tarz
  2299. YOLDAN :
  2300. YOLDAŞ : Aynı yolun yolcusu, aynı yolu paylaşan, aynı yola gönül vermiş, aynı yola baş koymuş, aynı, töre ya da prensipler üzerinde, fikir ve gönül birliği eden, çok yakınlaşmış dost, dava arkadaşı
  2301. YOLDAŞBEGÜM : birl. Yoldaş/begüm
  2302. YOLER : birl. Yol/Er
  2303. YOLERİ : birl. Yol/Eri 1- Töreye bağlı, edep erkan sahibi, bilgili, deneyimli 2- Tarikat ehli, tarikata ya da bir şeyhe bağlı kişi
  2304. YOLKUL : birl. Yol/Kul
  2305. YOLKULA : birl. Yol/Kula ─ Kıpçak hanlarından. Toktamış han’ın babası ( Bazı kaynaklarda, “yolkulu” olarak geçiyor.)
  2306. YOLKULU : birl. Yol/Kulu mec. Töreye ve kurallara bağlı, irşad olmuş
  2307. YOLLUK : (Yolluğ) 1- Kutlu, mübarek 2- Olgun, ergin 3- Halas bulmuş, huzura kavuşmuş, mesut, bahtiyar
  2308. YOLOĞLU : birl. Yol/Oğlu 1- Fedai, sedengeçti 2- Adak, adanmış, kurban 3- Bağlı, kendini töreye ya da şeyhe bağlamış
  2309. YOLSAY : birl. Yol/Say
  2310. YOLSEV : birl. Yol/Sev
  2311. YOLTAY : birl. Yol/Tay ─ Manas destanında adı geçen bir bey
  2312. YOLUKARSLAN : birl. Yoluk/Arslan ─ Kırman salçukluları, beylerinden. Melik Arslan’ın oğlu
  2313. YOLUM : Usul, kaide, prensip
  2314. YONAT : Tam, eksiksiz, kusursuz
  2315. YONCA : Sulu yerlerde yetişen bir bitki türü
  2316. YONGA : (Yonca)
  2317. YORÇI : (Yorçu)
  2318. YORÇU : 1- Askeri kılavuz, öncü, yol gösteren 2- Yorumcu, yorumlayan, eleştirmen
  2319. YORDAM : 1- Alışkanlık, eğilim, usul, meleke, beceri 2- Jest, eda, işve, naz
  2320. YORGA : (Yurga) Rahvan giden at
  2321. YORNUK : İstirahat, istirahatgah, dinlenme yeri
  2322. YOSUNBUKA : birl. Yisun/Buğa ─ Koço Uygurları, prenslerinden
  2323. YOVAŞ : (Yavaş) Çelebi, efendi, ağırbaşlı, halim
  2324. YÖĞRÜK : Yörük, göçebe
  2325. YÖNDEM : (Yöntem) Usul, tarz, teamül, töreye uygun biçimde olan ─ Harzemler devleti beylerinden
  2326. YÖNET : 1- Biçim, tarz, yöntem 2- uygun, uyumlu, uysal, geçimli
  2327. YÖNTEM : (Yöndem)
  2328. YÖNTEN : Uslup, tarz, biçim
  2329. YÖRGENÇ : Dağ dönemeci, dağ yolu
  2330. YÖRTEM : Usul, biçim, tarz
  2331. YÖRÜK : (Yöğrük, yürük) Yürüyen, yürüyücü, göçen, göçücü, göçebe
  2332. YÖYEN : Mevsim, sezon
  2333. YUDUM : (Yutmak...dan)
  2334. YUĞAK : Bir su kuşu
  2335. YUĞKA : İnce
  2336. YUĞRUŞ : (Yukruş, Yukruç) Eskiden, halktan biri olmasına rağmen, gösterdiği performans ve yararlılıklardan sonra, bey mertebesinde değerlendirilerek, devletin üst düzey kademelerinde görev alan kişi.
  2337. YULA : 1- Su kaynağı, yerden fışkıran su, göze 2- Işıldak, ışık veren, meşale, kandil
  2338. YULAK : (Yula)
  2339. YULU : Adalet
  2340. YULYU : (Yulu, yuluk, Yulug) 1- Yardımcı, yardımsever, fedakar, adil 2- haraç, cizye, vergi 3- traş, traşlı, bakımlı 4- Yağma, yağmacı
  2341. YULUĞ TİGİN : birl. Yuluğ/Tigin ─ Bilge Kağan ve Kül Tigin’in yeğeni
  2342. YULUĞBİRİM : birl. Yuluğ/Birim ─ Uygurlar döneminde alınan mahsul vergisi
  2343. YULUK : 1- Traşlı, matruş, bakımlı 2- Yağmacı
  2344. YULUK ARSLAN : birl. Yuluk/Arslan ─ Artukoğulları beylerinden. İlgazi Beğ’in oğlu.
  2345. YULUM : 1- Fedakar, yardımsever 2- Yolcu, yoluna bağlı, töresine bağlı
  2346. YULUMHAN : birl. Yulum/ Han ─ Buhara hanlığı, hanlarından.
  2347. YULUMBAY : birl. Yulum/Bay
  2348. YULUN : Yolcu, yola giden
  2349. YUM : Mutluluk, neşe, ferahlık, rahatlık
  2350. YUMAK : Yumlu, yumulu
  2351. YUMLU : Mutlu, kutlu, mübarek, huzurlu
  2352. YUMRU : 1- Yumulu, yumuk, yumruk 2- İri, heybetli, gösterişli ─ Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından.
  2353. YUMUK : Gül, goncagül
  2354. YUMUŞ : (Yumuç) 1- Söz, öğüt, nasihat 2- Emir, ferman, buyruk 3- Müjde, müjdeli haber 4- Yumuk, yumulmuş, yumruk
  2355. YUMUŞAY : birl. Yumuş/Ay
  2356. YUMUŞBAY : birl. Yumuş/Bay
  2357. YUMUŞER : birl. Yumuş/Er
  2358. YUMUŞGA : Bir dağ yemişi
  2359. YUMUŞHAN : birl. Yumuş/Han
  2360. YUMUTGAN : Yapıcı, birleştirici, pozitif kişilik
  2361. YUNAK : Üzerinde çamaşır döğülen ve yıkanan, büyük taş parçası
  2362. YUNMUŞ : Yıkanmış, temiz, titiz, arık
  2363. YUNT : 1- Çadır, oba, ev, yurt, vatan 2- Terbiyesi tamamlanmamış, yarı yabani at 3- Uygarlık, medeniyet
  2364. YUNTAL : birl. Yunt/Al
  2365. YUNTBAY : birl. Yunt/Bay
  2366. YUNTBİL : birl. Yunt/Bil
  2367. YUNTER : birl. Yunt/Er
  2368. YUNTSAY : birl. Yunt/Say
  2369. YURÇI : 1- Becerikli, mahir 2- Yirçi, yer gösteren, rehber
  2370. YURDAER : birl. Yurda/Er
  2371. YURDAKAN : birl. Yurda/Kan
  2372. YURDAKUL : birl. Yurda/Kul
  2373. YURDUM : Vatanım
  2374. YURGA : Rahvan giden at.
  2375. YURT : 1- Vatan, kutsanmış toprak 2- Kaynak, asıl, kök 3- Uygarlık, medeniyet 4- Çadır, oba, ev
  2376. YURTAL : birl. Yurt/Al (.. almak..dan)
  2377. YURTALP : birl. Yurt/Alp
  2378. YURTAN : birl. Yurt/An
  2379. YURTAY : birl. Yurt/Ay
  2380. YURTBAY : birl. Yurt/Bay
  2381. YURTBEK : birl. Yurt/Bek
  2382. YURTBİLDİ : birl. Yurt/Bildi
  2383. YURTER : birl. Yurt/Er
  2384. YURTERİ : birl. Yurt/Eri
  2385. YURTHAN : birl. Yurt/Han
  2386. YURTKAN : birl. Yurt/Kan
  2387. YURTLAK : Yurt, vatan, sonradan yurt edinilmiş yer, yurtlaştırılmış yer.
  2388. YURTNOYAN : birl. Yurt/Noyan ─ Nogay hanlığı dönemi, beylerinden.
  2389. YURTSAY : birl. Yurt/Say
  2390. YURTSEV : birl. Yurt/Sev
  2391. YUTLUK : Kayıp, zarar
  2392. YUTUM : Yudum, damla, tike, parça
  2393. YUVANÇ : Teselli
  2394. YUVANIŞ : (Yuvanç, yavanıç)
  2395. YÜCE : Yüksek, ulu, alicenap, haşmetli
  2396. YÜCEL : Yücelik, ululuk, haşmet.
  2397. YÜĞNEK : Alçak gönüllü, mütevazı. ─ Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey.
  2398. YÜĞNÜK : Salih, temiz
  2399. YÜĞRÜK : Yürük.
  2400. YÜĞÜNT : Reverans, selam
  2401. YÜKNÜ : Secde, secdede olan
  2402. YÜKSEL : Yükseklik, ululuk, büyüklük
  2403. YÜKSELAY : birl. Yüksel/Ay
  2404. YÜKSELEN : Ulu, kişi.
  2405. YÜKSELGÜN : birl. Yüksel/Gün
  2406. YÜKSELİŞ : Büyüklük, ululuk, ikbal
  2407. YÜKÜN : Baş eğme, saygı duruşu, tazim. ( Kuran’ın ilk çevirisinde, İ.S. 10. Yz. Bu sözcük, “Namaz” karşılığı olarak da kullanılmıştır.)
  2408. YÜKÜNÇ : Eğilme, reverans
  2409. YÜKÜNGEN : Eğilen, reverans yapan, saygılı
  2410. YÜKÜNTÜR : Baş eğdirir, diz çöktürür.
  2411. YÜKÜNÜK : Eğilme, reverans
  2412. YÜKÜNÜR : İbadet eden
  2413. YÜLEK : Okun arkasındaki, denge tüyü.
  2414. YÜLEK HAN : birl. Yülek/Han
  2415. YÜLEKBAY : birl. Yülek/Bay
  2416. YÜLEKBEGÜM : birl. Yülek/Begüm
  2417. YÜLEKBİGE : birl. Yülek/Bike
  2418. YÜNKÜL : Hafif, narin
  2419. YÜRE : Daire, helezon, çember
  2420. YÜREĞİR : Yürekli, cesur
  2421. YÜREKLİ : Cesur, korkusuz.
  2422. YÜRİK : Yaşam, hayat,, ömür, geçim.
  2423. YÜRÜKALP : birl. Yürük/Alp
  2424. YÜRÜKBİGE : birl. Yürük/Bike
  2425. YÜLÜK : (Yülek)
  2426. YÜLÜK ARSLAN : birl. Yülük/Arslan ─ Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  2427. YÜRÜKBİLGE : birl. Yürük/Bilge
  2428. YÜRÜKER : birl. Yürük/Er
  2429. YÜRÜKTİMUR : birl. Yürük/Timur ─ Koço Uygurları, prenslerinden.
  2430. YÜRÜM : Yaşam, hayat, ömür
  2431. YÜZAK : birl. Yüz/Ak Masum, günahsız.
  2432. YÜZAKI : birl. Yüz/Akı Masumiyet, tgemizlik, namus, namusluluk, başarı, beceri
  2433. YÜZAY : birl. Yüz/Ay
  2434. YÜZBAY : birl. Yüz/Bay
  2435. YÜZBEG : (Yüzbek-Yüzbey) birl. Yüz/Beg, bek, bey ─ Babür Han dönemi bey ve komutanlarından.
  2436. YÜZBEGÜM : birl. Yüz/Begüm
  2437. YÜZBİKE : birl. Yüz/Bike
  2438. YÜZHANIM : birl. Yüz/Hanım
  2439. YÜZKARA : birl. Yüz/Kara
  2440. YÜZLÜG : (Yüzlüg, yüzlük) Soylu, dürüst, namuslu.
  2441. YÜZÜAY : birl. Yüzü/Ay